109. Ayet
يَوْمَئِذٍ لَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَرَضِيَ لَهُ قَوْلًا
O gün, Rahmân’ın izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
يَوْمَئِذٍ لَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَرَضِيَ لَهُ قَوْلًا
O gün, Rahmân’ın izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez.
O gün rahmanın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başka hiçbir fert şefaat de edemez.
Sözünden hoşnut olup, Allahın kendisine İzin vermiş olduğundan başkasına şefaat etmek, o gün fayda vermiyecek
O gün, Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse(ler)den başkasına şefaat fayda vermez.
O gün Allâh’ın şefa’at itmesine müsâ’ade iylediği ve kuluna râzı oldığı kisândan gayrısının şefa’ati fâide virmeyecekdir.
O gün, Rahmân'ın izin verdiği ve sözünden hoşlandığından başkasının şefaati fayda vermez.
O gün, Rahman'ın izin verdiği ve sözünü uygun gördüğü kimseden başkasının şefaatı (aracılığı) yarar vermez.
O gün şefaat faide vermez, ancak Rahmânın izin verdiği ve sözüne razı olduğu kimse müstesnâ
O gün, Rahmân'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnud olduğu kimselerden başkasının şefaatı fayda vermez.
O (hesap) gün (ünde), Rahmân’ın şefaat izni verip sözünden razı olduğu kimselerden başkasının şefaati fayda vermez.
O gün, Rahman (olan Allah)’ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati de bir yarar vermeyecektir. (Demek ki mahşerde, Allah’ın razı olduğu ve müsaade buyurduğu kimseler şefaat edeceklerdir.)
İzin Günü, şefaat fayda vermez. Rahmân'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse hariç.¹
ol gün aśśı eylemeye şafa'at illā anuñ şafa'atlı kim destūr virde aña Tañrı daħı ħoşnūd oldı aña sözdin yaña.
O gün çok esirgeyici (Allahın) kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnud olduğu kimselerden başkasının şefaati fâide vermez.
“O gün, Rahmân'ın kendisine izin verdiği ve sözce kendisinden râzı olduğu(konuşmasına izin verdiği) kimseden başkasının şefâati fayda vermez.”
O gün (hesap günü hiçbir kimseye), şefaat (dünyada kendisi için yapılmış dua ve istiğfar) fayda vermez. Ancak Rahman (rahmeti sınırsız Allah), bir kimse için (muvahhid olduğundan dolayı dünya hayatında meleklere, peygamberlere ve mü’minlere dua ve istiğfarda bulunma hususunda) izin (onay) vermiş ve (o kimsenin) sözünden (inanç, tutum ve davranışlarından) hoşnut olmuşsa, o başka. *
O gün Rahmanın izin verdiği ve sözlü olarak razı olduğunu belirttiği kişilerden başkasına, şefaat fayda vermez.
O gün hiç kimsenin kayırıcılığı işe yaramaz. Yalnız Esirgeyici’nin uygununu elde eden ile söz söylemesini istediği kimse başka.
O gün, hiçbir şefaat fayda vermeyecek, meğer ki esirgeyen Tanrı ona izin vermiş, sözünden de hoşnut olmuş bulunsun.
O gün sadece Rahmân’ın izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimseden başkasına şefaat fayda vermez.²⁵
O gün, Rahman'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir yarar sağlamaz.
O gün sınırsız rahmet sahibi Rahman'ın izin verip, sözünden hoşnut olduğu kimsenin dışında hiç kimsenin şefaati, kayırması fayda vermez.
O gün -rahmânın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseler müstesna- şefaatin bir yararı olmaz.
O Gün hiç kimse, bir başkasının kurtuluşu için Allah katında aracılık edemeyecek, dolayısıyla hiç kimseye kayırmanın, arka çıkmanın ve şefaatin faydası olmayacaktır; ancak Rahmân’ın izin verdiği ve konuşmasına rıza gösterdiği kimseler —yine O’nun izin verdiği kimselere— şefaat edebilecektir.
“O gün, Rahmân’ın izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimse dışında Şefaat yarar sağlamaz”.
O gün, sevgili Tanrı'nın müsaade ettikleri ve söz hakkı verdikleri dışında kimse kimseye şefaat edemez.
O gün Rahman’ın izin verdiği, sözünden hoşlandığından başkasının şahitliği geçmez. Hiç kimse suçluların lehine şahitlik etmeye cesaret edemez. Çünkü herkes kendi derdine düşmüştür. İman edip güzel şeyler yapanlar, yasalarımıza uyanlar onlardan ayrılmıştır.
O gün Rahmân’ın izin verdiği ve sözünden razı olduğundan başkasına şefaat yarar sağlayamayacaktır. [*]
O gün, Rahman (olan Allah)’ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşlandığı kimseden başkasının şefâati, (hiç kimseye) bir fayda vermez.
O Gün, hakkında sınırsız rahmet Sahibi’nin izin verdiği, sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasına kayırmanın, arka çıkmanın bir yararı olmayacaktır. ⁹²
O gün, Rahman’ın izin verdiği ve sözünden/iman ve ikrarından razı olduğu kimseden başkasına şefaat fayda vermeyecek. 10/3, 19/85...87, 21/26…28, 34/23, 43/86, 53/26
O gün, Rahmet sahibi Rahmanın şefaat edilmesine izin verdiği ve sözlerinden hoşnut olduğu kimselerden başkalarına şefaat fayda sağlamayacak; şefaat etmesine izin verdiği ve sözlerinden hoşnut olduğu kimselerden başkasının şefaati de fayda vermeyecek.
O gün, kendisine O rahmet kaynağının geçit verdiği ve sözünden razı olduğu kimselerden başkasına şefaatin hiçbir yararı olmayacak.[²⁶³³]
O gün şefaat faide vermez, ancak Rahmân kime izin verirse ve kim için söylemeğe razı olursa o müstesna.
O gün Rahman’ın izin verdiği ve sözünden hoşnud olduğu kimseden başkasının şefaati asla yarar sağlamaz!
O gün, Rahmân’ın izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez.
O gün, Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşlandığı kimselerden başkasına şefaat fayda vermez.
Ol günde şefā‘at aṣṣı eylemez, illā ol kimse ki destūr vire özine Tañrı Ta‘ālāve rāżī ola anuñ sözine.
O gün, Rahman'ın şefaat izni verip sözünden razı olduğu kimselerden başkasının şefaati fayda vermez. [2, 255; 53, 26; 21, 28; 78, 38]
O gün Rahman'ın izin verip sözünden hoşlandığı kimseden başkasının şefa'ati fayda vermez.
"O günde, Allâh Te'âlâ izin virmedikce ve onun şefâ'atinden razı olmadıkca hiç bir şefa'at fâide virmez. "
O gün şefaat, sadece Rahman’ın onay verdiği ve lehine söz söylenmesini kabul ettiği kişiye fayda sağlar[*].
O gün, kendisine Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir yarar sağlamaz.
O gün, Rahmân'ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir fayda vermez.
O gün şefaat yarar sağlamaz. Ancak Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse müstesna...
O gün, Rahmanın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati bir yarar sağlamaz.
O gün, RAHMAN'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnud olduğu kimselerden başkasının şefaatı fayda vermez.
Her şeyin rızkını veren Allah’ın izin verdiğinden ve konuşmasına razı olduklarından başkasının şefaati asla fayda vermez.
“O gün, Rahmân'ın izin verdiğinden ve sözünden hoşnut olduğundan başkasının şefaati fayda vermez.”