89. Ayet
سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ فَاَنّٰى تُسْحَرُونَ
“Allah’ındır” diyecekler. “Öyle ise nasıl aldanıyorsunuz?” de.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ فَاَنّٰى تُسْحَرُونَ
“Allah’ındır” diyecekler. “Öyle ise nasıl aldanıyorsunuz?” de.
Diyecekler ki: Bunlar da Allah'ın. De ki: Ne diye hala boş şeylere kapılmadasınız?
«Allah'dır» diyecekler, de ki: «Neden büyüklenirsiniz?»
(Sana) “Bu yetki Allah'a aittir” diyecekler. De ki; “O halde nasıl oluyor da yanıltılıyorsunuz?”
"Allâh’dır" diyecekler. Öyle ise niçün iğfâl olunuyorsunuz?" cevâbını vir.
«(Bunların hepsi) Allah'ındır» diyecekler. Öyle ise nasıl olup da büyüye kapılıyorsunuz? de.
"ALLAH.," diyeceklerdir. De ki, "O halde nasıl da aldanıyorsunuz?"
Allahın diyecekler, o halde nereden büyüleniyorsunuz? De
"(Bunlar da) Allah'ındır." diyecekler. "Öyle ise nasıl olur da büyülenirsiniz?" de.
(Onlar, “Her şeyin mülkü/idaresi) Allah’ın (tasarrufunda) dır” diyecekler. De ki: “Öyleyse nasıl (nereden) büyüleniyorsunuz (da bunca hakikati itiraf ettikten sonra bile, hâlâ, Allah’a ortaklar isnat edebiliyorsunuz)!”
(Onlar) "Kesinlikle Allah’tır" diyecekler. De ki: "Öyleyse nasıl oluyor da böyle büyülenmiş (gibi Hakk’tan ve hayırdan yüz çevirmektesiniz?)"
““Allah'tır.” diyecekler. De ki: “Öyleyse nasıl oluyor da aldanıyorsunuz?”
tįz eyideler Tañrı’nuñdur eyit pes nite bügülenürsiz.
(Buna karşı da yine «Hepsi) Allahındır» diyecekler. De ki: «O halde nasıl olub da böyle büyüleniyorsunuz»?
“(Bunlar hep) Allah'a âiddir!” diyecekler.(2) De ki: “Öyleyse (asıl siz) nasılbüyüleniyorsunuz (ki Kur'ân'a sihirdir diyorsunuz)?”
Yine (her şeyin mülkü ve yönetimi) Allah’a aittir" diyecekler. De ki: "O hâlde, nasıl büyülenmiş (gibi) etki altında kalıyorsunuz?"*
Diyecekler ki “Allah dır” O zaman nasıl da etki altında kalıyorsunuz!
Diyecekler: " Allah’tır" De ki: " Öyleyse niçin aldanıyorsunuz?"
Onlar «— Bu evsaf Allah/ındır» diyecekler. Sen de de ki neye hayâle kapılıyorsunuz da Hak/tan dönüyorsunuz?
“Allah’tır” diyecekler. “O hâlde nasıl da büyüleniyorsunuz/aldanabiliyorsunuz?” de.
“(Bütün bunlar) Allah'ındır” diyecekler. De ki: “Öyleyse nasıl oluyor da siz böyle büyüleniyorsunuz?”
Allah, diye cevap vereceklerdir. De ki: Peki o halde nasıl hayallere kapılıp büyüleniyorsunuz?
“Hepsi Allah’a aittir” diyecekler. “O zaman nasıl olup da böyle büyülenmiş gibi davranıyorsunuz?” de.
Yine tereddütsüz, “Allah’tır!” diyecekler. Sen de onlara de ki: “O hâlde, nasıl oluyor da, inkârcıların süslü propagandalarına kanıp göz göre göre aldatılıyorsunuz?”
-“Allah içindir” diyecekler. De ki: -“Öyleyse nasıl da büyüleniyorsunuz?”.
İnkarcı:" Allah. " Resul:" Peki neden göremiyorsunuz... ? "
"Allah’tır!" diyecekler. De ki: "Nasıl büyüleniyorsunuz?"
“Allah’a aittir.” diyeceklerdir. De ki: “Öyle ise nasıl da büyüleniyorsunuz?”
Onlar elbette: “Allah’tır.” diyecekler. (Sen de) onlara: “Nasıl (ve nereden) büyüleniyorsunuz?” de.
“Allah!” diye cevap vereceklerdir. De ki: “Peki, o halde, nasıl böyle aldatılabilirsiniz?” ⁵⁰
“Allah’tır!” diyecekler. “Öyleyse nasıl aldatılıyorsunuz?” De! 10/31- 32
“Allah'tır” diyecekler. “Öyle ise, nasıl olup da büyülenerek aklı etki altına alınanlar gibi aldatılıyorsunuz?” de.
“Allah’tır” diyecekler. De ki: “O halde, nasıl büyülenmiş (gibi) davranabiliyorsunuz?”[²⁹⁴⁶]
Hemen diyeceklerdir ki: «Allah içindir.» De ki: «Artık siz nereden büyüleniyorsunuz?»
O zaman da onlar elbet "Allah’tır” diyecekler. (Ey Muhammed) Bu kez sen de "Öyleyse nasıl oluyor da, aldanıyorsunuz! (Ve bâtıl hayaller peşinde koşup, yüce Rabbinize ortak koşabiliyorsunuz" diyerek onları sustur.)
"Allah’ındır" diyecekler. "Öyle ise nasıl büyüleniyorsunuz?" de.
“Allah'tır” diyecekler. “Öyleyse nasıl aldatılıyorsunuz?” de!
Eyideçeklerdür: Tañrı Ta‘ālādur. Eyit: Pes niçün doġru yoldan azışursız?
Elbette, “Allah'tır” diyecekler. Sen de ki: Öyleyse nasıl oluyor da büyülenip gerçekten uzaklaşıyorsunuz? ”
(Her şeyin yönetimi) Allah'a aittir diyecekler. "O halde nasıl büyüleniyorsunuz?" de.
Cevâb virerek "Allâh'ındır" dirler. Di ki: "O halde ne içün şeytâna ve hevâya aldanub meshûr oluyorsunuz?"
“Allah’tır” diyeceklerdir. De ki: “O halde nereden büyüleniyorsunuz?”
"Allah'ındır" diyecekler. De ki: "Öyleyse nasıl büyüleniyorsunuz?"
Diyecekler ki: “Hepsi Allah'ındır.” De ki: “Öyleyse nasıl aldanıyorsunuz?”
"Allah'tır!" diyecekler. De ki: "Nasıl oluyor da büyüleniyorsunuz?"
'Allah'ındır' diyecekler. De ki: 'Öyleyse nasıl oluyor da (böyle) büyüleniyorsunuz?'
Yine “-Allah'ındır” diyecekler. Onlara de ki: “- O halde nereden aldatılıyorsunuz (da hakkı inkâr, ediyorsunuz)?”
Onlar (ister istemez) “Allah” diyecekler. De ki: “Madem öyledir, nedir bu büyülendiğiniz? (Gerçeği görmemeniz?)”
“Allah'tır” diyecekler. “Öyleyse nasıl büyüleniyorsunuz?” de!