35. Ayet
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَا مَعَهُٓ اَخَاهُ هٰرُونَ وَز۪يرًاۚ
Andolsun, Biz, Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve kardeşi Hârûn’u da ona yardımcı kıldık.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَا مَعَهُٓ اَخَاهُ هٰرُونَ وَز۪يرًاۚ
Andolsun, Biz, Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve kardeşi Hârûn’u da ona yardımcı kıldık.
Andolsun ki biz Musa'ya kitap verdik ve kardeşi Harun'u, ona vezir ettik.
Biz Musa'ya kitap verip, karındaşı Harun'u da ona yardımcı kıldık
Andolsun ki, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik ve kardeşi Harun'u görevinde ona yardımcı kıldık.
Mûsâ’ya kitâb virdik ve âna vezir olarak birâderi Hârûn’ı virdik.
Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
Biz Musa'ya kitabı vermiş ve kardeşi Harun'u da kendisine yardımcı olarak atamıştık.
Celâlim hakkı için Musâya o kitabı verdik, biraderi Harûnu da maıyyetinde vezir yaptık
Andolsun ki Musa'ya kitap verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
Kasem olsun ki, biz Mûsâ’ya Kitâb’ı (Tevrât’ı) verdik ve kardeşi Hârûn’u da ona yardımcı kıldık.
Andolsun, Biz Musa’ya da kitabı verdik ve beraberinde kardeşi Harun’u da ona yardımcı kıldık.
Ant olsun ki Musa'ya kitabı verdik. Ve kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
daħı bayıķ virdük mūsā’ya tevrįt’i daħı eyledük anuñ-ile ķarındaşın hārūn’ı arķa virici.
Andolsun biz Musâya o kitabı verdik. Biraderi Hârunu da maiyyetine vezîr yapdık.
Celâlim hakkı için, Mûsâ'ya Kitâb'ı verdik; kardeşi Hârûn'u da berâberinde yardımcı yaptık.
Gerçekten biz, Musa’ya da kitabı vermiş, kardeşi Harun’u da ona yardımcı yapmıştık.
Musa’ya kitabı vermiş ve o’nun ile beraber kardeşi Harun’u da yardımcı yapmıştık.
Gerçekten Biz Musa’ya o Kitap’ı verdik. Kardeşi Harun’u da kendisine yardımcı yaptık.
* Biz Musa/ya Kitap vermiş, kardeşi Harun/u da ona vezir ve yardımcı yapmıştık.
Andolsun Biz, Musa’ya kitap verdik ve kardeşi Harun’u da kendisine yardımcı [vezîr] yaptık.¹¹
Şüphesiz biz Musa'ya kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun'u yardımcı kıldık.
Gerçek şu ki, Muhammed'den çok önce, biz Musa'ya kitap verdik ve kardeşi Harûn'u, görevinde O'na yardımcı kıldık.
Gerçek şu ki biz Mûsâ’ya da kitap vermiş, kardeşi Hârûn’u onun yanında yardımcı tayin etmiştik.
Doğrusu Biz, bir zamanlar Mûsâ’ya da Tevrat adındaki kutsal kitabı verdik ve kendisi gibi Peygamber yaptığımız kardeşi Hârûn’u ona yardımcı kıldık.
And olsun Kitab’ı Musa’ya verdik! Kardeşi Harun’u da yanına bir vezir (yardımcı) yaptık.
Biz,Musa'ya kitap verirken, kardeşi Hârûn'u da kendisine bakan yaptık.
Geçmişte de inkâr edenler vardı. İşte onlardan bir örnek: Biz Musa’ya kitabı verdik! Kardeşi Harun’u yardımcı yaptık!
Yemin olsun ki Musa’ya Kitabı vermiştik; beraberindeki kardeşi Harun’u ona yardımcı yapmıştık.
Yemin olsun Biz, Mûsa’ya Kitap’ı verdik, kardeşi Hârûn’u da ona yardımcı yaptık.
GERÇEK ŞU Kİ, [Muhammed’den çok önce] Biz Musa’ya da kitap verdik ve kardeşi Harun’u görevinde o’na yardımcı kıldık; ³²
Andolsun ki biz Musa’ya kitap vermiş ve kardeşi Harun’u da ona yardımcı olarak görevlendirmiştik. 21/48, 28/34- 35, 43/46...52
Andolsun, biz, Mûsâ'ya kutsal kitabı verdik. Kardeşi Hârûn'u da ona vezir olarak tayin ettik.
DOĞRUSU, yine Biz Musa’ya ilâhî mesajı gönderdik. Kardeşi Harun’u da onun yanına yardımcı olarak verdik.
Ve celâlim hakkı için Mûsa'ya kitabı verdik ve O'nun maiyetinde kardeşi Harun'u vezir kıldık.
Andolsun ki Biz, Musa'ya kitabı verdik. Kardeşi Harun'u da, onu destekleyip yardım eden bir peygamber kıldık.
Ve biz, Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve kardeşi Hârûn’u da ona yardımcı kıldık
Musa'ya da kitap vermiş, kardeşi Harun'u da ona vezir yapmıştık. Onlara:
Taḥḳīḳ biz virdük Mūsāya Tevrātı. Daḫı özi bile ḳarındaşı Hārūnı vezīrḳılduḳ.
Gerçekten Biz, Mûsâ'ya kitabı verdik ve kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
Andolsun biz Musa'ya Kitabı verdik ve kardeşi Harun'u kendisinin yanında vezir yaptık.
Ve biz Mûsâ'ya kitâb virdik ve onunla berâber kardaşı Hârûn'ı vezîr kıldık.
Musa’ya Kitabı verdik. Kardeşi Harun’u da ona yardımcı yaptık.
Andolsun biz Musa'ya kitabı verdik ve kardeşi Harun'u onun yanında yardımcı kıldık.
Biz Musa'ya da kitap vermiş, kardeşi Harun'u ise ona yardımcı yapmıştık.
Yemin olsun ki, biz Mûsa'ya Kitap verdik. Kardeşi Hârun'u da onun yanında vezir yaptık.
Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun'u yardımcı kıldık.
Gerçekten Mûsa'ya o kitabı (Tevrat'ı) verdik ve ona kardeşi Harûn'u beraberinde vezir (yardımcı) yaptık.
Andolsun! Biz Musa’ya Kitabı verdik. Onunla beraber kardeşi Harun’u da, ona yardımcı yaptık.
Andolsun biz, Mûsâ'ya kitabı verdik, kardeşi Hârûn'u da ona yardımcı tayin ettik.