88. Ayet
قُلْ مَنْ بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ يُج۪يرُ وَلَا يُجَارُ عَلَيْهِ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ
De ki: “Eğer biliyorsanız söyleyin: Her şeyin hükümranlığı elinde olan, kendisi koruyan, kendisine karşı korunulamaz olan kimdir?”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قُلْ مَنْ بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ يُج۪يرُ وَلَا يُجَارُ عَلَيْهِ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ
De ki: “Eğer biliyorsanız söyleyin: Her şeyin hükümranlığı elinde olan, kendisi koruyan, kendisine karşı korunulamaz olan kimdir?”
De ki: Kimdir her şeyin saltanat ve tasarrufu elinde olan ve odur koruyan, oysa korunmaya muhtaç değil; biliyorsanız eğer?
Diyesin ki: «Her nesneye egemenlik kimindir? Eğer siz bilirseniz, kayıran O'dur; O kayrılmaz!»
De ki: “Her şeyin yönetimini elinde tutan, koruyup kollayan ama kendisine karşı (kimsenin) korunup kollanamayacağı kimdir? Biliyorsanız, (söyleyin)!”
Ânlara di ki: "Her şeye hükm iden kuvvet kimin elindedir, her şeyi muhâfaza iden ve kendisi aslâ muhâfazaya muhtâc olmayan kimdir? Biliyor iseniz söyleyiniz."
Eğer biliyorsanız (söyleyin), her şeyin melekûtu (mülkiyeti ve yönetimi) kendisinin elinde olan, kendisi her şeyi koruyup kollayan, fakat kendisi korunmayan (buna muhtaç olmayan) kimdir? diye sor.
De ki, "Biliyorsanız, koruyup kollayan, fakat kendisi korunup kollanmayan; her şeyin egemenliğini elinde bulunduran kimdir?"
Kim o her şeyin melekûtü yedinde ve o kayırır da ona karşı kayırılmaz olan eğer ılminiz varsa? de
"Eğer biliyorsanız (söyleyin), her şeyin melekûtu (mülkiyeti ve yönetimi) kendisinin elinde olan, kendisi her şeyi koruyup kollayan; fakat kendisi korunmayan (buna muhtaç olmayan) kimdir?" diye sor.
(Resûlüm, yine onlara) de ki: “Eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım), her şeyin melekûtu (mülkü/idaresi) tasarrufunda olan, kendisi her şeyi koruyup himaye eden, fakat kendisi korunmayan (buna muhtaç olmayan) kimdir?”
De ki: "Eğer biliyorsanız (söyleyin:) Her şeyin melekûtu (mülk ve yönetimi) kimin elindedir? Ki O, koruyup kolluyorken Kendisi korunmaya (ihtiyaç duymayan kimdir)?"
Sor bakalım: “Evrenin egemenliğine sahip olan, koruyup gözeten ve kendisine karşı kimsenin korunamayacağı kimdir? Biliyorsanız söyleyin?”
eyit: “kimdür kim elindedür pādışāhlıķı her nesenenüñ daħı ol āmān virür āmān virilmez anuñ üzere eger bilür olduñuzsa?
De ki: «Her şey'in mülk (-ü tasarruf) u elinde bulunan kimdir, ki dâima O himaaye ediyor, kendisi asla himayeye muhtâc olmuyor? (Haydi söyleyin) biliyorsanız».
De ki: “Eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım), herşeyin melekûtu (içyüzü ve idâresi) elinde olan ve kendisi himâye eden, fakat ona karşı (kimsenin) himâye olunması(mümkün) olmayan kimdir?”
De ki: Her şeyin yönetimi elinde olan, koruyup kollayan ve kendisi korunmaya muhtaç olmayan kimdir (her şeyin yönetimi kime aittir)? Eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım!)
Onlara sor “Her şeyin yönetimi elinde olan ve her şeyi çekip çeviren ve asla yönetimine müdahale edilemeyen kimdir? Biliyorsanız söyleyin?
De ki: " Bütün varlıkları egeliğini elinde tutan, koruyup da korunmıyan kimdir, biliyor musunuz?
De ki her şeye tastamam mâlik olmak kimin elindedir? Ki O, aman verir, kendisine ise aman verilmez [³]. Biliyorsanız cevap verin.
(Ey Peygamber!) “Eğer biliyorsanız söyleyiniz. Her şeyin hükümranlığı elinde olan ve her şeyi koruyan ve kendisine karşı konulamaz olan kimdir?” diye sor.
De ki: “Eğer biliyorsanız (söyleyin bakayım), “Her şeyin hükümranlığı elinde olan, barındıran fakat himayeye muhtaç olmayan kimdir?”
De ki: Herşeyin yönetimini elinde tutan, koruyup kollayan, fakat kendisine yardım olunmayan kimdir? Biliyorsanız eğer, söyleyin bana.
“Biliyorsanız söyleyin, bütünüyle varlığın yönetimi elinde olan, kendisi her şeyi koruyup kollayan, fakat kendisi korunmaya muhtaç olmayan kimdir?” de.
Yine onlara sor: “Kimdir, tüm evrenin hükümranlığını elinde tutan ve her şeyi koruyup kollayan, fakat kendisi korunmaya muhtaç olmayan yüce kudret; haydi cevap verin bakalım, eğer biliyorsanız!”
De ki: -“O koruyup kolluyorken ve O’na koruyup kollama olmazken, biliyorduysanız, her şeyin melekût’ü / yönetimi / işleyişi kimin elindedir?”.
Peki madem biliyorsunuz her şeyin hakimiyeti kimin elinde? Koruyan fakat korumasız olan kim? "
De ki: "Eğer biliyorsanız; her şeyin mülkü elinde olan, kendisi her şeyi koruyup kollayan, fakat kendisi korunup kollanmayan kimdir?"
De ki: “Biliyorsanız (söyleyin), her şeyin egemenliği kendisinin elinde olan, [*] her şeyi koruyup kollayan fakat kendisi korunmaya (ihtiyacı olmaya)n [*] (güç) kime aittir?”
(Bir de onlara): “Eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım,) her şeyin hükümranlığı elinde olan, kendisi her şeyi koruyup kollayan fakat asla korunmaya (muhtaç olmayan) kimdir?” diye sor.
De ki: “Her şeyin yönetimini elinde tutan; koruyup kollayan ama kendisine karşı (kimsenin) korunup kollanamayacağı kimdir? Biliyorsanız, [hadi, söyleyin bana]!”
De ki: – Eğer biliyorsanız söyleyin: Her şeyin hükümranlığını elinde bulunduran, koruyup kollayan fakat korunup kollanmaya ihtiyacı olmayan kimdir? 6/14, 112/ihlâs suresi
“Her şeyin işleyiş disiplini ve aslî düzeni kimin elinde? Koruyup kollayan, sorgulamasına ve cezalandırmasına karşı kendisinden korunulamayan kim? Eğer biliyorsanız söyleyin!” de.
De ki: “Her şeyin hâkimiyetini elinde tutan, (her varlığı) kollayıp kayırdığı halde kendisine karşı kimsenin korunup kollanamayacağı zat kimdir, biliyorsanız (söylesenize)?”
De ki: «Her şeyin melekûtu elinde (yed-i kudretinde) olan kimdir ki, o himaye eder ve kendisine karşı kimse himaye edilemez. Eğer siz bilir kimseler oldunuz iseniz (söyleyin bakalım).»
(Ey Muhammed) De ki "Ey Müşrikler, her şeyin hükümranlığı elinde olan, her şeyi koruyup kollayan, fakat kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan kimdir?"
Biliyorsanız (söyleyin) her şeyin melekûtu (mülkü ve yönetimi) elinde olan, koruyup kollayan, fakat kendisi korunmayan (korunmaya ihtiyacı olmayan) kimdir de.
Her şeyin mülkiyetini elinde bulunduran, koruyan fakat korunma ihtiyacı olmayan kimdir? Eğer biliyorsanız söyleyin de!
Eyit: Kimdür ol kimse ki anuñ ḳudret ḳabżasındadur, her nesnenüñ me‐lekūtı? Ol her kimseye meded virür. Özine kimse muġīẟ olmaz, eger sizbilseñüz.
De ki: “Peki her şeyin gerçek yönetimini elinde tutan, Kendisi her şeyi koruyup gözeten, ama Kendisi himaye altında olmayan kimdir? Biliyorsanız söyleyin bakalım! [36, 83; 21, 23; 15, 92-93]
Biliyorsanız (söyleyin) her şeyin melekutu (mülkü ve yönetimi) elinde olan, koruyup kollayan, fakat kendisi korunup kollan(maya muhtaç ol)mayan kimdir? de.
Di ki: "Her şeyin melekûti kimin yedindedir ki o, yardım ide ve ona yardım olunmaz. (Kimsenin yardımına muhtâc değildir). Eğer biliyor iseniz haber viriniz.
De ki, biliyorsanız söyleyin: “Her şeyin yönetimi elinde olan, koruyan ama korunmaya ihtiyacı olmayan kimdir?”
De ki: "Eğer biliyorsanız (söyleyin): Her şeyin hükümranlığı elinde olan, koruyup kollayan ama kendisi korunmaya (muhtaç olmaya)n kimdir?"
De ki: “Kimdir herşeyin hüküm ve tasarrufunu elinde tutan, herşeyi koruyup kolladığı halde korunmaya muhtaç olmayan? Biliyorsanız söyleyin.”
Şunu da sor: "Eğer biliyorsanız söyleyin. Kimdir o, her şeyin melekûtu/aslı-esası elinde olan? O koruyup gözeten ama korunup gözetilmeyen?"
De ki: 'Eğer biliyorsanız (söyleyin:) Her şeyin melekutu (mülk ve yönetimi) kimin elindedir? Ki O, koruyup kolluyorken kendisi korunmuyor.'
De ki: “- Her şeyin mülkiyet ve hazineleri elinde olan kimdir ki, daima O koruyub hükmediyor, kendisi asla korunmaya muhtaç olmuyor? Eğer biliyorsanız, cevab verin.”
De ki: “Eğer biliyorsanız (ilmî bir deliliniz varsa,) söyleyin bakalım; her şeyin iç yüzü kimin elindedir, koruyup kolladığı halde kendisi korunmaya muhtaç olmayan kimdir?”
“Biliyorsanız, her şeyin sahipliği ve idaresi elinde olan, koruyup kollayan fakat kendisi korunup kollanmayan kimdir?” de!