Tâ-Hâ Suresi 106. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

106. Ayet

فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًاۙ

“Onların yerlerini dümdüz, boş bir alan hâlinde bırakacaktır.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Yeryüzünü dümdüz bir hale getirir.

Besim Atalay (1965)

«Düpdüz, bomboş bir toprak bırakacaktır!

Cemal Külünkoğlu

Yerlerini dümdüz ve çırılçıplak bir alana dönüştürecek.

Cemil Said (1924)

Dağları düz ova yapacak.

Diyanet Vakfı

Böylece yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır.

Edip Yüksel

"Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır."

Elmalılı Hamdi Yazır

Yerlerini düpedüz bomboş bırakacak

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Böylece yerlerini dümdüz boş bir halde bırakacak."

Emrah Demiryent

(Ve sanki daha önce orada hiç dağ bulunmamış gibi) yerlerini boş, dümdüz bırakacaktır.”

Abdullah-Ahmet Akgül

"Böylece yerlerini bomboş, (dümdüz ve) çırılçıplak bırakacaktır."

Erhan Aktaş

Onları dümdüz araziye çevirecektir.

Eski Anadolu Türkçesi

pes ķoya anları düz yir otsuz düz yir.”

Hasan Basri Çantay

«(Savuracak) da yerlerini dümdüz bir toprak haalinde bırakacak».

Hayrat Neşriyat

“Onları(n yerlerini) dümdüz, bomboş bir hâlde bırakacak!”

İhsan Aktaş

Böylece yerlerini (mahşer için) boş bir düzlük olarak bırakacaktır.

İlyas Yorulmaz

Yeryüzünü kuru ve çıplak bıraktığında,

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

yerleri dümdüz edecek, çırılçıplak bırakacaktır.

İsmail Hakkı İzmirli

Onların yerlerini bomboş, dümdüz bırakacak,

İsmail Yakıt

“Onların yerlerini dümdüz, boş/çıplak bir hâle getirir.”

Kadri Çelik

“Yerlerini bomboş, çırçıplak bırakacaktır.”

Abdullah Parlıyan

Yeryüzünü dümdüz bir hale getirecek.

Kuran Yolu

Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacak.

Mahmut Kısa

“Ve bu evreni yok edip yerine bambaşka bir evren yarattıktan sonra, (14. İbrahim: 48) mahşer meydanını dümdüz ve çıplak bir alana dönüştürecek.”

Mahmut Özdemir

“Yerlerini dümdüz boş bırakacaktır”.

Mehmet Çakır

Yerlerini dümdüz edip bırakacak.

Mehmet Çoban

"Yerlerini boş dümdüz bırakacaktır."

Mehmet Okuyan

Orayı (yerlerini) dümdüz, bomboş bırakacaktır.

Mehmet Türk

(Ve devamla): “Yerlerini bomboş, dümdüz bir halde bırakacak,”

Muhammed Esed

yeri dümdüz ve çıplak bir hale getirecek, ⁸⁹

Mustafa Çavdar

Yerlerini de dümdüz, edip kuru bir toprak haline getirecektir. 18/47, 20/106-107, 52/10, 56/4...6, 69/14, 70/9

Ahmet Tekin

“Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacak.”

Mustafa İslamoğlu

ve arzı çırılçıplak, kupkuru bir düzlük olarak bırakacak;

Ömer Nasuhi Bilmen

«Artık onları dümdüz, bomboş bir halde bırakacaktır.»

Orhan Kuntman

105,106. (Ey Muhammed) Sana dağların kıyamet günündeki halini sorarlar. De ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak da, yerlerini dümdüz bir toprak haline getirecektir!"

Osman Fırat

Yerlerini boş, dümdüz bırakacaktır.

Şaban Piriş

Yerlerini de dümdüz, kuru bir toprak haline getirecektir.

Satıraltı Meal (1534)

Ḳoyar anı dümdüz yir eyler.

Suat Yıldırım

105, 106. Bir de sana o gün, dağların durumunu sorarlar. De ki: “Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak, yerlerini dümdüz, boş vaziyette bırakacak. ”

Süleyman Ateş

Yerlerini boş, dümdüz bırakacaktır.

Süleyman Tevfik (1927)

"Ve yerlerini dümdüz kılar"

Süleymaniye Vakfı

Yerlerini de aynı seviyede dümdüz bırakacaktır.

Ahmet Varol

Yerlerini dümdüz, çırılçıplak halde [6] bırakacaktır."

Ümit Şimşek

Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacak.

Yaşar Nuri Öztürk

"Yerlerini bomboş, dümdüz bırakacaktır."

Ali Bulaç

'Yerlerini bomboş, çırçıplak bırakacaktır.'

Ali Fikri Yavuz

Böylece yerlerini dümdüz boş bir halde bırakacak.

Bahaeddin Sağlam

Onların yerlerini dümdüz, kaygan bırakacaktır.

Bayraktar Bayraklı

“Böylece yerini dümdüz, bomboş bırakacaktır.”