Enbiyâ Suresi 61. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

61. Ayet

قَالُوا فَأْتُوا بِه۪ عَلٰٓى اَعْيُنِ النَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَشْهَدُونَ

(Bir kısmı da) “O hâlde haydi, onu insanların gözü önüne getirin. Belki (bu konuda) şahitlik ederler” dediler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Öyleyse dediler, onu halkın gözü önüne getirin de söylediği söze tanıklıkta bulunsunlar.

Besim Atalay (1965)

«Getirin herkesin gözü önüne, ona tanık olalım» dediler

Cemal Külünkoğlu

“Haydi, getirin onu halkın huzuruna ki çekeceği cezaya onlar da şahit olsun” dediler.

Cemil Said (1924)

Diğerleri de "Ânı herkesin huzûrına getürelim, göreceği ’azâba şâhid olsunlar" didiler.

Diyanet Vakfı

O halde, dediler, onu hemen insanların gözü önüne getirin. Belki şahitlik ederler.

Edip Yüksel

"Onu kamunun huzuruna çıkarın ki tanık olsunlar," dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haydin dediler: getirin onu nâsın gözleri önüne belki şehadet ederler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"O halde onu insanların gözleri önüne getirin, olur ki (aleyhinde) şahidlik ederler" dediler.

Emrah Demiryent

(İçlerinden bir kısmı da,) “O hâlde onu insanların gözleri önüne getirin, olur ki (aleyhinde) şahitlik ederler” dediler.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Hiddetlenip) Dediler ki: "Öyleyse, onu (İbrahim’i tutup) insanların gözü önüne getirin ki, ona (nasıl bir ceza vereceğimize) şahit olup görsünler."

Erhan Aktaş

“O halde onu insanların huzuruna getirin. Belki tanıklık eden çıkar” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

eyittiler “pes getürüñ anı ādemįler gözleri ķatında ola kim ŧanuķlıķ vireler.”

Hasan Basri Çantay

Dediler: «O halde onu insanların gözleri önüne getirin. Olur ki onlar da (aleyhinde) şâhidlik ederler».

Hayrat Neşriyat

“Öyle ise onu insanların gözü önüne getirin; belki (onun yaptığına) şâhidlik ederler” dediler.

İhsan Aktaş

Öyleyse dediler, onu halkın gözü önüne getirin de (söylediği söze) tanıklıkta bulunsunlar.

İlyas Yorulmaz

“İbrahim’i insanların karşısına getirin, belki İbrahim’in putları kırdığına dair şahitlik eden birisi bulunur.” dediler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Dediler: "Getirin onu herkesin gözü önüne de onlar da tanıklık etsinler."

İsmail Hakkı İzmirli

Nemrûdi/ler «— Onu nâs/ın gözü önüne getirin ki hakkında bildiklerine şehadet etsinler» dediler.

İsmail Yakıt

Bir kısmı da dedi ki: “Onu insanların gözü önüne getirin ki (cezaya) tanık olsunlar.”

Kadri Çelik

Dediler ki: “Öyleyse, onu insanların gözü önüne getirin. Belki şahitlik ederler.”

Abdullah Parlıyan

“O'nu insanların gözü önüne getirin, mahkemesi ve cezalandırılması halk önünde olsun da, belki ona şahit olunca, ondan ibret alırlar.”

Kuran Yolu

60-61. Bazıları, “İbrâhim denen bir gencin bunları diline doladığını işitmiştik” deyince, “O halde, onu hemen insanların önüne getirin, belki birileri şahitlik eder” dediler.

Mahmut Kısa

“Öyleyse, onu derhal yakalayıp insanlarla yüzleştirin ki, bu sözleri söylediğine şâhitlik etsinler!” dediler. Böylece, İbrahim’i tutup getirdiler ve:

Mahmut Özdemir

-“Onu, tanıklık etmeleri için İnsanlar’ın göz-önüne getirin!” dediler.

Mehmet Çakır

Diğeri: " Getirin onu. Herkes görsün, belki tanıyanlar olur! "

Mehmet Çoban

Diğerleri: "O halde haydi onu insanların önüne getirin! Belki insanlar İbrahim aleyhine şahitlik eder!" dediler.

Mehmet Okuyan

“Onu hemen insanların gözü önüne getirin! Belki şahitlik ederler.” demişlerdi.

Mehmet Türk

(İçlerinden bir kısmı da) “Öyleyse, onu insanların gözünün önüne getirin de belki onun (bu putları kırdığını) bir gören bulunur.” dediler.

Muhammed Esed

[Berikiler:] “Onu insanların karşısına çıkarın, [aleyhine] tanıklık etsinler!” dediler.

Mustafa Çavdar

– Öyleyse onu halkın huzuruna çıkaralım belki birileri onun yaptığına şahitlik eder, dediler. 1/63

Ahmet Tekin

“O halde onu halkın gözü önüne çıkarın. Olur ki, onu teşhis ederler.” dediler.

Mustafa İslamoğlu

(Diğerleri) dediler ki: “Onu insanların önüne çıkarın; belki görgü şahitliği yapacak birileri çıkar!”

Ömer Nasuhi Bilmen

«Haydin dediler. O'nu nâsın gözleri önüne getiriniz; umulur ki onlar şehâdette bulunurlar.»

Orhan Kuntman

"O halde onu halkın huzuruna çıkaralım da, o zaman umulur ki, onun aleyhinde şahitlik edecek kimseler ortaya çıkar" dediler (ve herkesi toplayıp ona)

Osman Fırat

Dediler ki: Onu(İbrahimi) halkın gözünün önüne getirin belki (onun yaptığına) şahitlik ederler..

Şaban Piriş

-Şahitlik etmeleri için onu halkın gözü önüne getirin, dediler.

Satıraltı Meal (1534)

Eyitdiler: Getürüñüz anı ḫalḳuñ gözi ḳarşusına ola kim aña ṭanuḳ ola.

Suat Yıldırım

“Haydin, dediler, getirin onu halkın huzuruna ki çekeceği cezaya onlar da şahit olsunlar. ”

Süleyman Ateş

Onu insanların gözü önüne getirin de (nasıl cezalandırılacağına) tanık olsunlar dediler.

Süleyman Tevfik (1927)

"Onı (İbrâhîm'i) herkesin önüne getiriniz, bilenler şehâdet itsünler" didiler.

Süleymaniye Vakfı

Diğerleri: “Getirin onu halkın önüne; belki bir gören olmuştur” diye karşılık verdi.

Ahmet Varol

Dediler ki: "Öyleyse onu insanların gözlerinin önüne getirin. Olur ki onlar da şahit olurlar!"

Ümit Şimşek

“Öyleyse onu halkın önüne çıkarın da başına geleceklere herkes şahit olsun” dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Halkın gözleri önüne getirin onu ki, açıkça görebilsinler."

Ali Bulaç

Dediler ki: 'Öyleyse, onu insanların gözü önüne getirin ki ona (nasıl bir ceza vereceğimize) şahid olsunlar.'

Ali Fikri Yavuz

(Nemrud ve kavminin ileri gelenleri şöyle) dediler: “- Öyle ise, onu insanların gözleri önüne getirin, belki (yaptığı işe) şahidlik ederler.”

Bahaeddin Sağlam

“İnsanların gözü önünde onu getirin ki, ona şahit olup ibret alsınlar” dediler.

Bayraktar Bayraklı

“O halde, onu hemen insanların gözü önüne getirin, belki şâhitlik ederler” dediler.