Tâ-Hâ Suresi 108. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

108. Ayet

يَوْمَئِذٍ يَتَّبِعُونَ الدَّاعِيَ لَا عِوَجَ لَهُۚ وَخَشَعَتِ الْاَصْوَاتُ لِلرَّحْمٰنِ فَلَا تَسْمَعُ اِلَّا هَمْسًا

O gün kendisinden yan çizmek mümkün olmayan davetçiye (İsrâfil’e) uyarlar. Sesler, Rahmân’ın azametinden dolayı kısılmıştır. Artık sadece fısıltı işitebilirsin.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

O gün hiçbir kimse kalmaz ki Allah'a davet edene uymasın ve rahmanın heybetinden sesler kesilir, ancak ayak sesleri, tıpırtılar halinde duyulabilir.

Besim Atalay (1965)

O gün, onlar gecikmeden çağırana uyarlar, dönüş yoktur; Allaha karşı, sesler de kısılmıştır, ancak ağız kıpırtısı duyarsın

Cemal Külünkoğlu

O gün (herkes), kendisinden kaçış imkânı olmayan bir davetçinin peşinden gider ve tüm sesler o sınırsız rahmet sahibinin huzurunda (hüküm vermesi için) kısılacaktır. Öyle ki (soluk alışveriş seslerinin birbirine karıştığı) boğuk bir uğultudan başka bir şey duymayacaksın!

Cemil Said (1924)

O gün insânları cem’ olmağa da’vet iden meleği (İsrâfîl ’aleyhisselâmı) ta’kîb idecekler, Rahmân’ın huzûrunda sesler kısılacak ve ancak ayakların hafif sesleri işidilecekdir.

Diyanet Vakfı

O gün insanlar, dâvetçiye (İsrafil'e) uyacaklar. Ona karşı yan çizmek yoktur. Artık, çok esirgeyici Allah hürmetine sesler kısılmıştır. Bu yüzden, fısıltıdan başka bir ses işitemezsin.

Edip Yüksel

O gün, en ufak bir sapma göstermeden çağırıcıya uyarlar. Sesler Rahman'ın huzurunda kısılmıştır; fısıltıdan başka bir şey işitemezsin.

Elmalılı Hamdi Yazır

O gün da'vetçiye ı'vicasız tebe'ıyyet edecekler öyle ki Rahmanın heybetinden sesler kısılmıştır, artık bir hışıltıdan başka bir şey işitmezsin

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

O gün, hiçbir tarafa sapmadan o davetçiye (Sûr'a üfleyenin çağrısına) uyarlar. Öyleki, Rahmân'ın heybetinden sesler kısılmıştır. Artık bir fısıltıdan başka hiçbir şey işitemezsin.

Emrah Demiryent

O gün (diriliş günü) insanlar, hiçbir tarafa sapmadan davetçiye (İsrâfîl’in davetine) uyarlar. Bütün sesler, azamet sahibi olan Rahmân’ (olan Allah) ın (manevi) huzurunda kısılmıştır. Öyle ki, fısıltıdan başka bir şey işitmezsin.

Abdullah-Ahmet Akgül

O gün, kendisinden sapma ve kaçma imkânı olamayan davetçiye (insanlar mecburen) uyacaklar (büyük mahkemeye toplanacaklar)dır. Rahman (olan Allah)a karşı sesler kısılmıştır; artık bir hırıltıdan başka bir şey işitemezsin. (Çünkü herkes bu dehşetten korkup sinmiştir.)

Erhan Aktaş

O gün, hiçbir tarafa sapmadan, davetçiye uyarlar. Rahmân'a karşı sesler kısılmıştır. Fısıltıdan başka bir şey işitemezsin.

Eski Anadolu Türkçesi

ol gün uyalar oķıyıcıya ya'nį isrāfil anlamaķlıķ yoķdur anuñ-içün ħor oldı ünler ya'nį ün isleri Tañrı içün pes işitmeyesin illā gizlü ün.

Hasan Basri Çantay

«O gün o da'vetciye — kendisine muhaalefet etmeksizin — uyub izinden gideceklerdir. Çok esirgeyici (Allahın heybetinden) sesler kısılmışdır. Artık bir hışırtıdan başka bir şey işitmezsin».

Hayrat Neşriyat

“O gün (herkes) o çağırıcıya (İsrâfîl'e) uyarlar; ona karşı yan çizmek yoktur. Öyle ki, Rahmân('ın heybetin)den dolayı sesler kısılmıştır; artık seslerin en hafîfinden(yalvaran dudakların kıpırdaması, korkulu ayakların hışırtısından) başka bir şey işitmezsin!”(1)

İhsan Aktaş

O gün (herkes), kendisinden kaçıp kurtulmak mümkün olmayan bir davetçinin peşinden gider ve tüm sesler o sınırsız rahmet sahibinin huzurunda saygıyla kısılır. Öyle ki yalnızca cansız, baygın bir uğultu işitirsin.

İlyas Yorulmaz

Onlar o gün, kendilerinde hiçbir sakatlığın olmadığı davetçilerin çağrılarına tabi olurlar. O gün sesler Rahman için son derece saygılı olup, fısıltıdan başka bir ses duyamazsın.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O gün herkes, hiçbir yana sapmadan, hiç karşı gelmeden Ona uyacaktır. Acıyıcı’nın korkusundan sesler kısılacak, yalnız bir hışırtı işitilecektir."

İsmail Hakkı İzmirli

O gün herkes Allah tarafından çağırana tâbi olup hiçbir tarafa meyil edemeyecekler, mehabetinden esirgeyen Tanrı/ya karşı sesler duracak. Sen onların ancak yavaş ayak seslerini işitebileceksin.

İsmail Yakıt

O gün onlar kendisinde bir eğrilik/tutarsızlık bulunmayan bir davetçiye tabi olurlar. Sesler Rahmân’ın azametinden kısılmıştır. Artık sadece fısıltı işitebilirsin.

Kadri Çelik

O gün, kendisinden sapma imkânı olamayan çağırıcıya (Allah'a) uyacaklar. Rahman'a karşı sesler kısılmıştır; artık bir hışıltıdan başka bir şey işitemezsin.

Abdullah Parlıyan

O gün tüm insanlar, hiçbir tarafa sapmadan çağırıcı İsrafil'in davetine uyarlar. Bütün sesler, sınırsız rahmet sahibi Rahman'ın huzurunda kısılmıştır. Öyle ki, yalnızca cansız bir fısıltı ve uğultu işitirsin.

Kuran Yolu

O gün herkes çağırıcıya uyar; ondan kaçıp kurtulma imkânı yoktur. Rahmânın heybetinden sesler kısılmıştır; artık çok hafif sesler dışında bir şey işitemezsin.

Mahmut Kısa

O gün bütün insanlar, kendisinden kaçış imkânı olmayan çağırıcıya uyup Büyük Mahkemede hesap vermek üzere Rahmân’ın huzurunda toplanacaklar. İşte o anda, Rahmân’ın hüküm vermesi için sesler kısılacak ve her tarafı korkunç bir sessizlik saracak, öyle ki, titreme, hıçkırık ve soluk alış veriş seslerinin birbirine karıştığı boğuk bir uğultudan başka bir şey duymayacaksın.

Mahmut Özdemir

“O gün itiraz olmayan Davetçi’ye uyarlar. Sesler (kısılmak suretiyle) Rahmân’a boyun eğmiştir; bir hışıltıdan başka işitmezsin”.

Mehmet Çakır

O gün herkes, dosdoğru çağıran sese koşar. Bütün sesler, Sevgi'ye dikkat kesilir. Sadece belli belirsiz ayak sesleri duyarsın.

Mehmet Çoban

Kıyamet günü insanlar davetçiye uyacaklar. O gün gerçeğin karşısında bütün sesler kısılır. Dünyadaki gibi yalanla, riyayla, araya adam sokmayla kurtulamayacaklarını anlarlar. "Ne olacak halimiz?" sözü aralarında dolaşan fısıltıdan başka bir ses değildir.

Mehmet Okuyan

O gün insanlar yan çizemeyecekleri davetçiye uyacaklardır. [*] Rahmân’ın (huzurunda) sesler kısılmış olacaktır. Fısıltıdan başka hiçbir şey duymayacaksın.

Mehmet Türk

O gün (insanlar) hiçbir tarafa sapmadan o davetçiye¹ uyarlar. Rahman (olan Allah)’a karşı sesler kısılır ve (o esnada) fısıltıdan başka bir şey de işitemezsin.

Muhammed Esed

O Gün herkes, kendisinden kaçıp kurtulmak kabil olmayan bir davetçinin peşinden gider; ⁹¹ ve tüm sesler o sınırsız rahmet Sahibi’nin huzurunda saygıyla kısılır; öyle ki yalnızca cansız-baygın bir uğultu işitirsin.

Mustafa Çavdar

O gün insanlar toplanmak üzere çağrıldıklarında hiçbir yöne sapmadan çağırana uyacaklar ve Rahman’ın heybetinden sesler kısılacak, öyle ki fısıltıdan başka bir ses işitemeyeceksin. 14/42-43, 50/41-42, 54/6...8, 70/43-44

Ahmet Tekin

O gün, hiçbir tarafa sapmadan, o çağrıyı yapana, İsrâfil'e uyarlar. Rahmet sahibi, Rahman olan Allah için, hakkaniyete riayet duyguları gereği sesler kısılmıştır. Artık fısıltıdan başka hiçbir şey işitemezsin.

Mustafa İslamoğlu

O gün onların (tümü), kendisine karşı yanlış yapamayacakları bir davetçiye tâbi olmak durumundadırlar: artık bütün sesler O rahmet kaynağının azametinden dolayı iyice kısılmıştır; öyle ki, boğuk bir uğultu dışında hiçbir ses işitemeyeceksin.

Ömer Nasuhi Bilmen

O gün çağırana tabî olurlar. Onun için bir eğrilik yoktur ve sesler Rahmân için bir korku ile kısılmıştır. Artık en hafif bir sesten başkasını işitemezsin.

Orhan Kuntman

O gün onlar, hiçbir tarafa sapmadan o davetçiye (Sûr'u üfüren İsrafil'in çağrısına) uyacaklardır ki, Rahman'ın heybetinden bütün sesler kısılmıştır. Ve sen (Ey Muhammed) artık bir hışırtıdan başka bir şey işitmezsin!

Osman Fırat

O gün kendisinden yan çizmek mümkün olmayan davetçiye (görevli Melek’e) uyarlar. Sesler, Rahmân’ın azametinden dolayı kısılmıştır. Ve fısıltıdan başka bir şey işitemezsin.

Şaban Piriş

O gün hiç sapmadan çağırana uyarlar, sesler Rahman'ın korkusundan kısılmıştır. Fısıltıdan başka bir şey işitemezsin.

Satıraltı Meal (1534)

Ol günde uyarlar Tañrı Ta‘ālā da‘vetine maḥşerde, yalan yoḳdur anda.Daḫı epsem ola āvāzlar Tañrı Ta‘ālā heybetinden. Pes işitmezsin illā gizlü ün.

Suat Yıldırım

O gün insanlar, Hakkın dâvetçisine hiç bir tarafa sapmadan uyarlar. Rahman'ın azametinden dolayı sesler kısılmıştır. Artık bir fısıltıdan başka bir ses işitemezsin. [19, 38; 54, 8]

Süleyman Ateş

O gün hiç pürüzü olmayan çağrıcıya uyarlar; (ondan sapma imkanı yoktur). Rahman'ın huzurunda sesler kısılır, fısıltıdan başka bir şey işitemezsin.

Süleyman Tevfik (1927)

"O günde nâs da'vet idenin da'vetine tâbi' olurlar ve hiç bir tarafa meyl itmezler. Allâh'ın huzûrunda sesler huşû'a varırlar. Yalnız hafif bir fısıldı işidilür."

Süleymaniye Vakfı

O gün sesler Rahman için kısılacak, bir tarafa sapmadan dosdoğru o davetçinin peşinden gideceklerdir[*]. Fısıltıdan başka bir şey duyamayacaksın.”

Ahmet Varol

O gün hiçbir tarafa sapmadan çağırıcıya uyarlar. Rahman'a karşı sesler kısılmıştır. Artık bir hışırtıdan başka bir şey duymazsın.

Ümit Şimşek

O gün insanlar hiçbir tarafa sapmadan, kendilerini çağıran davetçiye uyarlar. Rahmân'ın heybetinden sesler kısılmıştır; fısıltıdan başka birşey işitmezsin.

Yaşar Nuri Öztürk

O gün, eğip bükmesi olmayan davetçiye uyarlar. Rahman'ın huzurunda sesler kısılır, artık bir hışıltıdan başka şey işitmezsiniz.

Ali Bulaç

O gün, kendisinden sapma imkanı olamayan çağırıcıya uyacaklar. Rahmana karşı sesler kısılmıştır; artık bir hırıltıdan başka bir şey işitemezsin.

Ali Fikri Yavuz

O kıyâmet gününde, Sûra üfliyen İsrafil'in çağrısına, sağa sola sapmadan, uyub koşacaklar, Öyle ki, RAHMAN'ın azametinden sesler kısılmıştır. Artık bir hışıltıdan başka hiç bir şey işitemezsin.”

Bahaeddin Sağlam

O gün mahşere çağırana uyarlar. Ona karşı yan çizmezler. Bütün sesler, Rahman olan Allah için kısılmış durumdadır. O gün yere basmalarının sesinden başka bir şey işitmezsin.

Bayraktar Bayraklı

“O gün insanlar, davetçiye uyacaklar. Ona karşı yan çizme yoktur. Artık, Rahmân'ın hürmetine sesler kısılmıştır. Bu yüzden fısıltıdan başka bir ses işitemezsin.”