Enbiyâ Suresi 2. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

2. Ayet

مَا يَأْت۪يهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنْ رَبِّهِمْ مُحْدَثٍ اِلَّا اسْتَمَعُوهُ وَهُمْ يَلْعَبُونَۙ

2,3. Rab’lerinden kendilerine yeni bir öğüt (bir uyarı) gelmez ki, onlar mutlaka onu alaya alarak, kalpleri de gaflette olarak dinlemesinler. O zulmedenler gizlice şöyle konuştular: “Bu da ancak sizin gibi bir insan. Şimdi siz göz göre göre sihre mi kapılacaksınız?”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Rablerinden, Kur'an'a ait yeni bir ayet geldi mi onu alaya alarak dinlerler, oyun sanırlar.

Besim Atalay (1965)

Tanrıdan yeni bir öğüt gelince, onu ancak gönülleri başka yerde olarak, dinlerler oynayarak

Cemal Külünkoğlu

Rablerinden kendilerine ne zaman yeni bir öğüt (ve ihtar) gelse, onlar bunu alaya alarak dinlerler.

Cemil Said (1924)

Rablerinden kendilerine gelen her nasîhat ile istihzâ idiyorlar.

Diyanet Vakfı

2, 3. Rablerinden kendilerine ne zaman yeni bir ihtar gelse, onlar bunu, hep alaya alarak, kalpleri oyuna, eğlenceye dalarak dinlemişlerdir. O zalimler şöyle fısıldaştılar: Bu (Muhammed), sizin gibi bir beşer olmaktan başka nedir ki! Siz şimdi gözünüz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?

Edip Yüksel

Her ne zaman Rab'lerinden kendilerine yeni bir mesaj (zikr) gelse, onu ciddiye almadan dinlerler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Rablarından kendilerine gelen her yeni ıhtarı mutlak eğlenerek dinliyorlar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Rablerinden kendilerine gelen her yeni hatırlatmayı hep eğlenerek dinliyorlar.

Emrah Demiryent

Onlara her ne zaman Rablerinden yeni bir uyarı/ikaz (içeren bir sûre veya âyet) gelse, onu ancak (alaya alarak ve) eğlenerek dinlerler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Rablerinden kendilerine her yeni bir hatırlatma gelmeyiversin, (onlar maalesef) bunu ancak oyun ve eğlenme konusu yaparak dinlemektedirler.

Erhan Aktaş

Rabblerinden, kendilerine gelen hadise¹ bürünmüş her yeni öğüdü, sadece alay ederek dinlerler.

Eski Anadolu Türkçesi

2-3. gelmez anlara [169b] bir ögüt çalabı’larından yiñi olmış illā işidürler anı şol ḥalde kim oynarlar ya'nį masħaraya dutarlar ġāfil iken göñülleri. gizlediler rāz-ıla söyleşmeġi anlar kim şirk eylediler “iy uşbudur mı illā bir ādemį sizcileyin. ay gelür misiz cādūlıġa sizler bilür iken?”

Hasan Basri Çantay

2,3. Rablerinden kendilerine yeni bir ihtaar gelmeye dursun, onlar bunu ille istihza ederek ve kalbleri oyuna dalarak dinlemişlerdir. Zaalimler gizli fısıltı ile (şöyle) konuşdular: «Bu sizin gibi bir insandan başka mıdır? Kendiniz görüb (ve bilib) dururken şimdi sihre mi geleceksiniz»?

Hayrat Neşriyat

2,3. Rablerinden kendilerine gelen her yeni nasîhati, ancak alaya alarak, onu kalbleri gaflet içinde dinlerler. Ve o zulmedenler, (aralarında) şu fısıldamaları gizli tuttular: “Bu(Muhammed), sâdece sizin gibi bir insan değil midir?(1) Şimdi siz, görüp dururken sihre mi geliyorsunuz?”

İhsan Aktaş

Ne zaman onlara (gaflet içinde olanlara) kendilerini uyarmak ve aydınlatmak için yeni bir zikir (öğüt ve uyarı) gelse, onu sadece bir oyun ve eğlenme tavrı içinde dinlemektedirler.

İlyas Yorulmaz

İnsanlara ne zaman Rablerinden bir sözlü öğüt gelse, ancak öğütleri oynayarak dinlemişlerdir.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Çalaplarından kendilerine yeni bir öğüt gelmez ki onlar bunu eğlenerek dinlemiş olmasınlar.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara, Rablerinden yeni bir muhtıra, âyet gelmez ki onu oyun edinerek ve maskaralığa alarak,

İsmail Yakıt

Her ne zaman onlara Rablerinden yeni bir uyarı/bilgi [zikr] gelse, onu daima alaya alarak dinlerler.

Kadri Çelik

Rablerinden kendilerine yeni bir hatırlatma gelmeyiversin, onlar bunu mutlaka eğlence konusu yaparak dinlemektedirler.

Abdullah Parlıyan

Ne zaman kendilerine bir uyarıcı, hatırlatıcı mesaj gelse, onu ancak alaya alarak, aldırmayarak, oyun yerine koyarak dinliyorlar.

Kuran Yolu

2-3. Ne zaman rablerinden kendilerine yeni bir ihtar gelse, onlar bunu, akılları başka yerde, kendileri oyun ve eğlence içinde iken dinlemişlerdir. O zalimler, “Bu da sizin gibi sadece bir insan değil midir? Şimdi siz göz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?” diye gizlice fısıldaşmaktalar.

Mahmut Kısa

Onlara ne zaman Rablerinden yeni bir öğüt ve uyarı içeren bir sûre veya ayet gelse, onu ancak alaya alarakve eğlenerek dinlerler.

Mahmut Özdemir

Onlara rabb’lerinden ne tür bir yeni hatırlatma gelirse, onu ancak eğlenerek dinlediler.

Mehmet Çakır

Rableri tarafından habire yeni hatırlatmalar geliyor ama, işi gücü bırakıp da bunlara, şöyle bir kulak verelim demiyorlar.

Mehmet Çoban

Ne zaman onlara bir uyarıcı göndermişsek mutlaka alaya aldılar. Uyarılarımızdaki gerçeklere karşı kör, sağır, dilsiz oldular. Başlarına geleceklerden habersiz hayatlarına devam ediyorlar.

Mehmet Okuyan

2,3. Kendilerine, Rablerinden her yeni mesaj geldiğinde, onlar kalpleri eğlencede olduğu hâlde elbette bununla hep alay ederek dinlemişlerdi. [*] O zalimler şu gizli fısıltıyı yapmışlardı: “Bu (Muhammed) sizin gibi bir insandan başka nedir ki! [*]Siz şimdi göz göre göre büyüye mi geliyorsunuz?”

Mehmet Türk

(O gafiller) Rablerinden kendilerine gelen her yeni uyarıyı mutlaka oyun konusu yapıp alaya alarak¹ dinlerler.

Muhammed Esed

Ne zaman Rablerinden kendilerine yeni bir uyarıcı, hatırlatıcı (mesaj) gelse, onu ancak alaya alarak dinliyorlar, ²

Mustafa Çavdar

Ne zaman onlara, Rablerinden yeni bir zikir/öğüt gelse onu ancak alaya alarak dinliyorlar. 10/2, 14/10, 17/45...47, 23/24, 26/5- 6, 36/30- 31, 38/4

Ahmet Tekin

Rablerinden gelen, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur'ân âyetlerinden her yeni ikazı alaya alırlarken kesinlikle ona kulak da kabartıyorlar.

Mustafa İslamoğlu

Rablerinden kendilerine ne zaman yeni bir uyarı[²⁶⁷⁴] gelse, onu da sadece alaya alarak dinliyorlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlara Rablerinden yeni bir ihtar gelmez ki, illâ onu müstehziyâne bir halde dinlerler.

Orhan Kuntman

(İnsanların çoğunun ötedenberi her peygamber geldiğinde, doğru yola davet karşı davranışları aynı olmuş ve) Rablerinden kendilerine yeni bir uyarı gelmeye dursun, peygamberlerini alaya alarak uyarılarını dinlememişlerdir.

Osman Fırat

Kendilerine Rablerinden hatlatan bir mevzu/hadise gelmez ki illa onlar onu eğlenerek dinlerler..

Şaban Piriş

Rab'lerinden gelen her yeni uyarıyı ancak alay ederek dinlerler.

Satıraltı Meal (1534)

Gelmez özlerine bir ögüt ve naṣīḥat Tañrı Ta‘ālādan yiñi tenzīl, illā anıişidürler anlar oynayup masḫaralıġa alup.

Suat Yıldırım

2, 3. Rab'leri tarafından kendilerine gelen her yeni uyarıyı, alaya alıp kalpleri eğlenceye dalarak dinlerler. Hem o zalimler aralarında kulis yapıp, şu fısıltıyı, gizlice yayarlar: “O da sizin gibi bir insandan başka bir şey değil. Şimdi siz göz göre göre sihire mi kapılacaksınız yani? ” [17, 48; 25, 9]

Süleyman Ateş

Kendilerine Rablerinden gelen her yeni ikazı mutlaka eğlenerek dinlerler.

Süleyman Tevfik (1927)

Onlara rableri tarafından yeni bir zikir gelse (sûre nâzil olsa) onı istihzâ ider ve oynayarak dinlerler.

Süleymaniye Vakfı

Onlara Rablerinden[1] yeni bir bilgi gelmeye görsün, hemen onu eğlenerek dinlerler.

Ahmet Varol

Ne zaman kendilerine Rablerinden yeni bir uyarı gelse onu ancak alaya alarak dinlerler.

Ümit Şimşek

Onlara ne zaman Rablerinden yeni bir öğüt gelse, eğlenerek dinlerler.

Yaşar Nuri Öztürk

Rablerinden kendilerine ulaşan, söze bürünmüş her yeni öğüt ve hatırlatmayı ancak eğlenerek dinliyorlar.

Ali Bulaç

Rablerinden kendilerine yeni bir hatırlatma gelmeyiversin, bunu mutlaka oyun konusu yaparak dinliyorlar.

Ali Fikri Yavuz

Rablerinden kendilerine gelen her yeni ihtarı, hep eğlenerek dinliyorlar.

Bahaeddin Sağlam

2, 3. Rableri olan Allah’tan onlara ne zaman yeni bir mesaj gelse onlar mutlaka oynayarak, gönüllerini eğlendirerek o mesajı dinlerler. (Ciddi olarak dinlemezler.) O zalimler, gizlice aldıkları kararlarını açıkladılar(*): “Bu (Muhammed,) ancak sizin gibi bir insandır, göz göre göre büyüye mi katılacaksınız.”

Bayraktar Bayraklı

Rabblerinden kendilerine gelen her yeni öğüdü alaya alarak dinlerler.