Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Kalpleri de oyuna dalmıştır da o zalimler, fısıltıyla konuşarak bu da sizin gibi bir insandan başka bir mahluk mu ki, göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız derler.
Besim Atalay (1965)
Yürekleri bozuk olarak zalimler gizli gizli: «Bu da sizin gibi, ancak bir insan; göz göre büyüye mi tutuldunuz?» demektedirler
Cemal Külünkoğlu
Zulme sapanlar, kalpleri gaflette ve oyalanmada olduğu halde (aralarında) gizlice şöyle fısıldaşırlar: “Bu (Muhammed), sadece sizin gibi bir insan değil mi? Öyleyse, göz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?”
Cemil Said (1924)
Kalblerinin arzularına tâbi’ oluyorlar beynlerinde gizlice "Muhammed bizim gibi bir âdemden başka birşey midir? Ânın sihirlerine iştirâk mi ideceksiniz, sihir oldığını göriyorsunuz" diyorlar.
Diyanet Vakfı
2, 3. Rablerinden kendilerine ne zaman yeni bir ihtar gelse, onlar bunu, hep alaya alarak, kalpleri oyuna, eğlenceye dalarak dinlemişlerdir. O zalimler şöyle fısıldaştılar: Bu (Muhammed), sizin gibi bir beşer olmaktan başka nedir ki! Siz şimdi gözünüz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?
Edip Yüksel
Kalpleri pervasızdır. Zalimler gizlice birbirleriyle görüştüler: "Bu adam sizin gibi bir insan değil mi? Göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız?"
Elmalılı Hamdi Yazır
Kalbleri hep oyunda hem onlar o zalimler şu gizli fısıltıyı sirleştiler: bu sırf sizin gibi, bir beşer artık göre göre sihere mi gidiyorsunuz?
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Kalbleri hep eğlencede (gaflette), hem o zalimler aralarında şu gizli fısıltıyı yaptılar: "Bu, ancak sizin gibi bir insan. Artık göz göre göre sihre mi gidip uyarsınız?"
Emrah Demiryent
(Küfürlerinde inat ettiklerinden ötürü) kalpleri (hakikate karşı) gaflette olan o zâlimler/kâfirler gizlice şöyle dediler: “Bu (Muhammed) sizin gibi bir insandır. Şimdi siz, göz göre göre (söylediği bu) sihre mi (mu‘cize dediği Kur’ân’a mı) kapılacaksınız? (Onu tasdik mi edeceksiniz?)”
Abdullah-Ahmet Akgül
Onların kalpleri (Hakk’tan ve sorumluluktan) ilgisizdir, (gözleri dünyalık) oyalanma ve eğlencededir. Zulmedenler kendi aralarında, gizlice (şöyle) fısıldaşıvermektedirler: "Bu (elçi) benzeriniz olan (sizin gibi) bir beşer değil mi? Öyleyse, göz göre göre (aldanarak) büyüye mi (kapılıp) gideceksiniz?"
Erhan Aktaş
O haksızlık yapanlar, akıllarınca önemsemeyerek ve kendi aralarında fısıldayarak: “Bu, sizin gibi bir beşerden¹ başka bir şey midir? Yoksa siz, göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız?” diyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
2-3. gelmez anlara [169b] bir ögüt çalabı’larından yiñi olmış illā işidürler anı şol ḥalde kim oynarlar ya'nį masħaraya dutarlar ġāfil iken göñülleri. gizlediler rāz-ıla söyleşmeġi anlar kim şirk eylediler “iy uşbudur mı illā bir ādemį sizcileyin. ay gelür misiz cādūlıġa sizler bilür iken?”
Hasan Basri Çantay
2,3. Rablerinden kendilerine yeni bir ihtaar gelmeye dursun, onlar bunu ille istihza ederek ve kalbleri oyuna dalarak dinlemişlerdir. Zaalimler gizli fısıltı ile (şöyle) konuşdular: «Bu sizin gibi bir insandan başka mıdır? Kendiniz görüb (ve bilib) dururken şimdi sihre mi geleceksiniz»?
Hayrat Neşriyat
2,3. Rablerinden kendilerine gelen her yeni nasîhati, ancak alaya alarak, onu kalbleri gaflet içinde dinlerler. Ve o zulmedenler, (aralarında) şu fısıldamaları gizli tuttular: “Bu(Muhammed), sâdece sizin gibi bir insan değil midir?(1) Şimdi siz, görüp dururken sihre mi geliyorsunuz?”
İhsan Aktaş
Kalbleri (akıl, zihin, duygu ve düşüncekeri) de geçici zevklere dalıp gitmiş. Ayrıca, zulmetmiş olanlar, aralarında gizliden gizliye fısıldaşıp “O da (Muhammed) sizin gibi bir beşer, şimdi göz göre göre bir büyüye mi kapılacaksınız?” demektedirler.
İlyas Yorulmaz
Kalpleri, anlamsız şeylerle oyalanmakta ve zulmedenler kendi aralarında yaptıkları gizli toplantılarda “Bu da yalnızca sizin gibi bir insan, gözlerinizle gördüğünüz halde, onun yaptığı sihire mi gideceksiniz / kabul edeceksiniz?”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Akılları hep oyundadır. Kıyıcılar aralarında gizlice sözleşerek derler: "Bu da sizin gibi bir Ademoğlundan başka nedir ki? Öyleyse göz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?"
İsmail Hakkı İzmirli
Kalpleri başka bir şeyle meşgul olarak dinlemesinler. Zalimler aralarında gizli konuşarak «— Bu, sizin gibi insan değil midir? Siz göz göre göre büyüye aldanıp nasıl kabul ediyorsunuz» dediler.
İsmail Yakıt
Kalpleri hep eğlencededir. O zulmedenler gizlice konuşuyorlar, “Bu sizin gibi bir beşer/insan değil mi? Şimdi siz göz göre göre sihire mi kapılıyorsunuz?” (dediler).¹
Kadri Çelik
Kalpleri (ilahi hatırlatmayı, sadece dünyayla) oyalanırken (dinlemektedirler). Zulme sapanlar, gizlice fısıldaştılar (da şöyle dediler): “Bu sizin benzeriniz olan bir beşer değil mi? Öyleyken, siz şimdi gözünüz göre göre büyüye mi yönelirsiniz?”
Abdullah Parlıyan
Kalpleri geçici hoşnutluklar peşinde, yaratılış maksadına aykırı davrananlar, birbirleriyle gizlice konuştukları şu düşünceyi saklıyorlar: “Bu peygamber, ancak sizin gibi bir insan değil mi? O halde siz, göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız?”
Kuran Yolu
2-3. Ne zaman rablerinden kendilerine yeni bir ihtar gelse, onlar bunu, akılları başka yerde, kendileri oyun ve eğlence içinde iken dinlemişlerdir. O zalimler, “Bu da sizin gibi sadece bir insan değil midir? Şimdi siz göz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?” diye gizlice fısıldaşmaktalar.
Mahmut Kısa
Çünkü para, makam ve şöhret gibi dünyalıkların hırsıyla yanıp tutuşan ve bencillik, kibir, inat ve haset duygularıyla dolup taşan kalpleri, hiçbir ahlâkî sınır tanımaya yanaşmadığı için tamamen zevk ve eğlenceye dalmıştır.İşte bu yüzdendir ki, hakîkati kabullenmeye bir türlü yanaşmayan bu zâlimler, Kur’an’ın kitlelerce benimsenmesini engellemek için, kendi aralarında gizlice fısıldaşarak dediler ki: “Okuduğu o büyüleyici sözlerle vicdanları sarsıp tüm benliğinizi derinden etkileyen bu adam, sizin gibi ölümlü bir insandan başka nedir ki? Şimdi siz, onun sözlerini dinleyip de, göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız? Bize göre bu Kur’an, mutlaka büyü ürünü bir sözdür. Yoksa okuma yazma bile bilmeyen bir insanın böyle harikulade sözler söylemesi başka türlü izah edilemez.”
Mahmut Özdemir
Kalbleri kaymış olarak! Gizli Fısıldaşma’yı da zulmetmiş olanlar gizli-saklı yaptılar: “Bu sadece sizin gibi bir beşer midir?”. “Göz göre göre Sihr’e mi geliyorsunuz?”.
Mehmet Çakır
Bir taraftan eğleniyorlar, bir taraftan da zalim yandaşlarına açılıyorlar: " Yahu bu da sizin gibi bir insan değil mi ? Şimdi siz, göz göre göre büyülenmeye mi gidiyorsunuz ? " diyorlar.
Mehmet Çoban
Onlar gerçekleri inkâr ettiler. Yalanlarına sarılıp kendi kendilerine zulmettiler. Sonra aralarında toplanıp şöyle dediler: "Allah’ın elçisi olduğunu iddia eden kişi de ancak sizin gibi bir insan! Şimdi siz göz göre göre onun söylediği büyüleyici sözlere mi inanacaksınız?"
Mehmet Okuyan
2,3. Kendilerine, Rablerinden her yeni mesaj geldiğinde, onlar kalpleri eğlencede olduğu hâlde elbette bununla hep alay ederek dinlemişlerdi. [*] O zalimler şu gizli fısıltıyı yapmışlardı: “Bu (Muhammed) sizin gibi bir insandan başka nedir ki! [*]Siz şimdi göz göre göre büyüye mi geliyorsunuz?”
Mehmet Türk
Onların kalpleri oyun ve eğlencededir. O zâlimler: “Bu (Muhammed de) sizin gibi bir insan değil mi? Öyleyse siz, göz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?” diye aralarında gizli gizli¹ konuştular.
Muhammed Esed
kalpleri geçici hoşnutluklar peşinde; bununla birlikte, zulme [böylece] niyetli olanlar [birbirlerine şunu söylerken] gerçek düşüncelerini saklıyorlar: ³ “[Peygamber olduğunu söyleyen] bu kişi sizin gibi ölümlü biri değil mi? Peki öyleyse, böyle göz göre göre büyü ürünü bir söze mi kapılacaksınız?” ⁴
Mustafa Çavdar
“Bu sizin gibi bir beşer değil mi, şimdi siz göz göre göre onun sihrine mi kapılacaksınız?” Diyerek kendi aralarında gizli gizli fısıldaşıyorlar. 11/27, 14/10- 11, 17/94, 23/33- 34, 41/6
Ahmet Tekin
Akılları, gönülleri, Kur'ân üzerinde düşünmekten, anlamaktan uzak, eğlencede. Baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faliyetleri engelleyenler, İslâm aleyhinde propagandaya devam eden zâlimler, haksız tepki duyanlar, hakkı tanımayanlar gerçek düşüncelerini saklayarak kulaktan kulağa fısıltı yayıyorlar: “ Bu Muhammed, sizin gibi bir insan olmaktan öte biri midir? Göz göre göre aklınızı etki altına alan büyüleyici bir söze mi kapılıyorsunuz?”
Mustafa İslamoğlu
Onların aklı fikri oyunda oynaştadır; üstelik bilinci altüst olan bu kimseler[²⁶⁷⁵] el altından şöyle fiskos yapıyorlar:[²⁶⁷⁶] “Bu da sizin gibi ölümlü bir insan değil mi? Şu halde siz, göz göre göre büyüye kapılıp gidecek misiniz?”[²⁶⁷⁷]
Ömer Nasuhi Bilmen
Kalpleri gaflet içinde olarak (dinlemiş olurlar) ve zulmetmiş olanlar, pek gizlice fısıltıda bulunurlar da (derler ki) «Bu, sizin gibi bir beşerden başka değil, artık siz görür kimseler olduğunuz halde sihre mi geleceksiniz?»
Orhan Kuntman
(Son Peygamberin kavmi, müşriklerin de) Kalpleri gaflet içerisinde!. O zalimler aralarında gizlice fısıldaştılar ve "Şu (Muhammed) sizin gibi bir beşerden başka bir şey değil! (O da sizin gibi yiyip içiyor, sizden bizden farkı yok. Söylediği sözler ancak bir sihir -büyü- olur o halde) Siz göre göre, büyüye mi aldanacaksınız?" dediler.
Osman Fırat
Kalbleri eğlencededir. O zulmedenler, aralarında şu konuşmayı gizlediler: "Bu (Muhammed) de sizin gibi bir beşer değil mi? Şimdi siz, göre göre büyüye mi kapılacaksınız?"
Şaban Piriş
Zalimler kalpleri gaflet içerisinde gizlice fısıldaşıyorlar:-Bu, (Muhammed) sizin gibi bir insandan başka bir şey mi? Göz göre göre büyülenecek misiniz?
Satıraltı Meal (1534)
Anlaruñ yürekleri Ḥaḳdan ġāfildür, gizlü söyleşürler kāfirler ki: Budaḫı sizüñ gibi ādem oġlanı, dirler. Cāẕūluġa uyar mısız siz görürken? dir‐ler.
Suat Yıldırım
2, 3. Rab'leri tarafından kendilerine gelen her yeni uyarıyı, alaya alıp kalpleri eğlenceye dalarak dinlerler. Hem o zalimler aralarında kulis yapıp, şu fısıltıyı, gizlice yayarlar: “O da sizin gibi bir insandan başka bir şey değil. Şimdi siz göz göre göre sihire mi kapılacaksınız yani? ” [17, 48; 25, 9]
Süleyman Ateş
Kalbleri eğlencededir. O zulmedenler, aralarında şu konuşmayı gizlediler: "Bu (Muhammed) de sizin gibi bir insan değil mi? Şimdi siz, göre göre büyüye mi kapılacaksınız?"
Süleyman Tevfik (1927)
Kalbleri gâfil ve teemmülden 'ârî oldığı halde nefislerine zulüm idenler (kâfirler) aralarında gizli meşveretle birbirlerine: "Bu Muhammed sizin gibi bir insân değil midir? Göz göre göre onun sihrine nasıl aldanıyorsunuz?" dirler.
Süleymaniye Vakfı
Eğlenmeyi içten içe yaparlar. Yanlışa dalan bu kimseler aralarında gizlice fısıldaşarak derler ki “Bu da sizin gibi bir insandan başka nedir ki? Göz göre göre sihire mi[*] geliyorsunuz?”
Ahmet Varol
Kalpleri de eğlencededir. Zulmedenler: "Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey midir? Şimdi siz gözünüz göre göre sihre mi gideceksiniz?" diye aralarında gizlice konuşurlar.
Ümit Şimşek
Kalpleri hep oyundadır. O zalimler gizlice fısıldaşarak dediler ki: “Bu da sizin gibi bir beşer değil mi? Göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız?”
Yaşar Nuri Öztürk
Kalpleri hep oyun ve oyalanmada. O zulüm sergileyenler, şu yolda bir fısıldaşmayı iyice koyulaştırdılar: "Bu adam, sizin gibi bir insandan başkası değil. Gözünüz baka baka büyüye mi gidiyorsunuz!"
Ali Bulaç
Onların kalpleri tutkuyla oyalanmadadır. Zulmedenler, gizlice fısıldaştılar: 'Bu benzeriniz olan bir beşer değil mi? Öyleyse, göz göre göre büyüye mi geleceksiniz?'
Ali Fikri Yavuz
Kalbleri daima eğlencede (gaflette), hem o zalimler aralarında şu gizli fısıltıyı yaptılar: “- Bu, ancak sizin gibi bir insan. Artık göz göre sihre mi gidiyorsunuz? (Sihir ve yalanı mı tasdik ediyorsunuz, sizin gibi bir insan hiç peygamber olur mu?)
Bahaeddin Sağlam
2, 3. Rableri olan Allah’tan onlara ne zaman yeni bir mesaj gelse onlar mutlaka oynayarak, gönüllerini eğlendirerek o mesajı dinlerler. (Ciddi olarak dinlemezler.) O zalimler, gizlice aldıkları kararlarını açıkladılar(*): “Bu (Muhammed,) ancak sizin gibi bir insandır, göz göre göre büyüye mi katılacaksınız.”
Bayraktar Bayraklı
Kalpleri başka şeylerle oyalanarak haksızlık edenler, aralarında fısıldaşarak, “Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Siz göre göre büyüyü mü kabul edip inanacaksınız?” derler.