8. Ayet
وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۙ
Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۙ
Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler.
Ve öyle kişilerdir onlar ki emanetlerine ve ahitlerine riayet ederler.
Şol inanlılar ki, emanetlerin, ahitlerin korurlar
Onlar, emanetlerine ve sözleşmelerine sadakat gösterirler.
Kendilerine mevdû’ emânetlere hıyânet itmeyub ta’ahhüdâtını îfâ idenler bahtiyâr olacaklardır.
Yine onlar (o müminler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler;
Onlar ki kendilerine emanet edilen şeylere dikkat ederler. Verdikleri sözleri de yerine getirirler.
Ve onlar ki emanetlerine ve ahidlerine riayetkârdırlar
Yine onlar ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler,
Onlar (mü’minler), emânetleri (en güzel şekilde korur), verdikleri sözleri de mutlaka yerine getirirler.
(Ve yine kurtuluşa erecek mü’minler şunlardır ki;) Onlar (borç, rehin ve oy verme gibi) emanetlerine ve verdikleri sözlere (ve sözleşme senetlerine) riayet (ve sadakat) üzerindedirler.
Onlar, kendilerine verilen emanetler için sözlerine bağlı kalan kimselerdir.
daħı anlar kim anlar emānetlerine daħı 'ahdlarını śaķlayıcılardur.
(Öyle mü'minler) ki onlar emânetlerine ve ahidlerine riaayetkârdırlar.
Yine o kimseler ki, onlar emânetlerine ve sözlerine riâyet edenlerdir.
Ve onlar (o erkek ve kadınlar) ki, (kendilerine tevdi edilen) her türlü emanete ve verdikleri sözlere (ve sözleşme senetlerine) riayet ederler.
İnananlar, emanetleri ve ahitlerini yerine getirmeyi özenle gözetirler.
O inananlar ki kendilerine inanılan nesneleri, antları sıkı tutarlar,
8, 9. O mü/minler ki emanetlerine, ahilerine riayetkârdırlar, namazlarını da muhafaza ederler [³].
Onlar/mü’minler, emanetlerine ve verdikleri sözlerine riayet edenlerdir.³
(Hakeza) Onlar, emanetlerine ve ahitlerine riayet edenlerdir.
Ve onlar ki, emanetlerini ve verdikleri sözü yerine getirirler.
Yine o müminler emanetlerine ve ahidlerine sadakat gösterirler;
Ve o müminler ki, kendilerine gerek Allah’ın, gerekse insanların verdiği emânetleri en güzel şekilde korur, verdikleri sözü de mutlaka yerine getirirler.
Emanetlerine ve ahidlerine riayet edenler!
emanetlerine ve sözlerine sadık olanlar,
Emanet edilenlere sahip çıkar, emanetlerine hıyanet etmez, verdikleri sözlere harfiyen uyarlar.
Onlar, emanetlerine ve sözlerine uyanlardır. [*]
8,9. Ve o (mü’minler) emanetlerini¹ ve sözlerini yerine getirirler ve namazlarına devam ederler.²
ve onlar ki, emanetlerine ve ahidlerine sadakat gösterirler,
Onlar ki, emanetlerine ve verdikleri ahitlerine riayet ederler. 2/177, 3/75, 4/58, 8/27
Mü'minler, kamu görevlerini, sorumluluklarını yerine getirenler, toplumda güven ortamı sağlayanlar, emanete, ahitlerine, taahhütlerine, sözlerine riayet edenlerdir.
yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler;
Ve o mü'minler ki, onlar, emanetlerine ve ahdlerine riayet edenlerdir.
Emanetlerine ve verdikleri söze sadakat gösterirler.
Ve onlar ki, emanetlerine ve ahidlerine sadakat gösterirler,
Müminler, emanetlerine ve sözleşmelerine uyanlardır.
Daḫı anlar kim emānetlerini ve ‘ahdlerini ri‘āyet iderler.
O müminler üzerlerindeki emanetleri gözetirler, verdikleri sözleri tam tamına tutarlar.
Ve o(mü'min)ler emanetlerine ve ahidlerine özen gösterirler.
(Felâh bulan mü'minler) Şunlardır ki emânetlerine ve va'adlerine mürâ'ât iderler.
Onlar emanetler ve üstlendikleri görevler konusunda titiz davranan kimselerdir.
(Yine) onlar emanetlerini ve ahitlerini gözetirler.
O mü'minler, emanet ve ahidlerine riayet ederler.
O müminler, emanetlerine, ahitlerine saygı duyup sahip çıkanlardır.
(Yine) Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir.
Onlar ki, emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler.
Ve o müminler ki, emanetlerine ve verdikleri sözlerine riayet ederler.
Müminler emanetleri korur ve verdikleri sözleri yerine getirirler.