102. Ayet
لَا يَسْمَعُونَ حَس۪يسَهَاۚ وَهُمْ ف۪ي مَا اشْتَهَتْ اَنْفُسُهُمْ خَالِدُونَۚ
Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar. Canlarının istediği nimetler içinde ebedî olarak kalırlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
لَا يَسْمَعُونَ حَس۪يسَهَاۚ وَهُمْ ف۪ي مَا اشْتَهَتْ اَنْفُسُهُمْ خَالِدُونَۚ
Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar. Canlarının istediği nimetler içinde ebedî olarak kalırlar.
Orasının en hafif bir sesini bilmezduymaz onlar ve canlarının dilediği, arzuladığı şeylerin içinde ebedidir onlar.
İşitmezler onun çıtırtısını, sonsuz olarak canlarının istediği onların
Onlar onun (cehennemin) hışıltısını bile duymayacaklar. Canlarının istediği nimetler içinde (orada) temelli kalacaklardır.
Ehl-i nârın figânını hiç işitmiyecekler ve arzu itdiklerinden ilelebed müstefîd olacaklardır.
Bunlar onun uğultusunu duymazlar; gönüllerinin dilediği nimetler içinde ebedî kalırlar.
Onun uğultusunu işitmezler. Canlarının istediği şeyler içinde ebedi kalırlar.
ve bunlar canlarının istediğinde muhalled kalacaklardır
Bunlar onun (cehennemin) uğultusunu bile duymazlar. Canlarının istediği şeyler içinde temelli kalırlar.
Onlar, onun (cehennemin) uğultusunu duymazlar, canlarının istediği nimetler içerisinde ebedî (olarak cennette) kalırlar.
Onun (cehennemin korkunç) uğultusunu bile işitmeyeceklerdir. Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebediliğe erişeceklerdir.
Onlar, Cehennem'in uğultusunu bile duymazlar. Ve onlar canlarının istediği şeylerin içinde sürekli kalacaklardır.¹
işitmeyeler gizlü ünin ŧamunuñ. daħı anlar ol nesene içinde kim arzular göñülleri ebed ķalıcılardur.
Bunlar gönüllerinin dilediği (ni'metler) içinde ebedî (yaşar)larken onun (cehennemin) gizli sesini bile duymazlar.
(O mü'minler) onun (o Cehennemin çok uzak mesâfelerden bile işitilen)uğultusunu duymazlar. Ve onlar canlarının çektiği şeyler (hesabsız ni'metler) içinde ebedî olarak kalıcıdırlar.
Öyle ki, onun (cehennemin) hışırtısını bile duymazlar; (cennette) canlarının çektiği nimetler içinde (sonsuzca) yaşayıp gideceklerdir onlar.
Onlar cehennemim fokurtularını işitmezler ve onlar canlarının çektiği her şeyin (nimetlerin) içinde orada devamlı kalıcıdırlar.
Bunlar gönüllerinin o kadar özledikleri ile birlikte hep orada kalacaklar da Cehennem’in gizli sesini duymıyacaklardır.
Onlar ateşin, alevinin sesini işitmeyecekler, nefislerinin arzu ettikleri şeye nâil olmak hususunda Cennette daim kalacaklar.
Onun uğultusunu bile duymazlar. Canlarının çektiği (nimetler) içinde sürekli olarak kalırlar.
Onun (cehennemin) uğultusunu bile duymazlar. Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcılardır.
Onlar cehennemin uğultusunu da duymazlar, cennette canlarının arzu ettiği şeyler arasında, temelli yaşayıp gidecekler.
Onlar cehennemin uğultusunu işitmezler, canlarının istediği nimetler içinde ebedî olarak kalırlar.
Onun o korkunç uğultusunu işitmeyecekler bile ve canlarının çektiği sonsuz nîmetler içerisinde, sonsuza dek yaşayıp gidecekler.
Onun uğultusunu duymazlar. Onlar canlarının arzu ettiği şeyler içinde, sürekli kalacaklardır.
Bunlar, cehennem ateşinin çatırtısını duymayacaklar ve orada, canlarının çektiği nimetlerle birlikte sonsuza kadar kalacaklardır.
Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar. Canlarının istediği nimetler içinde ebedi olarak yaşarlar.
Onun (cehennemin) uğultusunu bile duymayacaklardır; onlar canlarının istediği (nimetler) içinde [ebedî] kalıcıdır.
Onlar, cennette gönüllerinin arzuladığı (sayısız nîmet) içerisinde ebedî olarak yaşarlarken cehennemin uğultusunu bile duymazlar.
onlar (cehennemin) soluğunu (bile) işitmeyecekler ve canlarının arzu edegeldiği şeyler arasında sonsuza kadar yaşayıp gidecekler.
Onlar cehennemin uğultusunu bile duymayacaklar, bilakis onlar canlarının çektiği nimetler içinde kalıcıdırlar. 2/25, 19/58...65, 25/24, 26/90, 27/89, 40/9, 47/15, 52/21- 22
Bunlar cehennemin uğultusunu duymazlar. Bunlar, canlarının çektiği, istedikleri nimetler içinde ebedî yaşarlar.
Onlar oranın uğultusunu bile duymayacaklar. Ve onlar canlarının çektiği şeyler arasında kalıcı bir hayat sürecekler.
Onun hışıltısını bile duymazlar ve onlar nefislerinin hoşlandığı şeyler içinde daima kalacak kimselerdir.
Onun (yürekleri yakan) uğultusunu duymazlar. Canlarının istediği şeyler (cennet bahçeleri) içinde sonsuza dek kalırlar.
Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar. Canlarının istediği nimetler içinde sürekli olarak kalırlar.
Onun uğultusunu duymazlar. Canlarının arzu ettiği şeyler içinde ebedi kalırlar.
Anuñ āvāzın işitmezler. Daḫı anlar yürekleri istegen nesneler [bile] muḫal‐led ḳalurlar.
Onlar cehennemin hışırtısını bile işitmeyecek, canlarının çektiği nimetler içinde ebedî kalacaklardır. [10, 26; 55, 60]
Onun uğultusunu duymazlar. Ve canlarının çektiği (ni'metler) içinde ebedi kalırlar.
O mes'ûdlar cennetde cehennemin çatırdısını duymazlar. Orada nefislerinin iştihâ iylediği her şey vardır. Cennetde ebediyyen kalırlar.
Cehennemin hışırtısını bile duymayacak, onlar da canlarının çektiği nimetler içinde ölümsüzleşeceklerdir.
Onun uğultusunu duymazlar ve onlar canlarının çektiği şeyler içinde sonsuzdurlar.
Onun hışırtısını bile işitmezler. Onlar, canlarının çektiği nimetler içinde ebediyen kalacaklardır.
Onun uğultusunu duymazlar. Onlar, gönüllerinin istediği şeyler içinde sürekli yaşayacaklardır.
Onun uğultusunu bile duymazlar. Nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar.
Cehennemden uzaklaştırılan o cennetlikler, cehennemin hışıltısını bile duymazlar ve bunlar canlarının istediği şeyler (çeşitli nimetler) içinde ebedi olarak kalıcıdırlar.
Onlar o Cehennemin uğultusunu dahi işitmezler. Onlar nefislerinin arzuladığı şeyler içinde ebedî olarak kalacaklardır.
Onlar, cehennemin uğultusunu duymazlar; gönüllerinin dilediği nimetler içinde çok uzun süreli kalırlar.