Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
O halde biz de onun gibi bir büyü yaparak karşı geleceğiz sana, aramızda bir buluşma yeri ve vakti tayin et de sen ve biz, vaadimizden caymayalım, buluşalım orada, hem de ikimize de müsavi mesafede, münasip bir yer olsun orası.
Besim Atalay (1965)
Benzeri bir büyüyle, düz bir alanda, sana karşı koyacağız, aramızda buluşacak yer göster, ikimiz de caymıyalım, bir düzeyde olalım»
Cemal Külünkoğlu
O halde biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle.”
Cemil Said (1924)
57, 58. Fir’avn "Yâ Mûsâ! Sen bizi sihirlerin ile memleketimizden koğmak içün mi geldin? Biz de sana sihir gösteririz bize bir mev’ıd mülâkât ta’yîn it biz geliriz sen de gel herkes görsün" didi.
Diyanet Vakfı
Öyle ise, muhakkak surette biz de sana, aynen onun gibi bir büyü getireceğiz. Şimdi sen, seninle bizim aramızda, ne senin, ne de bizim muhalefet etmeyeceğimiz uygun bir yerde buluşma zamanı ayarla.
Edip Yüksel
"Biz de sana benzer bir büyü göstereceğiz. Her iki taraf için de uygun olan yerde ne senin ne de bizim caymayacağımız bir randevu zamanı belirle. "
Elmalılı Hamdi Yazır
O halde bilmiş ol ki biz de onun gibi bir sihir sana yapacağız, şimdi sen, seninle aramızda bir mîad ta'yin et ki ne senin ne bizim hulf etmiyeceğimiz denk bir mahall olsun
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
"O halde biz de senin sihrin gibi bir sihirle sana geleceğiz (karşına çıkacağız); şimdi bizimle senin aranda bir vakit ve bir buluşma yeri tayin et ki; ne senin, ne bizim caymayacağımız uygun bir yer olsun."
Emrah Demiryent
Madem öyle, o zaman biz de sana aynı şekilde bir sihirle karşılık vereceğiz. Seninle bizim aramızda, ikimizin de caymayacağı/muhalefet etmeyeceği, bir buluşma vakti ve uygun bir yer belirle.”
Abdullah-Ahmet Akgül
"Madem öyle, biz de sana buna benzer bir sihirle geleceğiz; şimdi sen, seninle bizim aramızda bir ’buluşma zamanı ve yeri’ tespit et, bizim de, senin de (muhalefet edip) karşı çıkmayacağımız açık, geniş bir yer olsun" dedi.
Erhan Aktaş
O halde biz de sana, senin sihrine benzer bir sihirle karşılık vereceğiz. Şimdi üzerinde birlikte anlaşacağımız bir yer ve zaman belirle. Uygun bir yer.
Eski Anadolu Türkçesi
“pes bayıķ gelevüz saña cādūlıġ-ıla anuñ gibi. pes ķıl aramuzda daħı senüñ arañda va'de yiri ħilāf eylemeyevüz biz ne daħı sen bir yiri berāber.”
Hasan Basri Çantay
«Şimdi biz de sana onun (senin sihrin) gibi bir sihir yapacağız, şimdi sen kendinle bizim aramızda bir buluşma yeri ve vakti ta'yîn et ki ne senin, ne bizim caymayacağımız düz (geniş) bir yer olsun» dedi.
Hayrat Neşriyat
“Öyle ise, (biz de) mutlaka sana onun benzeri bir sihir getireceğiz; şimdi (sen,)bizimle kendi aranda bir buluşma zamânı (ve yeri) ta'yîn et ki, ne bizim, ne de senin ona muhâlefet etmeyeceğimiz, (herkesin gelebileceği) uygun bir yer olsun!”
İhsan Aktaş
Öyle ise, (biz de) mutlaka sana onun benzeri bir sihir getireceğiz; şimdi (sen,) bizimle kendi aranda bir buluşma zamanı (ve yeri) tayin et ki, ne bizim ne de senin ona karşı çıkmayacağımız, (herkesin gelebileceği) uygun bir yer olsun!’
İlyas Yorulmaz
Bundan sonra bizim için, senin yaptığın sihirlerin benzerini sana getirmek şart oldu. Şimdi seninle bizim aramızda sihir yarışması için bir zaman ve uygun bir yer belirle, ne biz ve nede sen, belirlenmiş zaman ve yer hususunda ihtilafa düşmeyelim.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Şimdi biz de senin büyüne karşılık büyü yapacağız. Haydi seninle bizim karşılaşacağımız günü söyle. Senin de bizim de cayamıyacağımız uygun bir yerde olsun."
İsmail Hakkı İzmirli
Biz de sana bunun gibi bir büyüyle karşı çıkacağız. Haydi bizimle senin aranda bunun için bir mev/idi mülâkat tâyin et ki ondan biz de caymayalım, sen de caymayasın. Bir de orası ikimizin ortası bir yer [²] olsun.
İsmail Yakıt
“Biz de elbette sana karşı onun gibi bir sihir getireceğiz/ yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda uygun bir yerde, senin de bizim de caymayacağımız bir buluşma yeri belirle.”
Kadri Çelik
“Madem böyle, biz de sana buna benzer bir sihirle geleceğiz. Şimdi sen, seninle bizim aramızda, ne senin, ne de bizim muhalefet etmeyeceğimiz (mesafesi ikimize de) denk bir yerde buluşma zamanı tayin et.”
Abdullah Parlıyan
Madem öyle, biz de sana senin büyün gibi bir büyü getireceğiz. Aramızda bir buluşma yeri ve vakti tayin et de, sen ve biz vaadimizden caymayalım, düz ve geniş bir yerde karşılaşalım.”
Kuran Yolu
Biz de sana benzeri bir sihirle mutlaka karşılık vereceğiz. Şimdi sen, aramızda -senin de bizim de caymayacağımız- uygun bir yerde bir buluşma zamanı belirle.”
Mahmut Kısa
“Madem öyle, o zaman biz de sana aynı şekilde bir büyüyle karşılık vereceğiz; o hâlde, aramızda bir buluşma vakti belirle; ikimizin de caymayacağı uygun bir yerde buluşup halkın önünde kozlarımızı paylaşalım.
Mahmut Özdemir
“Sana onun benzeri bir sihri elbette getiririz. Senin de, bizim de (muhalefet edip) karşı çıkmayacağımız, bizim ve senin aramızda uygun bir mev’id / buluşma vakti ve yeri belirle!”.
Mehmet Çakır
O zaman biz de sana büyü ile karşılık veririz. Hemen aramızda bir buluşga ayarla. Ne biz ne sen, caymak yok. Yeterki uygun bir yer olsun. "
Mehmet Çoban
"Öyle ise muhakkak ki biz de sana senin büyülü sözlerin gibi, hatta onlardan daha üstün büyülü sözler getireceğiz. Senin niyetin insanların kafasını karıştırıp ikilik çıkarmak! Büyüleyen sözlerinle insanları kandırıp düzenimizi bozmak! Şimdi sen seninle bizim aramızda senin ve bizim muhalefet etmeyeceğimiz uygun bir yerde buluşma zamanı ayarla!"
Mehmet Okuyan
Biz de sana, aynen onun gibi bir büyü yapacağız. Seninle bizim aramızda, senin de bizim de muhalefet etmeyeceğimiz uygun bir yerde buluşma zamanı ayarla!
Mehmet Türk
“Madem öyle biz de sana, buna benzer bir büyü¹ getireceğiz. Şimdi sen, seninle bizim aramızda senin de bizim de itiraz edemeyeceğimiz uygun bir zaman ve yer² belirle.” dedi.
Muhammed Esed
Madem öyle, biz de sana mutlaka bunun gibi bir sihirle karşılık vereceğiz! O halde şimdi, aramızda, uygun bir yerde -katılmaktan bizim de, senin de caymayacağımız- bir buluşma günü tayin et!”
Mustafa Çavdar
Hiç şüphen olmasın ki bizde sana benzer bir sihirle karşılık vereceğiz. Haydi, şimdi herkese açık bir alanda ne senin ne de bizim cayamayacağımız bir buluşma zamanı belirle! 20/59
Ahmet Tekin
“O halde, biz de senin sihrin gibi bir sihirle senin karşına çıkacağız. Şimdi, bizimle senin aranda, bir vakit ve bir buluşma yeri tesbit et. Senin de bizim de itiraz etmeyeceğimiz uygun bir yer olsun.”
Mustafa İslamoğlu
Fakat şunu da bil ki biz de sana, benzer bir sihirle karşılık vereceğiz. Haydi, şimdi bizimle senin aranda kamuya açık bir mekânda,[²⁵⁸⁶] iki tarafın da cayamayacağı bir buluşma zamanı tayin et!”[²⁵⁸⁷]
Ömer Nasuhi Bilmen
«O halde biz de sana onun misli bir sihir elbette getireceğiz. Artık bizim aramızla senin aranda bir buluşacak vakit tayin et ki, o bizim de senin de caymayacağımız düz bir yer olsun.»
Orhan Kuntman
Bil ki, şimdi biz de senin sihrine karşı bir sihir yapacağız. (Böylece seni alt edip senin yalancı olduğunu ispat edeceğiz) Gel seninle bizim aramızda bir buluşma vakti ve yeri tayin et ki o yer, herkesin seyretmesine uygun bir düzlük olsun! önerisinde bulundu.
Osman Fırat
Madem öyle, biz de sana mutlaka bunun gibi bir sihirle karşılık vereceğiz! O halde şimdi, aramızda, uygun bir yerde katılmakta bizim de, senin de ihtilaf etmeyeceğimiz bir buluşma günü tayin et!"
Şaban Piriş
Biz de sana, seninkine benzer bir sihir göstereceğiz. Bizimle senin aranda bir buluşma vakti ve yeri belirle de bizim de senin de caymayacağımız bir yer olsun.
Satıraltı Meal (1534)
Pes saña getürelüm anuñ gibi bir cāẕūluḳ. Pes bizümle senüñ ortañda birva‘de ḳıl ki aña ḫilāf eylemeyevüz. Biz daḫı, siz daḫı bir yire ki andan özge yire varmayalum, didi.
Suat Yıldırım
57, 58. “Sen, ” dedi, “sihirdeki maharetinle bizi yerimizden yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin ey Mûsâ! ”“O halde bilmiş ol ki biz de seninki gibi bir sihirle karşı koyacağız. ” “Şimdi sen, bizim de senin de caymayacağımız uygun bir buluşma vakti tayin et, düz, geniş bir alanda karşılaşalım! ”
Süleyman Ateş
Biz de mutlaka sana o(se)nin (büyün) gibi bir büyü getireceğiz. Sen şimdi seninle bizim aramızda bir buluşma zamanı ve yeri tayin et; ne senin, ne de bizim caymayacağımız uygun bir yer olsun.
Süleyman Tevfik (1927)
"Biz de sana karşı onun gibi bir sihir getiririz. Aramızda bir vakit ve bir düz mekân ta'yîn idelim, ona ne biz ve ne de siz halef itmeyelim" didi.
Süleymaniye Vakfı
Biz de senin büyün gibi bir büyüyle geleceğiz. Bizimle karşılaşman için aramızda bir gün belirle; ne senin, ne de bizim caymayacağımız uygun bir yerde olsun."
Ahmet Varol
Muhakkak, biz de sana karşı benzer bir büyü getireceğiz. Şimdi sen kendinle bizim aramızda bir buluşma yer ve zamanı belirle. Senin de bizim de karşı olmayacağımız uygun bir yer olsun.
Ümit Şimşek
“Biz de senin büyünün benzerini getireceğiz. Aramızda bir buluşma zamanı belirle. Senin de, bizim de caymayacağımız uygun bir yer olsun.”
Yaşar Nuri Öztürk
"Seninki gibi bir büyü, biz de mutlaka sana getireceğiz. Seninle bizim aramızda öyle bir buluşma yeri ve zamanı belirle ki, ne biz cayalım ne de sen. Herkese uygun bir yer olsun."
Ali Bulaç
'Madem böyle, biz de sana buna benzer bir sihirle geleceğiz; şimdi bir 'buluşma zamanı ve yeri' tesbit et, bizim de, senin de karşı olamayacağımız açık, geniş bir yer olsun' dedi.
Ali Fikri Yavuz
O halde biz de senin sihrin gibi, sana bir sihir yapacağız. Şimdi sen, kendinle bizim aramızda bir buluşma yeri ve vakti tayin et ki, ne senin, ne bizim caymıyacağımız uygun bir yer olsun.
Bahaeddin Sağlam
“Biz senin sihrinin aynısını sana getireceğiz. Orta bir yerde ne senin ne bizim gelmemezlik etmeyeceğimiz bir randevu ver bize!” dedi.
Bayraktar Bayraklı
“Biz de kesinlikle sana benzeri bir büyü getireceğiz. Bizim de sizin de anlaşacağımız uygun bir yerde buluşmamız için bir vakit belirle!” dediler.