Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Süleyman'a kasırga gibi esen rüzgarı ram ettik, emriyle, kutladığımız yere esip giderdi ve biz her şeyi biliriz.
Besim Atalay (1965)
Sert yeli de Süleyman'a kul ettik; bizim kutlu kıldığımız bir yere onun buyrumuyla akıyor idi, biz her şeyi biliriz!
Cemal Külünkoğlu
Bereketli kıldığımız yere doğru esip onun emriyle (çalışan gemileri) yürütsün diye şiddetli rüzgârları Süleyman'ın hizmetine verdik. İşte böyle şeyin yasasını bilen biziz.
Cemil Said (1924)
Şiddetli rüzgârları Süleymân’ın emrine tâbi’ kıldık. Rüzgârlar ânı bereket virdiğimiz memleketlere götürdi.
Diyanet Vakfı
Süleyman'ın emrine de kasırga (gibi esen) rüzgârı verdik; onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere doğru eserdi. Biz herşeyi biliriz.
Edip Yüksel
Süleyman'a da, bereketli kıldığımız topraklara doğru esen boranın kumandasını verdik. Biz her şeyi iyi biliriz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Süleyman için de şiddetli rüzgârı ki o içine bereketler verdiğimiz Arza emriyle cereyan ediyordu ve biz her şeyi biliriz
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Bereketli kıldığımız yere doğru, Süleyman'ın emriyle yürüyen şiddetli rüzgarı, onun buyruğuna verdik. Biz her şeyi biliyorduk.
Emrah Demiryent
Süleymân’a da şiddetle esen rüzgârı (boyun eğdirmiştik). O, onun emriyle içini bereketli kıldığımız yere akıp giderdi. Biz her şeyi (hakkıyla) biliriz.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Ayrıca) Süleyman için de; fırtına biçiminde esen rüzgârı (ona boyun eğdirdik) ki, (Hz. Süleyman’ın) kendi emriyle, (uçak benzeri gemi gibi bir araca binip, etbaıyla birlikte) içinde bereketler kıldığımız (istediği) yere doğru (havada) akıp giderdi. Biz her şeyi (hakkıyla) Bilenleriz.
Erhan Aktaş
Ve şiddetli esen rüzgâr Süleymân içindi. Onun isteğine uygun şekilde bereketli yerlere doğru eser giderdi. Biz, Her Şeyi Bilenleriz.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı süleymān’a yili ķatı yil iken yürir buyruġı-y-ıla ol yire kim bereket eyledük [173b] anuñ içinde ya'nį şam ili. daħı olduķ her neseneyi biliciler.
Hasan Basri Çantay
Süleymana da şiddetli esen rüzgârı (müsehhar kıldık ki) bu kendisini içerisine (feyz-ü) bereket verdiğimiz yere onun emriyle akar götürürdü. Biz her şey'i bilenleriz.
Hayrat Neşriyat
Süleymân'a da şiddetli esen rüzgârı (boyun eğdirdik); (rüzgâr) onun emriyle, içinde bereketler kıldığımız yere (Şam'a) akıp giderdi. Ve (biz) herşeyi bilenleriz.
İhsan Aktaş
Ve Süleyman’ın faydalanması için de, (hem yağmur yüklü bulutları memleketine sevk etmek hem de denizde gemileri yüzdürmek üzere) bereketli kıldığımız yere doğru, onun (dua ederek bizden) dilemesiyle kasırga gibi şiddetli (güçlü) esen rüzgârı (hizmetine) verdik. (Böylece onun Süleyman’ın ticaret gemileri son derece elverişli hava şartlarında seferler yapardı). Ve biz her şeyi (mükemmel bir şekilde) biliriz.*
İlyas Yorulmaz
Rabbinin emri ile çevresini bereketli kıldığımız yerlere akıp giden şiddetli esen rüzgârı da, Süleyman’ın emrine verdik. Biz her şeyi bilenlerdeniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Biz Süleyman için zorlu yele de baş eğdirdik. Bu yel onun buyruğu ile kutlu kıldığımız ülkeye eserdi. Her nesnenin bilicisi olan da Bizdik.
İsmail Hakkı İzmirli
Süleyman için de şiddetli rüzgârı teshir ettik, rüzgâr onun emriyle mübarek kıldığımız yere [⁶] doğru eserdi. Biz her şeyi biliyoruz.
İsmail Yakıt
Süleyman’ın hizmetine de güçlü esen rüzgârları verdik.²⁵ Rüzgâr onun emriyle içinde bereketler var ettiğimiz yere eser giderdi. Biz her şeyi hakkıyla biliriz.
Kadri Çelik
Süleyman için de fırtına biçiminde esen rüzgâra (boyun eğdirdik) ki, kendi emriyle, içinde bereketler kıldığımız yere esip giderdi. Biz her şeyi bilenleriz.
Abdullah Parlıyan
Süleyman'a şiddetli esen rüzgarları boyun eğdirdik, O'nun emriyle mübarek kıldığımız yere doğru eserdi. Çünkü, herşeyin aslını ve gerçeğini bilen biziz.
Kuran Yolu
Süleyman’ın emrine de onun isteğine göre, içinde bereketler yarattığımız yere doğru esmek üzere güçlü rüzgârı verdik. Biz her şeyi biliriz.
Mahmut Kısa
Ve Süleyman’a, coşkun rüzgarları kontrol altına alıp dilediği yönde estirme kudret ve yetkisini bahşettik. Öyle ki, bu rüzgarlarla akıp giden yelkenli gemiler, onun kontrolü altında, dünyanın dört bir yanından taşıdığı hesapsız zenginlikleri yüklenerek, her karış toprağını nîmet ve bereketlerle donattığımız ülkeye, yani Peygamberler diyarı Filistin’e doğru akıp giderlerdi. Evet, gerçekten Biz, her şeyien mükemmel şekilde bilmekteyiz.
Mahmut Özdemir
Bir de Süleyman için, orada bereketlendirdiğimiz Arz’a doğru şiddetli eserek onun emriyle akıp giden Rüzgârlar’ı (verdik). Biz her şeyi bilmekteydik.
Mehmet Çakır
Sert esen düzenli Rüzgârları da Süleyman’ın emrine vermiştik. Süleyman'ın Gemileri [2] bir komutla bereketli topraklara doğru düzenli seferler yapardı. Her şey, bizim bilgimiz dahilinde idi.
Mehmet Çoban
Süleyman’ın hükümranlığı çok büyüktü. Rüzgârlar onun hükmündeki topraklarda başlar, onun topraklarında biterdi. Süleyman’ın hükmettiği topraklarda esen rüzgârlar her türlü bereketi yayardı. Biz bütün gerçekleri hakkıyla bildiririz. Akıl edenler yasalarımıza uyarak yaşar.
Mehmet Okuyan
Kasırga (gibi esen) rüzgârı da Süleyman’ın hizmetine vermiştik; [*] O’nun emriyle içinde bereketli kıldığımız toprağa [*] doğru akardı (eserdi). Biz her şeyi bilenleriz.
Mehmet Türk
Ve Süleyman’ın (emrine) de içerisinde bereketler kıldığımız yere¹ onun emri ile fırtına gibi eserek akıp giden rüzgârı vermiştik. Biz, (yapacağımız) her şeyi hakkıyla biliriz.
Muhammed Esed
Kutlu ülkeye doğru o’nun buyruğuyla esip gitsin diye ⁷⁵ o zorlu rüzgarı Süleyman’ın buyruğuna [Biz verdik]; çünkü her şeyin aslını bilen Biziz.
Mustafa Çavdar
Biz şiddetle esen rüzgârları da Süleyman’ın hizmetine sunmuştuk. Rüzgâr onun emriyle, bereketlendirdiğimiz topraklara doğru eserdi. Her bir şey bizim ilmimiz çerçevesinde oluyordu. 27/14...17, 34/10
Ahmet Tekin
Süleyman'ın faydalanması için de, bereketli, kutsal kıldığımız topraklara doğru, onun planlamasına göre kasırga gibi şiddetli esen rüzgârı verdik. Her şey bizim ilmimiz, irademiz, planımız dâhilinde ger-çekleşmeye devam etmektedir.
Mustafa İslamoğlu
Kendisini bereketli kıldığımız ülkeye doğru esip O’nun emriyle (çalışan gemileri) yüzdürsün diye şiddetli rüzgârları Süleyman’a (âmâde kıldık):[²⁷⁵⁵] zira Biziz her şeyin (yasasına) vâkıf olan.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Süleyman'a da şiddetli esen rüzgarı (musahhar kıldık) ki, içinde bereketler vücuda getirmiş olduğumuz yere O'nun emriyle cereyan ederdi. Ve Biz her şeye âlimleriz.
Orhan Kuntman
Şiddetli esen rüzgarı da Süleyman'ın emrine verdik ki o rüzgar, bereketli kıldığımız beldeye doğru eserdi. Bütün bu yapılan işler bizim bilgimizin birer eseriydi.
Osman Fırat
Ve Süleyman için güçlü esen rüzgar onun (Süleyman’nın) emriyle bereketli kıldığımız yere akıp götürürdü. Biz herşeyi bileniz.
Şaban Piriş
Şiddetle esen rüzgarları da Süleyman'ın hizmetine sunmuştuk. Rüzgar onun emriyle, bereketlendirdiğimiz yere doğru eserdi. Biz her şeyi biliyorduk.
Satıraltı Meal (1534)
Süleymāna daḫı musaḫḫar eyledük ḳatı esici yili. Taḥtını götürüp yürürdianuñ buyruġı bile. Ol yirde bereket virdük aña ki Şām iḳlīmidür. Daḫı bizbarça nesneyi bilür‐biz.
Suat Yıldırım
Süleyman'a da şiddetli rüzgârı âmade kıldık. Rüzgâr, onun emriyle kutlu beldeye doğru eserdi. Çünkü her şeyin gerçek mahiyetini Biz biliriz. [38, 36; 34, 12]
Süleyman Ateş
Süleyman'a da fırtınayı (boyun eğdirmiştik). Onun emriyle, içinde bereketler yarattığımız yere akıp giderdi. Biz her şeyi biliriz.
Süleyman Tevfik (1927)
Ve Süleymân'a onı mübârek kıldığımız memlekete götürmesi içün şiddetli rüzgârları müsahhar itdik. Biz her şeyi bilici idik.
Süleymaniye Vakfı
Süleyman’ın emrine de o şiddetli rüzgârı verdik[*]. Bereketli kıldığımız toprağa onun emri ile eserdi. Biz her şeyi biliriz.
Ahmet Varol
Süleyman'a da şiddetle esen rüzgarı (boyun eğdirmiştik). O, onun emriyle içini bereketli kıldığımız yere akıp giderdi. Biz her şeyi bileniz.
Ümit Şimşek
Süleyman'a da şiddetli rüzgârı boyun eğdirdik ki, onun emriyle, bereketli kıldığımız topraklara doğru eserdi. Çünkü Biz herşeyi hakkıyla biliriz.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve Süleyman'a kasırgayı boyun eğdirdik. İçini bereketlerle doldurduğumuz toprağa doğru onun emriyle akıp giderdi. Her şeyi bilenleriz biz!
Ali Bulaç
Süleyman için de, fırtına biçiminde esen rüzgara (boyun eğdirdik) ki, kendi emriyle, içinde bereketler kıldığımız yere akıp giderdi. Biz her şeyi bilenleriz.
Ali Fikri Yavuz
Süleyman'ın emrine de şiddetli rüzgârı bağlı kıldık ki, bu rüzgâr onun emriyle, kendisini içine bereketler verdiğimiz yere (Şam'a, civar yerlerden) götürürdü. Biz her şeyi bilenleriz.
Bahaeddin Sağlam
Süleyman’a da, kasırga gibi esen rüzgârı, mübarek kıldığımız topraklara onun emriyle akıp gidecek şekilde musahhar kıldık. Biz her şeyi çok iyi biliriz.
Bayraktar Bayraklı
Süleymân'ın emrine de zorlu rüzgârı verdik. Onun emriyle, içinde bereketler yarattığımız ülkeye doğru eserdi. Biz her şeyi biliriz.