85. Ayet
سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ
“Allah’ındır” diyecekler. “Öyle ise siz hiç düşünüp öğüt almaz mısınız?” de.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ
“Allah’ındır” diyecekler. “Öyle ise siz hiç düşünüp öğüt almaz mısınız?” de.
Diyecekler ki: Allah'ın. De ki: O halde ne diye hala düşünüp anlamazsınız?
«Allahındır!» diyecekler; diyesin ki: «Öğüt almaz mısınız?»
Diyecekler ki: “Allah'ın.” De ki: “O halde ne diye hâlâ düşünüp anlamazsınız?”
"Allâh’ındır" diyecekler. O halde düşünmüyor mısınız?"
«Allah'a aittir» diyecekler. Öyle ise siz hiç düşünüp taşınmaz mısınız! de.
"ALLAH'ın," diyecekler. De ki, "Düşünmez misiniz?"
Allahın diyecekler, o halde düşünmez misiniz? De
"Allah'a aittir" diyecekler. "Öyle ise siz hiç düşünüp taşınmaz mısınız?" de.
(Onlar,) “Allah’ındır” diyecekler. De ki: “(İşte, kendiniz de itiraf ediyorsunuz ki, yeryüzündeki her şeyi yaratan Allah’tır. O Allah, yarattıklarını öldürüp, tekrardan diriltmeye kâdir değil midir? Hâlâ) düşünüp öğüt almaz mısınız?”
"Allah’ındır" diyecekler. De ki: "(Madem öyle) Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?"
“Allah'a aittir.” diyecekler. De ki: “Hâlâ öğüt almayacak mısınız?”
tįz eyideler Tañrı’nuñdur eyit iy endįşe eylemez misiz?
«Allahındır» diyecekler. «O halde iyiden iyi düşünüb de ibret almaz mısınız siz? de.
“Allah'ındır!” diyeceklerdir. De ki: “Hiç ibret almıyor musunuz?”
Elbette, “Allah’a aittir.” diyeceklerdir. “Öyleyse, neden düşünüp ders almıyorsunuz?”de.
“Allah’a aittir” diyecekler “O zaman düşünmüyor musunuz?”
Diyecekler: " Allah’ındır" De ki: " Öyleyse niçin düşünmüyorsunuz?"
Onlar «— Allah/ındır» diyecekler, sen de de ki hâlâ Allah/ın tekrar diriltmeye kaadir olduğunu mülâhaza etmeyecek misiniz?
“Allah’ındır” diyeceklerdir. “O hâlde hiç düşünüp öğüt almıyor musunuz?” de.
“Allah'ındır” diyecekler. De ki: “Yine de uyanıp kendinize gelmeyecek misiniz?”
Diyeceklerdir ki, Allah'ın. De ki: O halde ne diye hâlâ düşünüp anlamazsınız?
“Allah’a” diyecekler. “O halde düşünmez misiniz?” de.
İster istemez hakîkati itiraf ederek, “Allah’ındır!” diyecekler. O zaman onlara de ki: “O hâlde, Allah’ın sınırsız kudret ve yüceliğini düşünüp öğüt almaz mısınız?”
-“Allah içindir” diyecekler. De ki: -“Öğüt alıp düşünmez misiniz?”.
İnkarcı: " Allah'ın. " Resul: " bak biraz daha düşünseniz olacak.
"Allah’ındır!" diyecekler. De ki: "Düşünmüyor musunuz?"
“Allah’a aittir.” diyeceklerdir. De ki: “Öyle ise (gerçeği) hatırlamaz mısınız?”
Onlar elbette: “Allah’ındır” diyecekler. (Sen de): “Öyleyse siz, hâlâ bunu idrak etmeyecek misiniz?” de.
“Allah’ın!” diye cevap vereceklerdir. De ki: “Peki, (Allah’ın birliğini, eşsiz-ortaksız olduğunu) kendiliğinizden hatırlamayacak mısınız artık?”
Onlar diyecekler ki: – Allah’a aittir. – Ee, peki hiç düşünmez misiniz? De! 10/31, 29/61, 39/38
“Allah'ın” diyecekler. “Hâlâ Allah'ın birliğini, eşsizliğini, ortaksızlığını, yaratmaya ve diriltmeye kadir olduğunu, kendiliğinizden düşünmeyecek misiniz?” de.
“Allah’a aittir” diyecekler. De ki: “O halde, hâlâ (onurunuzu)[²⁹⁴⁵] hatırlamayacak mısınız?”
Elbette diyeceklerdir ki: «Allah'tır.» De ki: «O halde düşünmez misiniz?»
Onlar; "Allah’ındır" diyecekler, o zaman (Ey Muhammed) sen de "O'nun bu kudret delillerinden ibret almaz mısınız?" diyerek (onları sustur.)
Allah'ın diyecekler, öyle ise (gerçekleri) hatırlamayacak mısınız?
-Allah'a aittir, diyecekler.-Ee, peki düşünmez misiniz? de!
Eyideçeklerdür: Tañrı Ta‘ālānuñdur. Eyit yā Muḥammed: Pes niçünögütlenmezsiz?
Elbette: “Allah'ındır” diyeceklerdir. Öyleyse, sen de ki: “Neden aklınızı başınıza almıyorsunuz? ” [39, 3]
Allah'ındır diyecekler. "O halde düşün(üp, ilk kez yaratanın, ikinci defa yine yaratılabileceğini anla)mıyor musunuz?" de.
"Onlar Allâh'ındır" diyeceklerdir. Di ki: "O halde tezekkür idüb düşünmez misiniz?"
“Allah’ındır” diyeceklerdir. De ki: “Bilginizi kullanmayacak mısınız?”
"Allah'ındır" diyecekler. De ki: "Peki öyleyse öğüt almıyor musunuz?"
Diyecekler ki, “Allah'ındır.” De ki: “Öyleyse hiç düşünmüyor musunuz?”
"Allah'ındır!" diyecekler. De ki: "Hâlâ düşünüp ibret almıyor musunuz?"
'Allah'ındır' diyecekler. De ki: 'Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?'
Onlar diyecekler ki: “- Allah'ındır.” Sen, de ki: “- O halde düşünüb Allah'ın kudretini anlamaz mısınız?”
Onlar (ister istemez,) “Allah’ındır” diyecekler. De ki: “Madem böyledir. Neden düşünmüyorsunuz?
“Allah'ındır” diyecekler. “Öyleyse düşünmüyor musunuz?” de!