Meryem Suresi 47. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

47. Ayet

قَالَ سَلَامٌ عَلَيْكَۚ سَاَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبّ۪يۜ اِنَّهُ كَانَ ب۪ي حَفِيًّا

İbrahim, şöyle dedi: “Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

İbrahim, esenlik sana dedi, Rabbimden yarlıganmanı dileyeceğim, şüphe yok ki o, pek lutfeder bana.

Besim Atalay (1965)

İbrahim dedi ki: «Selâm sana, Tanrımdan seninçin bağış isterim, o bana iyilik eder!

Cemal Külünkoğlu

(İbrahim) şöyle dedi: “Selam olsun sana! Senin (hidayete ermen ve) affedilmen için Rabbimden af dileyeceğim. Hiç kuşkusuz benim Rabbim bana karşı lütufkârdır.”

Cemil Said (1924)

47, 48. İbrâhîm: "Sana selâm olsun rabbimin ’afvını taleb ideceğim. Bana karşu lütufkârdır, belki sana îmân ihsân ider. Sizden ve sizin Allâh’a koşdığınız şerîklerden uzaklaşıyorum. Ben rabbime du’â ideceğim, belki bu du’âlarım beni bedbaht itmez." didi.

Diyanet Vakfı

İbrahim: Selâm sana (esen kal) dedi, Rabbimden senin için mağfiret dileyeceğim. Çünkü O bana karşı çok lütufkârdır.

Edip Yüksel

"Sana selam (barış) olsun," dedi, "Senin bağışlanman için Rabbim'e yalvaracağım; O, bana karşı çok merhametlidir."

Elmalılı Hamdi Yazır

Dedi: selâm sana, senin için rabbıma istiğfar edeceğim, çünkü o bana çok lütufkârdır

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

İbrahim şöyle dedi: "Selâm sana olsun, senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü o, bana çok lütufkârdır."

Emrah Demiryent

47-48. (İbrâhîm, kendisine hakaretler eden ve taşlamak sûretiyle kendisini zarar vermekle tehdit eden babasına, nazik üslûbunu bozmadan, kendisine istenmedik bir yaklaşımda bulunmayacağını beyan etmek üzere;) “Selâmetle kal, (hidâyete ermen ve böylece) seni bağışlaması için Rabbime yalvaracağım, şüphesiz O, bana karşı çok lütufkârdır.” (Bulunduğunuz yeri terk ederek,) sizden ve Allah’tan başka taptığınız şeylerden uzaklaşacağım ve (hayatımın her döneminde yaptığım gibi) yalnızca Rabbime kulluk etmeye devam edeceğim. (Senin hidâyete ermen için) Rabbime (yapmış olduğum) yalvarışımda mahrum kalmayacağımı umarım” dedi.

Abdullah-Ahmet Akgül

(İbrahim:) "Selam (emniyet ve hidayet) üzerine olsun (babacığım), senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü O, bana pek Lütufkârdır" dedi.

Erhan Aktaş

“Sana selam olsun. Seni af etmesi için Rabb'imden bağışlanma dileyeceğim. Kuşkusuz O, bana çok lütufkârdır.”¹

Eski Anadolu Türkçesi

[161a] eyitti ibrāhįm “selām olsun saña! tįzden yarlıġamaķlıķ dileyeni senüñ içün çalabumdan bayıķ Tañrı oldı baña luŧf eylük eyleyici.”

Hasan Basri Çantay

(İbrâhîm şöyle) dedi: «Üstüne selâmet. Senin için Rabbime istiğfar edeceğim. Çünkü O, bana çok lûtufkârdır».

Hayrat Neşriyat

(İbrâhîm) şöyle dedi: “Selâm sana! Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünki O, bana karşı çok lütufkârdır.”

İhsan Aktaş

(İbrahim) dedi ki: ’Selam sana (esen kal)! (Ama ben yine de) Senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim (senin bağışlanman için bu dünyada şefaatte bulunacağım). Şüphesiz O, bana karşı çok lütufkârdır.*

İlyas Yorulmaz

İbrahim babasına “Sana selam olsun, senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim. Çünkü Rabbim bana her zaman lütuflarda bulunmuştur.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İbrahim dedi: "Esen kal" Senin için çalabımdan yarlıgama diliyeceğim. Çünkü O beni çok kayırır.

İsmail Hakkı İzmirli

47, 48. İbrahim demişti: Benden sana selâm olsun [⁵] ben senin için Rabbinden yarlıganmak dileyeceğim. Çünkü O, benim hakkımda çok lûtufkârdır, sizden, Tanrı/yı bırakarak taptıklarınız putlardan ayrılıp bir tarafa gideceğim. Rabbime ibadet edeceğim, umarım ki Rabbime olan ibadetimde bedbaht olmam.

İsmail Yakıt

(İbrahim de): “Selâm sana. Senin için Rabbimden bağışlanmanı dileyeceğim. Muhakkak ki O, bana karşı çok lütufkârdır” dedi.¹²

Kadri Çelik

(İbrahim:) “Selam (esenlik) üzerine olsun! Senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim; çünkü O bana pek lütufkârdır” dedi.

Abdullah Parlıyan

İbrahim: “Sana selam olsun!” diye cevap verdi. “Rabbimden seni, bağışlamasını isteyeceğim. Çünkü O, bana karşı çok lütufkardır.

Kuran Yolu

İbrâhim şöyle dedi: “Esen kal! Rabbimden senin için mağfiret dileyeceğim. Çünkü O, bana karşı çok lutufkârdır.

Mahmut Kısa

Bunun üzerine İbrahim, “O hâlde, sağlıcakla kal!” dedi, “Ama ben yine de, seni bağışlaması için Rabb’ime yalvaracağım, çünkü O, bana karşı gerçekten de çok cömert, çok lütufkârdır.”

Mahmut Özdemir

Dedi ki: -“Selâm sana! Rabbimden senin için bağışlanma dileyeceğim. O, bana çok lütufkâr / cömert olandır”.

Mehmet Çakır

İbrahim: " Hoşça kal baba! Senin için Rabb'ime hep dua edeceğim. Herhalde beni kırmaz.

Mehmet Çoban

İbrahim: "Selam sana, esenlik içinde kal! Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim! Çünkü Rabbim bana çok iyilik yapandır. "

Mehmet Okuyan

(İbrahim) şöyle demişti: “Selam sana! Rabbimden senin için bağışlanma dileyeceğim. [*] Şüphesiz ki O, bana lütufkârdır.

Mehmet Türk

(Bunun üzerine İbrahim de:) “Selâm sana,¹ senin için Rabbimden af dileyeceğim, çünkü O, bana karşı pek ikram sahibidir.”dedi.

Muhammed Esed

[İbrahim:] “Sana selâm olsun!” diye cevap verdi, “Rabbimden seni bağışlamasını isteyeceğim: Çünkü O bana karşı hep lütufkar olmuştur.

Mustafa Çavdar

İbrahim: – Sana selam olsun babacığım senin bağışlanman için Rabbime yalvaracağım, zira O bana karşı oldukça lütufkârdır. 6/74...85, 2/124...135, 3/65…68, 14/35...41, 16/120…123, 22/78, 26/69...103, 60/4…6

Ahmet Tekin

İbrâhim: “Selâm sana, selâmette ol. Senin hidayete ermen ve affedilmen için Rabbimden bağışlanma, koruma kalkanına alınma dileyeceğim. O bana karşı çok lütufkârdır.” dedi.

Mustafa İslamoğlu

(İbrahim:) “Sen sağlıcakla kal!” dedi, “Seni bağışlaması için Rabbime yalvaracağım;[²⁵⁰⁴] çünkü O, bana karşı oldukça lütufkârdır!

Ömer Nasuhi Bilmen

(Hazret-i İbrahim de) Dedi ki: «Sana selâm olsun. Senin için Rabbime elbette ki istiğfarda bulunacağım, şüphe yok ki, O benim için çok ikram etmektedir.»

Orhan Kuntman

Fakat İbrahim: "Sana selam olsun!.. (Esen kal) Senin için Rabbim'den bağışlanmanı dileyeceğim, çünkü Rabbim bana karşı çok lütufkardır.

Osman Fırat

(İbrahim:) "Sana selam olsun!" diye cevap verdi, "Rabbimden seni bağışlamasını isteyeceğim: Çünkü O bana karşı hep lütufkâr olmuştur.

Şaban Piriş

İbrahim:- Selam olsun sana dedi. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Zira o buna çok lütufkardır.

Satıraltı Meal (1534)

İbrāhīm eyitdi: Selām olsun saña, istiġfār eyleyin saña beni yaradana. Taḥḳīḳol Tañrı Ta‘ālā benümle luṭf idicidür.

Suat Yıldırım

İbrâhim: “Selâmet, esenlik içinde kal, dedi. Rabbimden senin için af dileyeceğim. O gerçekten bana karşı çok lütufkârdır. [25, 63; 28, 55; 60, 4; 9, 113-114; 14, 41]

Süleyman Ateş

(İbrahim): "Selam sana, (esenlik içinde kal), dedi, senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü O, bana çok lutufkardır."

Süleyman Tevfik (1927)

İbrâhîm: "Allâh'ın selâmeti üzerine olsun! Senin içün rabbime istiğfâr ideceğim zîrâ o bana du'âmı kabûli va'd itdi."

Süleymaniye Vakfı

İbrahim dedi ki “Esenlik ve güvenlik içinde ol; Rabbimden seni bağışlamasını dileyeceğim. O, bana iyi davranır.

Ahmet Varol

(İbrahim) dedi ki: "Selâm sana! Senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim. Şüphesiz O, bana karşı lütuf sahibidir.

Ümit Şimşek

İbrahim “Sana selâm olsun,” dedi. “Senin için Rabbimden af dileyeceğim. O bana karşı çok lütufkârdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Selam sana! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Çünkü O, bana karşı çok lütufkârdır."

Ali Bulaç

(İbrahim:) 'Selam üzerine olsun, senin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim, çünkü, O, bana pek lütufkardır' dedi.

Ali Fikri Yavuz

İbrahim şöyle dedi: “- (Benden sana fenalık gelmez, emniyet ve) selâm sana olsun, senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü O, bana çok lütufkârdır.

Bahaeddin Sağlam

İbrahim: “Sana selam olsun! Senin için Rabbimden bağışlanmak dileyeceğim. Çünkü Rabbim beni rahmetiyle kuşatmıştır.

Bayraktar Bayraklı

İbrâhim, “Selâm sana” dedi. “Rabbimden senin için af dileyeceğim. Çünkü O, bana karşı çok lütufkârdır.”