Nûr Suresi 54. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

54. Ayet

قُلْ اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْهِ مَا حُمِّلَ وَعَلَيْكُمْ مَا حُمِّلْتُمْۜ وَاِنْ تُط۪يعُوهُ تَهْتَدُواۜ وَمَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُب۪ينُ

“Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin” de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: İtaat edin Allah'a ve itaat edin Peygambere. Gene de yüz çevirirlerse ona düşen, ancak kendisine yüklenen vazifedir ve size düşen de, size yüklenen ve eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz ve Peygambere, apaçık tebliğden başka bir şey düşmez.

Besim Atalay (1965)

Diyesin ki: «Başeğin Allaha ve peygambere, eğer yüz dönerseniz, ona yükletilen onun ödevi, size yükletilen de sizin ödevinizdir; başeğerseniz doğru yolu bulursunuz, Peygambere düşen ancak açıkçana ulaştırmak»

Cemal Külünkoğlu

De ki: “Allah'a itaat edin, resule itaat edin! Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluk yalnız ona aittir; size yüklenen sorumluluk da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Resulün görevi ancak apaçık bir tebliğdir.

Cemil Said (1924)

Allâh ve rasûlüne itâ’at idiniz. Eğer yüz çevirir iseniz netîcesi size ’âid olur. Rasûlden kendi a’mâli ve sizden kendi a’mâliniz sorılır. İtâ’at ider iseniz hidâyet bulursunuz. Rasûlün vazîfesi yalnız vâzıh sûretde tebliğdir.

Diyanet Vakfı

De ki: Allah'a itaat edin; Peygamber'e de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, Peygamber'in sorumluluğu kendisine yüklenen (tebliğ görevini yapmak), sizin sorumluluğunuz da size yüklenen (görevleri yerine getirmeniz)dir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygamber'e düşen, sadece açık-seçik duyurmaktır.

Edip Yüksel

De ki, "ALLAH'a ve elçiye uyunuz. Reddederseniz, o kendi görevinden sorumludur, siz de kendi görevinizden sorumlusunuz. Ona uyarsanız, doğruyu bulursunuz. Elçinin tek görevi, mesajı açıkça bildirmekten ibarettir.

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki Allaha itaat edin ve Resule itaat edin, yine dinlemezseniz artık onun üzerindeki ancak ona yükletilen, sizin üzerinize de size yükletilendir ve eğer ona itaat ederseniz hidayete irersiniz, Resulün üzerindeki ise ancak açık bir tebliğdir

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

De ki: Allah'a itaat edin; Peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, Peygamberin sorumluluğu kendine yüklenen, sizin sorumluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygambere düşen, sadece açık açık duyurmaktır.

Emrah Demiryent

(Resûlüm! O munâfıklara) de ki: “Allah’a itaat edin, Peygamber’e de itaat edin. Eğer (itaatten) yüz çevirirseniz şunu bilin ki, peygamberin sorumluluğu, kendisine yüklenen (tebliğ) görevidir, sizin sorumluluğunuz da size yüklenen (itaattir). Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygambere düşen, sadece apaçık bir tebliğdir.”

Abdullah-Ahmet Akgül

De ki: "(Her hususta sarih ayetleri ve sahih hadisleri esas alarak) Allah’a itaat edin, Resul’e itaat edin. Eğer yine yüz çevirip dönerseniz, artık Onun (Peygamberin) sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer Ona (Peygambere) itaat eder (sünnetine uyup izinden gider)seniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir." ("Kur’an bize yeterlidir, Peygamber sünneti ve öğretileri gereksizdir" diyenlerin hidayetleri kararıverecektir!)

Erhan Aktaş

De ki: “Allah'a itaat edin. Resûl'e itaat edin.” Eğer itaat etmezseniz, ona düşen yalnızca görevini yapmaktır. Size düşen ise sorumlu tutulduğunuz şeye uymaktır. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Resûl'ün üzerinde, mesajı açıkça iletmekten başka bir sorumluluk yoktur.

Eski Anadolu Türkçesi

eyit “muŧį' oluñ Tañrı’ya daħı muŧį' oluñ yalavacına.” eger yüz döndürür iseñüz pes bayıķ üzeredür yüklendügi nesene daħı sizüñ üzeredür ol kim yüklendüñüz daħı eger muŧį' olursañuz aña ŧoġru yol dutasız. daħı degül yalavaç üzere illā degürmeklıķ bellü.

Hasan Basri Çantay

De ki: «Allaha itaat edin, peygambere itaat edin». Eğer yine yüz çevirib dönerseniz onun (peygamberin) uhdesine düşen ancak ona yüklenilen (vazıyfe-i tebliğ) dir. Sizin üstünüze düşen (vazîfe) de size yükletilen (itaat) dir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere âid olan (vazife) apaçık tebliğden başkası değildir.

Hayrat Neşriyat

De ki: “Allah'a itâat edin; Peygambere de itâat edin! Eğer yüz çevirirseniz artık ona (o peygambere) düşen, ancak kendisine yüklenen (tebliğ)dir; size düşen de size yüklenen (itâat)dir.” Eğer ona itâat ederseniz, hidâyete erersiniz. Peygambere düşen ise, ancak apaçık tebliğdir.(1)

İhsan Aktaş

De ki: Allah’a itaat edin; (tebliğ ettiği mesajları hususunda) elçi’ye de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, elçi’nin sorumluluğu kendisine yüklenen (tebliğ görevini yapmak), sizin sorumluluğunuz da size yüklenen (görevleri yerine getirmeniz)dir. Eğer (tebliğ ettiği vahiy konusunda) ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Ayrıca, Resul’e düşen yalnızca (kendisine indirilen mesajı) açıkça duyurmaktır.*

İlyas Yorulmaz

Deki “Allah’a ve elçisine itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, sorumluluk yüz çevirenin üzerine yüklenir ve sizin sorumluluğunuz da size yüklenir. Eğer elçiye itaat ederseniz, doğru yola ulaşmış olursunuz. Elçiye düşen yalnızca açıkça tebliğ etmektir.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

De ki: " Allah’a boyun eğin, elçisine boyun eğin." Yine de yüz çevirecek olursanız elçiye düşen, yalnız kendine yükletilen ödevdir. Eğer elçiye boyun eğecek olursanız doğru yolu tutmuş olursunuz. Elçiye düşen, yalnız apaçık bir bildiridir.

İsmail Hakkı İzmirli

De ki Allah/a da itaat edin, resûl/üne de itaat edin, eğer siz itaatten yüz çevirirseniz peygambere ne, çünkü ona yükletilen tebliğ-i risalet, size yükletilense itaattir. Ona itaat ederseniz hidayet bulursunuz. Peygambere aşikâr bir surette tebliğden başka vazife yoktur.

İsmail Yakıt

De ki: “Allah’a itaat ediniz, elçiye de itaat ediniz. Eğer yüz çevirirseniz (bilin ki), elçi ancak kendine yüklenen görevden, siz de size yüklenen görevden sorumlusunuz. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Elçinin üzerine apaçık bir tebliğden başka bir şey düşmez.”

Kadri Çelik

De ki: “Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yine de yüz çevirirseniz, artık onun (peygamberin) sorumluluğu kendisine yükletilen, sizin de sorumluluğunuz size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Peygambere düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir.”

Abdullah Parlıyan

De ki: Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, peygamberin sorumluluğu, kendisine yüklenen tebliğ görevidir, sizin sorumluluğunuz da, size yüklenen itaattir. Eğer O'na itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygambere düşen, sadece açık açık duyurmaktır.

Kuran Yolu

De ki: “Allah’a itaat edin, resule itaat edin.” Yine de (ey müşrikler!), söz dinlemezseniz onun (peygamberin) sorumluluğu ona, sizin sorumluluğunuz da size aittir. Ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz; resule düşen yalnızca apaçık bildirip anlatmaktır.

Mahmut Kısa

Ey Müslüman! Müslüman olduğunu iddia eden, ama Kur’an’ın ve sünnetin hükümlerinden yüz çeviren bu insanlara de ki: “Allah’a itaat edin ve Elçisine itaat edin! Allah’ın Kitabına ve bu Kitabın pratik hayata uygulanmasında mükemmel bir örnek olan Peygamberin sünnetine sımsıkı sarılın!” Ey münâfıklar! Eğer Elçinin bu çağrısından yüz çevirecek olursanız,şunu iyi bilin ki, o ancak, kendi üzerine düşen tebliğ görevini yapmakla yükümlüdür; siz de kendi üzerinize düşen itaati yerine getirmekle yükümlüsünüz! Eğer kibir, bencillik, inatçılık engellerini aşarakona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz fakat yüz çevirirseniz, İslâm’dan uzaklaşmakla sadece kendinize zarar vermiş olursunuz. Zira Elçinin görevi sizi zorla Müslüman yapmak değil, ancak Allah’ın emirlerini size açıkça tebliğ etmektir. Bu tebliğe kulak verdiğiniz takdirde, sadece ahirette değil, dünyada da kazanan siz olacaksınız:

Mahmut Özdemir

De ki: “Allah’a itaat edin, Rasûl’e de itaat edin! Yüz çevirirseniz, doğrusu onun yüklendiği onadır; sizin yüklendiğiniz de sizedir. Ona itaat ederseniz, hidayete erersiniz / doğru yolu bulursunuz. Rasûl’e düşen görev Açıkça Tebliğ Etmek’ten / Bildirim’den başkası değildir.

Mehmet Çakır

De ki: " Allah'a ve resulüne itaat edin. Eğer reddederseniz, resul verilen görevini yapmıştır. Siz de size düşeni yapmalısınız. İtaat ederseniz, selâmete erersiniz. Resulün görevi sadece açık duyurudur. "

Mehmet Çoban

De ki: "Allah’a itaat edin. Resul’üne itaat edin! Eğer yüz çevirirseniz bilin ki; onun sorumluluğu kendine yükletilen, sizin sorumluluğunuz size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Resul’e düşen sadece apaçık duyurmaktır!"

Mehmet Okuyan

De ki: “Allah’a itaat edin; Elçi’ye de itaat edin! [*] Yüz çevirirseniz (onun sorumluluğu) kendisine yüklenen (tebliğ görevini yapmak)tır; sizin (sorumluluğunuz da) size yüklenen (görevleri yerine getirmeniz)dir. [*] Ona itaat ederseniz, doğru yola ulaşmış olursunuz! [*] Elçi’ye düşen, sadece apaçık tebliğdir.” [*]

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!): “Allah’a itaat edin ve Peygambere itaat edin”¹ de. Eğer (bu itaatten) yüz çevirirseniz, Peygamberin sorumluluğu kendisine yükletilen,² sizin sorumluluğunuz ise size yükletilen³ (görevler)dir. Eğer ona itaat ederseniz, hak yolu bulmuş olursunuz. Zâten Peygamber’e düşen de apaçık bir tebliğden başka bir şey değildir.

Muhammed Esed

De ki: “Allah’a itaat edin ve Rasûl’e itaat edin”. Ve eğer [Rasûl’den] yüz çevirirseniz [bilin ki] o yalnız kendi yükümlülüklerinden sorumlu tutulacak, siz de yalnız kendi yükümlülüklerinizden sorumlu tutulacaksınız; ama eğer o’na itaat ederseniz doğru yola erişirsiniz. Ayrıca, Rasûl’e düşen yalnızca [kendisine indirilen mesajı] açıkça duyurmaktır.

Mustafa Çavdar

De ki: – Allah’a itaat edin, mesajlarını tebliğ eden elçiye itaat edin. Eğer yüz çevirir itaat etmezseniz bilin ki o kendi görevinden sorumludur, siz de yüklendiğiniz görevden sorumlusunuz. O’na itaat etmeniz durumunda doğru yolu tutmuş olursunuz zira elçiye düşen ilahi mesajı apaçık bir şekilde tebliğ etmekten ibarettir. 5/92, 13/40, 16/35, 2/120, 6/153, 12/108

Ahmet Tekin

“Allah'a itaat edin, kitabındaki hükümleri uygulayın. Rasulüne itaat edin, sünnetini uygulayın. Kitaptan ve sünnetten yüz çevirip, halkı istediğiniz istikamette yönlendirmiş olsanız bile, elçiye zarar veremezsiniz. Peygamberin sorumluluğu kendisine yüklenen tebliğ görevini yapmaktır. Sizin sorumluluğunuz da size emredilenlere itaattir.” de. Eğer Rasulullah'a itaat eder, tebliğine, teşriine, sünnetine uyup uygularsanız, doğru, hak yola girmiş, İslâm'da sebat etmiş olursunuz. Allah'ın Rasulüne düşen, yalnız apaçık bir tebliğdir.

Mustafa İslamoğlu

De ki: “Allah’a itaat edin, dolayısıyla Rasul’e itaat edin!”[³⁰⁵⁰] Bundan böyle de, eğer (Rasul’den) yüz çevirecek olursanız, o ancak kendi yükümlülüklerinden sorumlu tutulacaktır, siz de sadece kendi yükümlülüklerinizden sorumlu tutulacaksınız.[³⁰⁵¹] Ama eğer onu izlerseniz, doğru yolu bulursunuz: Rasul’e düşense, yalnızca (kendisine indirileni) bütün açıklığıyla tebliğ etmektir.[³⁰⁵²]

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Allah'a itaat edin ve Peygambere itaat edin.» İmdi eğer yüz çevirirseniz artık O'nun üzerine olan, (O'na) yükletilmiş olandır ve sizin üzerinize düşen de, size yükletilmiş, olandır ve eğer O'na itaat ederseniz hidâyete erersiniz ve Peygamber üzerine (ait olan vazife) ise apaçık tebliğden başka değildir.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed, onlara) De ki: Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin, Şayet itaatten yüz çevirirseniz bilin ki, Peygamber, kendisine verilen tebliğ görevinden, siz de kendinize yükletilen, ona itaatten sorumlusunuz. Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen apaçık tebliğden başkası değildir.

Osman Fırat

De ki: ’Allah’a itâ’at edin, Resule itâ’at edin. " Eğer dönerseniz, ona gereken, kendisine yükletilendir, size gereken de size yükletilen (itâ’at görevini yapmak)dır. Eğer ona itâ’at ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Resule düşen, sadece açık bir şekilde duyurmaktır.

Şaban Piriş

De ki:-Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, onun (yüklendiği) sorumluluk kendisine, sizin sorumluluğunuz da size aittir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Peygamberin görevi açıkça tebliğ etmekten başka bir şey değildir.

Satıraltı Meal (1534)

Eyit yā Muḥammed: Uyuñuz Tañrı Ta‘ālāya, daḫı uyuñuz peyġambere.Pes eger yüz ḳaytarsalar, pes Muḥammed resūlu’llāh üstine risāleti degür‐mekdür ve sizüñ üstüñüze vācib ṭā‘atdür. Eger uysañuz nebīye hidāyet ṭapar‐sız. Daḫı peyġamber üstine yoḳdur, illā risāleti bellü degürmek.

Suat Yıldırım

De ki: “Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin! Eğer sırtınızı dönerseniz bilin ki Peygamber kendi görevinden, siz de kendi yükümlülüğünüzden sorumlu olursunuz. Ama ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Yoksa, peygamberin görevi, açıkça tebliğ etmekten başka bir şey değildir. ” [13, 40; 88, 21-22]

Süleyman Ateş

De ki: "Allah'a ita'at edin, Elçiye ita'at edin." Eğer dönerseniz, ona gereken, kendisine yükletilen(duyurma görevini yapmak), size gereken de size yükletilen(ita'at görevini yapmak)dır. Eğer ona ita'at ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Elçiye düşen, sadece açık bir şekilde duyurmaktır.

Süleyman Tevfik (1927)

Di ki: "Allâh ve rasûlüne itâ'at idin. Eğer bundan i'râz ider iseniz O'na zarar viremezsiniz, kendinize zarar virirsiniz. Eğer O'na itâ'at iderseniz hidâyet bulursunuz. Rasûle vâcib olan ancak âşikâr teblîğdir."

Süleymaniye Vakfı

De ki: “Allah’a boyun eğin, elçisine de boyun eğin.” Eğer yüz çevirirseniz elçiye düşen, kendine yüklenen görev, size düşen de size yüklenen görevdir. Ona boyun eğerseniz yola gelmiş olursunuz. Elçinin görevi, açık bir bildirimde bulunmaktan başkası değildir.

Ahmet Varol

De ki: "Allah'a itaat edin; Peygambere itaat edin." Eğer yüz çevirirseniz ona düşen kendine yüklenen size düşen de size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz hidayete erersiniz. Peygambere düşen apaçık bir tebliğden başka bir şey değildir.

Ümit Şimşek

De ki: Hem Allah'a itaat edin, hem Peygambere itaat edin. Yüz çevirirseniz, onun yüklendiği sorumluluk kendisine, sizin yüklendiğiniz de kendinizedir. Ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen ise açıkça tebliğden başka birşey değildir.(16)

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Allah'a da itaat edin, resule de. Eğer yüz çevirirseniz/yüz çevirirlerse, onun görevi ona yükletilen, sizin göreviniz de size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz yolu bulursunuz. Resule düşen, açık bir tebliğden başkası değildir."

Ali Bulaç

De ki: 'Allah'a itaat edin, Resûl'e itaat edin. Eğer yine yüz çevirirseniz, artık onun (peygamberin) sorumluluğu kendisine yüklenen, sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir.'

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), de ki: Allah'a itaat edin, Rasûl'e itaat edin. Eğer bunlara itaat etmekten yüz çevirirseniz, peygambere düşen ancak O'na yükletilen tebliğdir. Sizin üzerinize de, size yükletilendir (icabet etmektir). Eğer O'na itaat ederseniz hidayete erersiniz. Peygamber üzerine icab eden, ancak açık bir tebliğdir.

Bahaeddin Sağlam

De ki: “Allah’a da, Resulüne de itaat edin. Eğer sırt çevirirseniz, onun yükü ona, sizin yükünüz size. Fakat O’na itaat ederseniz, (faydanıza olur) doğru yolu bulursunuz. Ve Allah Resulünün üstündeki görev, mesajı apaçık ulaştırmaktan başka bir şey değildir.

Bayraktar Bayraklı

De ki: “Allah'a itaat ediniz, Peygambere itaat ediniz! Eğer yüz çevirirseniz biliniz ki, onun görevi tebliğ vazifesini yapmak, sizin vazifeniz de sorumluluklarınızı yapmanızdır. Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen, sadece apaçık bildirimde bulunmaktır.”