Nûr Suresi 43. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

43. Ayet

اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُزْج۪ي سَحَابًا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيْنَهُ ثُمَّ يَجْعَلُهُ رُكَامًا فَتَرَى الْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَالِه۪ۚ وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ جِبَالٍ ف۪يهَا مِنْ بَرَدٍ فَيُص۪يبُ بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ وَيَصْرِفُهُ عَنْ مَنْ يَشَٓاءُۜ يَكَادُ سَنَا بَرْقِه۪ يَذْهَبُ بِالْاَبْصَارِۜ

Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Görmez misin ki Allah, bulutları sürmede, sonra onları birbirine katıp birleştirmede, sonra yığın haline getirmededir. Görürsün ki bulutlardan yağmur yağmadadır ve gökte dağ gibi yığılmış bulutlarda dolu var, bunları yağdırmadadır da dilediğine afetler vermededir, dilediğine de isabet ettirmemede. Şimşeğinin parıltısıysa neredeyse gözleri alacak.

Besim Atalay (1965)

Allahın bulutları sürdüğünü, sonra birbirine kattığını da, daha sonra üstüste yığarak, arasında yağmuru çıkardığını, gökten dağlar gibi dolu yağdırarak, dilediği kimseye dokundurduğun, dilediği kimseden uzak tuttuğun, yıldırımın çakmasından gözlerin kamaştığın görmez misin sen?

Cemal Külünkoğlu

Görmüyor musun ki, Allah bulutları oradan oraya sürüyor, sonra birleştiriyor, sonra üst üste yığıyor (yoğunlaştırıyor). Arkasından aralarından yağmur yağdığını görürsün. (Yine Allah) gökten dağlar gibi yüklü bulutlardan dolu indirir de onunla dilediğine (hak ettiği için musibet) verir ve dilediğinden de (o musibeti) uzak tutar. (Bulutlardan çıkan) şimşeğin parıltısı, neredeyse gözleri kör eder.

Cemil Said (1924)

Dikkat itmedin mi Allâh nasıl bulutları hafif hafif sevk idiyor, nasıl ânları cem’ ve tekâsüf itdiriyor. Sonra ânların içinden mebzûl bir yağmur çıkdığını göriyorsın, zan idersin ki gökden dolu ile memlû büyük dağlar indiriyor. İstediğine çarpdırıyor, istediğinden uzak düşüriyor. Şimşek parlaklığı hemân insânı kör idecek şiddetdedir.

Diyanet Vakfı

Görmez misin ki Allah bir takım bulutları (çıkarıp) sürüyor; sonra onları bir araya getirip üstüste yığıyor. İşte görüyorsun ki bunlar arasından yağmur çıkıyor. O, gökten, oradaki dağlardan (dağlar büyüklüğünde bulutlardan) dolu indirir. Artık onu dilediğine isabet ettirir; dilediğinden de onu uzak tutar; (bu bulutların) şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır!

Edip Yüksel

Bilmez misin ki ALLAH bulutları sürer, sonra onları birleştirir, sonra onları birbiri üstüne yığar ve sen de yağmurun onların arasından çıktığını görürsün? Gökten büyük kütlelerden dolu yağdırır, dilediği kimseyi ona uğratır ve dilediğinden de onu uzak tutar. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Baksan â şu hakıykate: Allah, bir bulut sevk ediyor sonra onun açıklığını te'lif eyliyor, sonra onu teraküm ettiriyor da yağmuru görüyorsun hılâlından çıkıyor, bir de o Semadan, ondaki dağlardan bir tolu indiriyor da dilediğini onunla musab kılıyor ve dilediğinden onu bertaraf ediyor, Şimşeğinin parıltısı hemen hemen gözleri alıverecek

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Görmez misin ki Allah bulutları (dilediği yere) sürüklüyor; sonra onları biraraya getirip üstüste yığıyor. İşte görüyorsun ki bunlar arasında yağmur çıkıyor. O, gökten, sanki oradaki dağlardan da dolu indirir. Artık onu dilediğine isabet ettirir; dilediğinden de onu uzak tutar; bu bulutlardan çıkan şimşeğin parıltısı nerdeyse gözleri alır!

Emrah Demiryent

Görmez misin ki Allah, (kudretiyle) bulutları (oradan oraya) sevk eder. Sonra onları bir araya getirip üst üste yığar. Nihâyet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut) lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. (Bu bulutlardan çıkan) şimşeğin parıltısı neredeyse gözleri (n görme yetisini) alır.

Abdullah-Ahmet Akgül

Görmez misin ki, Allah bulutları sürmekte, sonra (artı ve eksi yüklü bulutların) aralarını (telif edip) birleştirmekte, sonra da onları üst üste getirip yığıvermektedir; böylece, yağmurun bunların arasından çıkıp aktığını görürsün. (Ayrıca) Gökten içinde buz taneleri bulunan dağlar (gibi bulutlardan dolu yağdırıp) indiriverir, onu dilediğine isabet ettirip (felakete çevirir) de, dilediğinden onu (dolu ve sel musibetini) giderip (esirgemektedir). Şimşeğinin şiddetli parıltısı ise neredeyse gözleri kamaştırıp götürüverecektir.

Erhan Aktaş

Allah'ın, bulutları sürüklediğini, sonra aralarını birleştirdiğini, sonra da onları küme haline getirdiğini görmüyor musun? Böylece aralarından yağmur çıktığını görürsün. Ve gökten içinde dolu bulunan dağ gibi kümeleri getiriyor. Neredeyse parıltısı gözlerinizi alan şimşeği dilediğine isabet ettiriyor, dilediğinden de onu uzak tutuyor.

Eski Anadolu Türkçesi

ay bilmedüñ mi bayıķ Tañrı sürer bulıdı andan dirşürür arasını ya'nį barların biribirinden dirşürür andan eyler anı biribiri üzere pes göresin yaġmurı çıķar arasından. daħı indürdi gökden ŧaġlardan kim andadur ŧoludan pes irürür anı kime diler-ise daħı döndürür anı kimden diler ise. yaķın olur ıldırımıuñ aydınlıġı kim ilede gözleri.

Hasan Basri Çantay

Görmedin mi şu hakıykatı ki Allah bulutları (dilediği yere) sürüyor, sonra aralarında bir imtizac haasıl ediyor, sonra da onu (bir biri üstüne binmiş) bir yığın haaline getiriyor. İşte görüyorsun ki yağmur bunların arasından çıkıyor. (Allah), içinde dolu bulunan gökden (yukarıdan) ba'zı dağlar indiriyor da bununla kimi dilerse ona musîybet veriyor, kimi de dilerse ondan bunu bertaraf ediyor. Onun şimşeğinin parıltısı nerdeyse gözleri çalıb kamaşdırır.

Hayrat Neşriyat

Görmedin mi ki şübhesiz Allah, bir bulutu nasıl sürüyor; sonra arasını birleştiriyor; sonra da onu bir yığın hâline getiriyor da arasından yağmurun çıktığını görüyorsun. Ve (Allah) gökten, oradaki dağ (gibi bulutlar)dan bir dolu indirir de onu dilediğine isâbet ettirir, dilediğinden de onu çevirir. (Bu bulutların) şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri(n nûrunu) alır.(1)

İhsan Aktaş

(Ey insan!) Bilmez misin ki, Allah bulutları (oluşturduğu rüzgâr ve hava akımı ile) sürer, sonra onları (artı ve eksi yüklü bulutları) bir araya getirir; üst üste yiğar, sen de onların arasından yağmur çıktığını (yağdığını) görürsün. Gökten (buluttan) da, oradaki dağlardan (dağlar büyüklüğünde bulutlardan) dolu indirir. Artık onu dilediğine (hak ettiği için) isabet ettirir, dilediğinden de (o bulultardan yağan doluyu sıcak bir hava ortamında eritip yağmura dönüştürmek veya o bulutları dağıtıp yok etmek suretiyle) çevirip uzaklaştırabilir. Onun şimşeğinin parıltısı, neredeyse görmeyi giderir (gözleri kör gibi yapar).*

İlyas Yorulmaz

Bakmaz mısın? Allah bulutları nasıl sürüklüyor, sonra onları birleştiriyor ve birbirlerinin üzerine yığıyor, baktığında onları kat kat görürsün. Aralarından (yanlarından sular) çıkar. Gökten ve dağlardan içinde dolu olan yağmuru indirir. Sonra bu yağmuru ve doluyu dilediği kimseye isabet ettirir, dilediğini de ondan uzak tutar. Neredeyse o bulutlardan çıkan şimşek gözleri kör edecekti.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Görmüyor musun, işte Allah bulutları sürüyor, sonra onları bir araya getiriyor. Sonra onları biribiri üzerine yığıyor. İşte görüyorsun, yağmur bunların arasından çıkıyor, gökten dolu yüklü sağnaklar indirip dilediğini onunla vuruyor, dilediğini de ondan koruyor. Onun şimşeğinin parıltısı gözleri söndürecek gibidir.

İsmail Hakkı İzmirli

Görmüyor musun ki Allah bulutları birer tarafa sürer. Sonra da, onları bir yerde toplar, birbiri üzerine yığar. Artık onların arasından yağmur çıktığını, Allah/ın gökten dağlar gibi dolular indirdiğini [⁵] ve dilediğini ona çarpıp dilediğini de ondan koruduğunu, ondan çıkan şimşek çakmasının hemen gözleri çalıp kamaştırdığını görürsün.

İsmail Yakıt

(Yine) Allah’ın birtakım bulutları sürüklediğini/sevk ettiğini, sonra onları birbiri içine geçirdiğini ve sonra da onları üst üste yığdığını/yoğunlaştırdığını görmedin mi? Böylece onların bağrından yağmurun boşaldığını/çıktığını görürsün. O, gökten, dağ gibi bulutlardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de uzak tutar. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır!

Kadri Çelik

Görmez misiniz ki Allah bulutları sürer, sonra onları bir araya getirir, üst üste yığar ve böylece sen de onların arasından yağmur yağdığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar (gibi küme küme bulutlar) indirir, Artık onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de onu uzak tutar. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı nerdeyse gözleri alır!

Abdullah Parlıyan

Görmüyor musun, Allah bulutları dilediği yere sürüklüyor, sonra onları bir araya getirip üst üste yığıyor. İşte görüyorsun ki, bunlar arasından yağmur çıkıyor. Gökten içinde dolu bulunan, dağlar gibi bulutlar indirir, onunla dilediğine afetler verir, dilediğinden de o afeti çevirip uzaklaştırır. Bu bulutlardan çıkan şimşeğin parıltısı, neredeyse gözleri alır.

Kuran Yolu

Görmez misin ki, Allah bulutları yürütür, sonra onları birleştirir, sonra onları üst üste binip yoğunlaşmış bulut kümesi haline getirir. Bu sırada bulut aralıklarından çakan şimşeği görürsün; gökten, oradaki bulut dağlarından dolu yağdırır da bunu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de onu uzaklaştırır, bu arada şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kör edecek.

Mahmut Kısa

Ve yine görmüyor musun ki, Allah, havadan daha ağır olan bulutlarıemrindeki rüzgarlarla nasıl dilediği yere sürüklüyor, sonra onları birbirine kaynaştırıyor, derken birbiri üzerine yığıp istifliyor ve bir de bakıyorsun ki, bulutların bağrından yağmurlar boşanmakta? Ve yine görmüyor musun ki Allah, gökteki dağ gibi yığılmış bulutlardanölçülü ve kontrollü olarak dolu indiriyor da, onunla dilediğini vururken, dilediğini ondan uzak tutuyor? Ve gökten dolu yağarken, ona eşlik eden gök gürlemesi ve şimşeklerle muhteşem bir manzara ortaya çıkıyor; öyle ki, bulutlar arasında çakan şimşeklerin parıltısı, neredeyse gözleri kör edecek!

Mahmut Özdemir

Görmedin mi Allah, bir bulut sevk ediyor; sonra onun arasını birleştiriyor; sonra onu kümeler halinde yoğunlaştırıyor. Derken Yağmur’u onun arasından çıkıyor görürsün. Orada Gök’ten dağlardan bir kısım soğuk / kar / dolu indiriyor. Onu, dileyeceği kimselere isabet ettiriyor. Dileyeceği kimselerden de uzak tutuyor. Onun şimşeğinin parıltısı neredeyse Gözler’i alıverecek!

Mehmet Çakır

Bak Allah bulutları nasıl da sürüyor, onları nasıl da kaynaştırıyor, nasıl da üst üste yığıyor! Yağmurun bulutlar arasından nasıl çıktığını ve dağ gibi bulutlardan doluyu nasıl indirdiğini de görüp duruyorsun. Allah doluları, kiminin başına belâ ederken, kimilerini de göz kırparak es geçtiğini görüp duruyorsun.

Mehmet Çoban

Görmez misin ki; şüphesiz Allah bulutları sürer. Sonra onların arasını birleştirir. Sonra onları birbiri üstüne yığar. Sonra arasından yağmurun çıktığını görürsün. Sonra o, gökten ve dağlardan bir dolu indirir. Onunla dilediğini vurur, dileğini vurmaz. Neredeyse şimşeğinin parıltısı gözleri alır.

Mehmet Okuyan

Görmüyor musun ki Allah birtakım bulutları (çıkarıp) sürüyor; sonra onları bir araya getiriyor, sonra üst üste yığıyor. (Sonunda bulutların) arasından yağmurun çıktığını görüyorsun. (Allah) gökteki dağlar (gibi büyük bulutlar)dan dolu indirir de onu dilediğine (layık olana) isabet ettirir; dilediğinden de onu öteye çevirir (uzak tutar). (Bu bulutların) şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır! [*]

Mehmet Türk

Baksana şu gerçeklere ki; Allah, bulutları (dilediği yere) sevk eder, sonra aralarını birleştirir, sonra da onları yoğunlaştırır da böylece, o bulutların içerisinden yağmurun çıktığını görürsün. (Sonra bir de) gökten içerisinde dolu bulunan dağlar (gibi bulutlar) indirir, onu dilediğine isabet ettirir, dilediğini de ondan korur; şimşeğinin parıltısı ise neredeyse gözleri kamaştırıp kör edecek gibidir...¹

Muhammed Esed

Görmüyor musun, bulutları sürükleyen, sonra onları birbiri üzerine yığan ve derken senin onların bağrından boşaldığını gördüğün yağmuru yağdıran Allah’tır. Ve gökten doluyla yüklü [bulut] dağları indiriveren ve onların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırır[ken] dilediği kimseyi doluya uğratan, dilediği kimseden de onu uzak tutan Allah’tır!

Mustafa Çavdar

Ve yine Allah’ın bulutları sevk edip sonra da birleştirerek yoğunlaştırdığını ve üst üste yığarak kümeler haline getirdiğini görmüyor musun? Derken bir de bakıyorsun o bulutların arasından yağmur yağıyor. Ayrıca dağlar gibi bulutlardan dolu yağdırıyor ve dilediğini onunla cezalandırıyor, dilediğini de ondan koruyor. Bulutların şimşeğinden çıkan parıltı ise neredeyse gözleri görmez ediyor. 30/48...50, 35/27, 42/28, 72/16

Ahmet Tekin

Görmüyor musun? Allah bulutları sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan yere sürüklüyor. Sonra onları bira raya getirip üst üste yığıyor. İşte görüyorsun ki, bunlar arasından yağmur çıkıyor. O, gökten, oradaki dağ gibi bulutlardan dolu da indirir. Onunla sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıklara zarar verir. Sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıklardan doluyu uzak da tutar. Bu bulutlardan çıkan şimşeğin parıltısı neredeyse gözleri alır.

Mustafa İslamoğlu

(Yine) sen fark etmez misin ki bulutları sürükleyen, sonra onları birbiri üzerine istif edip kümeler haline getiren, derken senin onların bağrından boşaldığını gördüğün yağmuru yağdıran Allah’tır.[³⁰³⁶] Gökten dolu yüklenmiş (bulut) dağları indiren, peşinden -hak eden/istediği kimseye onu isabet ettirip-, hak etmeyen/istediğinden onu uzak tutan da Allah’tır.[³⁰³⁷] Neredeyse o (bulut)lardan çakan şimşeğin parıltısı gözleri almaktadır:

Ömer Nasuhi Bilmen

Görmedin mi ki, muhakkak Allah Teâlâ, bir bulutu sevkediyor. Sonra arasını telif ediyor. Sonra onu teraküm ettiriyor. Artık görüyorsun ki, onun aralarından yağmur çıkıyor ve gökten, ondaki dağlardan bir dolu indiriyor da onu dilediği kimseye isabet ettiriyor ve onu dilediğinden bertaraf kılıyor. Az kalıyor ki, şimşeğinin parıltısı, gözleri gideriversin.

Orhan Kuntman

Görmez misin ki, Allah, bulutları sürer, sonra da onları bir araya getirip üst üste yığar ve sen, onların arasından yağmurun yağdığını görürsün. O, gökten -dağlar gibi yükselen bulutlardan- dolu indirir de, dilediğine isabet ettirir, dilediğinden uzak tutar. O'nun -bulutları bir birine çırparak meydana getirdiği -şimşeğin parıltısı nerdeyse gözleri alıverir.

Osman Fırat

Görmedin mi Allâh bulutları sürer, sonra onları birbirine geçirir, sonra onları birbiri üstüne yığar (sıkıştırır), arasından yağmur damlalarının çıktığını görürsün. Gökteki dağlar (gibi büyük bulut parçalarından bir dolu indirir de onunla dilediğini vurur, dilediğinden de çevirir. Şimşeğinin parıltısı neredeyse görmeyi yok eder.

Şaban Piriş

Görmüyor musun ki Allah, bulutları sürüyor, sonra bir araya getirip, üst üste yığıyor. İşte o zaman aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir de, bu doluyu dilediğine isabet ettirir. Dilediğinden de uzak tutar. Şimşeğin parıltısı ise neredeyse gözleri kamaştırır.

Satıraltı Meal (1534)

Görmez misin Tañrı Ta‘ālā nice sürer bulıtları? Andan ṣoñra birikdürürbiri biri‐y‐le, andan ṣoñra anı ḳat ḳat eyler. Pes görürsin yaġmurları, çıḳararasından. Daḫı Tañrı Ta‘ālā bulıtdan indürür ṭaġlar ṭoludan. Pes doḳandurur anı kime dilese ve giderür anı kimden dilese. Yaḳın olur ıldırımuñ aydın‐lıġı gözlerin nūrın gidermege.

Suat Yıldırım

Baksana, Allah bulutları sevk ediyor, sonra onları bir araya getirip üst üste yığıyor. İşte görüyorsun ki bunların arasından yağmur çıkıyor. O, gökten, -oradaki dağlar büyüklüğünde bulutlardan- dolu indirir de onunla dilediğini vurur, dilediğini de ondan korur. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı nerdeyse gözleri alıverecek!

Süleyman Ateş

Görmedin mi Allah bulutları sürer, sonra onları birbirine geçirir, sonra onları birbiri üstüne yığar (sıkıştırır), arasından yağmurun çıktığını görürsün. Gökteki dağlar(gibi büyük bulut parçaların)dan bir dolu indirir de onunla dilediğini vurur, dilediğinden de onu öteye çevirir. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.

Süleyman Tevfik (1927)

Görmez misin ki Allâh Te'âlâ bulutları takım takım sevk ider, sonra onları birleşdirir, sonra birbiri üzerine yığar, bunların arasından yağmur çıkdığını görirsin, semâdaki dağlardan (dağ gibi bulutlardan) dolu indirüb onunla dilediğini musâb ider ve dilediğinden onları sarf iyler. Şimşek parlaması gözleri kamaşdırır.

Süleymaniye Vakfı

Hiç görmedin mi Allah, bulutları sürüklüyor, sonra bir birine kaynaştırıyor; sonra yığın haline getiriyor. Sonra arasından yağmur çıktığını görürsün. Gökteki dağdan (dağ gibi buluttan) dolu indirip doluya tutulmasını tercih ettiği kimselerin tepesine yağdırıyor. Kimilerinden de onu uzak tutmayı tercih ediyor. Onun şimşeğinin parıltısı gözleri çıkaracak gibidir.

Ahmet Varol

Görmedin mi ki, Allah bulutları sürer, sonra onları biraraya getirir, sonra onları üstüste yığın yapar. Böylece yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar indirir de onu dilediğine isabet ettirir ve dilediğinden de uzak tutar. Onun şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri götürecektir.

Ümit Şimşek

Görmedin mi: Allah bulutları azar azar sevk eder;(11) sonra onları birleştirir ve üst üste yığar. Derken, onun arasından yağmurun çıktığını görürsün. Allah gökten öyle dağlar indirir ki, bazan onda dolu da bulunur; onu Allah dilediği kimsenin başına indirir, dilediğinden de uzak tutar.(12) Onun şimşeğinin(13) parıltısı ise gözü alacak gibidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Görmedin mi, Allah, bulutları sürüyor, sonra onları kaynaştırıp iç içe sokuyor, sonra onları birbiri üstüne yığıyor. Nihayet, onların arasından yağmurun çıktığını görüyorsun. Gökten, ondaki dağlardan bir dolu indiriyor da onunla dilediğini çarpıyor, dilediğinden de onu yan geçiriyor. Onun şimşeğinin parıltısı, neredeyse gözleri alıp götürecek.

Ali Bulaç

Görmedin mi ki, Allah bulutları sürmekte, sonra aralarını birleştirmekte, sonra da onları üst üste yığmaktadır; böylece, yağmurun bunların arasından akıp-çıktığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar (gibi bulutlar) indirir, onu dilediğine isabet ettirir de, dilediğinden onu çevirir; şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırıp götürüverecektir.

Ali Fikri Yavuz

Görmedin mi ki, Allah bulutları sürüklüyor; sonra bulutların arasını topluyor (birbirine sıkıştırıyor), sonra onu bir yığın haline getiriyor. İşte görüyorsun ki, yağmur bunların arasından çıkıyor. Allah, gökte dağ halindeki birikintilerden dolu indiriyor da, dilediği kimseye bununla musibet veriyor. Dilediğinden de onu bertaraf ediyor. Şimşeğinin parıltısı nerde ise gözleri alıverecek.

Bahaeddin Sağlam

Görmedin mi? Allah bulut sevk eder, sonra onu birleştirir, sonra onu üst üste yığar, içinden yağmur çıktığını görürsün. Allah, gökteki dağlar gibi bulutlardan dolu indirir, dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de uzak tutar. O bulutun şimşeğinin parlaklığı nerede ise gözlerin nurunu alacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Görmez misiniz ki Allah, bulutları sürüyor, sonra onları bir araya getirip sonra üst üste yığıyor. Sen de onların arasından yağmur yağdığını görüyorsun. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir. Dilediğine onu uğratır, dilediğinden de uzak tutar. Bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözlerini kör edecektir!