Enbiyâ Suresi 73. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

73. Ayet

وَجَعَلْنَاهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا وَاَوْحَيْنَٓا اِلَيْهِمْ فِعْلَ الْخَيْرَاتِ وَاِقَامَ الصَّلٰوةِ وَا۪يتَٓاءَ الزَّكٰوةِۚ وَكَانُوا لَنَا عَابِد۪ينَۙ

Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kimselerdi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Onları öyle rehberler ettik ki emrimizle halkı doğru yola sevk ederler ve onlara hayırlı işleri, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik ve onlar, bize ibadet eden kişilerdi.

Besim Atalay (1965)

Bizim buyrumumuzca doğru yolu gösteren önder kıldık onları, iyi işler vahiy eyledik onlara; namazla da, hayırlı işlerle de, zekâtla da vahiy ettik; onlar bize tapınıcı idiler

Cemal Külünkoğlu

Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı ikame etmeyi, zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kullardı (Allah'tan başka hiçbir varlığa tanrısal nitelikler yakıştırmazlardı).

Cemil Said (1924)

Ânları nâsı doğrı yola sevk itmeğe me’mûr imâm yapdık ve kendilerine a’mâl-i sâliha, ’ibâdet ve zekât vahy iyledik. Bize ’ibâdet itdiler.

Diyanet Vakfı

Onları, emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Onlar, daima bize ibadet eden kimselerdi.

Edip Yüksel

Biz onları, emrimize göre yol gösteren önderler kıldık. Onlara iyi işlerin nasıl yapılacağını, namazın nasıl gözetileceğini ve zekatın nasıl verileceğini vahyettik. Onlar bize kulluk edenlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve hepsini emrimizle yol göteren imamlar ettik ve kendilerine hayırlar işlemeği, namaz kılmayı zekât vermeyi, vahyeyledik ve hep bize âbid idiler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onları buyruğumuz altında (insanlara) doğru yolu gösterecek önderler kıldık. Kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden kimselerdir.

Emrah Demiryent

Ve hepsini (İbrâhîm’i, İshâk’ı ve Ya‘kûb’u) emrimizle (insanları) hidâyete yönelten imamlar (peygamberler) yaptık. Kendilerine hayır işler yapmayı, namaz kılmayı ve (ümmetlerine) zekâtı (tebliğ etmelerini) vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kimselerdi.

Abdullah-Ahmet Akgül

Onları, emrimizle hidayete vesile olan (ibadet ve istikamet yoluna çağıran) imamlar (ve önderler) kıldık ve onlara hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât dağıtmayı vahyedip (uygulattık). Onlar (sadece) Bize ibadet eden (seçkin kullarımızdı.)

Erhan Aktaş

Onları, buyruklarımızla doğru yolu gösteren önderler kıldık. Onlara hayırlar yapmayı, salâtı¹ ikame etmeyi, zekâtı¹ vermeyi vahyettik. Ve onlar yalnızca bize kulluk eden kimselerdi.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eyledük anları imāmlar ŧoġru yol gösterürler bizüm buyruġumuz-ile. daħı eyledük anlardın yaña eyü işler eylemek daķı namāzı dururmaķlıķ daħı zekātı virmeklıķ. [173a] daħı oldılar bize ŧapıcılar.

Hasan Basri Çantay

Onları emrimizle doğru yolu gösterecek rehberler kıldık, kendilerine hayırlı işler yapmayı, dosdoğru namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyetdik. Onlar bize ibâdet edicilerdi,

Hayrat Neşriyat

Onları emrimizle (insanlara) hak yolu gösteren imamlar (kendisine tâbi' olunan rehberler) yaptık; onlara hayırlı işler yapmayı, namazı hakkıyla edâ etmeyi ve zekât vermeyi vahyettik. (Onlar) bize kulluk eden kimselerdi.

İhsan Aktaş

Onları, emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine iyi işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Onlar, daima bize kulluk edenlerdi.

İlyas Yorulmaz

Biz onları, bizim emirlerimiz doğrultusunda hareket eden bir ümmet olmalarını sağladık. Onlara yararlı işlerin neler olduğunu, namaz ‘ın kılınmasını, zekât‘ın verilmesini ve yalnızca bize kulluk etmeleri gerektiğini vahy ettik.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz onları kendi buyruğumuzla insanları doğru yola ileten önderler yaptık. İyi işler işlemeyi, yalvarıya durmayı, zekat vermeyi gönüllerine bildirdik. Onlar Bize tapan kimseler idiler.

İsmail Hakkı İzmirli

Onları emrimiz ile halkı yola götürür pişüvalar kıldık; onlara hayır işlerde bulunmayı, namazı dosdoğru kılmayı, zekâtı vermeyi vahiy ettik. Onlar ancak bize ibadet ederlerdi.

İsmail Yakıt

Onları, emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı ve zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar sadece Bize kulluk eden kimselerdi.

Kadri Çelik

Ve onları, kendi emrimizle hidayete yönelten önderler kıldık ve onlara hayırlı işleri, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Onlar bize ibadet edenlerdi.

Abdullah Parlıyan

Ve onları öyle rehber ve önderler yaptık ki, emrimizle toplumu doğru yola sevkederler ve onlara hayırlı işler yapmayı, namaz konusunda duyarlı ve devamlı olmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar daima bize ibadet eden kimselerdi.

Kuran Yolu

Onları, emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılıp zekât vermeyi vahyettik. Onlar, bize hep kulluk ettiler.

Mahmut Kısa

Ve onları, buyruklarımız doğrultusunda insanlığa doğru yolu gösteren birer önder yaptık ve onlara iyi işler yapmayı, namazı kılmayı ve zekâtı vermeyi emrettik. Çünkü onlar, hayat programlarını gönderdiğimiz hükümler doğrultusunda şekillendirerek, yalnızca Bize kulluk eden kimselerdi.

Mahmut Özdemir

Onları bizim emrimizle yol gösteren önderler yaptık. Hayırlı Faaliyetler yapmayı, Namaz’ı kılmayı ve Zekât’ı vermeyi onlara vahyettik. Bize kulluk etmekteydiler.

Mehmet Çakır

Hepsini, bizden aldığı ferman ile topluma yön veren önderler kıldık Hepsini hayır faaliyetleri yanı sıra namaz ve zekatla sorumlu tuttuk. Hepsi de bize gönülden hizmet ettiler...

Mehmet Çoban

Emrimizle onları doğru yolu gösteren önderler yaptık. Onlara vahiy ile hayırlı işler yapmayı, Salât-ı İkame etmeyi ve Zekât-ı vermeyi emrettik! Onlar yasalarımıza uyarak bize kulluk eden kimselerdi.

Mehmet Okuyan

Onları, emrimizle doğru yolu gösteren önderler yapmış ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyetmiştik. [*] Onlar daima bizim kullarımızdılar.

Mehmet Türk

Ve onları, Bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler kıldık. (Ayrıca) onlara hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Onlar, sadece Bize ibâdet ederlerdi.

Muhammed Esed

ve o’nları buyruklarımız doğrultusunda (başkalarına) yol gösteren önderler yaptık; çünkü onlara iyi ve yararlı işler yapmayı, salât konusunda duyarlı ve devamlı olmayı, arınmak için verilmesi gereken şeyi vermeyi vahyettik; böylece onlar hep Bize kulluk ettiler.

Mustafa Çavdar

Onları emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler kıldık, onlara iyi ve yararlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Onların hepsi yalnızca bize kulluk eden kimselerdi. 2/124...136, 11/17, 32/24

Ahmet Tekin

Onları, var ettiğimiz planın gereği, doğru yolu gösteren imamlar, önderler olarak hazırlayıp yetiştirdik. Onlara, dünya ve âhiret için hayırlı işler yapmayı, Allahın emirlerini yerine getirmeyi, namazı erkanına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılmayı, vicdanı, serveti, sosyal bünyeyi arındıran, berekete vesile olan zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar bizi ilâh tanıyan, candan müslüman olarak bize bağlanan, saygıyla bize kulluk ve ibadet eden kimselerdi.

Mustafa İslamoğlu

ve onları talimatlarımız çerçevesinde herkese doğru yolu gösteren önderler yaptık; nitekim onlara hayırlı işler yapmalarını, Allah’a ibadetin hakkını vermelerini,[²⁷⁴⁵] arınmak ve yücelmek için gerekli bedeli ödemelerini vahyettik: Nihayet, onların tümü de sadece Bize kulluk eden kimselerdi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onları imamlar kıldık ki, Bizim emrimizle rehber-i hidâyet bulunurlar ve onlara hayırlı işleri yapmayı, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahy-ettik ve Bize ibadet edenler oldular.

Orhan Kuntman

Onları, emrimizle insanlara doğru yolu gösterecek rehberler yaptık; onlara hayırlar yapmayı namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden kimselerdi.

Osman Fırat

Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı kılmayı, zekâtı vermeyi vahyettik Ve bize kulluk eden kimselerdi

Şaban Piriş

Onları emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler kılıp, onlara hayır işlemeyi, namazı kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar, bize kulluk eden kimselerdi.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı anları imāmlar ḳılduḳ ki doġru yol gösterürlerdi ḫalḳa bizüm buy‐ruġumuzla. Daḫı vaḥy eyledük anlara ḫayrlar işlemegi. Daḫı namāz durġur‐maġı ve zekāt virmegi. Daḫı anlar bize ‘ibādet iderlerdi.

Suat Yıldırım

Onları buyruklarımızla insanlara doğru yolu gösteren önderler yaptık. Kendilerine hayırlı işler işlemeyi, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Onlar yalnız Bize ibadet ederlerdi.

Süleyman Ateş

Onları, emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve onlara hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden(insan)lardı.

Süleyman Tevfik (1927)

Ve onları emrimizle halkı hidâyete götürir imâmlar iyleyüb hayır işlemeği, namâz kılmağı, zekât virmeği onlara vahy iyledik. Onlar bize 'ibâdet iderlerdi.

Süleymaniye Vakfı

Onları, emrimize uygun olarak yol gösteren önderler yaptık. Hayırlı işler yapmalarını, namazı tam kılmalarını ve zekât vermelerini vahyetmiştik. Onlar yalnız bize kulluk ederlerdi.

Ahmet Varol

Onları bizim emrimizle doğruya ileten önderler kıldık. Kendilerine hayırları işlemeyi, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize ibadet edenlerdi.

Ümit Şimşek

Onları, emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namazı dosdoğru kılmayı, zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar yalnız Bize ibadet eden kullardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Onları, bizim buyruğumuzla yol alan önderler yaptık. Onlara iyilikler yapmayı, duayı/namazı yerine getirmeyi, zekât vermeyi vahyettik. Onlar, yalnız bize kulluk ediyorlardı.

Ali Bulaç

Ve onları, kendi emrimizle hidayete yönelten önderler kıldık ve onlara hayrı kapsayan-fiilleri, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize ibadet edenlerdi.

Ali Fikri Yavuz

Ve hepsini (İbrâhîm'i, İshak'ı ve Yakûb'u) emrimizle doğru yol gösteren imamlar (önderler) yaptık. Kendilerine hayırlar işlemeği, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahy eyledik. Onlar hep bize ibadet ediyorlardı (asla putlara tapmıyorlardı).

Bahaeddin Sağlam

Onları emrimizle yol gösteren önderler kıldık. Onlara iyilikler yapmanın, namaz kılmanın, zekât vermenin yapılışını vahyettik. Onlar daima, Bizim namımıza hareket ettiler. (Bize kulluk ettiler.)

Bayraktar Bayraklı

Onları, emrimiz doğrultusunda insanlara yol gösteren önderler yaptık; onlara iyi işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Onlar, bize hep kulluk ettiler.