Meryem Suresi 46. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

46. Ayet

قَالَ اَرَاغِبٌ اَنْتَ عَنْ اٰلِهَت۪ي يَٓا اِبْرٰه۪يمُۚ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ۬ لَاَرْجُمَنَّكَ وَاهْجُرْن۪ي مَلِيًّا

Babası, “Ey İbrahim! Sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!” dedi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Atası, ey İbrahim dedi, benim mabutlarımdan yüz mü çevirmedesin? Bu işten vazgeçmezsen taşlarım seni, uzun bir zaman görünme, git, bırak beni.

Besim Atalay (1965)

Babası da dedi ki: «Benim Tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? İbrahim! Vazgeçmezsen, seni taşa gömeriz, uzun zaman beni bırak!»

Cemal Külünkoğlu

(Babası) dedi ki: “Ey İbrahim! Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer bu tutumundan vazgeçmezsen seni öldüresiye taşa tutarım. Haydi, şimdi gözümün önünden kaybol.”

Cemil Said (1924)

Pederi: "Sen benim ma’bûdlarımdan nefret mi idiyorsın? Yâ İbrâhîm sen bundan vaz geçmez isen seni taşa tutarım. Bir çok seneler içün yanımdan git" cevâbını virdi.

Diyanet Vakfı

(Babası:) Ey İbrahim! dedi, sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, andolsun seni taşlarım! Uzun bir zaman benden uzak dur!

Edip Yüksel

(Babası:) "Sen benim tanrılarıma yüz mü çeviriyorsun İbrahim? Buna son vermezsen seni taşlarım. Benden uzaklaş!," dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sen dedi: benim mabudlarımdan geçmekmi istiyorsun ya İbrahim? yemin ederim ki eğer vazgeçmezsen seni muhakkak recm ederim, hem beni uzun müddet bırak git

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Babası "Ey İbrahim! Sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçektenveya söz ilesana taş atarım). Haydi uzun bir müddet benden uzak ol" dedi.

Emrah Demiryent

(Babası,) “Ey İbrâhîm! Sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer (ilâhlarıma dil uzatmaktan) vazgeçmezsen, seni mutlaka taşlarım. (Bu yüzden) uzun bir süre benden uzaklaş!” dedi.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Babası) Demişti ki: "İbrahim, sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursan andolsun, seni taşa tutarım; (haydi) uzun bir süre benden uzaklaş, (bir yerlere) git."

Erhan Aktaş

“Ey İbrahim! Sen, benim ilahlarıma değer vermiyor musun? Eğer vazgeçmezsen kesinlikle seni taşlarım. Şimdi uzun bir süre gözüme görünme.” dedi.

Eski Anadolu Türkçesi

eyitti atası ibrāhįm’e “yüz dondürici misin sen benüm Tañrılarumdan iy ibrāhįm? eger yıġlınmazsañ sögem saña yā sengser eyleyem daħı kesilgil benden çoķ zamān.”

Hasan Basri Çantay

(Babası) dedi ki: «Ey İbrâhîm, sen benim Tanrılarımdan yüz mü çeviricisin? Andolsun ki vaz geçmezsen seni muhakkak taşlarım. Uzun bir müddet benden ayrıl, git».

Hayrat Neşriyat

(Babası:) “Ey İbrâhîm! Sen benim ilâhlarımdan yüz çevirici misin? Yemîn olsun ki eğer bundan vazgeçmezsen, seni muhakkak taşla(yarak öldürü)rüm; haydi, uzun bir süre benden ayrıl, git!” dedi.

İhsan Aktaş

(Azer:) ‘’Ey İbrahim!’’ dedi, sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer bundan vazgeçmezsen kesinlikle seni kovarım, uzun bir süre benden uzak dur.*

İlyas Yorulmaz

Babası “Ey İbrahim sen benim ilahlarımdan hoşlanmıyor musun? Eğer ilahlarımıza karşı bu tutumundan vazgeçmezsen, hiç şüphe yok ki seni taşa tutacağım. Şimdi acele olarak benden bir müddet uzaklaş” dedi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Babası dedi: "Ey İbrahim! Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer bundan vazgeçmezsen bil ki seni taşlarım. Bir daha da gözüm görmesin seni!""

İsmail Hakkı İzmirli

Pederi demişti: «— İbrahim! Sen mâbudumdan yüz mü çeviriyorsun? * Eğer bundan vazgeçmezsen seni her halde taşlarım [⁴], uzun müddet benimle görüşme.

İsmail Yakıt

Babası: “Ey İbrahim, sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? [râğıb]. Eğer bundan vazgeçmezsen, andolsun seni taşlarım. Uzun bir süre benden uzak dur” dedi.

Kadri Çelik

(Üvey babası) Demişti ki: “İbrahim, sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursan, şüphesiz seni taşa tutarım; uzun bir süre de benden uzaklaş, (da uzak bir yerlere) git.”

Abdullah Parlıyan

Babası: “Ey İbrahim! Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer bu tutumuna bir son vermezsen, seni mutlaka öldüresiye taşa tutarım. Haydi git, bir süre benden uzak dur.”

Kuran Yolu

(Babası:) “Ey İbrâhim! Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, andolsun seni taşlatırım; şimdi uzun bir süre gözüme görünme!” dedi.

Mahmut Kısa

Bu uyarılar karşısında babası, “Ey İbrahim!” diye çıkıştı, “Sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer bu saçmalıklara bir son vermeyecek olursan, yemin ederim ki, taşa tutar öldürürüm seni! Şimdi yıkıl karşımdan, bir daha da gözüme görünme!”

Mahmut Özdemir

Dedi ki: -“Sen benim ilahlarımdan vazgeçmekte misin, Ey İbrahim? Buna son vermezsen, elbette seni taşlarım. Uzun bir süre benden ayrıl git!”.

Mehmet Çakır

Baba öfkeyle: " Be İbrahim! Sen şimdi benim tanrılarıma karşı mı geliyorsun? Eğer buna bir son vermez isen vallahi seni gebertirim. Defol, gözüm görmesin seni! "

Mehmet Çoban

Babası: "Ey İbrahim! Sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer ilahlarıma dil uzatmaktan vazgeçmezsen andolsun seni taşlarım! Uzun süre benden ayrıl git!" dedi.

Mehmet Okuyan

(Babası) şöyle demişti: “Ey İbrahim! Sen ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Vazgeçmezsen şüphesiz ki seni (taşlayarak) kovarım! Uzun bir süre benden uzak dur!”

Mehmet Türk

(Babası:) “Ey İbrahim! Sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer (bu söylediklerine) bir son vermezsen, seni kesinlikle taşlayarak öldürürüm¹ derhâl benim yanımdan uzaklaş.” dedi.

Muhammed Esed

[Babası:] “Ey İbrahim, sen benim tanrılarımdan hoşlanmıyor musun?” dedi, “Eğer bu tutumuna bir son vermezsen, seni mutlaka öldüresiye taşa tutarım! Haydi, şimdi bir süre benden uzak dur!”

Mustafa Çavdar

Babası: Yoksa sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun Ey İbrahim! Eğer buna bir son vermezsen andolsun ki seni öldüresiye taşlarım, şimdi yıkıl karşımdan gözüme görünme! 6/74...85, 2/124...135, 3/65...68, 14/35...41, 16/120…123, 22/78, 26/69...103, 60/4...6

Ahmet Tekin

Babası: “Ey İbrâhim, sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer onları kötülemekten vazgeçmezsen kesinlikle sana kötü söz söyler, seni taşlarım. Uzun bir müddet benden uzak dur.” dedi.

Mustafa İslamoğlu

(Babası): “Ey İbrahim! Yoksa sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun?” dedi, “Eğer buna bir son vermezsen, yemin olsun ki seni öldüresiye taşa tutarım! Şimdi kaybol bakayım gözümün önünden!”

Ömer Nasuhi Bilmen

(Azer) Dedi ki: «Ey İbrahim! Yoksa sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviricisin? Andolsun ki, eğer buna nihâyet vermez isen elbette seni taşlarım ve benden uzun bir müddet uzaklaş.»

Orhan Kuntman

(Fakat babası bu daveti kabul etmedi ve) "Ey İbrahim, yoksa sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun?.. Eğer bundan vazgeçmezsen andolsun ki, seni taşlarım!., onun için uzun süre benden ayrıl, uzaklara git. dedi. (Değil hak daveti kabul etmek oğlunu tehdit de etti.)

Osman Fırat

(Babası:) "Ey İbrahim, sen benim ilahlarımdan hoşlanmıyor musun?" dedi, "Eğer bu tutumuna bir son vermezsen, seni mutlaka taşa tutarım! Haydi, şimdi bir süre benden uzak dur!"

Şaban Piriş

Benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun Ey İbrahim?! Eğer bundan vazgeçmezsen seni elbette kovarım, benden uzun bir müddet ayrıl dedi.

Satıraltı Meal (1534)

Atası eyitdi: Sen raġbet mi eylersin benüm Tañrılarumdan yāİbrāhīm? didi. Eger bu sözden ḳayıtmasañ, men seni ṭaşlar‐men. Daḫı ḳoy be‐ni, git ḳatumdan bir zamāna degin.

Suat Yıldırım

Babası: “İbrâhim, ne o, yoksa sen benim tanrılarıma sırtını mı dönüyorsun? Bu işten vazgeçmezsen mutlaka taşa tutarım seni. Şöyle bir uzun müddet benden uzak dur. Gözüm görmesin seni buralarda! ”

Süleyman Ateş

(Babası): "Ey İbrahim, dedi, sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer (onlara dil uzatmaktan) vazgeçmezsen, andolsun seni taşlarım. Uzun süre benden ayrıl, git!"

Süleyman Tevfik (1927)

Pederi: "Yâ İbrâhîm! Sen beni ilâhlarımızın 'ibâdetinden çevirmek mi istersin? Eğer buna nihâyet virmez isen seni taşlarla döğerim. Haydi bir müddet karşuma gelme, benden uzak ol" didi.

Süleymaniye Vakfı

Babası dedi ki “İbrahim! Sen benim ilahlarımdan yüz mü çevirdin? Eğer vazgeçmezsen seni taşlayarak öldürürüm. Uzunca bir süre gözüme görünme!”

Ahmet Varol

(Babası) dedi ki: "Sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun, ey İbrahim? Eğer (bu tutumuna) son vermezsen andolsun seni taşlarım. Uzun bir süre benden ayrıl."

Ümit Şimşek

Babası “İbrahim,” dedi. “Yoksa sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer bundan vazgeçmezsen seni taşlarım. Şimdi sen uzunca bir süre benden uzak dur.”

Yaşar Nuri Öztürk

Babası dedi: "Sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun ey İbrahim! Eğer bu işe son vermezsen, vallahi seni taşlarım! Uzun bir süre uzak kal benden!"

Ali Bulaç

(Babası) Demişti ki: 'İbrahim, sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer (bu tutumuna) bir son vermeyecek olursan, andolsun, seni taşa tutarım; uzun bir süre benden uzaklaş, (bir yerlere) git.'

Ali Fikri Yavuz

İbrahim'e babası dedi ki: “- Ey İbrahîm! Sen benim ilâhlarımdan (taptığım putlardan) yüz mü çeviriyorsun? Yemin ederim ki, eğer (onlara sövmekten) vaz geçmezsen, seni muhakkak taşla koğar öldürürüm. Uzun bir müddet benden ayrıl, git.”

Bahaeddin Sağlam

Babası: “Ey İbrahim! İlahlarımızdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer buna son vermezsen, seni taşlayacağım. Uzun bir süre benden ayrıl” dedi.

Bayraktar Bayraklı

Babası, “Ey İbrâhim! Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun?” dedi. “Eğer vazgeçmezsen andolsun seni taşlarım! Uzun bir zaman benden uzak dur!”