Enbiyâ Suresi 52. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

52. Ayet

اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَا هٰذِهِ التَّمَاث۪يلُ الَّت۪ٓي اَنْتُمْ لَهَا عَاكِفُونَ

Hani o, babasına ve kavmine, “Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?” demişti.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Hani atasına ve kavmine, nedir bu tapıp durduğunuz heykeller demişti.

Besim Atalay (1965)

Hani İbrahim, babasiyle ulusuna demişti ki: «Tapmakta olduğunuz putlar nedir?»

Cemal Külünkoğlu

Hani o, babasına ve kavmine: “Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?” demişti.

Cemil Said (1924)

52, 53. Pederine ve kavmine "Bu kadar tehâlükle tapdığınız bu putlar ne dimekdir." didiği vakit: "Pederlerimizin bunlara tapdığını gördük" dirler.

Diyanet Vakfı

O, babasına ve kavmine: Şu karşısına geçip tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor? demişti.

Edip Yüksel

Babasına ve halkına, "Kendinizi adadığınız bu heykeller de neyin nesidir," dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt ki babasına ve kavmine ne bu başına toplanıb durduğunuz temasîl dedi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

O zaman o, babasına ve kavmine: "Bu tapınıp durduğunuz heykeller nedir?" demişti.

Emrah Demiryent

Hani, (İbrâhîm, aleyhlerine delil getirmek ve bu yolla tebliğ yapmak için,) babasına ve kavmine, “Şu kendilerine tapınmakta olduğunuz heykeller nedir?” demişti.

Abdullah-Ahmet Akgül

(İbrahim) Hani babasına ve kavmine demişti ki: "Sizin, karşılarında bel büküp eğilmekte olduğunuz bu temsili heykeller nedir? (Kendi elinizle yontup yaptığınız cansız ve akılsız putlara tapınmak ne büyük cehalettir!)"

Erhan Aktaş

Hani o, babasına ve halkına: “Kendinizi ibadetlerine adadığınız bu heykeller nedir? Dedi.

Eski Anadolu Türkçesi

ol vaķt kim eyitti atasına daħı ķavmına “nedür uşbu butlar kim siz aña muķım olıcısız” ya'nį ŧapmaġına?

Hasan Basri Çantay

O zaman o, babasına ve kavmine: «Sizin tapmakda olduğunuz bu heykeller nedir?» demişdi.

Hayrat Neşriyat

Hani babasına ve kavmine: “Sizin şu kendilerine tapınıcı olduğunuz heykeller de nedir?” demişti.

İhsan Aktaş

Hani o bir vakit babasına (Azer’e) ve halkına, «nedir bu üzerine kapanıp durduğunuz heykeller?» demişti.*

İlyas Yorulmaz

Babası ve kavmine “Samimi ve içinizden gelerek kulluk ettiğiniz bu heykeller de neyin nesi?” demişti.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O gün İbrahim babasına, ulusuna şöyle demişti: "Tapınıp durduğunuz bu putlar nedir böyle?"

İsmail Hakkı İzmirli

Hani o, babasına, kavmine «— Üzerlerine kapandığınız heykeller nedir?» demişti.

İsmail Yakıt

O babasına ve kavmine demişti ki: “Sizin şu karşısında durup taptığınız [âkifûn] heykeller nedir?”

Kadri Çelik

Hani babasına ve kavmine demişti ki: “Şu başına toplanıp durduğunuz heykeller de nedir?”

Abdullah Parlıyan

Hani O bir vakit, babasına ve toplumuna: “Şu karşısına geçip tapınmakta olduğunuz bunca heykeller nedir?” demişti.

Kuran Yolu

O, babasına ve kavmine, “Şu kendilerine tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor?” diye sormuştu.

Mahmut Kısa

Hani o, babasına ve kavmine seslenerek, “Nedir bu tapıp durduğunuz heykeller?” demişti.

Mahmut Özdemir

Hani, babasına ve kavmine: -“Nedir bu başına toplanıp durduğunuz Heykeller?” dedi.

Mehmet Çakır

İbrahim bir gün babasına ve halkına: " Habire taşınıp durduğunuz bu heykeller de neyin nesi? "

Mehmet Çoban

Hani o babasına ve kavmine: "Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?" demişti.

Mehmet Okuyan

Hani o, babasına ve kavmine “Şu tapmakta olduğunuz heykeller de ne oluyor?” diye sormuştu.

Mehmet Türk

(İbrahim) babasına ve toplumuna: “Şu sizin, tapınıp durduğunuz heykeller de neyin nesi?” deyince…

Muhammed Esed

babasına ve halkına [şöyle]: “Kendinizi bu kadar yürekten adadığınız bu biçimsel nesneler nedir?” dediği zaman,

Mustafa Çavdar

O, babasına ve toplumuna demişti ki: – Önünde saygıyla durduğunuz bu heykeller de neyin nesi? 26/69...103

Ahmet Tekin

Hani İbrâhim babasına ve kavmine: “Şu tapınıp durduğunuz heykeller nedir?” demişti.

Mustafa İslamoğlu

Hani o babasına ve kendi toplumuna “Sizin (tapınmak için) başına üşüştüğünüz bu heykeller de neyin nesi?” dediği zaman,

Ömer Nasuhi Bilmen

O vakit ki, babasına ve kavmine dedi ki: «Nedir bu timsaller ki, siz onlara (tapınmaya) devam edip duruyorsunuz?»

Orhan Kuntman

O bir vakit babasına ve kavmine: "Şu tapınıp durduğunuz heykeller de nedir?" diyerek çıkıştı;

Osman Fırat

Hani o, babasına ve kavmine, "Ne bu (ibadet için) bağlanıp kaldığınız heykeller?" demişti.

Şaban Piriş

Babasına ve kavmine:-Kendilerine bağlandığınız bu heykeller nedir? demişti.

Satıraltı Meal (1534)

Ol vaḳt ki eyitdi anası‐y‐la ḳavmine: Bu cānsuz ma‘būd‐ lar nedür kim sizanlara ‘ibādet eylersiz? didi.

Suat Yıldırım

O vakit babasına ve halkına: “Nedir bu karşısında durup taptığınız heykeller? ” dedi.

Süleyman Ateş

Babasına ve kavmine demişti ki: "Sizin şu karşısında durup taptığınız heykeller nedir?"

Süleyman Tevfik (1927)

İbrâhîm babasına ve kavmine: "Onlara 'ibâdet iylemekde devâm iylediğiniz bu tasvîrler nedir?" didi.

Süleymaniye Vakfı

Bir gün babasına ve halkına şöyle demişti: “Sizin şu karşılarında saygıyla durduğunuz heykeller nedir?”

Ahmet Varol

O babasına ve kavmine: "Sizin kendilerine tapınmakta olduğunuz şu heykeller de nedir?" demişti.

Ümit Şimşek

O vakit İbrahim babası ile kavmine, “Nedir bu tapıp durduğunuz suretler?” diye sormuştu.

Yaşar Nuri Öztürk

Babasına ve toplumuna şöyle demişti: "Şu başına toplanıp durduğunuz heykeller de ne?"

Ali Bulaç

Hani babasına ve kavmine demişti ki: 'Sizin, önlerinde bel büküp eğilmekte olduğunuz bu temsili heykeller nedir?

Ali Fikri Yavuz

O zaman, babasına ve kavmine şöyle demişti: “- Sizin tapmakta olduğunuz heykeller nedir?”

Bahaeddin Sağlam

Hani, babasına ve toplumuna: “Başlarında durduğunuz bu heykeller nedir?” dedi.

Bayraktar Bayraklı

İbrâhim, babasına ve toplumuna, “Şu karşısına geçip tapmakta olduğumuz heykeller de ne oluyor?” demişti.[328]