56. Ayet
نُسَارِعُ لَهُمْ فِي الْخَيْرَاتِۜ بَلْ لَا يَشْعُرُونَ
55,56. Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar!
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
نُسَارِعُ لَهُمْ فِي الْخَيْرَاتِۜ بَلْ لَا يَشْعُرُونَ
55,56. Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar!
Hayırlara ulaşıvermelerini sağlamadayız, hayır, anlamıyorlar.
55,56. Onlara verdiğimiz mallarla, oğullarla iyilik ettiğimizi sanıyorlar mı? Onlar anlamıyorlar!
55-56. Kendilerine verdiğimiz mal ve evlatlarla onlara iyilik için can attığımızı mı sanıyorlar? Hayır, onlar ne yaptıklarının farkında değiller!
Ânları derece derece ’azâba takrîb idiyoruz fakat bilmiyorlar.
55, 56. Sanıyorlar mı ki, onlara verdiğimiz servet ve oğullar ile kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz? Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.
Onların iyiliğine koşuyoruz? Hayır, farkında değiller.
Onların hakıkaten hayırlarına müsareat ediyoruz Hayır, şuurları yok
Kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz. Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.
55-56. (Yoksa o kâfirler) kendilerine (bolca) mal ve oğullar vermemizden dolayı, onlara iyiliklerde bulunduğumuzu mu sanıyorlar? Hayır! (Durum hiç de öyle değil. Onlar nasıl bir akıbete ve musibete doğru sürüklendiklerinin) farkında değiller.
Biz onların hayrına koşuyoruz (ve iyiliklerine çabalıyoruz diye mi bunlar verilmektedir?) Hayır, onlar (nasıl bir akıbete ve felakete doğru sürüklendiklerinin farkında ve) şuurunda değillerdir!
Hayırlarını çabuklaştırdığımızı mı sanıyorlar. Hayır, gerçeği kavrayacak bilinçte değiller.
55-56. ay, śanurlar mı, bayıķ ol kim meded eylerüz anlara māldan daħı oġlanlardan iverüz anlaruñ içün ħayrlar içinde belki bilmezler.
55,56. Onlar kendilerine imdâd etdiğimiz (verdiğimiz) mal ve evlâd ile bizim hayırlarına acele etdiğimizi mi sanıyorlar? Hayır, onlar (işin) farkına varmıyorlar.
55,56. (Onlar,) kendilerine vermekte olduğumuz mal ve oğullar ile, onların hayırlarınamı koşuyoruz sanıyorlar? Hayır! (Onlar işin) farkına varmıyorlar!(2)
55-56. Onlar sanıyorlar mı ki, (kendileri ne yaparlarsa yapsınlar, biz,) onlara mal ve evlâtlar verirken yalnızca onların iyilikleri için çırpınıyoruz! Bilakis, (kendilerine verdiğimiz bu dünya nimetleriyle de imtihan edilmektedirler, fakat) onlar farkında değiller.*
Onlar farkına varmadan biz onları yararlı işlerde koşturuyoruz ki (denensinler).
Sanki Biz onların iyiliklerine mi koşmaktayız? Yok, onlar işin ne olduğunu bilmiyorlar.
55, 56. Onlara dünyada verdiğimiz malla, evlâtla, kendilerinin hayırlarına mı müsaraat ediyoruz [⁷] sanıyorlar. Hayır, o nimet değildir, belki derece derece onları azaba yaklaştırıyoruz, onlar ise işin farkında değillerdir.
Kendilerinin iyiliklerine/hayırlarına koşuyoruz? Bilakis (hiçbir şeyin) farkında değiller.
Onlara hayırlar sağlamaya mı koşuyoruz? Hayır, onlar farkında değillerdir.
onların iyiliklerine koşuyoruz? Hayır, bu verdiğimiz tüm nimetler, onlar için bir imtihandır, ama onlar hala bunun farkında değiller.
55-56. Sanıyorlar mı ki, onlara mal ve evlâtlar verirken yalnızca iyilikleri için çırpınıyoruz! Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.
Onlara lütufta bulunduğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, tam aksine! Fakat onlar, bunun farkında değiller! Çünkü ilâhî lütfa, ancak şu özelliklere sahip olanlar kavuşabilir:
Onlar için Hayırlar’da can atıyoruz? Aksine, bilincinde olmazlar.
Biz onların iyiliği için koşuşturuyoruz ama anlamıyorlar...
Hayır! Onlar farkına varmıyorlar. Bu zanları hep boşa gidecek!
55,56. Onlara verdiğimiz servet ve çocuklar ile kendilerine iyilik noktasında yardım ettiğimizi mi sanıyorlar! Hayır! Onlar (işin) farkına varamıyorlar.
Hâlbuki Biz, (din göndererek) onların iyiliğine koşuyoruz. Fakat onlar, işin farkında değiller.
onları [kendi anlayışlarına göre] iyi ve yararlı [bildikleri] şeylerde yarıştırmak [istiyoruz]? ³² Hayır, onlar [yanıldıklarının] farkında değiller!
Onlara iyilik etmek için can atıyoruz. Hayır, aslında onlar, işin farkında değiller. 10/7- 8, 11/15,
İyilikleri ve iyi âkıbete kavuşmaları konusunda onların lehine gayret gösteriyoruz. Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.
Bizim kendilerinin (mevcut hallerini) onayladığımızı sanıyorlar, öyle mi? Asla! Fakat onlar (bunun bile) farkında değiller.[²⁹³⁵]
Onlar için hayırları hususunda müsaraat ederiz. Hayır, anlamıyorlar.
İyiliklerde onları bir an evvel hayra kavuşturmak dilediğimizi mi sanıyorlar? Hayır., onlar gerçeğin farkında değildirler.
55-56. Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar şuurunda değiller.
İyiliklerde onlara acele davranıyoruz. Hayır, onlar, ne yaptıklarının farkında değiller.
ki özlerine tizledür‐biz ḫayrları? Bel ki bilmezler, ḥayvānlar gibidürler.
55, 56. Kendilerine verdiğimiz servet ve evlatlarla iyiliklerine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar işin farkında değiller! [9, 55; 3, 178; 68, 44-45; 74, 11-16]
Onların iyiliklerine koşuyoruz? Hayır, (bu verdiğimiz dünya ni'metleri, onlar için bir imtihandır, fakat onlar) farkında değiller.
55,56. Bizim onlara virdiğimiz mal ve evlâd ile onların hayırlarına müsâra'ât iylediğimizi mi zan idiyorlar? Belki bunı anlamazlar.
Bu iyilikleri yalnız onlar için mi yapıyoruz? Hayır, kavrayamıyorlar.
Onların iyiliklerine koşuyoruz. Hayır onlar (işin) farkında olmuyorlar.
Hayırlarına koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkında değiller.
Ve iyiliklerine koşuyoruz. Hayır, farkında olmuyorlar.
Onların hayırlarına koşuyoruz (veya yardım ediyoruz)? Hayır, onlar şuurunda değiller.
55,56. Onlara dünyada verdiğimiz mal ve evlâddan dolayı, biz onların hayırlarına acele ediyoruz, zannında mı bulunuyorlar? Hayır, anlamıyorlar, (dünya haline aldanıyorlar, ahiretteki perişanlığı düşünmüyorlar).
55, 56. Yoksa onlara verdiğimiz mal ve evlatlar ile, yararlı işlerde onlar için koşturduğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar işin farkında değiller.
55,56. Kendilerine mal ve çocuklar vererek, onlara iyiliklerde bulunmaya acele ettiğimizi mi sanıyorlar? Hayır, farkında değiller.