Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Demiştik ki: Ey Âdem, şüphe yok ki bu, sana ve eşine düşmandır, sakın sizi cennetten çıkarmasın sonra zahmetlere uğrarsınız.
Besim Atalay (1965)
Biz dedik: «Ey Adem I Bu hem benim, hem de eşinin düşmanıdır, sizleri cennetten çıkarmıya kararlı o; sonra mutsuz olursunuz»
Cemal Külünkoğlu
117-118-119. Biz de Âdem'e şöyle demiştik: “Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis), sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra (dünya hayatına dönerek) mutsuz olursun. Çünkü burada (cennette) senin için aç kalmak, çıplak kalmak yoktur. Ve sen burada susamazsın, güneşin harareti de dokunmaz sana.
Cemil Said (1924)
O vakit Âdem’e didik ki: "Bu iblîs sana ve senin zevcene düşmandır dikkat idiniz sizin cennetden ihrâc idilmenize ve bedbaht olmanıza sebeb olmasun."
Diyanet Vakfı
Bunun üzerine: Ey Âdem! dedik, bu, hem senin için hem de eşin için büyük bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra yorulur, sıkıntı çekersin!
Edip Yüksel
"Adem," dedik, "Bu senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa perişan olursun."
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine biz de ya Âdem dedik: haberin olsun bu sana ve zevcene düşmandır, sakın sizi Cennetten çıkarmasın ki sonra bedbaht olursun
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Biz de (Âdem'e) şöyle demiştik: "Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis) sana ve eşine düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra bedbaht olursun (sıkıntı çeker, perişan olursun)."
Emrah Demiryent
(Bunun üzerine Âdem’e şöyle) buyurmuştuk: “Ey Âdem! Şüphesiz bu (iblîs) sana ve zevcene düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarma (ya sebep olma) sın, sonra bedbaht olursun (sıkıntı çeker, perişan hâle düşersin)!
Abdullah-Ahmet Akgül
Bunun üzerine: "Ey Adem, bu (şeytan) gerçekten sana ve eşine düşmandır; sakın sizi (aldatıp) cennetten sürüp çıkarmasın, sonra mutsuz olursunuz" diye (uyarıvermiştik.)
Erhan Aktaş
Bunun üzerine Biz de: “Ey Âdem! Kuşkusuz bu sana ve eşine düşmandır. Sakın sizi Cennet'ten¹ çıkarmasın. Sonra mutsuz olursun.” dedik.
Eski Anadolu Türkçesi
pes eyittük “iy ādem! bayıķ bu düşmāndur saña daħı 'avratuña pes çıķarmasuñ siz ikiyi uçmaķdan pes emeklenesin.”
Hasan Basri Çantay
Biz de: «Ey Âdem, demişdik, hiç şübhesiz ki bu, senin de, zevcenin de düşmanıdır. Bundan dolayı sakın sizi cennetden çıkarmasın o. Sonra zahmete düşersin».
Hayrat Neşriyat
Hem demiştik: “Ey Âdem! Şübhesiz ki bu (şeytan), senin ve zevcenin düşmanıdır; o hâlde sakın sizi Cennetten çıkarmasın (buna sebeb olacak bir günahla sizi kandırmasın); yoksa çok sıkıntı çekersin!”
İhsan Aktaş
Ve bunun üzerine: "Ey Âdem! "dedik, "Muhakkak ki, bu senin ve eşinin düşmanıdır; öyleyse, (dikkat edin,) ikinizi (bu yeryüzünün uzerindeki) cenneten (has bahçeden) sürüp çıkarmasın, sonra mutsuz olursun.»*
İlyas Yorulmaz
Bizde Âdeme “Ey Âdem! Şüphesiz ki bu İblis, sana ve eşine düşmandır. Dikkat edin sizin ikinizi de cennetten çıkarmasın. Yoksa başkaldıranlardan olursunuz.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Biz de demiştik: "Ey Adem! İşte bu sana da, eşine de düşmandır. Onun için sakın ikinizi de Cennet’ten çıkarmasın. Yoksa sıkıntı çekersin.
İsmail Hakkı İzmirli
Biz de demiştik: «— Âdem! Bu, sana ve zevcene düşmandır. Sakın sizi Cennetten çıkarmasın, bedbaht olursun».
İsmail Yakıt
Biz de şöyle dedik: “Ey Âdem! Muhakkak ki bu senin ve eşin için bir düşmandır. Sakın ola ki ikinizi cennetten çıkarmasın. Yoksa mahrum/bedbaht olursunuz.”
Kadri Çelik
Bunun üzerine dedik ki: “Ey Âdem, bu gerçekten sana da eşine de düşmandır; sakın sizi cennetten sürüp çıkarmasın, sonra meşakkate düşersin.”
Abdullah Parlıyan
Bunun üzerine Adem'e demiştik ki: “Ey Adem! Şüphe yok ki, bu sana ve eşine düşmandır, sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra ekip biçmek, kazanmak, harcamak gibi işleri yapmak zorunda kalarak zahmete uğrarsınız.
Kuran Yolu
Bunun üzerine “Ey Âdem!” dedik, “Bil ki bu senin de eşinin de düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa mutluluğunu yitirirsin!
Mahmut Kısa
Bunun üzerine, “Ey Âdem!” dedik, “İşte bu şeytan, senin ve eşinin düşmanıdır ve kıyâmete kadar da düşmanınız olacaktır. O hâlde, onun hilelerine karşı ikiniz de dikkatli olun ki, sizi isyankârlığa sürükleyip cennetten çıkarmasın, yoksa büyük bir sıkıntıya düşer, mutsuz olursun!”
Mahmut Özdemir
Dedik ki: “Ey Âdem! Bu, senin için ve eşin için düşmandır. Sizi Cennet’ten çıkarmasın! Sonra mutsuz olursun / sıkıntıya düşersin”.
Mehmet Çakır
Bunun üzerine Adem'e: " Adem! İblis senin de eşinin de düşmanıdır. Sakın ola ki sizi cennetten çıkarmasına izin verme yoksa perişan olursun.
Mehmet Çoban
Bunun üzerine: "Ey Âdem! Rabbinin emrine karşı çıkan İblis bu hareketiyle şeytanlaşmıştır. Bil ki, şeytanlaşanlar hem senin ve eşinin düşmandır. Düşmanınız sakın sizi cennetten çıkarmasın! Sonra yorulur, sıkıntı çekersiniz!"
Mehmet Okuyan
Demiştik ki: “Ey Âdem! Bu (İblis) hem senin için hem de eşin için düşmandır. Sakın sizi cennetten (bahçeden) çıkarmasın! Sonra sıkıntı çekersin.
Mehmet Türk
(Bunun üzerine): “Ey Âdem! Bu (iblis) gerçekten sana da eşine de düşmandır. Sakın o sizi cennetten çıkarmasın, sonra sıkıntıya düşersin.” dedik.
Muhammed Esed
ve bunun üzerine Âdem’e: “Ey Âdem!” dedik, “Gerçek şu ki, bu senin ve eşinin düşmanıdır; öyleyse, dikkat edin, sizi (bu) hasbahçeden çıkarıp da seni bedbaht kılmasın. ¹⁰⁴
Mustafa Çavdar
Biz de ona: Ey Âdem! Bu senin ve eşinin düşmanıdır, sakın sizi bahçeden çıkarmasın, aksi halde perişan olursun, dedik. 2/30...39, 7/11...25, 15/28...44, 17/62...65, 18/50, 38/71...85
Ahmet Tekin
“Ey Âdem, bu senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi Cennet'ten çıkarmasın. Sonra bedbaht olur, sıkıntı çeker, perişan olursun.” dedik.
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine Biz de “Ey Âdem!” demiştik, “İşte bu, sana ve eşine tarifsiz[²⁶⁴⁵] bir düşmanlık beslemektedir; dolayısıyla, onun sizi bu has bahçeden çıkarma girişimlerine karşı çok dikkatli olun; yoksa bedbaht olursun![²⁶⁴⁶]
Ömer Nasuhi Bilmen
Biz de demiştik ki: «Ey Âdem! Bu şüphesiz senin için ve refikan için bir düşmandır. Sizi cennetten çıkarmasın, sonra meşakkate düşmüş olursun.»
Orhan Kuntman
Bunun üzerine “Ey Adem, İblis hem senin, hem de eşinin düşmanıdır, sakın o sizi cennetten çıkarmasın. Yoksa sıkıntıya düşersin.
Osman Fırat
Dedik ki: "Ey Âdem, kesinlikle bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sizi cennetten çıkarmasın, sonra sıkıntıya düşersin.
Şaban Piriş
-Ey Adem, bu senin ve eşinin düşmanıdır. sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa sıkıntı çekersin, dedik.
Satıraltı Meal (1534)
Eyitdük Ādeme ki: Bu saña düşmandur, ‘avratuña daḫı düşmandur. Pessizi cennetden çıḳarmasun, ta‘aba düşürmesün, didük.
Suat Yıldırım
Biz de dedik ki: “Âdem! İyi bil ki bu, sana da eşine de tam bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra perişan olur, helâke sürüklenirsin! ”
Süleyman Ateş
Dedik ki: "Ey Adem, bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın, sizi cennetten çıkarmasın, sonra yorulursun."
Süleyman Tevfik (1927)
"Yâ Adem bu, sana ve zevcene düşmandır. Sizi cennetden çıkarmasun, o zamân zahmet ve meşâkkate uğrarsınız."
Süleymaniye Vakfı
Dedik ki “Bak Âdem! Bu sana da eşine de düşmandır. Sakın sizi bu bahçeden çıkarmasın yoksa mutsuz olursun.
Ahmet Varol
Bunun üzerine dedik ki: "Ey Adem! Şüphesiz bu, sana da, eşine de düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın. Sonra zorluk çekersin."
Ümit Şimşek
Biz de “Ey Âdem,” buyurduk. “İşte bu senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın o sizi Cennetten çıkarmasın; sonra bedbaht olursun.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine biz şöyle demiştik: "Ey Âdem! Şu, senin de eşinin de düşmanıdır, dikkat et de sizi cennetten çıkarmasın; sonra bedbaht olursun."
Ali Bulaç
Bunun üzerine dedik ki: 'Ey Adem, bu gerçekten sana ve eşine düşmandır; sakın sizi cennetten sürüp çıkarmasın, sonra mutsuz olursun.'
Ali Fikri Yavuz
Biz de Adem'e şöyle demiştik: “Muhakkak bu (İblis) sana ve zevcene düşmandır. Sakın sizi Cennetden çıkarmasın; sonra zahmet çekersin.
Bahaeddin Sağlam
Biz dedik ki: “Ey Âdem! Bu, sana ve eşine düşmandır. Sizi Cennetten çıkarmasın. Böyle bir durumda mutsuz olursunuz.
Bayraktar Bayraklı
117,118,119. “Ey Âdem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa mutsuz olursun. Zira cennette ne acıkırsın ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın, ne de güneşin sıcağında kalırsın” dedik.