Tâ-Hâ Suresi 119. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

119. Ayet

وَاَنَّكَ لَا تَظْمَؤُ۬ا ف۪يهَا وَلَا تَضْحٰى

“Orada ne susuzluk çekersin, ne de güneş altında kalırsın.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve sen orada susamazsın, güneşin harareti de dokunmaz sana.

Besim Atalay (1965)

Susamazsın, güneşte de yanmazsın !»

Cemal Külünkoğlu

117-118-119. Biz de Âdem'e şöyle demiştik: “Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis), sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra (dünya hayatına dönerek) mutsuz olursun. Çünkü burada (cennette) senin için aç kalmak, çıplak kalmak yoktur. Ve sen burada susamazsın, güneşin harareti de dokunmaz sana.

Cemil Said (1924)

118, 119. "Cennetde sen aç ve çıplak kalmıyacaksın susuzlukdan ve harâretden muzdarib olmayacaksın."

Diyanet Vakfı

Yine burada sen, susuzluk çekmeyecek, sıcaktan da bunalmayacaksın.

Edip Yüksel

"Burda ne susuzluk çeker, ne de sıcaktan bunalırsın."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve sen orada susamazsın ve Güneşte yanmazsın

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ve sen orada ne susarsın, ne de güneşin sıcağında kalırsın"

Emrah Demiryent

Ve (yine) şüphesiz, sen orada (cennette), susamayacak ve (seni herhangi bir şekilde bunaltacak/yakacak, sıkıntı verecek bir) sıcağa da maruz kalmayacaksın.”

Abdullah-Ahmet Akgül

"Ve gerçekten sen burada (asla) susamayacaksın ve Güneş altında (kalıp) da yanmayacaksın." (Burası ferahlık ve rahatlık diyarıdır.)

Erhan Aktaş

Orada susuz kalmazsın ve sıcaktan zarar görmezsin.

Eski Anadolu Türkçesi

“daħı bayıķ sen śuśamayasın anuñ içinde daħı güneş deġmeye saña.”

Hasan Basri Çantay

«Ve sen hakıykaten burada susamayacaksın, Güneş (in sıcağı altında da) kalmayacaksın».

Hayrat Neşriyat

“Ve şübhesiz ki sen, burada ne susarsın, ne de sıcakta kalırsın.”

İhsan Aktaş

Yine orada (o yeryüzündeki has bahçede) sen, susuzluk çekmeyecek, sıcaktan da bunalmayacaksın.

İlyas Yorulmaz

“Sen orada aç da kalmayacaksın ve senin için yakıcı bir güneş de yok” dedik.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İşte sen burada ne susarsın nede sıcaktan yanarsın."

İsmail Hakkı İzmirli

Sen orada hiç susamazsın, güneş ışığı da çekmezsin».

İsmail Yakıt

“Orada ne susuzluk çekersin ne de güneş altında kalırsın.”

Kadri Çelik

“Ve gerçekten sen onda susamayacaksın ve güneş altında yanmayacaksın.”

Abdullah Parlıyan

Susuzluğa uğramak ve güneşin sıcağını çekmek de yok.

Kuran Yolu

Yine burada susuzluk çekmezsin ve sıcaktan bunalmazsın.”

Mahmut Kısa

“Ve yine burada susuz kalmayacak, güneşin bunaltıcı sıcağından rahatsız olmayacaksın. İşte bu cennette yaşayın ve burada dilediğiniz yerden, dilediğiniz kadar yiyin için. Meyvesini yasakladığım şu ağaca sakın yaklaşmayın!”

Mahmut Özdemir

“Orada susuzluk da çekmezsin; güngüneşi de olmaz / çarpmaz”.

Mehmet Çakır

Ayrıca susaman ve güneşte kavrulman da söz konusu değil. "

Mehmet Çoban

"Susamayacaksınız, kuşluk vakti güneşinin sıcaklığından etkilenmeyeceksiniz dememize rağmen!"

Mehmet Okuyan

Orada susamayacak ve kuşluk sıcağından da etkilenmeyeceksin.”

Mehmet Türk

“Ve sen, burada susamayacaksın ve (güneşten) yanmayacaksın da.” (dedik.)

Muhammed Esed

keza, orada susamaman ve güneşin sıcaklığından etkilenmemen de sağlanmıştır”.

Mustafa Çavdar

Ve orada ne susuzluk çekersin ne de sıcağa maruz kalırsın. 2/30...39, 7/11...25, 15/28...44, 17/62...65, 18/50, 38/71...85

Ahmet Tekin

“Sen Cennet'te susuzluk çekmeyecek, sıcaktan da bunalmayacaksın.”

Mustafa İslamoğlu

yine unutma ki burada ne susuzluk çekersin, ne de sıcağa maruz kalırsın!”

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve şüphesiz ki, sen orada susamazsın ve güneşin hararetine uğramazsın.»

Orhan Kuntman

Orada ne susarsın, ne de güneşte yanarsın" diyerek onu uyarmıştık.

Osman Fırat

Ve kesinlikle orada ne susuzluk çekersin, ne de güneş altında kalırsın.

Şaban Piriş

Ne susuzluk hissedersin ne de güneşte yanarsın.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı sen anda ṣuṣamazsın, issi daḫı görmezsin, didük.

Suat Yıldırım

118, 119. “Sen cennette asla açlık çekmeyecek, asla çıplak kalmayacaksın. Orada asla susuzluk çekmeyecek ve güneşin kavurucu sıcağına mâruz kalmayacaksın.

Süleyman Ateş

Ve sen susamayacaksın, kuşluk vakti güneşi(nin ısısı)ndan etkilenmeyeceksin.

Süleyman Tevfik (1927)

"Ve susuzlanmaz ve güneş sıcağında kalmazsınız" didi.

Süleymaniye Vakfı

Burada susuz kalmaz, güneş ışığından etkilenmezsin.”

Ahmet Varol

Ve sen orada susamayacak ve güneş sıcağında yanmayacaksın.

Ümit Şimşek

“Susuzluk duymazsın, güneşin sıcağını da çekmezsin.”

Yaşar Nuri Öztürk

"Ve sen burada ne susayacaksın ne de güneşten yanacaksın."

Ali Bulaç

Ve gerçekten sen burada susamayacaksın ve (yakıcı sıcakta) yanmayacaksın da.'

Ali Fikri Yavuz

Ve sen orada susamazsın, güneşte yanmazsın.”

Bahaeddin Sağlam

Ne susarsın ne de güneşin sıcağını hissedersin.

Bayraktar Bayraklı

117,118,119. “Ey Âdem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa mutsuz olursun. Zira cennette ne acıkırsın ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın, ne de güneşin sıcağında kalırsın” dedik.