Enbiyâ Suresi 103. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

103. Ayet

لَا يَحْزُنُهُمُ الْفَزَعُ الْاَكْبَرُ وَتَتَلَقّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُۜ هٰذَا يَوْمُكُمُ الَّذ۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ

En büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekler onları, “İşte bu, size vaad edilen (mutlu) gününüzdür” diyerek karşılarlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

O en büyük korku, onları hüzünlendirmez ve melekler, onları karşılarlar da işte derler, size vaadedilen gün, bugün.

Besim Atalay (1965)

En büyük korku, kaygı vermez onlara, «İşte size vait olunan gün budur!» diyerek, onları melekler karşılar

Cemal Külünkoğlu

(Diriliş gününün uyandıracağı) o benzeri olmayan büyük dehşet bile onları kaygılandırmayacak. Çünkü melekler böylelerini: “Size vaadedilen (mutlu) gün işte bugündür!” sözleriyle karşılayacaktır.

Cemil Said (1924)

Bu büyük tefrîk güninde ânlar mahzûn olmayacaklar melekler ânlara: "İşte size mev’ûd olan gün" diyeceklerdir.

Diyanet Vakfı

En büyük dehşet dahi onları tasalandırmaz. Melekler kendilerini şöyle karşılar: İşte bu size vâdedilmiş olan (mutlu) gününüzdür.

Edip Yüksel

O en büyük korku onları üzmez. Kendilerini melekler, "İşte bu, size söz verilen gününüzdür!," diye karşılar.

Elmalılı Hamdi Yazır

O fezeı ekber bunları mahzun etmiyecek ve bunları Melekler şöyle karşılayacaklar: bu işte sizin o gününüz ki va'dolunuyordunuz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

O en büyük korku bunları üzmez; kendilerini melekler: "Size söz verilen gün işte bugündür" diye karşılarlar.

Emrah Demiryent

O en büyük korku (olan diriliş günü) onları üzmez. Melekler, kendilerini, “İşte bu, size (dünyada iken) vadedilmiş olan (mutlu) gününüzdür” diyerek karşılarlar.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ahiretteki) O en büyük korku (dehşetli şaşkınlık, ürküntü ve telaş ortamı bile) onları hüzne sürüklemeyecek ve: "(Gözünüz aydın) İşte bu sizin (en kutlu mutluluk) gününüzdür ki, size va’ad edilmişti" diye melekler onları karşılayıp (sevindireceklerdir).

Erhan Aktaş

O en büyük dehşet, onları kaygılandırmayacak. Ve melekler, “İşte bu, size söz verilen gününüzdür.” diye onları karşılayacaklar.

Eski Anadolu Türkçesi

ķayġulu eylemeye anları ulu ķorķu ilerü geleler anlara firişteler iyideler “uşbudur günüñüz ol kim olduñuz-idi va'de virilürsüz.”

Hasan Basri Çantay

O en büyük korku bunları asla tasaya düşürmez. Bunları melekler karşılayarak: «Bu, size (dünyâda) va'd olunan (mutlu) gününüzdür» (diye cennet kapıları önünde tebrik ederler).

Hayrat Neşriyat

En büyük dehşet (kıyâmet dahi) onları üzmez! Ve onları melekler karşılar: “İşte bu, sizin (dünyada iken) va'd edilmekte olduğunuz gününüzdür!” (derler).

İhsan Aktaş

Onları, (kıyamete mahsus) o büyük korku (panik ve dehşet) bile tasalandırmayacak, melekler de onları, “İşte bu, size vaad edilen (mutlu) gününüzdür” diyerek karşılarlar.

İlyas Yorulmaz

Daha büyük çığlıklar bile onları hüzünlendirmeyecek ve melekler onları karşıladıklarında “İşte size vaat edilen gün, bu gündür” diyecekler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O günün korkunçluğu onları kaygılandırmıyacaktır. Onları melekler karşılıyacaklar: "İşte size söz verilen gün bugündür" diyeceklerdir.

İsmail Hakkı İzmirli

Onları en büyük korku [¹] hüzün ve kedere düşürmeyecektir, melekler onları karşılayarak «— İşte vaat olunduğunuz gün» diyecekler.

İsmail Yakıt

En büyük korku bile onları üzmez. Melekler onları, “İşte bu size vaat edilen gününüzdür” (diyerek) karşılarlar.

Kadri Çelik

En büyük korku bile onları üzmez. Melekler kendilerini, “Size söz verilen gün işte bugündür” diye karşılarlar.

Abdullah Parlıyan

Kıyamet gününün meydana getireceği, o benzeri olmayan büyük korku bile, o mü'minleri kaygılandırmayacak. Çünkü melekler böyle kimseleri: “Size söz verilen mutlu gün, işte bu gündür!” sözleriyle karşılayacaklar.

Kuran Yolu

En büyük dehşet bile onları tasalandırmaz. Melekler onları, “İşte bu size vaad edilmiş olan (mutlu) gününüzdür” diyerek karşılar.

Mahmut Kısa

Kâfirleri dehşete düşüren o büyük korku, onları üzmeyecek ve meleklerşu müjdeyle onları karşılayacaklar: “Size söz verilen mutlu gün, işte bugündür!”

Mahmut Özdemir

Onları En Büyük Ürküntü üzmez. Onları Melekler karşılar. Bu, sizin vaad ediliyor olduğunuz gününüzdür.

Mehmet Çakır

Büyük patlamadan da etkilenmeyeceklerdir, hatta, melekler kendilerini karşılarken " sizlere söz verilen gün geldi artık " diye müjde bile verecekler...

Mehmet Çoban

En büyük korku bile onları tasalandırmaz. Melekler: "İşte bu! Size söz verilen mutlu gününüzdür." diyerek onları karşılar.

Mehmet Okuyan

En büyük dehşet bile onları hüzünlendirmeyecektir. [*] Melekler kendilerini şöyle karşılayacaktır: “İşte bu, size vadedilmiş olan (mutlu) gününüzdür.” [*]

Mehmet Türk

Onları, o en büyük korku (olan kıyamet korkusu) hüzünlendirmediği gibi, melekler de o gün onları:“İşte bu gün size dünyada vâdedilen gününüzdür.” diyerek karşılayacaklardır.

Muhammed Esed

[Kıyamet Günü’nün uyandıracağı] o benzeri olmayan büyük korku bile onları kaygılandırmayacak; çünkü melekler böylelerini “Size söz verilen [mutlu] Gün işte bu Gün’dür!” sözleriyle karşılayacaklar.

Mustafa Çavdar

En dehşetli korkular bile onları kaygılandırmayacak ve melekler onlara: – Size vaat edilen gün, işte bu gündür, diyerek karşılayacaklar. 3/193...195, 4/57, 28/61, 39/73- 74

Ahmet Tekin

O en büyük dehşet, kıyamet dahi, onları tasalandırmaz. Melekler, kendilerini: “İşte bu, size va'dedilmiş olan mutlu gününüzdür.” diyerek karşılarlar.

Mustafa İslamoğlu

Onları, (kıyamete mahsus) o benzeri görülmemiş dehşetli panik dahi tasalandırmayacak;[²⁷⁷⁵] zira melekler kendilerini “Bu, işte size vaad edilen o (mutlu) gündür!” diye karşılayacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onları en büyük korku mahzun etmez ve onları melekler istikbal ederler. (Ve onlara derler ki:) «İşte bu, sizin vaadolunur olduğunuz gününüzdür.»

Orhan Kuntman

(Cennete namzet olan) O kullarımızı, (cehennem ile cennet arasındaki sırat köprüsünden geçerken) en büyük korku, (cehenneme düşme korkusu) bile tasalandırmaz. Melekler onları "Size vaad olunan gün, işte bu gündür!" diyerek karşılarlar.

Osman Fırat

En büyük korku bile onlara hüzün vermez ve melekler onları, "İşte bu, size vaad edilen (mutlu) gününüzdür" diyerek karşılarlar.

Şaban Piriş

O en büyük korku bile onları üzmez. Melekler onları:-Size söz verilen gün, işte bu gündür, diyerek karşılarlar.

Satıraltı Meal (1534)

Ḳayġulandurmaz kendüleri ḳıyāmet ḳopmaġı. Daḫı anları feriştehler ḳar‐şularlar beşāret‐ile. Bu sizüñ ol günüñüzdür ki size va‘de olurdı, dirler.

Suat Yıldırım

O en büyük dehşet (Sûra ikinci üfleyiş) dahi onları tasalandırmaz. Melekler onları: “İşte size vâd olunan gün bugündür! ” diye karşılarlar.

Süleyman Ateş

O en büyük korku, onları asla tasalandırmaz. Melekler onları şöyle karşılar: "İşte bu, size va'dedilen gününüzdür!"

Süleyman Tevfik (1927)

Onları ahvâl-i kıyâmet mahzûn itmez. Cennetin kapusında melâike kendilerini karşılayarak: "İşte size va'd olunan gününüz budur." direr.

Süleymaniye Vakfı

O en büyük korku bile onları üzmeyecek: onları Melekler karşılayarak “İşte size söz verilen gün bugündür” diyeceklerdir.

Ahmet Varol

O en büyük korku onları tasalandırmaz. Melekler onları: "İşte bu, size vaadedilmiş olan gününüzdür" diye karşılarlar.

Ümit Şimşek

Dehşetin en büyüğü(19) de onları tasalandırmaz. Onları melekler karşılar, “İşte size vaad edilen gün” derler.

Yaşar Nuri Öztürk

O en büyük korku onları tasalandırmaz. Melekler onları şöyle karşılarlar: "Bu size o vaat edilen gününüzdür!"

Ali Bulaç

Onları, o en büyük korku hüzne kaptırmaz ve: 'İşte bu sizin gününüzdür, size va'dedilmişti' diye melekler onları karşılayacaklardır.

Ali Fikri Yavuz

O en büyük korku (Sûr'a son üfürülüş anı), bunları mahzun etmiyecek ve kendilerini melekler şöyle (demekle) karşılayacaklar: “- İşte bu, size dünyada vaad olunan (mutlu) gününüzdür!...”

Bahaeddin Sağlam

Kıyametin o korkunç halleri onları hüzünlendirmez. Size vaadedilen gün, işte budur!” diye, melekler onları karşılar.

Bayraktar Bayraklı

En büyük dehşet bile onları tasalandırmaz. Melekler kendilerini, “Size söz verilen gün, işte bugündür” diye karşılarlar.