Tâ-Hâ Suresi 33. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

33. Ayet

كَيْ نُسَبِّحَكَ كَث۪يرًاۙ

“Seni çok tespih edelim diye”,

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Bunları yap da şanını çok tenzih edelim.

Besim Atalay (1965)

Tâ ki, sana çok tespih edelim

Cemal Külünkoğlu

Böylece Senin yüceler yücesi adını (insanların katında) daha yükseklere çıkarmak için çalışalım.

Cemil Said (1924)

30-35. "O da birâderim Hârûn olsun, ânınla beni takviye it, ânı da benim işime teşrîk iyle. Tâ ki sana du’â idelim ve sana dâimâ hamd iyleyelim. Sen bizi görüyorsun" didi.

Diyanet Vakfı

Böylece seni bol bol tesbih edelim.

Edip Yüksel

"Ki seni çokça yüceltelim."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki seni çok tesbih edelim

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ki seni çok tesbih edelim.

Emrah Demiryent

Ki seni çokça tesbih edelim.

Abdullah-Ahmet Akgül

"Böylece Seni (birlikte) çokça tesbih edelim." (Dinini tebliğ edip şanını yüceltelim.)

Erhan Aktaş

“Ki Seni çok tesbih¹ edelim.”

Eski Anadolu Türkçesi

33-34. “tā namāz ķılavuz saña çoķ daħı añavuz çoķ.”

Hasan Basri Çantay

«Tâki Seni çok tesbîh edelim».

Hayrat Neşriyat

31,32,33,34. “Onunla gücümü takviye et ve onu vazîfeme ortak yap ki, seni çok tesbîh edelim ve seni çok zikredelim!”

İhsan Aktaş

“Ki Sen’i gerçekten çok tesbih (ve tenzih) edebilelim,

İlyas Yorulmaz

“Ki senin eksiksiz olduğunu sık sık.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Böylelikle Seni sık sık ululıyalım,

İsmail Hakkı İzmirli

25, 33. Musa dedi ki: Yâ Rab! Meşakkate tahammül için göğsümü aç, Firavun/a karşı işimi kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz ki, sözümü anlasınlar. Bana ailemden birini, kardeşim Harun/u vezir yap da onunla arkamı kavi kıl. Onu İşimde bana ortak yap. Şunun için ki seni çok tespih edelim,

İsmail Yakıt

“Tâ ki Sen’i çok tesbih edelim”

Kadri Çelik

“Böylece seni çok tesbih edelim.”

Abdullah Parlıyan

Böylece, senin yüceler yücesi adını insanlar katında daha yükseklere çıkaralım,

Kuran Yolu

Ta ki seni bol bol tesbih edelim.

Mahmut Kısa

Ki, senin yüceliğini tüm dünyaya ilan edelim.

Mahmut Özdemir

“Öyle ki seni çokça tesbih edelim!”.

Mehmet Çakır

33,34. seni daha çok yüceltip // daha çok analım.

Mehmet Çoban

"Birlikte senin yasalarına uyarak güçlenelim! Birlikte kuvvet bulalım! Birbirimize destek olalım! Kardeşim Harun Firavunluk kültürüyle yetişmedi! O Firavunluk kültüründen uzak! Daha yalın, sana daha yakın bir kültürle yetişti! Benim bocaladığım yerlerde destek olur."

Mehmet Okuyan

Bu sayede seni çok [tesbih] edelim (yüceltelim).

Mehmet Türk

33,34. “Böylece Seni daha çok tesbih edelim. Ve Senin adını daha çok analım.”

Muhammed Esed

ki, [birlikte] Senin yüceler yücesi adını (insanların katında) daha yükseklere çıkaralım,

Mustafa Çavdar

– Böylece seni daha çok yüceltelim. 10/88-89

Ahmet Tekin

“Böylece seni bol bol tesbih edelim.”

Mustafa İslamoğlu

ki, zaten yüce olan adını çok daha yüceltelim;

Ömer Nasuhi Bilmen

«Tâ ki, seni çokça tesbih edelim.»

Orhan Kuntman

"Ki, Seni daha çok tesbih edelim,"

Osman Fırat

Ki seni çok tesbih edelim,

Şaban Piriş

ki seni çokça tesbih edebilelim.

Satıraltı Meal (1534)

Ḥattā ki saña çoḳ tesbīḥ idevüz.

Suat Yıldırım

Ta ki Seni daha çok tesbih ve tenzih edelim.

Süleyman Ateş

Ki seni çok tesbih edelim,

Süleyman Tevfik (1927)

"Tâ ki seni çok çok tenzîh ve tesbîh idelim"

Süleymaniye Vakfı

Böyle yap ki sana çok ibadet edelim.

Ahmet Varol

Böylece seni çok tesbih edelim.

Ümit Şimşek

“Tâ ki Seni çokça tesbih edelim.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ta ki seni çokça tespih edelim!"

Ali Bulaç

'Böylece seni çok tesbih edelim.'

Ali Fikri Yavuz

Ki seni çok tesbih edelim.

Bahaeddin Sağlam

Ki Sana çokça tesbih edelim.

Bayraktar Bayraklı

33,34. “Böylece seni gereği gibi noksan sıfatlardan uzak tutalım ve gereği gibi analım.”