14. Ayet
قَالُوا يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ
“Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik” dediler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَالُوا يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ
“Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik” dediler.
Yazıklar olsun bize derler, gerçekten de zulmetmiştik biz.
Derler ki: «Eyvah bize! Bizler zalim olmuştuk!»
(Kurtulamayacaklarını anlayınca onlar da:) “Yazıklar olsun bize! Biz gerçekten kendimize zulmetmişiz” dediler.
"Eyvâh biz katl-i peygamber ile zâlim olduk" cevâbını viriyorlar idi.
«Vay başımıza gelenlere! dediler; gerçekten biz zalim insanlarmışız.»
"Vay bize, biz gerçekten zulmedenlermişiz," dediler.
Vay bizlere: bizler cidden zalimler idik dediler
Onlar da: "Vay bizlere! Biz gerçekten zalimler idik" dediler.
(Onlar kurtuluştan ümit keserek,) “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz (ler Allah’a ortak koşmak ve peygamberleri yalanlamakla) zâlimlerden olduk!” dediler.
(Onların bazısı kendi aralarında:) "Yazıklar olsun bize, gerçekten biz zalimlerdenmişiz" diyerek (pişman olmaya başlamışlardı).
“Yazıklar olsun bize! Biz zalimlermişiz.” dediler.
eyittiler “iy 'aźābumuz bayıķ olduķ biz žulm eyleyiciler!”
Dediler: «Ne yazık bize! Biz hakıykaten zaalimler idik».
(Onlar:) “Eyvah başımıza gelenlere! Gerçekten biz zâlim kimselermişiz!” dediler.
(Kaçarak kurtulmaktan ümitlerini kesip azabın ineceğini anlayınca): “Vay başımıza gelenlere! “Gerçekten bizler hep zulüm (ve kötülük) yapardık!"dediler.*
(Azap onları yakaladığında) “Yazıklar olsun bize, gerçekten biz haksızlık yapanlardan olduk” demişlerdi.
Dediler: "Yazık oldu bize. Çünkü biz kıyıcı kimseler olmuştuk."
Onlar halâstan nevmit olunca «— Eyvah bizlere! Biz zalim kimselerdik» dediler.
“Eyvah bize! Biz gerçekten zalimlermişiz” dediler.
“Yazıklar olsun bize!” dediler. “Gerçekten biz, zalimlermişiz!”
ve yalnızca “Yazıklar olsun bize, doğrusu biz yaratılış gayesine aykırı davrananlardan olduk!” derler.
“Vay başımıza gelenlere! Gerçekten biz zalim insanlarmışız!” derler.
Artık kurtulamayacaklarını anlayınca, “Vay başımıza gelenlere; doğrusu biz, gerçekten de zâlim kimselerdik!” diye feryât ediyorlardı.
-“Eyvah bize! Biz, zâlimler olduk” dediler.
" Yandık mahvolduk! Biz de çok acımasızdık hani " gibisine sızlanmalar.
Hesabımıza geldiklerinde: "Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik!" dediler.
(Onlar:) “Ah, eyvah bize! Şüphesiz ki biz zalimlermişiz!” demişlerdi.
Onlar da: “Yazıklar olsun bize! Biz, zâlimlerden olduk.” dediler.
Ve yalnızca: “Vah bize!” diye yanıp yakınırlardı, ¹⁷ “Doğrusu, gerçekten zalim kimselerdik biz!”
– Eyvah bize, dediler. Gerçekten biz yanlışta ısrar eden zalimlerden olduk. 7/5, 23/99...108, 39/58, 42/44, 68/17...33
“Vay başımıza gelenlere! Gerçekten biz inkâr ile isyan ile baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, hakka riayet etmeyen zâlim kimselermişiz.” dediler.
Onlar “Vah bize!” diyecekler; “Şu kesin ki, bizler hep zulümde ısrar ettik!”
Dediler ki: «Vay halimizel Muhakkak ki, biz zalimler olmuş idik.»
"Vay halimize!.. Biz gerçekten zalimler idik!" diyerek günahlarını itiraf ettiler. (Oysa son anda yapılan tevbenin hiçbir yararı yoktu, nitekim)
Eyvah bize, dediler, gerçekten biz zâlimlermişiz!
-Eyvah bize, dediler. Biz haksızlık etmiştik.
Eyitdiler: Ay vay bize, biz ẓālimler iduḳ.
“Eyvah! dediler, gerçekten biz zalim kimselermişiz! (Eyvah! Eyvah! )”
Eyvah bize, dediler, gerçekten biz zalimlermişiz!
('Azâbı görince) Onlar: "Vah bize! Biz zâlimlerden idik" didiler.
“Eyvah, çekeceğimiz var. Çünkü yanlış yaptık” dediler.
"Yazık bize! Gerçekten biz zalimlermişiz" dediler.
“Eyvah!” dediler. “Biz gerçekten kendimize yazık etmişiz.”
Dediler: "Eyvah bize! Biz gerçekten zalimlermişiz."
'Yazıklar bize' dediler. 'Gerçekten biz, zalimmişiz.'
(Onlar kurtuluştan ümid keserek): “- Vay bizlere! Biz gerçekten zalimler idik.” dediler.
Onlar: “Yazıklar olsun bize! Biz zalimlerden olduk” dediler.
“Vay başımıza gelenlere!” dediler. “Gerçekten biz zâlim insanlarmışız.”