Hac Suresi 12. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

12. Ayet

يَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَضُرُّهُ وَمَا لَا يَنْفَعُهُۜ ذٰلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَع۪يدُ

O, Allah’ı bırakır da kendine ne zarar, ne de fayda veren şeylere tapar. Bu da derin sapıklığın ta kendisidir.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'ı bırakır da kendisine ne bir zarar verebilen, ne bir fayda verebilen şeyi çağırır. Budur işte doğruluktan tamamıyla uzak bir sapıklık.

Besim Atalay (1965)

Kendözüne ne kârı, ne de zararı olan Allahtan özge bir şeye tapınan nice kimseler vardır, bu en uzak sapkınlıktır

Cemal Külünkoğlu

O kimse, Allah dışında, kendisine ne zarar veren ne de yarar sağlayan şeylere yalvarır durur. Kişiyi (haktan) uzaklaştıran en vahim sapıklık da işte budur.

Cemil Said (1924)

Allâh’ın yerine kendisine hiç fâidesi veyâ zararı dokunmayacak bir şeye ’ibâdet ider, bu ne derin bir dalâletdir!

Diyanet Vakfı

O, Allah'ı bırakıp, kendisine ne faydası, ne de zararı dokunacak olan şeylere yalvarır. Bu, (haktan) büsbütün uzak olan sapıklığın ta kendisidir.

Edip Yüksel

ALLAH'tan ayrı olarak, kendisine yarar ve zarar veremiyenlere yalvarır. Sapıklığın en aşırı noktası budur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahı bırakır da kendine ne zarar ne menfeat vermiyecek şeylere yalvarır, işte dalâli baîd odur

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Allah'ı bırakır da kendine ne zarar, ne menfaat veremeyecek şeylere yalvarır. İşte derin sapıklık budur.

Emrah Demiryent

(O mürted kimse) kendisine hiçbir zarar veya fayda veremeyen, Allah’tan başka şeylere (putlara tapıp) yalvarır. İşte bu, (haktan/hakikatten) uzak olan sapkınlığın ta kendisidir.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Böylesi gafiller) Allah’tan başka, (bir de) kendilerine ne zararı ne de yararı dokunmayacak şeylere (kendileri gibi aciz ve çaresiz kimselere) yalvarıp dua etmektedirler. İşte bu, çok derin (ve çirkin) bir sapkınlık (halidir.)

Erhan Aktaş

Allah'ın yanı sıra kendilerine zarar da fayda da veremeyecek olan şeylere dua ediyorlar. İşte bu derin bir sapkınlıktır.

Eski Anadolu Türkçesi

ŧapar Tañrı’dan ayruġa aña kim ziyān degürmez aña daħı aña kim aśśı degürmez aña. şol oldur azġunlıķ ıraķ.

Hasan Basri Çantay

O, Allahı bırakır da kendisine ne zarar, ne fâide vermeyecek olan şeylere tapar. Bu ise (Hakdan) en uzak sapıklığın ta kendisidir.

Hayrat Neşriyat

Allah'ı bırakıp, kendisine ne bir zararı dokunan, ne de kendisine bir fayda veren şeylere yalvarır. İşte o (haktan) uzak olan dalâlet, budur!

İhsan Aktaş

Böyle yaparken Allah’ın yanı sıra, kendisine ne zarar ne de yarar sağlayabilen şeylere (putlara, türbelere, yatırlara veya ölmüş bazı kimselerin ruhlarına) yalvarıp yakarır (veya bunları Allah ile kendi arasında aracı yapar). İşte budur, doğruluktan tamamıyla uzak bir sapıklık.*

İlyas Yorulmaz

Kendisine ne bir zarar ve nede fayda vermeyen, Allah’dan başkalarını yardıma çağırsınlar. Böyle yapmak çok uzak bir sapıklıktır.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O kimse Allah’ı bırakıp da kendilerine ne yararı ne de zararı dokunmıyanlara tapar. Bu da sapkınlığın en büyüğüdür.

İsmail Hakkı İzmirli

O, Tanrı/dan başka, kendisine hiçbir mazarrat ve menfaat vermeyen şeylere ibadet eder. İşte haktan uzak bir sapıklık budur.

İsmail Yakıt

O, Allah’ın dışında, kendisine bir zarar ve bir fayda vermeyen şeylere yalvarır durur. İşte bu derin [ba’îd] sapıklığın tâ kendisidir.⁵

Kadri Çelik

Allah'tan başka, kendisine ne zararı dokunan, ne yararı olan şeylere yakarır. İşte bu, en derin bir sapıklıktır.

Abdullah Parlıyan

Böyle yaparken Allah yerine, kendisine ne zarar, ne de yarar sağlayabilen şeylere yalvarıp yakarır. İşte budur, doğruluktan tamamıyla uzak bir sapıklık.

Kuran Yolu

Allah’ı bırakıp kendisine ne zarar ne de yarar sağlayabilen şeylere yalvarıp yakarır. Sapkınlığın en uç noktası da işte budur.

Mahmut Kısa

Allah yerine, kendisine hiçbir fayda veya zarar veremeyen âciz varlıklara kulluk edip yalvarır; işte doğru yoldan uzaklara sapma ve gerçek anlamda yoldan çıkma, budur!

Mahmut Özdemir

Allah’ı bırakıp, ona zarar vermez ve yarar sağlamaz şeylere yalvarıyor. İşte Uzaklaştıran Sapkınlık budur.

Mehmet Çakır

Şu işe bakın. Allah’ı bırakıp kendisine fayda ve zararı olmayan putlara el açıyor. Şaşkınlığın bu kadarına da pes doğrusu:

Mehmet Çoban

İnkâr eden Allah’ı bırakıp kendine zarar ve fayda vermeyecek olan şeylere tapar. Taptığı şeylerin hiçbir anlamı yoktur. Üstelik taptıklarından bazıları vardır ki, kendisi gibi cahil, kendini bilmez, kibirli insanlardır. Arkalarından giderek uydukları insanlar azgınlıklarından dolayı cehennemle cezalandırılacak olan kişilerdir. İnkâr edenler öyle çelişkilidir ki, kullara kulluk etmeyiz diye yola çıkar, sonra kendileri gibi insanların yasalarına uyarak insanlara kulluk yaparlar. İşte bu sapkınlığın en uç noktasıdır.

Mehmet Okuyan

O, Allah’ın peşi sıra kendisine yararı da zararı da dokunamayacak şeylere yalvarır. Asıl uzak sapkınlık işte budur.

Mehmet Türk

(Bunlar,) Allah’ı bırakır da kendisine zararı da faydası da olmayan şeylere ibâdet ederler. İşte (haktan) uzak(lara) sapmak böyledir!

Muhammed Esed

[Böyle yaparken,] Allah yerine, kendisine ne zarar ne de yarar sağlayabilen şeylere yalvarıp yakarır; ¹¹ düşülebilecek en vahim sapıklık da zaten budur. ¹²

Mustafa Çavdar

Sonra da Allah’tan önce kendisine zarar da yarar da sağlayamayacak cansızlara dua ile yalvarıp yakarır. İşte en derin sapıklık budur. 10/18, 26/70...103, 72/21

Ahmet Tekin

Allah'ı bırakıp, kulları durumundaki, kendilerine zarar veremeyecek, fayda sağlamayacak şeylere taparlar ve yalvarırlar. İşte bu, hak yoldan büsbütün uzak, başına buyruk bir hayatın, dalâletin, bozuk düzenin, ahmaklığın, cehaletin ta kendisidir.

Mustafa İslamoğlu

O kimse, Allah dışında, kendisine ne zarar veren ne de yarar sağlayan nesnelere yalvarıp durur: kişiyi (haktan) uzaklaştıran en vahim sapıklık da zaten budur.

Ömer Nasuhi Bilmen

Allâh'tan başka kendisine ne zarar ve ne de menfaat veremiyecek olan şeye ibadet eder. İşte bu, en uzak sapıklıktır.

Orhan Kuntman

(Çünkü Rabbine; böyle -yar kenarındaymış gibi, gönülsüz ve menfaat için- ibadet eden bir kişi; elbette Eyyub a.s. gibi sabredemez, imtihan başlamadan evvel imtihanı kaybeder ve) Allah'ı bırakıp da, kendisine ne yarar ne de zarar sağlamayacak şeylere yalvarır! (Onlardan medet umar; taştan heykellere, putlara tapınır!) Bu ise en büyük sapıklığın ta kendisidir!

Osman Fırat

Allah’tan ayrı olarak kendisine ne zarar, ne de yarar veremeyen şeylere duada bulunur. İşte bu (haktan) uzak bir sapmadır!

Şaban Piriş

O, Allah'ın dışında kendisine zararı da faydası da dokunmayacak şeylere yalvarır. İşte en uzak sapıklık budur.

Satıraltı Meal (1534)

Ṭapar Tañrı Ta‘ālādan özge kimseye, aña ziyān degürmez, aṣṣı daḫı ide‐mez. Ḥaḳdan ıraḳ azġunluḳ oldur.

Suat Yıldırım

Allah'tan başka, kendisine ne zarar ne de yarar sağlamayacak şeylere yalvarır. İşte besbelli sapıklık budur.

Süleyman Ateş

Allah'tan ayrı olarak kendisine ne zarar, ne de yarar veremeyen şeylere yalvarır. İşte (doğru yoldan) uzak(lara) sapma budur!

Süleyman Tevfik (1927)

Allâh'dan gayrı olarak kendine zararı ve fâidesi olmayan şeylere 'ibâdet ider. Bu hal, hidâyetden uzak dalâletdir.

Süleymaniye Vakfı

Allah ile araya, kendisine zarar vermeyecek ve bir yararı da olmayacak şeyi koyarak yardıma çağırır. İşte bu, pek derin bir sapıklıktır.

Ahmet Varol

Allah'ı bırakıp kendisine ne zarar ne de yarar veremeyen şeylere yalvarır. İşte bu uzak bir sapıklıktır.

Ümit Şimşek

Allah'ı bırakıp da kendisine ne bir yarar, ne de bir zarar veremeyen şeylere dua eder. Şaşkınlığın en koyusu da işte budur.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın berisinden, kendisine zarar veremeyecek, yarar sağlamayacak şeye dua/davet eder. Dönüşü olmayan sapıklığın ta kendisidir bu.

Ali Bulaç

Allah'tan başka, kendisine ne zararı dokunan, ne yararı olan şeylere yakarır. İşte bu, en uzak bir sapıklıktır.

Ali Fikri Yavuz

Allah'ı bırakır da kendine ne zarar, ne fayda vermiyecek olan şeylere ibadet eder, yalvarır. İşte, hidayetten uzak olan sapıklık budur.

Bahaeddin Sağlam

Allah’ın dışında, ona ne zarar ne de yarar vermeyen şeyleri çağırır. İşte en derin sapıklık da budur.

Bayraktar Bayraklı

O, Allah'ı bırakıp, kendisine faydası da zararı da dokunamayacak olan şeylere yalvarır. Bu, büsbütün uzak olan sapıklığın ta kendisidir.