5. Ayet
وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ
Onlar ki, ırzlarını korurlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ
Onlar ki, ırzlarını korurlar.
Ve öyle kişilerdir onlar ki ırzlarını korurlar.
1,2,3,4,5,6. Namazlarında gönülleri titreyen; boş işlerden kaçınan; zekât veren; eşleriyle, odalıkları olmadıkça, utanç yerlerin koruyanlar; inanlılar kurtulurlar, bunlar ayıplanmazlar
5-6-7. Onlar, iffetlerini korurlar. Yalnız eşleri ya da akitleri aracılığıyla sahip bulundukları bunun dışındadır. (Bunlarla olan ilişkilerinden dolayı) ayıplanmaları sözkonusu olmaz. Ama kim de bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır.
1,2,3,4,5,6. Mü’minler, tevâzu’ ile namâz kılanlar, fenâ söz söylemekden ictinâb idenler, zekât virenler, ferclerini harâmdan muhâfaza idenler ve ihtiyâcât-ı nefsâniyelerini zevcelerine ve sağ el ile (yani helâl sûretde) tedârik itdikleri câriyelerine hasr idenler hiç bir levm ve ’itâba dûçâr olmazlar.
Ve onlar ki, iffetlerini korurlar;
Ve cinsel ilişkilerden sakınırlar;
Ve onlar ki ırzlarını korurlar
Ve onlar ki, iffetlerini korurlar,
Ve onlar (harâma karşı) ırzlarını korurlar.
Ve onlar ırzlarını (namuslarını ve iffetli durumlarını titizlikle koruyup) muhafaza edenlerdir.
Ve onlar, ırzlarını korurlar.
daħı anlar kim anlar [181a] ferclerini śaķlayıcılardur
(Öyle mü'minler) ki onlar ırzlarını koruyanlardır.
Ve o kimseler ki, onlar ırzlarını koruyucudurlar.
Ve onlar (o inanan erkek ve kadınlar) ki edep yerlerini (mahrem yerlerini) koruyan (örten) kimselerdir. (*)
Zinadan uzak durarak iffetlerini korurlar.
O inananlar ki arı sili kalırlar,
2, 6. O mü/minler ki namazlarında huşu/da bulunurlar [²]. Beyhude şeyden yüz çevirirler, zekâtlarını da verirler. Utanacak yerlerini de haramdan saklarlar. Meğer ki zevceleriyle cariyelerine karşı olsun. Çünkü bunlar ile kınanmazlar.
Onlar edep yerlerini/iffetlerini [furûcihim] korurlar.
Ve onlar ırzlarını koruyanlardır.
Ve onlar ki, namus ve iffetlerini, haramdan ve şüpheli şeylerden korurlar.
İffetlerini korurlar;
Onlar ki, —gerek kadın gerek erkek olsun— iffet ve namuslarını titizlikle korurlar.
Mahrem yerlerini koruyanlar!
avret mahallerine sahip olanlar,
Irzlarını korurlar. İnsanların karılarından kızlarından uzak durur, onların mahremiyetlerine yaklaşmazlar.
Onlar namuslarını koruyanlardır.
5,6. Ve o (mü’minler) eşleri veya cariyeleri¹ dışında mahrem yerlerini (herkesten) korurlar.² Onların (bu iki durumda da) ayıplanmaları söz konusu değildir.³
Ve onlar ki, iffetlerini korurlar; ²
Onlar ki iffet ve namuslarını korurlar. 12/23- 24, 25/68, 70/29- 30
Mü'minler iffetlerini koruyanlar, bellerine sahip olanlardır.
onlar ki, iffetlerini korurlar;
Ve o mü'minler ki, onlar elbette avret mahallerini muhafaza edenlerdir.
5,6,7. İffetlerini korurlar!.. Eşleri ve cariyeleri hariç, kimseyle bir ilişki kurmazlar; ötesine gidenler (başkalarıyle ilişki kuranlar) ise, haddi aşan kimselerdir.
Onlar ki, ırzlarını korurlar.
Onlar, mahrem yerlerini koruyanlardır.
Daḫı anlar kim ferclerini ṣaḳlarlar,
5, 6, 7. Onlar mahrem yerlerini günahlardan korurlar. Yalnız eşleri ve cariyeleri ile ilişki kurarlar. Çünkü bunu yapanlar ayıplanamazlar. Ama bu sınırın ötesine geçmek peşinde olanlar, işte onlardır haddi aşanlar.
Ve onlar ırzlarını korurlar.
Ferclerini muhâfaza idicilerdir.
Bir de edep yerlerini ve çevresini[1] koruyan kimselerdir[2].
Onlar ırzlarını korurlar.
Onlar iffetlerini korurlar.
Cinsiyet organlarını/ırzlarını koruyanlardır onlar.
Ve onlar ırzlarını (iffetlerini) koruyanlardır;
Onlar ki, ırzlarını korurlar.
Onlar ki, ırzlarını korurlar.
İffetlerini korurlar.