80. Ayet
وَعَلَّمْنَاهُ صَنْعَةَ لَبُوسٍ لَكُمْ لِتُحْصِنَكُمْ مِنْ بَأْسِكُمْۚ فَهَلْ اَنْتُمْ شَاكِرُونَ
Bir de Davud’a, sizin için, zırh yapma sanatını öğrettik ki, savaşlarınızda sizi korusun. Şimdi siz şükrediyor musunuz?
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَعَلَّمْنَاهُ صَنْعَةَ لَبُوسٍ لَكُمْ لِتُحْصِنَكُمْ مِنْ بَأْسِكُمْۚ فَهَلْ اَنْتُمْ شَاكِرُونَ
Bir de Davud’a, sizin için, zırh yapma sanatını öğrettik ki, savaşlarınızda sizi korusun. Şimdi siz şükrediyor musunuz?
Ve ona, sizi savaşlarda koruması için zırh yapma sanatını öğrettik, hala mı şükretmezsiniz?
Savaşta sizleri korumak için ona biz, zırh sanatı da öğrettik, şükretmez misiniz?
Bir de Davud'a, savaş sıkıntılarınızdan sizi koruması için zırh yapma sanatını öğretmiştik. Artık (bütün bunlar için) şükredecek misiniz?
Dâvûd’a sizin içün zırh i’mâlini öğretdik ki beyninizdeki mücâdelelerde mahfûz olasınız. Şükür itmeyecek misiniz?
Ona, savaş sıkıntılarınızdan sizi koruması için zırh yapmayı öğrettik. Artık şükredecek misiniz?
Ve sizi savaşlarınızda korusun diye ona zırh yapmayı öğrettik. Artık şükreder misiniz?
Bir de ona sizin için sizi harbinizin şiddetinden korusun diye giyecek san'atı ta'lîm etmiştik, şimdi siz şükrüne eda ediyor musunuz?
Ona, sizi savaşta korumak için zırh yapma sanatını öğrettik, artık şükreder misiniz?
Ona (Dâvûd’a), sizi savaşın şiddetinden (tehlikelerinden) koruması için, zırh yapma sanatını öğrettik. Artık (bütün bunlar için) şükredecek misiniz?
Bir de ona (Davud’a) harbin şiddetinden korunmanız için elbise (zırh) yapma sanatını (ve tekniğini) öğrettik (ki), bunlara karşılık siz şükredenlerden misiniz? (Deneyip görelim.)
Ona; sizi, sizin şiddetinizden koruyacak elbise¹ yapma sanatını öğrettik. Öyleyse şükredenler misiniz?
daħı ögrettük aña yaraķ pįşe sin sizüñ içün tā śaķlaya sizi çalışuñuzdan. iy siz şükr eyleyiciler misiz?
Biz ona sizin için, sizi muhaarebenizin şiddetinden korumak için giyecek (zırh) san'atını öğretdik. Şimdi siz (bundan dolayı) şükredenler misiniz?
Ona, savaşınız(ın şiddetin)den sizi korusun diye sizin için giyecek (zırh) yapma san'atını öğrettik. Şimdi siz şükreden kimseler misiniz?
Ve biz ona (Davud’a) sizin için, sizi şiddetinizden (saldırganların darbesinden) korusun diye elbise (demir ve tel levhalardan zırh) yapma sanatını öğretmiştik. Peki, (bütün bunlar için) şükrediyor musunuz?*
Savaşlarda sizi sıkıntılardan koruması için, Davud’a elbise (zırh) yapımını öğrettik. Siz hala şükretmeyecek misiniz?
Biz Davut’a sizi savaşta korumak için zırh yapma sanatını da öğrettik. Şimdi artık şükrediyor musunuz?
Davud/a saldırmanızdan korumak için size yarayacak zırh yapmak san/atını da öğrettik. Artık bu nimete şükür ediyor musunuz?
Yine Biz ona, sizi savaşta koruması için zırh yapma sanatını da öğretmiştik. O hâlde hâlâ şükretmeyecek misiniz?
Ve sizin için ona, zorlu savaşınızda sizi korusun diye zırh yapma sanatını öğrettik. Buna rağmen siz şükredenler misiniz?
Davud'a, sizin için zırh yapmak sanatını öğrettik. Peki bütün bunlar için şükrediyor musunuz?
Ona sizin için zırh yapmayı öğrettik ki savaş darbelerinden sizi korusun. Artık şükredecek misiniz?
Ayrıca Davud’a, demiri eritip şekillendirme imkân ve becerisi vererek savaşta sizi düşman saldırısından koruyacak örme zırh yapma sanatını öğrettik. İşte Biz, insanoğlunu böyle üstün yeteneklerle donattık,fakat siz, bunca nîmetler karşısında Rabb’inize gereğince şükrediyor musunuz?
Sizi tehlikelerden koruması için ona “zırh sanatını” da öğrettik. Peki, siz şükretmekte misiniz?
Ayrıca Dâvud'a, darbelere karşı kullanmakta olduğunuz zırh yapım sanatını öğrettik. Bunları yapanlara teşekkür etmelisiniz?...
Davut’a savaşın şiddetinden korunmak için zırh yapmayı öğrettik! Şükretmeyecek misiniz?
Ona, savaştan (düşmandan) sizi koruması için zırh yapmayı öğretmiştik. (Artık) şükredecek misiniz? [*]
Ve ona, savaşın tehlikelerinden sizi koruması için zırh yapma sanatını da (Biz) öğrettik (de ne oldu, bu nîmetlerin karşılığında) Allah’a şükredebiliyor musunuz sanki?
Ve sizin için o’na, sizi her türlü korkuya karşı [Allah’a karşı sorumluluk bilinci giysisiyle] zırhlandıracak (üstün) bir korunma sanatı öğrettik; peki, [bütün bunlar için] şükrediyor musunuz? ⁷⁴
Yine biz Davud’a, savaşta kılıç darbelerinden korunmanız için kullanacağınız zırh yapma sanatını öğrettik. Peki, şimdi siz, bu nimetlerin hakkını veriyor musunuz? 34/10- 1
Ona, sizi savaşta koruması için zırh yapma tekniğini öğrettik. Artık şükredecek misiniz?
Ve Biz ona, sizi korku ve zilletten kahredecek her belaya karşı koruyacak (mânevî) savunma araçları geliştirmeyi öğrettik:[²⁷⁵⁴] Hal böyleyken siz (gereği gibi) şükrediyor musunuz?
Ve sizin için, sizi savaşlarınızın şiddetinden korusun diye giyilecek zırh san'atını O'na (Hazreti Dâvud'a) tâlim ettik. Artık sizler şükrediciler misiniz?
Davud'a, savaşta korunmanız için zırh yapma sanatını öğrettik. Artık (bu nimetlerimize) şükretmez misiniz?
Ona, sizi, savaşın şiddetinden korumak için zırh yapmayı öğretmiştik. Ama siz şükrediyor musunuz ki?
O'na sizi savaşta koruması için zırh yapma sanatını öğrettik. Peki siz, şükrediyor musunuz?
Daḫı ögretdük Dāvūda geymekler ṣan‘atını sizi ṣaḳlamaġ‐ıçun ṣavaşgünlerinde. pes niçün şükr eylemezsiz?
Bir de sizi savaşınızın şiddetinden koruması için ona, zırh yapma sanatını öğrettik. Peki bütün bunlar için şükrediyor musunuz? [34, 9-11]
Ona, sizi, savaşın şiddetinden korumak için zırh yapmayı öğretmiştik. Ama siz şükrediyor musunuz ki?
Ve biz harb esnâsında sizi muhâfaza itmesi içün Dâvud'a zırh yapmak ilmini öğretdik. Bu ni'metlerimize şükür ider misiniz?
Sizi darbelere karşı korusun diye zırhlı elbise yapma sanatını da Davud’a öğretmiştik. Artık görevlerinizi yerine getirirsiniz, değil mi[*]?
Ona, sizi savaşların şiddetinden korusun diye sizin için zırh yapmayı öğrettik. Ama siz şükrediyor musunuz?
Sizi savaşlarınızın şiddetinden koruması için zırh yapma sanatını da ona Biz öğrettik. Artık şükredecek misiniz?
Ona, sizi sizin şiddetinizden koruyacak olan zırh yapma sanatını öğrettik. Peki, siz şükrediyor musunuz?
Ve sizin için ona, zorlu-savaşınızda sizi korusun diye, '(madeni) giyim-sanatını' öğrettik. Buna rağmen siz şükredenler misiniz?
Bir de Davud'a, sizi harbin şiddetinden korumak için zırh-elbise sanatını öğrettik. şimdi siz, şükrünü yapıyor musunuz?
Davud’a sizin için zirh yapma sanatını da öğrettik. Ki sizi savaşlarda korusun. Artık şükretmeyecek misiniz?
Dâvûd'a, sizi her türlü korkuya karşı koruması için zırh yapmayı öğrettik. Bütün bunlar için şükrediyor musunuz?