Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Emredersen onlara, savaşa çıkacaklarına dair olanca kuvvetleriyle yemin ederler elbette Allah'a de ki: Yemin etmeyin, bu, zaten adet olan, gerekli bulunan bir itaatten ibaret; şüphe yok ki Allah, ne yaparsanız hepsinden haberdardır.
Besim Atalay (1965)
Emredersen onlara, herhalde savaşa gideceklerin - Allahın adına - katı katı ant ederler, diyesin ki: «Ant içmeyin, beklenilen iyi başeğmedir, Allah bilir yaptığınız şeyleri!»
Cemal Külünkoğlu
(Ey Resul!) Senin kendilerine emretmen halinde savaşa çıkacaklarına dair var güçleriyle yemin ederler. De ki: “Yemin etmeyin! Sizden istenen münasip şekilde itaat etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”
Cemil Said (1924)
Sen ânlara muhârebeye gitmeği emr ider isen gideceklerine Allâh’ın nâmına ’alenen yemîn iderler. Ânlara: "Beyhûde kasem itmeyiniz, kıymeti olan itâ’atdir, Allâh yapdıklarınızı bilür" di.
Diyanet Vakfı
(Münafıklar), sen hakikaten kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka (savaşa) çıkacaklarına dair, en ağır yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: Yemin etmeyin. İtaatiniz malûmdur! Bilin ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Edip Yüksel
Kendilerine emrettiğin taktirde çıkacaklarına dair yeminlerinin en ciddi olanıyla ALLAH'a yemin ettiler. De ki, "Yemin etmeyin. Nasıl itaat ettiğiniz ortada. ALLAH yaptığınız her şeyden haberdardır."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ötekiler Allaha en kuvvetli yemînleriyle kasem ettiler vallahi kendilerine emredensen behemehal bilâtereddüd çıkar giderlermiş, de ki: Yemîn etmeyin, ancak bir taati ma'rufe, her halde Allah bütün yaptıklarınıza ve yapacaklarınıza habîrdir
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Ötekiler (münafıklar), sen hakikaten kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka (savaşa) çıkacaklarına dair, en ağır yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: Yemin etmeyin. İtaatiniz malumdur! Bilin ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Emrah Demiryent
(Munâfıklar,) sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka (cihada) çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah (adın) a yemin ettiler. De ki: “Yemin etmeyin! Sizden istenen (yaldızlı sözler ya da yemin etmeniz değil, emirlerimize) güzelce itaat etmenizdir. Şüphesiz Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”
Abdullah-Ahmet Akgül
(Ey Resulüm!) Eğer Sen onlara emrettiğin takdirde, (cihad için hemen sefere) çıkacaklarına dair (münafıklar) yeminlerinin olanca gücüyle Allah’a and içmektedirler. De ki: "Boşuna yemin etmeyin, (sizden istenen sadece) bilinen (örf üzere beklenen) bir itaattir. Allah, (bütün) yaptıklarınıza (en ince ayrıntılarına kadar) Habîr’dir."
Erhan Aktaş
Münafıklar, kendilerinden istediğin takdirde kesinlikle savaşa çıkacaklarına dair en kuvvetli yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: “Yemin etmeyin. Bağlılık ma'ruftur.¹” Kuşkusuz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı and içdiler Tañrı’ya andlarınuñ ķavıraġın eger buyurur-iseñ anlara çıķalar ya'nį ġażaya. eyit “and içmen ŧa'atdur eyü bayıķ Tañrı bilürdür anı kim eylersiz.”
Hasan Basri Çantay
(Münafıklar) eğer kendilerine emr edersen (cihâda) behemehal çıkacaklarına, olanca hızlarıyle, yemîn etdiler. (Onlara) de ki: «(Bîhûde) yemîn etmeyin. (Bu), âdet (iniz) vech ile (sâde dilinizin gevelediği) bir itâatdır. Şübhesiz ki Allah, yapageldiğiniz şeylerden hakkıyle haberdârdır».
Hayrat Neşriyat
Bir de (o münâfıklar), kendilerine emredersen, kesinlikle (savaşa) çıkacaklarına dâir bütün güçleriyle Allah'a yemîn ettiler. De ki: “Yemîn etmeyin! (Sizden istenen) bilinen(hâlis) bir itâattir. Şübhesiz ki Allah, yapmakta olduklarınızdan hakkıyla haberdârdır.”
İhsan Aktaş
Bir de (o münâfıklar), kendilerine emrettiğin takdirde, mutlaka (saldırganlara karşı) savaşa çıkacaklarına dair, en ağır bir şekilde Allah’a yemin ettiler. De ki: “Yemin etmeyin. Sizden istenen güzelce itaat etmektir. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”
İlyas Yorulmaz
Eğer sen onlara savaş için yola çıkın diye emredersen, çıkacaklarına dair bütün güçleri ile Allah’a yemin ediyorlar. Onlara deki “(Boşu boşuna) Yemin etmeyin. Sizin nasıl itaat ettiğiniz bilinmektedir ve Allah sizin ne yaptığınızı çok iyi biliyor.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Eğer onları çağıracak olursan, onlar savaşa çıkacakları üzerine bütün varlıklarıyla Allah’a ant ederler. De ki: " Ant etmeyin. Söz dinlemeniz yeter. Çünkü Allah işlediklerinizin hepsinden bilgilidir."
İsmail Hakkı İzmirli
Münafıklar «— * Eğer kendilerine gazayı emredersek mutlak gazaya çıkacaklarına dair Allah/a olanca yeminleriyle yemin ettiler. Onlara de ki yemin etmeyin, tanınmış bir itaat [³] yeter, çünkü Allah işlediklerinizden haberdardır.
İsmail Yakıt
(Ey Peygamber!) Eğer sen onlara/münafıklara kesin emir verirsen, mutlaka savaşa çıkacaklarına dair Allah adına var güçleriyle yemin ederler. Onlara, “Yemin etmeyin! Sizden istenen güzelce bir itaattir. Muhakkak ki Allah, yapmakta olduğunuz şeylerden hakkıyla haberdar olandır” de.
Kadri Çelik
Eğer kendilerine emredersen, o ikiyüzlüler, savaşa çıkacaklarına bütün güçleriyle yemin ederler. De ki: “Yemin etmeyin; (Peygamber'e) itaat, (yeminden) daha iyidir. Allah yaptıklarınızdan şüphesiz haberdardır.”
Abdullah Parlıyan
İki yüzlü kimselere gelince böyleleri, kendilerine emredersen, savaş için mutlaka çıkacaklarına ve kendilerini bu işe adayacaklarına dair var güçleriyle yemin ederler. De ki: Yemin etmeyin, sizden istenen Allah'ın mesajına güzelce boyun eğmektir. Şüphesiz Allah, ne yaparsanız hepsinden haberdardır.
Kuran Yolu
Emir verirsen mutlaka çıkacaklarına dair büyük yeminler ettiler. De ki: “Boşuna yemin etmeyin, itaat belli bir şeydir; Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.”
Mahmut Kısa
İkiyüzlülere gelince; hem Kur’an’dan yüz çevirirler, hem de büyük bir pişkinlikle, eğer kendilerine emredersen sizinle birlikte savaşa çıkacaklarına dâir var güçleriyle Allah adına yemin ederler. Onlara de ki: “Boşuna yemin etmeyin! Çünkü davranışlarınız, bu iddianızda hiç de samîmî olmadığınızı açıkça gösteriyor. Şu hâlde sizin yapmanız gereken, yaldızlı sözlerle göz boyamak değil, Allah’ın hükümlerine içtenlikle ve güzelce itaat etmektir. Hiç kuşkusuz Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdârdır.”
Mahmut Özdemir
Onlara emir verdiysen, (savaşa) çıkacaklarına dair var güçleriyle Allah’a yemin ettiler. De ki: “Yemin etmeyin! Örfe uygun (bilindik) bir itaat! Allah, ne işliyorsanız haberlidir”.
Mehmet Çakır
Kimileri de: emrettiğin takdirde savaşabiliriz diyerek dillerinin ucuyla yemin billah ediyor. De ki: " hiç yemin etmeyin, zira örfen itaat etmek zorundasınız. Nasıl olsa Allah yapıp ettiklerinizi bilmektedir. "
Mehmet Çoban
Münafıklar; gelin birlikte Allah yolunda savaşalım dediğinde seninle birlikte savaşacaklarına yemin ederler. Onlara de ki: "Yemin etmeyin! Sizden istenen, çağrıya inanarak itaat etmenizdir. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır."
Mehmet Okuyan
(Münafıklar), sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka (yanında savaşa) çıkacaklarına dair var güçleriyle Allah’a yemin ettiler. De ki: “Yemin etmeyin! [*] İtaatiniz bilinmektedir! [*] Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”
Mehmet Türk
(Ey Muhammed!) Onlar, eğer sen, kendilerine emredersen; (savaşa) çıkacaklarına dâir olanca güçleriyle, Allah adına yemin ettiler. Sen de onlara: “(Yalan yere) yemin edeceğinize, emredilene itaat edin. Zâten Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir.” de.
Muhammed Esed
[İki yüzlü kimselere gelince,] böyleleri, kendilerine emredersen, [savaş için] mutlaka çıkacaklarına [ve kendilerini bu işe adayacaklarına] var gücüyle yemin ederler. ⁶⁹ De ki: “Yemin etmeyin! [Sizden bütün istenen, Allah’ın mesajına] güzelce boyun eğmektir. ⁷⁰ Şüphesiz, Allah yaptıklarınızdan bütünüyle haberdardır!”
Mustafa Çavdar
Kendilerine emir verdiğin takdirde savaşa katılacaklarına dair yemin üstüne yemin ediyorlar. De ki: – Yemin edip durmayın yapmanız gerekeni yapın, emre itaat edin zira Allah yaptığınız her şeyden haberdardır! 4/81, 10/21, 11/11, 13/9
Ahmet Tekin
Münafıklar, sen, kendilerine emrettiğin takdirde, mutlaka savaşa çıkacaklarına dair peş peşe Allah'a büyük yeminler ettiler. “Yemin etmeyin, itaatiniz mâlûmdur, sizden istenen meşrû emir ve kararlara, sadakatle, samimiyetle itaattir. Allah işlediğiniz gizli-açık bütün amellerden haberdardır.” de.
Mustafa İslamoğlu
Bir de kendilerine emredecek olsan, mutlaka (savaş için sefere) çıkacaklarına dair var güçleriyle yemin edenlere de ki: “Yemin etmeyin! İtaat (herkesçe) bilinen ortak iyiyedir:[³⁰⁴⁹] şu da bir gerçektir ki, Allah yaptıklarınızdan ayrıntısıyla haberdardır.”
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Allah'a en ağır yeminleriyle kasem ederler ki, eğer onlara (cihad ile) emredersen elbette (cihada) çıkacaklardır. De ki: «Yemin etmeyin, (bu sözünüz) bilinmiş bir taattır. Şüphe yok ki, Allah yapar olduğunuz şeylerden bihakkın haberdardır.»
Orhan Kuntman
(Münafıklar) Emrettiğin takdirde savaşa çıkacaklarına dair var güçleriyle, Allah'a yemin ettiler. (Ey Muhammed) de ki: "Yemin etmeyin, sizin itaatınızın sözde kalacağı malumdur. (Çünkü daha evvel de çok kez yemin ettiniz, fakat verdiğiniz sözü yerine getirmediniz.) Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Osman Fırat
Kesinlikle and olsun diye Allah’a yemin ettiler: Eğer sen onlara emredersen (savaşa) çıkacağız dediler. De ki: "Yemin etmeyin. (Sizden istenen), maruf üzere güzel itâ’attir. Şüphesiz Allâh, yaptıklarınızı haber almaktadır".
Şaban Piriş
Kendilerine emir verdiğin takdirde savaşa çıkacaklarına var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: -Yemin etmeyin! itaatiniz malumdur, Allah ise sizin yaptıklarınızdan haberdardır.
Satıraltı Meal (1534)
And içdiler Tañrı Ta‘ālā adı‐y‐la and içmege güçleri yitişdügince ki anlarabuyursañ yā Muḥammed, ġazāya çıḳalar, eyit: And içmeñüz, sizüñ buy‐ruġa uymaġuñuz bellüdür. Tañrı Ta‘ālā bilicidür siz işlegen işleri.
Suat Yıldırım
Senin kendilerine emretmen halinde hicret edeceklerine veya savaşa çıkacaklarına dair vargüçleriyle yemin billah ettiler. De ki: “Yemine ne hacet! Yemin etmeyin, sizden istenen makul bir itaattır. Elbette Allah yaptığınız ve yapacağınız her şeyi bilir”
Süleyman Ateş
Yeminlerinin var gücüyle Allah'a yemin ettiler: Eğer sen onlara emredersen (savaşa) çıkacaklar diye. De ki: "Yemin etmeyin. (Sizden istenen, yalan yere yemin etmek değil), güzel ita'at etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı haber almaktadır".
Süleyman Tevfik (1927)
Münâfıklar: "Eğer bize, 'Diyârımızdan çıkın' diye emr itsen çıkardık" diye kuvvetli yemînler iderler. Di ki: "Yemîn itmeyin, sizden matlûb olan hulûs ile itâ'atdir. Allâh Te'âlâ işlediğinizden haberdârdır."
Süleymaniye Vakfı
“Emir verirsen, mutlaka savaşa çıkacaklar” diye, olanca güçleriyle Allah’a yemin ederler. De ki: “Yemin etmeyin, güzel bir itaat yeter. Çünkü Allah yaptıklarınızın iç yüzünü bilir.”
Ahmet Varol
Kendilerine emrettiğinde (cihada) mutlaka çıkacakları üzere bütün güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. İtaat(ınız) bilinmektedir. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır."
Ümit Şimşek
Sen emrettiğin takdirde seninle birlikte çıkacaklarına dair var güçleriyle yemin ettiler. De ki: Yemin etmeyin. Sizden beklenen, münasip şekilde itaat etmektir. Allah ise sizin yaptıklarınızdan haberdardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yeminlerinin olanca gücüyle Allah'a ant içtiler ki, sen onlara emredersen mutlaka savaşa çıkacaklar. De ki: "Ant içmeyin! Örfe uygun bir itaat yeterli! Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır."
Ali Bulaç
Yeminlerinin olanca gücüyle Allah'a and içtiler; eğer sen onlara emredersen (savaşa) çıkacaklar diye. De ki: 'And içmeyin, bu bilinen (örf üzere) bir itaattır. Allah, yaptıklarınızdan haberdârdır.'
Ali Fikri Yavuz
Bir de münafıklar, kendilerine emrettiğin takdirde, muhakkak (savaş ve hicrete) çıkacaklarına en kuvvetli yeminleriyle yemin ettiler. (Ey Rasûlüm, onlara) de ki: (Yalan yere) yemin etmeyin. Sizden istenen halis bir itaattır. Şübhe yok ki Allah, bütün yaptığınız ve yapacağınız şeylerden haberdardır.
Bahaeddin Sağlam
Var güçleriyle Allah’a yemin ettiler ki: “Eğer onlara emredersen, onlar seninle beraber çıkacaklar” diye. Sen de ki: “Yemin etmeyin. Ne kadar itaat ettiğiniz işte görünüyor. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”
Bayraktar Bayraklı
Eğer, o ikiyüzlülere emredersen, savaşa çıkacaklarına bütün güçleriyle yemin ederler. De ki: “Yemin etmeyiniz, itaatiniz bilinmektedir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”