87. Ayet
سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ اَفَلَا تَتَّقُونَ
“Allah’ındır” diyecekler. “Öyle ise O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” de.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ اَفَلَا تَتَّقُونَ
“Allah’ındır” diyecekler. “Öyle ise O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” de.
Diyecekler ki: Bunlar da Allah'ın. De ki: Ne diye hala çekinmezsiniz?
«Allah'dır» diyecekler; diyesin ki: «Sakınmaz mısınız?»
“Allah'tır” diyecekler. De ki: “Artık O'na karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?”
Allâh’dır" diyecekler. Öyle ise korkmıyacak mısınız?"
«(Bunlar da) Allah'ındır» diyecekler. Şu halde siz Allah'tan korkmaz mısınız! de.
"ALLAH.," diyecekler. De ki, "Öyleyse neden erdemli davranmıyorsunuz?"
Allahın diyecekler, o halde korkmaz mısınız? De
"(Onlar da) Allah'ındır." diyecekler. "Şu halde siz Allah'tan korkmaz mısınız?" de.
(Onlar,) “Allah’tır” diyecekler. De ki: “(Bunca hakikate rağmen, küfürde ısrar ederek, Allah’ın azabına müstahak olmaktan) korkmuyor musunuz?”
(Onlar; bunların hepsi) "Allah’ındır" diyecekler. De ki: "O halde yine de (Allah’tan korkarak, küfür ve kötülükten) sakınıp çekinmeyecek misiniz?"
“Allah'tır.” diyecekler. De ki: “O halde takva sahibi olmayacak mısınız?
tįz eyideler Tañrı’nuñdur eyit nişe ķorķmazsız?
(Yine bunlar) «Allahındır» diyecekler. Sen de (şöyle) de: «Öyledir de (Allahdan başkasına tapmakdan) sakınmaz mısınız»?
(O müşrikler yine:) “(Bunlar) Allah'ındır!” diyecekler. De ki: “O hâlde (Allah'ın azâbından) sakınmıyor musunuz?”
Elbette, ’’(Bunların mülkiyeti ve yönetimi de) Allah’a aittir.” diyeceklerdir. “Şu hâlde (O’na şirk koşmaktan ve kötü işleri yapmaktan) neden sakınmıyorsunuz?” de.
“Allah” diyecekler. Deki “O halde sakınıp korunmaz mısınız?”
Diyecekler: "Allah’tır." De ki: " Öyleyse niçin sakınmıyorsunuz."
Onlar «— Bunlar, Allah/ındır» diyecekler. Sen de de ki daha şerik koşmadan sakınmayacak mısınız?
Onlar, “Allah’a aittir” diyeceklerdir. De ki: “O’na karşı sorumluluk bilincine sahip olmayacak mısınız?”
(Her şey) “Allah'ındır” diyecekler. De ki: “Yine de korkup sakınmayacak mısınız?”
Diyeceklerdir ki: Allah. De ki: Peki artık yolunuzu, O'nun kitabıyla bulmaya çalışmayacak mısınız?
“Bunların rabbi Allah’tır” diyecekler. “O halde Allah’a saygınız yok mu?” de.
Yine ister istemez “Allah’tır!” diyecekler; sen de onlara de ki: “Öyleyse, artık sahte ilâhları reddetmenin ve bir tek Allah’a kulluk ederek cehennem ateşinden korunmanın zamanı gelmedi mi?”
-“Allah içindir” diyecekler. De ki: -“Öyleyse O’ndan sakınıp korunmaz mısınız?”.
İnkarcı:" Allah. " Resul: " o zaman kendinizi sağlama alsanıza!
"Allah’tır!" diyecekler. De ki: "Sakınmaz mısınız?"
“Allah’a aittir.” diyecekler. De ki: “(O’na karşı) [takvâ]lı (duyarlı) olmaz mısınız?”
Onlar elbette: “(Onlar da) Allah’ındır.” diyecekler. (Sen de): “Öyleyse siz, Ondan hiç korkmuyor musunuz?” de.
Diyeceklerdir ki: “Allah!” De ki: “Peki, artık O’na karşı sorumluluk bilinci taşımayacak mısınız?”
“Allah’tır!” diyecekler. O halde neden hala O’ndan sakınmıyorsunuz? De! 2/177, 16/51...56
“Allah'tır” diyecekler. “Hâlâ Allah'a sığınıp, emirlerine yapışmayacak, günahlardan arınıp, azaptan korunmayacak, kulluk ve sorumluluk şuuruyla haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranmayacak, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmayacak mısınız?” de.
“Allah’tır” diyecekler. De ki: “O halde, hâlâ sorumluluğunuzun bilincine varmayacak mısınız?”
Hemen diyeceklerdir ki: «Allah» De ki: «O halde korkmaz mısınız?»
O zaman da onlar, "Allah'tır" diyecekler. (Ey Muhammed) Sen de "Öyleyse (O'nun azabından) sakınmaz mısınız" diyerek (onları sustur.)
"Allah’ındır" diyecekler. "Öyle ise O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" de.
“Allah'tır!” diyecekler.-Ee, O'ndan korkmuyor musunuz? de!
Eyideçeklerdür: Tañrı Ta‘ālādur. Eyit: Pes niçün Tañrıdan ḳorḳmazsız?
Elbette, “Allah'tır”, diyeceklerdir. Öyleyse, sen de ki: “İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? ”
Bunlar Allah'ındır diyecekler. "O halde korunmuyor musunuz?" de.
"Onlar Allâh'ındır" diyeceklerdir. Di ki: "O halde O'nun 'azâbından korkmaz mısınız?
“Onlar Allah’ındır” diyeceklerdir. De ki: “Hiç çekinmeyecek misiniz?”
"Allah'ındır" diyecekler. De ki: "Öyleyse sakınmıyor musunuz?"
Diyecekler ki: “Onlar da Allah'ındır.” De ki: “Öyleyse hiç sakınmıyor musunuz?”
"Allah'tır!" diyecekler. De ki: "Hâlâ benden sakınmıyor musunuz?"
'Allah'ındır' diyecekler. De ki: 'Yine de sakınmayacak mısınız?'
“-Allah'ındır” diyecekler, De ki: “- O halde Allah'dan korkmaz mısınız?” (Allah'dan başkasına nasıl tapınırsınız?)
Onlar (ister istemez,) “Allah’tır” diyecekler. De ki: “Madem böyledir. Neden (azaba müstahak olmamak için) kendinizi (israftan, itaatsizlikten) korumuyorsunuz?”
“Allah'tır” diyecekler. “Öyleyse sakınmıyor musunuz?” de!