29. Ayet
لَقَدْ اَضَلَّن۪ي عَنِ الذِّكْرِ بَعْدَ اِذْ جَٓاءَن۪يۜ وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِلْاِنْسَانِ خَذُولًا
“Andolsun, Kur’an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
لَقَدْ اَضَلَّن۪ي عَنِ الذِّكْرِ بَعْدَ اِذْ جَٓاءَن۪يۜ وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِلْاِنْسَانِ خَذُولًا
“Andolsun, Kur’an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir.”
Andolsun beni Kur'an'dan saptıran, hem de bana tebliğ edildikten sonra saptıran odur; ve Şeytan, insanı yardımcısız, horhakir bir halde bırakıverir.
Bana öğüt gelmiş iken, şeytan beni azdırdı, şeytan insanları horlayıcıdır !»
“Andolsun ki, Kur'an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan, insanı (rezil ederek) yalnız ve yardımcısız bırakır (diyerek pişmanlığını dile getirecek ama bu pişmanlığı bir işe yaramayacak)”.
27, 28, 29. O vakit zâlim elinin üstünü ısıracak ve "Kâşki rasûle ittibâ’ idüb ânın yolunı ta’kîb ide idim. Eyvâh kâşki filânı dost ittihâz itmeye idim. Kitâb bana gösterilmiş oldığı halde o beni şaşırtdı. Şeytân insân içün bir hâindir." diyecekdir.
Çünkü zikir (Kur'an) bana gelmişken o, hakikaten beni ondan saptırdı. Şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yüzüstü bırakıp rezil rüsvay eder.
"Beni, bana ulaşan mesajdan saptırdı. Gerçekten, şeytan insanı yarı yolda bırakır."
Vallahi o sapıttı beni zikirden, bana gelmiş iken, öyle ya Şeytan insana çok hızlânkâr bulunuyor
Çünkü zikir (Kur'ân) bana gelmişken o, hakikaten beni ondan saptırdı. Şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yapayalnız ve yardımcısız bırakmaktadır.
Yemin olsun ki, bana gelen, zikirden (Kur’ân’dan) beni o uzaklaştırdı.” Zaten (ins ve cin) şeytan (ları) insanı (aldatıp, sonra da) yüzüstü, yalnız bırakandır.
"Çünkü o, gerçekten bana (Rabbimden) gelen Zikir’den (Kur’an-ı Kerim’den) sonra, (dünyalık hırsı ve Din istismarıyla) beni (aldatıp) saptırmış oldu. (Ve zaten) Şeytan da insanı ‘yapayalnız ve yardımsız’ bırakandır" (diye pişmanlık göstereceklerdir).
“Ant olsun ki bana öğüt geldiği halde, beni o sapıttı.” Şeytan, insanı yalnız ve yardımsız bırakır!
“bayıķ azdurdı beni ķur’ān’dan andan śoñra kim geldi baña. daħı oldı şeyŧān ādemiyı terk eyleyici.”
«Andolsun ki beni zikirden, hem o (bir devlet gibi) bana (Allah tarafından) geldikden sonra, o sapdırdı. Şeytan insanı (başına bir belâ gelince) yapayalınız ve yardımsız bırakandır».
“Yemîn olsun ki, (o) bana geldikten sonra beni Zikir'den (Kur'ân'dan), saptırdı.” Şeytan ise, insanı (işte o gün, böyle) yardımsız bırakır.
Zikir (doğru yolu gösteren Kur’an) bana gelmişken (o izinden gittiğim kimse) hakikaten beni ondan saptırdı. Zaten şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yüzüstü bırakıp rezil rüsvay eder. *
“Bana geldikten sonra, Kur’an’dan (zikirden) beni o saptırdı. Şeytan insanı doğru yoldan uzaklaştırıp, yalnız bırakıyor” diyecekler.
Ant olsun ki öğütleyici Kur’an bana geldikten sonradır ki o beni sapıttırdı. İşte Şeytan insanı böyle yüzüstü bırakır."
27, 29. O gün, zalim nedametinden ellerini ısırıp diyecek ki: «— Keşke peygamberle beraber hak yolunu tutsaydım, eyvah bana! Ne olurdu da filânı dost edinmeseydim! * Bana Kur/an veya iman gelmişken o, beni ondan saptırdı. Şeytan insanı yalnız bırakır».
“Andolsun, zikr/Kur’an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı rezillikler/perişanlık [hazûlen] içinde yüzüstü bırakıveriyormuş.” (der).
“Çünkü o, gerçekten bana gelmiş bulunduktan sonra beni zikirden (Kur'an'dan) saptırmış oldu. Şeytan da insanı yapayalnız ve yardımsız bırakandır.”
Gerçekte bana uyarıcı, hatırlatıcı mesaj geldikten sonra, beni Allah'ı hatırlamaktan o uzaklaştırdı. Zaten şeytan, işte böyle yalnız ve çaresiz bırakır insanı.”
Meğer bana uyarıcı mesaj geldikten sonra, o dost bildiğim kişi bu mesajdan beni saptırmış!” İşte şeytan insanı (böyle) çaresizlik içinde yapayalnız bırakır.
“Uyarı ve öğütlerle dolu olan Kur’an tam da bana ulaşmışken, beni nasıl da ondan saptırdı!” İşte şeytan, insanı en zor anında böyle yapayalnız ve çaresiz bırakır!
And olsun ki bana geldikten sonra Zikir’den beni saptırdı! Şeytan İnsan’ı yüzüstü (yardımsız) bırakandır.
Dilimin ucuna kadar gelen Söz'den etti beni. Demek şeytan, insanı yüzüstü bırakırmış " diyecek.
"Benim dost bildiklerim beni yoldan çıkardı. Allah’a inanıp yasalarına uyarak hayat yaşayacağıma, kendi yasalarına uydurdular. Beni Allah’ın yasalarına göre yaşamaktan alıkoydular. Kendi ilkelerini, kendi yasalarını, Allah’ın ilkesinden, Allah’ın yasalarından daha üstün, daha güzel olduğunu söyleyerek kandırdılar. Beni Allah’ın gönderdiği ayetlerden saptırdılar. Allah’ın ayetlerini okumadım, anlamadım! Ayetlere göre yolumu çizmedim! Başkaları ayetleri okuduğunda dinlemedim! Okuyanları engelledim! Beni yoldan çıkaran dostlarımın süslü sözleri hep ayetlerin önüne geçti. Bana şeytanca yaklaşıp yalanlarıyla beni uçuruma sürüklediler. Şimdi de yapayalnız ve yardımcısız bıraktılar."
[Zikr] (Kur’an) bana geldikten sonra (o kişi) beni şüphesiz (Kur’an’dan) saptırmıştır. (Meğer) şeytan(laşmış olanlar) insanı yüzüstü bırakırmış.” [*]
“Bana zikir,¹ geldikten sonra o (şeytan), beni ondan alıkoydu.” (der.) Zâten şeytan, insanı (hep) yüzüstü bırakır.
Gerçekte, bana uyarıcı, hatırlatıcı mesaj geldikten sonra, beni [Allah’ı] hatırlamaktan o uzaklaştırdı!” Zaten, Şeytan [işte böyle] yalnız ve çaresiz bırakır insanı. ²²
And olsun ki o, bana gelen Kuran’dan beni uzaklaştırdı. Demek ki şeytan, insanı böyle yüzüstü bırakıp, rezil ediyor. 4/119- 120, 8/48, 14/21- 22, 59/16
“Andolsun ki, Kur'ân bana geldikten sonra, beni, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur'ân'dan, şeriattan, Allah'ı zikirden ayırıp uzaklaştırarak, başıma buyruk hale getirip, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihime imkân sağladı. Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler insanı yüzüstü bırakıp rezil ediyor.”
Doğrusu, bana vahiy ulaştıktan sonra[³¹¹⁰] beni ondan uzaklaştırdı.”[³¹¹¹] Evet,[³¹¹²] zaten (kişiyi vahiyden) uzaklaştıran her tür şer güç[³¹¹³] insanı işte böyle yüzüstü bırakır.
«Andolsun ki, beni zikirden sapıttırdı, (o zikir) bana geldikten sonra ve şeytan insan için yardımcı olmayıp (onu) zelilâne bir halde terkeder olmuştur.»
"Andolsun ki, -Kur'an'ın gösterdiği doğru yoldan- beni o saptırdı" diyerek feryad edecektir. (Evet, ey insanlar biliniz ki) Şeytan insanı -başına bir bela geldiğinde- yapayalnız ve yardımcısız bırakandır. (Onun için Rabbinizi unutup da, sakın onu ve avanelerini dost edinmeyin)
Gerçekten, bana hatırlatıcı (Kur’an) mesajı geldikten sonra, beni ondan (Kur’an’dan) saptırdı... Zaten, Şeytan İnsanı (işte böyle) yalnız ve çaresiz bırakandır.
Andolsun ki bana gelen zikir'den beni o saptırdı. Şeytan, insanı yapayalnız bırakıp, rezil ediyor.
Taḥḳīḳ beni azdurdı ögütden, baña geldükden ṣoñra. Daḫı şeyṭān ādemoġlına rüsvāy idicidür.
27, 28, 29. O gün zalim, parmaklarını ısırır “Eyvah! der, keşke o Peygamberle birlikte yol tutsaydım. Eyvah! Keşke falanı dost edinmeseydim! Vallahi bana gelen öğütten (Kur'ân'dan) beni o uzaklaştırdı. Zaten şeytan, insanı (işte böyle uçuruma sürükleyip sonra da) yüzüstü, yalnız bırakır. ” [59, 16; 14, 22; 33, 66-68]
O beni, bana gelen Zikirden saptırdı. Zaten şeytan, insanı yapayalnız ve yardımcısız bırakır."
"Beni, bana Kur'ân ve rasûlün nesâyihi geldikden sonra yolumdan şaşırtdı. Ve bana şeytân oldı" dirler. Şeytân insânı hor ve zelîl kılıcıdır.
O, beni bu[*] doğru bilgiden (Kur’ân’dan) uzaklaştırdı. Hem de bana kadar gelmişken. Bu Şeytan insanı böyle yüzüstü bırakır.”
Andolsun o beni, bana geldikten sonra zikirden (Kur'an'dan) saptırdı. Şeytan da insanı yalnız ve yardımsız bırakır."
“Bana gelen öğütten o beni uzaklaştırdı.” İşte, Şeytan insanı böyle ortada bırakıverir.
"Zikir/Kur'an bana geldikten sonra, o saptırdı beni ondan. Şeytan, insan için bir rezil edicidir."
'Çünkü o, gerçekten bana geldikten sonra beni zikirden (Kur'an'dan) saptırmış oldu. Şeytan da insanı 'yapayalnız ve yardımsız' bırakandır.'
Vallahi, o sapıttı beni zikirden, (Allah'ı anmaktan ve Kur'ân ahkâmına bağlanmaktan), bana Kur'ân gelmişken... Şeytan, insanı helâke düşürendir.”
Andolsun! Mesaj ve bilgi bana geldikten sonra, o beni ondan saptırdı” der. Şüphesiz şeytan, insanı böylece ümitsiz ve mahrum bırakır.
“Çünkü Kur'ân bana gelmişken, gerçekten o, beni Kur'ân'dan uzaklaştırdı. Şeytan, insanı yüzüstü bırakıp rezil rüsvâ eder.”