70. Ayet
وَاَرَادُوا بِه۪ كَيْدًا فَجَعَلْنَاهُمُ الْاَخْسَر۪ينَۚ
Ona böyle bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz onları en çok zarar edenler durumuna düşürdük.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاَرَادُوا بِه۪ كَيْدًا فَجَعَلْنَاهُمُ الْاَخْسَر۪ينَۚ
Ona böyle bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz onları en çok zarar edenler durumuna düşürdük.
Onlar, İbrahim'e bir düzen kurmak istedilerse de biz, onları en büyük bir ziyana uğrattık.
Ona karşı, bir hile etmek istediler, onları ziyanlı çıkardık
Ona böyle bir düzen kurmak istediler. Fakat biz düzenlerini bozarak onları en rezil duruma düşürdük.
Ânı duzağa düşürmek istediler. Biz hîlelerini ’akâmete dûçâr itdik.
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler; fakat biz onları, daha çok hüsrana uğrayanlar durumuna soktuk.
Böylece onun için bir plan uygulamak istediler de biz onları başarısızlığa mahkum ettik.
Ona bir dolab kurmak istediler, biz de daha ziyade kendilerini husrâna düşürdük
Ona düzen kurmak istediler, fakat biz kendilerini daha fazla hüsrana uğrattık.
(Nemrut ve adamları) ona (İbrâhîm’e, bu şekilde) bir tuzak kurmak (zarar vermek) istediler. Biz de onları (dünya ve âhirette) hüsrana uğrattık.
Böylece ona bir düzen (tuzak) kurmak istediler, fakat Biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar kıldık.
Ona tuzak kurmak istediler. Fakat onları hüsrana uğrattık.
dilerler aña yavuzlıķ eylemek; pes eyledük anları ziyānlular.
Ona (böyle) bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz kendilerini daha ziyâde hüsrana düşenler (den) kıldık.
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler; fakat kendilerini daha çok hüsrâna uğrayanlar kıldık.
Ve ona bir düzen (tuzak) kurmak (ateşte yakmak) istediler, fakat biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar kıldık (onların bütün yapıp ettiklerini boşa çıkardık).
Kavmi İbrahim’e tuzak kurmak istedi, bizde onları engelleyerek hayal kırıklığına uğrattık.
Ona karşı bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları bu işde çok zararlı çıkardık.
Onlar, İbrahim/e yakmak gibi büyük bir hile yapmak istediler, biz onları pek sefil ve ziyankâr kıldık.
Ona bir tuzak kurmak istediler. Bunun üzerine Biz de onları daha fazla hüsrana uğrattık.
Ona bir düzen (tuzak) kurmak istediler, fakat biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar kıldık.
Bu arada onlar, İbrahim'e tuzak kurmaya çalıştılar, ama biz onların bütün yapıp ettiklerini boşa çıkardık.
Ona bir tuzak kurmak istediler; fakat biz onları daha çok zarar eden taraf yaptık.
Evet, bu zâlimler ona hileler, tuzaklar kurmaya çalıştılar fakat Biz, hepsini büyük bir azapla helâk edip yıkıma uğrattık!
Ona bir düzenek kurmak istediler. Onları En Hüsrana Düşenler (En Zararlı Çıkanlar) kıldık.
İbrahim’i düzenek kurup yakmak istediler ama biz onları yenilmekten beter ettik.
İbrahim’e yaşamının her köşesine tuzak kurmak istediler. İbrahim’in etrafında ateşten bir çember oluşturdular. İbrahim verdiğimiz akıl, muhakeme, bilgi, azim ve kararlı mücadeleyle onların tuzaklarından kurtuldu. Esenliğe, barışa ulaştı. Böylece onu serin, yumuşak, ateş çemberinden uzak bir hayata ulaştırdık! İbrahim’e tuzak kuranların hevesi kursaklarında kaldı. Kurdukları tuzaklardan kendileri zarar gördü. İbrahim aralarından ayrıldıktan sonra ne yapacaklarını bilemediler.
Ona tuzak kurmak istemişler; biz de onları, en çok kaybedenler hâline getirmiştik. [*]
(Onlar) İbrahim’e bir düzen (tuzak) kurmak istediler. Fakat Biz de onları rezil ve kepaze ettik.
Bu arada onlar İbrahim’e tuzak kurmaya çalıştılar; ama Biz onların bütün yapıp-ettiklerini boşa çıkardık: ⁶⁵
Onlar, İbrahim’i ortadan kaldırmak istediler ama biz de onları hüsrana uğrattık. 8/30, 14/46
Ona bir kötülük planı hazırlamak istediler. Fakat biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar durumuna soktuk.
İşte onlar (İbrahim’e) karşı komplo ve tuzak kurarak suikast yapmak istediler; fakat Biz onları hüsrana uğrattık.
Ve O'na bir hud'ada bulunmak istediler. Biz de onları ziyâde hüsrâna uğramış kimseler kıldık.
Onlar İbrahim'e tuzak kurmak (onu yakmak) istediler.. (Ama buna güçleri yetmedi) O puta tapan kafirleri ise, hüsrana uğrayanlardan kıldık, onları perişan ettik.
Ona bir tuzak kurmak istediler. Ve biz de, kendilerini hüsrana uğrattık.
-ona bir tuzak kurmak istediler. Ama onları hüsrana uğrattık.
Daḫı aña mekr eylemedük, dilediler. Pes anları dünyā ve āḫiret ziyānlula‐rından eyledük.
Hülasa onu tuzağa düşürmek istediler ama, Biz asıl onları hüsrana uğrattık. Asıl tuzağa düşenler kendileri oldular.
Ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de, asıl kendilerini hüsrana uğrattık.
Onunla (ateşe atmakla) İbrâhîm'e hîleyi murâd itdiler. Biz onları bunda da daha ziyânlı kıldık.
Bu yöntemle İbrahim’den kurtulmak istediler. Biz de onları en büyük zarara soktuk.
Ona bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz asıl kendilerini hüsrana uğrattık.
Onlar İbrahim'i tuzağa düşürmek istediler; Biz ise onları hüsranın en büyüğüne attık.
Ona tuzak kurmak istediler de biz onları hüsranın en beterine uğrayanlar yaptık.
Ona bir düzen (tuzak) kurmak istediler, fakat biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar kıldık.
İbrâhîm'e bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz, kendilerini daha ziyade hüsrana düşürdük. (üzerlerine sinek musallat ederek onları helâk ettik).
Onlar ona kötülük etmek istediler. Biz onları daha zararlı çıkardık.
Ona tuzak kurmak istediler. Biz de onları daha çok kayba uğrattık.