78. Ayet
اَطَّلَعَ الْغَيْبَ اَمِ اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمٰنِ عَهْدًاۙ
Gaybı mı görüp bilmiş, yoksa Rahmân’dan bir söz mü almış?
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اَطَّلَعَ الْغَيْبَ اَمِ اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمٰنِ عَهْدًاۙ
Gaybı mı görüp bilmiş, yoksa Rahmân’dan bir söz mü almış?
Gizli olan bir şeyi mi anlamış, yoksa rahmandan bir söz mü almış?
O bilir mi göze görünmiyeni? Yoksa Allah ile sözleşmiş midir?
Yoksa o beşerî algı ve tasavvurların ulaşamayacağı bir görüş alanına mı girdi? Yahut sınırsız rahmet sahibi (olan Allah) ile bir sözleşme mi yaptı?
Gaybden haberi var mı yâhud didiklerinin olacağına dâir Rahmân ile bir ’ahdi mi var?
O, gaybı mı bildi, yoksa Allah'ın katından bir söz mü aldı?
Geleceğin bilgisine mi sahip oldu? Yoksa Rahman'dan bir söz mü aldı?
Gaybe muttali' mi olmuş? Yoksa rahmanın huzurunda bir ahid mi almış?
O (kâfir), gaybı mı bildi? Yoksa Rahmân (olan Allah) katından bir söz mü aldı?
O, gaybı mı bildi, yoksa (bu iddiâsına dair) Rahmân’dan bir söz mü almış?
(Her istediği makam ve mala erişeceğini iddia eden kişi) O gayba muttali (gizli bilgilere vakıf birisi) midir, yoksa Rahman’ın katında (her dediği ve hayal ettiği doğru çıkacak diye) bir ahit mi almıştır?
O, gaybı mı biliyor? Yoksa Rahmân'dan bir söz mü aldı?
ay bildi mi ol ġaybı yā duttı mı Tañrı ķatında ķavl ķarar?
O, gayba mı vaakıf, yoksa çok esirgeyici (Allah) nezdinde bir ahid mi edinmiş?
(O,) gayba mı muttali' oldu (onu bildi), yoksa Rahmân'ın katından bir söz mü aldı?
Yoksa o gayba mı (beşeri algı ve tasavvurların ulaşamayacağı bir görüş alanına mı) muttali olmuş? Yahut sınırsız rahmet sahibi (olan Allah) ile bir sözleşme mi yapmış?
Yoksa o bilinmeyenleri (gaybı) öğrenmenin yollarını mı algıladı veya Rahman’dan bir söz mü aldı?
Bu kimse görünmiyeni mi görmüştür, yoksa Esirgeyici’nin katından söz mü almıştır?
O, gaybe muttali/ mi oldu? Yoksa buna dair esirgeyen Zat/tan bir ahit mi aldı?
O, algılanamayan gerçeğe [ğayb] muttali mi olmuş, yoksa Rahmân’ın katından bir söz mü almış?
O, gayba mı tanık oldu, yoksa Rahman'ın katından bir ahit mi aldı?
O gizlediğimiz ve kimsenin bilmediklerini mi biliyor? Yoksa rahmeti sınırsız olan Rahman'la bir sözleşme mi yaptı?
O, gaybı mı biliyor, yoksa Allah’ın katından bir söz mü aldı?
Acaba bu adam, gayb ilmine vakıf mı oldu? Evreninen erişilmez bütün gizliliklerine, dâir mutlak ve şaşmaz bilgiye mi sahip oldu? Yoksa her arzusunun yerine getirileceğine dâir Rahmân’dan bir söz mü aldı?
Gayb’a mı muttali’ oldu; yoksa Rahmân katında bir ahid mi aldı?
Gaybı mı okumuş, yoksa Allah ile bir sözleşme mi yapmış?
Onlar bilinmeyenleri mi biliyorlar? Yoksa Rahmanın katından bir söz mü aldılar? Yeryüzünde inkâr edip dururken, yasalarımıza aykırı yaşarken, onlara ahirette mükâfatlandıracağız diye söz mü verdik? Ellerinde buna dair bir bilgi, bir belge mi var?
Bu kişi, [gayb]ı (bilinemeyenleri) mi biliyor [*] yoksa Rahmân’ın katında bir söz mü aldı?
O (adam) bilinmeyen geleceği mi biliyor, yoksa Rahman (olan Allah)’ın katından bir söz mü aldı?
Yoksa o beşerî algı ve tasavvurların ulaşamayacağı bir görüş alanına mı erişti; yahut sınırsız rahmet Sahibi’yle bir sözleşme mi yaptı? ⁶⁷
Bu adam gaybı mı biliyor yoksa Rahman’dan bu konuda bir ahit/söz mü almış? 18/32...43, 74/11...25
O, bilgi alanı ötesine, gayba mı vâkıf oldu, yoksa Rahmet sahibi Rahman olan Allah katından bir söz, bir taahhüt mü aldı?
o, kendisine gaybın sırlarının açıldığını mı düşünüyor; yoksa O rahmet kaynağının katında (muteber olan) bir sözleşme mi yapmış?
Gayba vakıf mı olmuş, yoksa Rahmân'ın nezdinde bir ahd mi edinmiş?
O kafir, gaybdan haberdar mı olmuş, yoksa Rahman'ın katından bir söz mü almış.
O gayba muttali/olabilmiş mi yoksa Rahmân, olan Allah’dan bir söz mü almış?
O gaybı mı biliyor, yoksa Rahman'dan bir söz mü almış?
Ġayba muṭṭali‘ mi oldı, yā ‘ahd mi idindi Tañrı Ta‘ālā ḳatında?
Ne o, bu adam gaybı öğrenmenin yolunu mu buldu, yoksa Rahman'dan kesin bir söz mü aldı?
Gaybe mi çık(ıp bak)tı, yoksa Rahman'ın huzurunda bir söz mü aldı (Allah ile bir andlaşma mı yaptı)?
'Acabâ o gayba mı muttali' oldı veyâ Allâh Te'âlâ'dan 'ahid mi aldı?
Bu kimse gizli bilgilere mi ulaştı, yoksa Rahman’ın katından söz mü aldı?
Gaybden haberdar mı oldu yoksa Rahman'ın katından bir ahid mi aldı?
O gayba mı ulaştı, yoksa Rahmân'dan bir söz mü aldı?
Bu adam gaybı mı öğrendi, yoksa Rahman katında bir söz mü aldı?
O, gayba mı tanık oldu, yoksa Rahmanın katında(n) bir ahid mi aldı?
O, gayba muttali mi olmuş, yoksa Rahman'ın huzurunda bir söz mü almış?
Gayba muttali mi oldu, yoksa Rahman olan Allah’tan bir söz mü aldı?
O kişi gaybı mı bildi, yoksa Allah'ın katından bir söz mü aldı?