13. Ayet
يَدْعُوا لَمَنْ ضَرُّهُٓ اَقْرَبُ مِنْ نَفْعِه۪ۜ لَبِئْسَ الْمَوْلٰى وَلَبِئْسَ الْعَش۪يرُ
Zararı faydasından daha yakın olana tapar. O (taptığı) ne kötü yardımcı, ne fena yoldaştır!
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
يَدْعُوا لَمَنْ ضَرُّهُٓ اَقْرَبُ مِنْ نَفْعِه۪ۜ لَبِئْسَ الْمَوْلٰى وَلَبِئْسَ الْعَش۪يرُ
Zararı faydasından daha yakın olana tapar. O (taptığı) ne kötü yardımcı, ne fena yoldaştır!
Zararı, faydasından daha yakın olanı çağırır; fakat ne de kötü yardımcıdır o, ne de kötü arkadaş.
Zararı, kârından daha çok olan bir nesneye tapıyor, o ne kötü yardımcı, o ne kötü arkadaş !
(Ve bazen de) kendisine zararı yararından çok olan kimseye yalvarıp yakarır. Gerçekten de o (yalvarıp yakardığı) ne berbat bir dosttur ne kötü bir efendidir!
Kendisine fâidesi şöyle dursun zararı dokunmayacak şeye ’ibâdet ider. Ne fenâ sâhib! Ne bedbaht ’âbid!
O, zararı faydasından daha (akla) yakın olan bir varlığa yalvarır. O (yalvardığı), ne kötü bir yardımcı, ne kötü bir dosttur!
Zararı yararından daha yakın olana yalvarır. Ne kötü bir mevla ve ne kötü bir arkadaştır.
Her halde zararı nef'ınden daha yakın olan zat diye yalvarıyor, o ne fena efendi, o ne fena yardak
Herhalde o, zararı faydasından daha yakın olana yalvarıyor. Yalvardığı şey ne kötü yardımcı ve ne kötü yoldaştır.
O, zararı, faydasından daha yakın olana yalvarır. O (putlar) ne kötü bir yardımcı ve ne kötü bir dosttur.
Veya (tutup) zararı, faydasından daha yakın olana (dahi) tapınıp yakarıverirler. (Halbuki güvendiği ve medet beklediği o kimse) Ne kötü bir yardım edici ve ne kötü bir sahiptir!.. (Ki kendisine bağladığı insanları Allah’ın yolundan ve davasından etmektedir.)
Gerçekten de zararı yararından daha yakın olana dua ediyorlar. O ne kötü mevla¹ ne kötü yoldaştır!
ŧapar bayıķ ol kim ziyānı anuñ yaķınıraķdur aśśısından. yavuz yarı viricidür daħı yavuz işdür!
(Evet) o, zararı fâidesinden daha yakın olana tapar. (Tapdığı o nesne) ne kötü yardımcı, ne fena yoldaşdır!
(Hem) zararı faydasından daha yakın olana yalvarır. (O yalvardığı şey) ne kötü yardımcı ve ne kötü arkadaştır!
Yarardan çok zarar getirecek kişiye (büyük bildiklerine, liderlere, birtakım otoritelere) yalvarıp yakarır tapınırcasına. Oysa yalvardığı kişi, gerçekte ne fena bir efendi ne fena bir yandaştır!
Bırak onları faydasından daha çok zararı olan kimseleri yardıma çağırsınlar. Yardıma çağırdıkları, ne kötü sığınacak yer ve ne kötü bir topluluk.
Böylesi zararı yararından daha çok olana tapar. Taptığı da ne kötü koruyucu, ne kötü yoldaştır.
O, mazarratı, menfaatinden daha yakın olan şeylere ibadet eder, * o, ne kötü yardımcı ve dosttur! O, ne kötü yoldaştır!
O, (bazen) zararı faydasından daha çok olanı [akrab] da çağırmaktadır.⁶ O ne kötü bir dost [mevlâ], ne kötü bir arkadaştır! [aşîr].
(Ya da) Zararı, yararından daha yakın olana yakarır; O (yalvardığı), ne kötü mevla ve ne kötü yoldaştır.
Ve bazan da zararı, yararından daha akla yakın olan kimselere yalvarıp yakarır ve tapınır. Ne kötü yardımcı ve ne kötü yoldaştır o.
(Bir de) o, zararı yararından daha yakın olan varlıklara yalvarıp yakarır. O ne kötü bir dost ve ne kötü bir arkadaştır!
Birtakım dünyevî menfaatler elde etmek veya sözde mânevî derecelere, yüce makâmlara erişmek amacıyla, zararı faydasından çok daha büyük olan putlardan, şeytanlardan veya ilâhlık taslayanlardan medet umarak, onları kurtarıcı olarak çağırır, onlara el açıp yalvarırlar fakat o çağırdıkları, gerçekte ne kötü bir dost, ne kötü bir arkadaştır! Peki, gerçek dostunuz, yardımcınız kimdir:
Zararı yararından daha yakın kimselere yalvarıyor. Elbette, ne kötü Mevlâ! Ne kötü Taraftar!
yarardan çok zararı olan birine el açıyor: yâr desen yâr değil; dost desen dost değil...
Öyle ki taptıkları şeylerin dokunan zararları yararlarından daha çoktur. Çünkü taptığı insanlar onları kendi çıkarlarına köle yapar. Üç kuruşluk dünya çıkarına ahiret hayatını cehenneme çevirirler. Bilseler arkalarından giderek taptıkları insanlar ne kötü yardımcı ne kötü arkadaştır.
O, zararı yararından daha yakın (fazla) olan birine yalvarır. [*] O (yalvardığı) ne kötü bir yardımcı ne kötü bir dosttur!
(Ya da bunlar,) zararı faydasından daha yakın olan kimselere tapar. (Bunların taptıkları kimseler) ne kötü yardımcı ve ne kötü dosttur.
[Ve bazan da] kendisine zararı yararından çok olacak olan kimseye, [bir başka insana] yalvarıp yakarır: gerçekten de, bu ne kötü efendi ve bu ne kötü uyruk! ¹³
Ardından da zararı yararından daha fazla olan kişiye yalvarıp yakarır. Ne kötü bir mevla, efendidir o ve ne kötü bir topluluktur o! 2/165...167, 33/66...68, 34/31...33, 40/47...50
Onlar, zararı faydasından daha yakın olana taparlar ve yalvarırlar. O yalvardıkları, ne kötü bir otorite, kötü bir koruyucu, kötü bir dost, ne kötü bir yoldaştır.
Yalvarıp yakarıyor, zira işin ucunda zararı yararından daha fazla olan (efendi, yoldaş) kimseler var: o ne berbat efendi, o ne kötü yoldaştır!
Zararı faidesinden daha yakın olan kimseye ibadet eder. Ne fena yardımcı ve ne fena sahip.
(Evet) Kendisine zararı faydasından daha yakın olana tapınır. (Firavun, Nemrud gibi elebaşlarına tapınır, -sıkıntılarını gidermek için- onlardan maddi menfaat umar. Oysa elde ettiği bu menfaat dünyada ona az bir yarar sağlasa da, ahirette onun için en büyük zarar kaynağı olacaktır) Onun sığınıp menfaat için yalvardığı kimse, ne kötü bir yardımcı, ne kötü bir yoldaştır! (İnsanlardan öyleleri de vardır ki onlar Rablerine ve kıyamet gününe iman etmişlerdir, bunların ötekilerden ayırd edilmesi gerekmez mi? hiç buğday, samanla karıştırılıp yakılır mı?)
Zararı faydasından daha yakın olana duada bulunur. O ne kötü yoldaş ve ne fena dosttur!
Kendisine zararı faydasından daha yakın olana yalvarır. Ne kötü yardımcı ne kötü yoldaş!
Ṭapar ol kāfir ol kimseye ki anuñ ziyānı yaḳınraḳdur kendüye aṣṣısından.Ne yaman yardım idicidür ol, daḫı ne yaman yoldaşdur ol.
Hatta bazen da kendisine zararı yararından çok olacak kimselere yalvarıp yakarır. Ne kötü bir efendi, ne fena bir yandaştır o!
Zararı, faydasından daha yakın olana yalvarır. (O), Ne kötü bir yardımcı ve ne kötü bir arkadaştır!
Zararı fâidesinden daha yakın olan şeye du'â iyler, o, ne fenâ mevlâ ve ne fenâ kabîledir.
Zararı yararından yakın olan kişiyi[1] de yardıma çağırır. O ne kötü bir yardımcı[2] ve ne kötü bir yandaşlar topluluğudur.
Zararı faydasından daha yakın olana yalvarır. O ne kötü yardımcı ve ne kötü arkadaştır.
O, aslında, yarardan çok zarar beklenecek şeye dua etmektedir. Ne kötü bir dost, ne kötü bir yoldaştır o!
Zararı yararından daha yakın olan kişiye yalvarır/davet eder. Ne kötü bir destekçidir o, ne kötü bir efendidir!
(Ya da) Zararı, yararından daha yakın olana tapar; ne kötü yardımcı ve ne kötü yoldaştır.
(Hak dinden çıkan) o insan, zararı faydasından daha yakın olana tapar. Taptığı şey ne fena dost, ne de kötü arkadaş!...
Zararı faydasından daha yakın olan kişiyi çağırır. İşte, en kötü dost ve en kötü yardımcı, o çağırdığı kişidir.
O, zararı faydasından daha yakın olan bir varlığa yalvarır. O, ne kötü bir yardımcı, ne kötü bir dosttur!