34. Ayet
وَنَذْكُرَكَ كَث۪يرًاۜ
“Seni çok zikredelim diye.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَنَذْكُرَكَ كَث۪يرًاۜ
“Seni çok zikredelim diye.”
Seni çok analım.
Seni çok da analım
Ve Seni(n dinini) çokça anlatalım
30-35. "O da birâderim Hârûn olsun, ânınla beni takviye it, ânı da benim işime teşrîk iyle. Tâ ki sana du’â idelim ve sana dâimâ hamd iyleyelim. Sen bizi görüyorsun" didi.
Ve çok çok analım seni.
"Seni çokça analım."
Ve çok zikreyleyelim
Seni çok analım.
Ve seni çokça zikredelim.
"Ve Seni çokça zikredelim, (emrini ve hükümlerini yerine getirip şükredelim.)"
“Seni çokça öğütleyelim.”
33-34. “tā namāz ķılavuz saña çoķ daħı añavuz çoķ.”
«Seni çok analım».
31,32,33,34. “Onunla gücümü takviye et ve onu vazîfeme ortak yap ki, seni çok tesbîh edelim ve seni çok zikredelim!”
Ve (her zaman) seni çokça analım.
“Ve seni çokça analım.”
Seni sık sık anmış olalım.
Seni çok analım,
“Sen’i çokça analım”
“Ve seni çok zikredelim.”
Seni çok çok analım.
Ve seni çok analım.
Ve adını hep gündeme getirerek Seni sürekli analım.
“Seni çokça analım!”.
33,34. seni daha çok yüceltip // daha çok analım.
"Her yaptığımız işi seni anarak yapalım! Senin yolundan şaşmayalım! Şaştığımız yerlerde birbirimizi uyaralım!"
Seni çok analım!
33,34. “Böylece Seni daha çok tesbih edelim. Ve Senin adını daha çok analım.”
ve Seni sürekli ¹⁹ analım!
– Ve seni daha çok analım. 10/88-89
“Seni çok çok zikredelim, dinini, şeriatını anlatalım.”
ve Seni sürekli analım:
«Ve seni çokça zikreyleyelim.»
"Seni birlikte analım."
Ve seni çok analım,
ve seni çokça zikredelim.
Ve seni çoḳ ẕikr eyleyevüz.
Ve Seni daha çok analım.
Ve seni çok analım,
"Ve çok çok zikr iyleyelim."
Senin emirlerini daha çok hatırlayalım.
Ve seni çok analım.
“Ve Seni çokça analım.
"Seni çokça analım!"
'Ve seni çok zikredelim.'
Seni çok analım.
Ve çokça zikredelim.
33,34. “Böylece seni gereği gibi noksan sıfatlardan uzak tutalım ve gereği gibi analım.”