105. Ayet
وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْجِبَالِ فَقُلْ يَنْسِفُهَا رَبّ۪ي نَسْفًاۙ
(Ey Muhammed!) Sana dağların (kıyamet günündeki) hâlini soruyorlar. De ki: “Rabbim onları toz edip savuracak.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْجِبَالِ فَقُلْ يَنْسِفُهَا رَبّ۪ي نَسْفًاۙ
(Ey Muhammed!) Sana dağların (kıyamet günündeki) hâlini soruyorlar. De ki: “Rabbim onları toz edip savuracak.”
O gün dağlar ne olur diye soruyorlar sana; de ki: Rabbim onları unufak eder, kuma döndürür de savurur.
Dağların halinden sana sorarlar, de ki: «Tanrın onları kökünden savuracak»
(Ey Resul!) Sana dağların durumunu soruyorlar. De ki: “Rabbim onları (kıyamet günü) toz edip savuracak.
Cibâl hakkında sana suâl soracaklar Allâh "Ânları toz gibi dağıtacak" cevâbını vir.
(Resûlüm!) Sana dağlar hakkında sorarlar. De ki: Rabbim onları ufalayıp savuracak.
Senden dağları sorarlar. De ki, "Rabbim onları ufalayıp savuracak."
Bir de sana dağlardan soruyorlar, binaenaleyh de ki: rabbım onları un ufra edip savuracak da
(Ey Muhammed!) Sana dağlar(ın kıyametteki durumunu) sorarlar, de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak."
(Resûlüm!) Sana dağların (kıyametteki durumu) hakkında soruyorlar. De ki: “Rabbim, (kıyamet günü) onları (kudreti ile) ufalayıp (toz edip) savuracaktır.
Sana (bu sağlam ve sarsılmaz) dağların (kıyametteki durumu) hakkında soruyorlar. De ki: "Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracaktır."
Sana dağlardan soruyorlar. De ki: “Rabb'im onları ufalayıp savuracak.”
daħı śorarlar saña ŧaġlardan pes eyit “ķopara anlan çalabum ķoparmaķlıķ.”
Sana dağları (n kıyamet günündeki haalini) sorarlar. De ki: «Rabbim onları ufalayıb savuracak».
(Ey Resûlüm!) Sana (kıyâmet gününde) dağlar(ın nasıl olacağın)dan soruyorlar; de ki: “Rabbim (o gün) onları ufalayıp savuracak!”
(Resulüm!) Bir de sana (kıyamet koptuğu zaman) dağların durumunu sorarlar. De ki; (çok şiddetli depremler ve volkanik patlamalarla) Rabbim onları ufalayıp (havada) savurur.*
Sana dağlar hakkında soruyorlar. Onlara deki “Rabbim onları kıyamet günü yerle bir edecek.”
Sana dağların ne olacağını sorarlar. Sen de de ki: "Çalabım onları kül gibi savuracaktır,
Kıyamet günü senden dağların ahvalinden sorarlar. Onlara de ki Rabbim onları darmadağın edip savuracak.
(Ey Peygamber!) Sana dağların (kıyamet günü) hâlini soruyorlar. De ki: “Rabbim onları toz edip savurur.”²⁴
Sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: “Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracak.”
O kıyamet günü, dağların ne olacağını soruyorlar sana. O zaman onlara de ki: “Rabbim onları parça parça edip savuracak.
Sana dağları soruyorlar. De ki: “Rabbim onları un ufak edip savuracak.
Sana, Kıyâmet Gününde dağların ne olacağını soruyorlar; onlara de ki: “Rabb’im, onları un ufak edip savuracak!”
Sana Dağlar’dan da soruyorlar. De ki: “Rabbim onları püskürtecektir”.
Resulüm sana dağları soruyorlar. De ki: " Rabb'im onları dipten söküp savuracak.
Onlar yıkılmaz erişilmez gördükleri "Dağlar hakkında ne düşünüyorsun?" diye sorarlar. Onlara de ki: "Rabbim onları paramparça ufalayıp savuracak!"
Sana (Son Saat’te) dağlar(ın durumun)dan soruyorlar. De ki: “Rabbim, onları şiddetli bir şekilde savuracaktır.
(Ey Muhammed!): Sana dağlar(ın kıyametteki durumunu) sorarlarsa, (onlara) derhal: “Rabbim onları darmadağın edip savuracak.” de.¹
VE SANA [Kıyamet Günü’nde] dağları[n ne olacağını] soracaklar. O zaman (onlara) de ki: “Rabbim onları toza toprağa çevirip savuracak,
Sana o gün dağların ne olacağını soruyorlar. De ki: -Rabbim onları toz duman edip savuracak. 18/47, 20/105-107, 52/10, 56/4...6, 69/14, 70/9
Sana dağlarla ilgili sualler soruyorlar. “Rabbim onları temelinden sökerek ufalayıp toz duman halinde savuracak” de.
SANA, (o gün) dağların ne olacağı hakkında sorarlar. Bu takdirde onlara şöyle de: “Rabbim onları un ufak edip tümünü savuracak;
Ve sana dağlardan sorarlar. Binaenaleyh de ki: «Onları Rabbim darmadağın edip savuracaktır.»
105,106. (Ey Muhammed) Sana dağların kıyamet günündeki halini sorarlar. De ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak da, yerlerini dümdüz bir toprak haline getirecektir!"
Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak!
Sana dağlardan soruyorlar de ki:-Rabbim onları un ufak edecektir.
Ṣorarlar senden ṭaġlar ḥālini. Eyit: Anları, ṭaġdur Tañrı Ta‘ālā ḳum gibieyler.
105, 106. Bir de sana o gün, dağların durumunu sorarlar. De ki: “Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak, yerlerini dümdüz, boş vaziyette bırakacak. ”
Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak!
(Yâ Muhammed) Sana dağlardan sorarlar. Di ki: "Rabbim onları yerlerinden koparub parça parça ider."
Sana dağları soruyorlar. De ki “Rabbim onları kül gibi savuracaktır,
Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak,
Sana dağları soruyorlar. De ki: Rabbim onları ufalayıp savuracak.
Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabbim onları un-ufak edecektir."
Sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki: 'Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracak'
(Ey Rasûlüm), sana dağların kıyâmetteki halini sorarlar(sa), de ki: “- Rabbim onları ufalayıp savuracak.
Ve sana dağları soracak olurlarsa(*) de ki: “Rabbim onları kökünden kaydırır.
Sana dağlar hakkında sorarlar. De ki: “Rabbim onları ufalayıp savuracak.”