Enbiyâ Suresi 58. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

58. Ayet

فَجَعَلَهُمْ جُذَاذًا اِلَّا كَب۪يرًا لَهُمْ لَعَلَّهُمْ اِلَيْهِ يَرْجِعُونَ

Derken (İbrahim) belki kendisine başvururlar diye içlerinden bir büyüğü bırakarak onları (putları) paramparça etti.[365]

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Onları paramparça etti, yalnız, ona baş vursunlar diye büyüklerini bıraktı.

Besim Atalay (1965)

Ona sorsunlar diye, bir büyüğün bırakıp gerisini hep kırdı

Cemal Külünkoğlu

Arkasından o putları kırıp paramparça etti, fakat bilgisine başvursunlar diye en büyük putu sağlam bıraktı.

Cemil Said (1924)

Ve ne kadar put var ise parçaladı. Yalnız kabahati âna yüklesünler diyu en büyügini bırakdı.

Diyanet Vakfı

Sonunda İbrahim onları paramparça etti. Yalnız onların büyüğünü bıraktı; belki ona müracaat ederler diye.

Edip Yüksel

Hepsini param parça etti; ancak belki ona danışırlar diye en büyüklerine dokunmadı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken onları parça parça etti, ancak bir büyüklerini bıraktı ki belki ona müracaat ederler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Derken o, bunları parça parça etti. Yalnız kendisine başvursunlar diye onların büyüğünü sağlam bıraktı.

Emrah Demiryent

Nihâyet (İbrâhîm), belki kendisine başvururlar diye, (kavmini bu hususta kendisine yönlendirmek ve cehaletlerini kendilerine göstermek için, yapıca) en büyükleri hariç olmak üzere, onları (bütün putları, balta ile) paramparça etti (ve baltayı, sağlam bıraktığı, diğerlerinden yapıca daha büyük olan putun, boynuna astı).

Abdullah-Ahmet Akgül

Ardından o (Hz. İbrahim), sadece büyükleri hariç olmak üzere onları (bütün putlarını balyozla) paramparça etti; (kendisine yönlendirmek ve cehaletlerini göstermek üzere) belki müracaat edip ona başvururlar diye (büyüklerine ilişmedi).

Erhan Aktaş

Sonra da kendisine sorsunlar diye, büyük olanı hariç diğerlerini parça parça etti.

Eski Anadolu Türkçesi

pes eyledi anları ibrāhįm pāre pāre illā ulusın anlaruñ ola kim ol ķavm ol butdın yaña döneler.

Hasan Basri Çantay

Derken o, bunları parça parça etdi. Yalınız onların büyüğünü bırakdı, belki ona müracaat ederler diye.

Hayrat Neşriyat

Nihâyet (İbrâhîm) onları (o putları) paramparça etti; ancak onların büyüğünü(bıraktı) ki, belki ona mürâcaat ederler!

İhsan Aktaş

(Halkı oradan ayrıldıktan sonra) onların bütün putlarını paramparça etti, yalnız, (halk, belki de olup biten olay hakkında) kendisine dönüp müracaat etsinler diye onların (putların) büyüklerine dokunmadı.*

İlyas Yorulmaz

Putların hepsini paramparça etti, yalnızca onların en büyüğünü bıraktı. putlara tapanlar döndüklerinde İbrahîm’i bulsunlar diye,

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunun üzerine İbrahim putları parça parça etti. Yalnız büyüğünü bıraktı, ona başvursunlar diye.

İsmail Hakkı İzmirli

Bunun üzerine İbrahim putları parça parça etti. Yalnız büyüklerini, kendisine müracaat etsinler diye bıraktı.

İsmail Yakıt

Nihayet İbrahim, belki kendisine başvururlar diye büyüğü hariç, diğerlerini paramparça etti.

Kadri Çelik

Derken o, bunları parça parça etti. Yalnız kendisine müracaat ederler diye onların büyüğünü sağlam bıraktı.

Abdullah Parlıyan

O, putların hepsini paramparça etti, yalnız kendisine başvursunlar diye, en büyük putu bıraktı.

Kuran Yolu

(Onlar gidince) İbrâhim putları paramparça etti, belki ona başvururlar diye büyük putu bıraktı.

Mahmut Kısa

Böylece İbrahim, hiç kimsenin olmadığı bir saatte gizlice puthaneye girerek, eline geçirdiği bir baltayla bütün putları paramparça etti fakat en büyük puta hiç dokunmadı ki, olup bitenler hakkında bilgi edinmek üzere, o putun tanıklığına başvursunlar, böylece, onun konuşamadığı, göremediği gerçeğini idrâk ederek, putlara tapmaktan vazgeçsinler.

Mahmut Özdemir

Derken ona müracaat etmeleri için büyük bir tanesi dışında onları kırarak parça parça yaptı.

Mehmet Çakır

dedi, ardından da bütün heykelleri parçaladı, cemaati düşündürmek için büyüğünü bıraktı.

Mehmet Çoban

İbrahim heykelleri kırdı. Sadece birine dokunmadı. Ne oldu diye kırılmayan heykele sorsunlar istedi.

Mehmet Okuyan

(İbrahim), sonunda belki ona dönerler (sorarlar) diye büyükleri hariç onları (putları) paramparça etmişti.

Mehmet Türk

(İbrahim hemen) putların tamamını paramparça etti ve hesabını (ondan) sormaları için de o putların en büyüğünü alıkoydu.

Muhammed Esed

Ve en büyükleri dışında [putların] hepsini paramparça etti; belki dönüp (bu olup biten için) ona başvururlar diye. ⁶⁰

Mustafa Çavdar

Onlar şehirden ayrılınca İbrahim hepsini kırıp parçaladı, ancak kendisine müracaat etsinler diye büyük saydıkları puta dokunmadı. 21/18

Ahmet Tekin

Sonunda İbrâhim onların büyük putlarının dışında, bütün putlarını paramparça etti. Büyük puta başvururlar diye düşündü.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet, onların tümünü paramparça etti; dönüp de kendisine başvurabilsinler diye (!)[²⁷³⁶] onların en iri-yarı olanına dokunmadı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık onları parça parça etti. Ancak onların bir büyüğünü değil, belki kendisine müracaat ederler diye.

Orhan Kuntman

Hepsini paramparça edip, içlerinden en büyüğünü, (ona baş vursunlar diye) sağlam bıraktı.

Osman Fırat

Ve en büyükleri dışında (putların) hepsini paramparça etti; belki dönüp (bu olup biten için) ona başvururlar diye.

Şaban Piriş

Sonunda İbrahim hepsini paramparça edip, içlerinden büyüğünü ona başvursunlar diye sağlam bıraktı.

Satıraltı Meal (1534)

Pes ol putları pāre pāre eyledi, illā putlaruñ ulusın ṣındurmadı. Ola kimözine döneler.

Suat Yıldırım

Onların bütün putlarını paramparça etti, yalnız, halk, belki de olup biten olay hakkında kendisine sorarlar düşüncesiyle, onların büyüklerine dokunmadı.

Süleyman Ateş

Nihayet (İbrahim) onları parça parça etti, yalnız onların büyüğünü bıraktı; belki ona müracaat ederler diye(!)

Süleyman Tevfik (1927)

Onları parça parça idüb yalnız büyüklerini sağlam bırakdı tâ ki 'avdetlerinde ona rücû' ideler.

Süleymaniye Vakfı

Sonra onları param parça etti. Belki başvururlar diye büyük olanına dokunmadı.

Ahmet Varol

Böylece belki ona başvururlar diye büyükleri dışında putları paramparça etti.

Ümit Şimşek

Sonra onları parça parça etti; yalnız, gelip sorsunlar diye büyüklerine dokunmadı.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonunda onları parça parça etti. Yalnız en büyüklerini bıraktı ki, dönüp ona başvurabilsinler.

Ali Bulaç

Böylece o, yalnızca büyükleri hariç olmak üzere onları paramparça etti; belki ona başvururlar diye.

Ali Fikri Yavuz

Nihayet o putları paramparça etti, yalnız bunların büyüğünü bıraktı ki, belki ona müracaat ederler (de hadiseyi sorarlar).

Bahaeddin Sağlam

Gitti, hepsini parça parça etti. Fakat onların büyüğünü bıraktı ki, ona dönsünler.

Bayraktar Bayraklı

Onlar gidince hepsini paramparça edip içlerinden büyüğünü, ona başvursunlar diye sağlam bıraktı.