Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Lut'a da peygamberlik ve bilgi verdik ve halkı, kötü işlerde bulunan şehirden kurtardık onu; gerçekten de onlar, kötü ve buyruktan çıkmış bir topluluktu.
Besim Atalay (1965)
Biz Lût'a, hem hikmet, hem bilgi verdik, iğrenç işler yapan kentten onu kurtardık, onlar buyrum tutmaz, kötü bir ulustular
Cemal Külünkoğlu
Lût'a da sağlam bir muhakeme yetisi ve ilim verdik. Onu, halkı iğrenç işler yapan o kentten kurtardık. Onlar gerçekten çirkin davranışları huy edinmiş kötü bir toplumdu.
Cemil Said (1924)
Lût’a ’ilim ve hikmet virdik. Fısk ve fücûra mübtelâ karyeden ânı kurtardık. Oradaki kavim fâsık ve hâin idi.
Diyanet Vakfı
Lût'a gelince, ona da hüküm (hakimlik, peygamberlik, hükümdarlık) ve ilim verdik; onu, çirkin işler yapmakta olan memleketten kurtardık. Zira onlar (o memleketin halkı), gerçekten fena işler yapan kötü bir kavimdi.
Edip Yüksel
Lut'a da bilgi ve bilgelik verdik. Onu, çirkin işler işleyen topluluktan kurtardık. Onlar, yoldan çıkmış kötü bir toplumdu
Elmalılı Hamdi Yazır
Lût, ona da huküm, bir ılim verdik ve onu habasetler işliyen o karyeden kurtardık, hakıkat onlar kötü, fasık bir kavm idiler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Biz Lût'a da bir hüküm, bir ilim verdik. Onu çirkin işler işleyen kasabadan kurtardık. Doğrusu onlar kötü, fasık bir kavimdi.
Emrah Demiryent
Lût’a da hüküm (peygamberlik) ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden (kadınları bırakıp, erkeklere yönelen sapkın Sodom halkından) kurtardık. Gerçekten onlar kötü işler yapan, doğru yoldan çıkmış, (ahlâksız) bir kavim idi.
Abdullah-Ahmet Akgül
Lut’a da bir hüküm ve ilim verdik ve onu, (eşcinsellik gibi) habis-çirkin işler yapmakta olan şehirden (ve sapık ahalisinden) kurtardık. Şüphesiz onlar, (ahlâken) bozulmaya uğrayıp yoldan çıkan (fasık) kötü bir kavim olmuşlardı.
Erhan Aktaş
Biz, Lût'a bir hüküm, bir ilim¹ verdik. Onu çirkin işler yapan kentten kurtardık. Onlar fasık² olan kötü bir halktı.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı lūŧ’a virdük peyġamberlik daħı 'ilm daħı ķurtarduķ anı ol köyden kim oldı- y-ıdı arusuz işler. bayıķ anlar oldılar yavuz ķavm fāsıķlar.
Hasan Basri Çantay
Lûta, (evet) ona da bir hüküm, bir ilim verdik. Onu kötülükler yapmakda devam eden o memleketden kurtardık. Hakıykat onlar fena bir kavm idiler, fâsıkdılar.
Hayrat Neşriyat
Lût'a da (vahyettik)! Ona da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan o şehirden kurtardık. Gerçekten onlar, kötü bir fâsıklar topluluğu idiler.
İhsan Aktaş
Ve Lût’a da (doğru ile eğrinin seçiminde) sağlam bir muhakeme yetisi ve ilim verdik. Ve onu çirkin davranışlar ortaya koyan bir toplumdan kurtardık. Şüphesiz ki onlar kötü, doğru yoldan çıkmış, ahlaksız bir toplum idi.*
İlyas Yorulmaz
Lut’a da hükümler ve bilgiler verdik. Lut’u çok çirkin işler yapan bir kasaba halkından kurtardık. Gerçekte o kasaba halkı yoldan çıkmış bir topluluktu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Lut’a da doğrunun bilgisini, bilimi verdik. hem de onu alçaklıkların her türlüsünü işliyen o ilden kurtardık. Çünkü onlar kötü kimseler, karıştırıcılardı.
İsmail Hakkı İzmirli
Lût/a hikmet [¹] ve ilim verdik. Onu murdar işlerde bulunan kasaba ahalisinden kurtardık. Çünkü onlar fasık, kötü adamlar idiler.
İsmail Yakıt
Biz Lût’a da bir hikmet/bilgelik [hukm] ve bir ilim vermiştik. Onu çirkin işler işleyen bir beldeden de kurtarmıştık. Muhakkak ki onlar yoldan çıkan kötü bir kavim idiler.
Kadri Çelik
Lut'a da bir hüküm ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden kurtardık. Şüphesiz onlar, yoldan çıkmış kötü bir kavimdi.
Abdullah Parlıyan
Ve Lût'a da doğru ile eğrinin seçiminde, sağlam bir muhâkeme yetisi ve ilim verdik ve O'nu çirkin davranışlar ortaya koyan bir toplumun elinden kurtardık. Şüphesiz ki onlar kötü, doğru yoldan çıkmış, ahlaksız bir toplum idi.
Kuran Yolu
Lût’a da hikmet ve ilim verdik; onu çirkin şeyler yapan kasaba halkından kurtardık. Gerçekten onlar yoldan çıkmış kötü bir topluluktu.
Mahmut Kısa
Lût’a da katımızdan ilim ve hikmet bahşettik ve onu, çirkin işler yapmayı alışkanlık hâline getiren bir toplumun elinden kurtardık. Kadınları bırakıp erkeklere yönelen bu azgın halkı ise, tamamen helâk ettik. Çünkü onlar, gerçekten de yoldan çıkmış ahlâksız bir toplumdu.
Mahmut Özdemir
Lût’u da (önder yaptık). Ona ilim ve hüküm (hikmet) verdik; Onu Pis İşler yapmakta olan Şehir’den kurtardık. Onlar, fâsık (yoldan çıkıp sapmış) kötü bir kavimdiler.
Mehmet Çakır
Lût'a da bilgi destekli yönetim sanatını öğrettik Onu pis işler yapan kentten kurtardık. Çünkü laf anlamaz berbat bir toplumdular.
Mehmet Çoban
Lut’a hüküm yeteneği ve ilim verdik! Onu bir kentten kurtardık ki; onlar çirkin işler yapıyorlardı. Gerçekten onlar kötü ve yoldan çıkmış bir kavimdiler.
Mehmet Okuyan
Lut’a gelince, ona da doğru hüküm verme yeteneği ve ilim vermiştik. Onu çirkin işler yapmakta olan şehir (halkın)dan kurtarmıştık. Şüphesiz ki onlar kötü iş yapan yoldan çıkan bir toplumdu.
Mehmet Türk
Lût’a gelince ona da (insanlar arasında uygulayacağı) bir din ve (ilâhî) bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden de kurtardık. Şüphesiz o toplum, bozulmaya uğrayan kötü bir toplumdu.
Muhammed Esed
VE LÛT’a da [doğru ile eğrinin seçiminde] sağlam bir muhakeme yetisi ve ilim verdik; ve o’nu çirkin davranışlar ortaya koyan bir toplumun elinden kurtardık. ⁶⁸ [Bu toplumu ise yok ettik, çünkü] gerçekten günaha gömülüp gitmiş yoz bir toplumdu.
Mustafa Çavdar
Bu kitapta Lut’u da an. Biz, ona doğru karar verme yeteneği ve ilim verdik. Ve onu halkı iğrenç işler yapan memleketten kurtardık. Onlar, gerçekten yoldan çıkmış fasık çok kötü bir toplum idi. 7/80- 81, 26/160...166, 27/54- 55, 29/28- 29
Ahmet Tekin
Lût'u da hatırlayarak insanlara anlat. Biz ona hikmete dayalı hükümranlık yargı ve icra yetkesi, şeriat ve ilim verdik. Onu çirkin işler yapmakta olan memleketten, Sodom'dan kurtardık. Onlar, bilinçli olarak tepelerinden tırnaklarına kadar kötülüğe batmış, doğru ve mantıklı düşünmenin, hakça bir düzenin dışına çıkan fâsık, âsi, bozguncu bir kavim idi.
Mustafa İslamoğlu
LÛT’A da sağlam bir muhakeme ve (seçip ayırma yeteneği kazandıran) bir ilim bahşettik;[²⁷⁴⁶] ve onu çirkin eylemleriyle tanınan kentten kurtardık: çünkü onlar yoldan çıkmış yoz bir kavimdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Lût'a da bir hüküm ve ilim verdik ve onu habîsane hareketlerde bulunan bir memleketten kurtardık ki; onlar hakikaten fâsıklar olan bir fena kavim idiler.
Orhan Kuntman
Lut'a da, hüküm ve hikmet verdik, onu, çirkin işler yapan o memleketten kurtardık ki onlar, gerçekten yoldan çıkmış kötü bir kavim idiler.
Osman Fırat
Biz, Lût’a da bir hüküm ve ilim verdik ve onu habis işler yapan bir beldeden kurtardık. Gerçekten o toplum fasık kötü bir toplum idiler. ?
Şaban Piriş
Lut'a da hikmet ve ilim verdik. Onu çirkin iş yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar, yoldan çıkmış kötü bir toplum idi.
Satıraltı Meal (1534)
Lūṭ peyġambere daḫı ‘ilm‐ile nübüvvet virdük. [ a] Daḫı ḳurtarduḳ anıol şehr ḳavminden ki yaman işler işlerlerdi. Taḥḳīḳ anlar yaman fāsıḳ ḳavmler‐idi.
Suat Yıldırım
74, 75. Lût'a da hüküm ve ilim verdik ve onu iğrenç işler yapan şehir halkından kurtardık ki gerçekten onlar kötü ve itaat dışına çıkmış fâsık bir güruh idiler. Kendisini de şefkat ve himayemize aldık. O gerçekten erdemli kimselerdendi. [29, 26; 11, 69; 15, 57-76]
Süleyman Ateş
Lut'a da hüküm (hükümranlık, peygamberlik, hikmet) ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapan bir kentten kurtardık. Gerçekten onlar yoldan çıkan kötü bir kavim idiler.
Süleyman Tevfik (1927)
Ve Lût'a hüküm ve 'ilim virdik ve onı hıyânet işleyen kavimden kurtardık. Tahkîk onlar pek fenâ ve fâsık bir kavim idi. [²]
Süleymaniye Vakfı
Lut’a da hikmet[*] ve ilim verdik. Onu, pis işler yapan o kentten kurtardık; onlar bozgunculuk yapan ve yoldan çıkmış bir topluluktu.
Ahmet Varol
Lut'a da hüküm ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden kurtardık. Doğrusu onlar yoldan çıkmış kötü bir kavimdiler.
Ümit Şimşek
Lût'a da hüküm(9) ve ilim verdik ve onu pis işlerin işlendiği bir beldeden kurtardık. O belde halkı gerçekten de yoldan çıkmış, kötü bir kavimdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Lût'a da hükümranlık ve ilim verdik. Onu, pislikler üretip duran bir kentten kurtardık. O kent halkı yoldan çıkmış kötü bir kavimdi.
Ali Bulaç
Lut'a da hüküm ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden kurtardık. Şüphesiz onlar, bozulmaya uğrayan kötü bir kavimdi.
Ali Fikri Yavuz
Lût'a da bir hikmet (peygamberlik) ve bir ilim verdik. Onu kötülükler yapmakta olan memleketten (Sedûm halkından) kurtardık. Gerçekten onlar, fâsık olan kötü bir kavim idiler.
Bahaeddin Sağlam
Lut’a hüküm ve ilim verdik. Pislikler yapan o şehirden onu kurtardık. Çünkü onlar yasaları çiğneyen, kötülükler yapan bir toplum idiler.
Bayraktar Bayraklı
Lût'a gelince, ona da hüküm ve ilim verdik; onu çirkin işler yapmakta olan halkından kurtardık. Zira onlar, gerçekten fena işler yapan kötü bir topluluktu.[329]