Furkân Suresi 36. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

36. Ayet

فَقُلْنَا اذْهَبَٓا اِلَى الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۜ فَدَمَّرْنَاهُمْ تَدْم۪يرًاۜ

Onlara, “Âyetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin” dedik. Nihayet o kavmi yerle bir ettik.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken delillerimizi yalanlayan topluluğa gidin dedik, sonucu, onları tamamıyla helak ettik.

Besim Atalay (1965)

Dedik ki: «Gidin, âyetlerimizi yalanlayan ulusa, biz onları bir iyice yok ettik

Cemal Külünkoğlu

Onlara: “Ayetlerimizi yalanlayan (Firavun'un önderlik ettiği) topluluğa gidin” dedik. Nihayet (inadına Hakka karşı direndikleri için) onları (suda) batırıp yok ettik.

Cemil Said (1924)

Ânlara "Bizim âyetlerimizi tekzîb iden kavme gidiniz" didik bu kavmi kâmilen tedmîr iyledik.

Diyanet Vakfı

«Âyetlerimizi yalan sayan kavme gidin» dedik. Sonunda, (yola gelmediklerinden) onları yerle bir ediverdik.

Edip Yüksel

"Siz ikiniz, ayetlerimizi yalanlayan şu topluma gidin," dedik. Bunun ardından onları yakıp yok ettik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haydi âyetlerimizi tekzib eden o kavme gidiniz, dedik, binnetice o kavmi tedmir ederek helâk ettik

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Haydi âyetlerimizi yalan sayan o kavme gidin" dedik. Sonunda (yola gelmediklerinden) onları yerle bir ettik.

Emrah Demiryent

(Ve onlara,) “Âyetlerimizi yalanlayan (Firavun ve) kavm (in) e gidin” buyurduk. Nihâyet (inkâr ve isyanlarında ısrar ettikleri için) o kavmi helâk ederek yok ettik.

Abdullah-Ahmet Akgül

Böylece onlara: "Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin (ve Hak Dini tebliğ edin)" dedik; sonunda onları (Firavun ve çevresini) kökünden darmadağın edip (zulüm saltanatını yıktık).

Erhan Aktaş

Sonra da “Ayetlerimizi yalanlayan o halka gidin.” dedik. Sonunda da onları helak ederek yok ettik.

Eski Anadolu Türkçesi

pes eyittük; “varuñ ķavumdın yaña anlar kim yalan duttılar āyetlerümüzi.” helāk eyledük anları helāk eylemek.

Hasan Basri Çantay

«(Haydi) âyetlerimizi yalan sayan o kavme gidin» dedik, neticede onları tam bir helak ile imhaa etdik (edeceğiz).

Hayrat Neşriyat

“Haydi! Âyetlerimizi yalanlayan o kavme gidin!” dedik. (Fakat onlar elçilerimizi yalanladılar.) Bunun üzerine onları tamâmen helâk ettik.

İhsan Aktaş

Siz ikiniz, “Ayetlerimizi yalanlamış olan o topluma gidin”dedik. (Onlar da gittiler, tebliğ ettiler; fakat onların hakka karşı inadına direndikleri, inkâr, zulüm, zorba ve kölelik sistemini sürdürdükleri için) nihayet onları, (o zalim Firavun ve kavmini suda boğarak) helâk ettik.

İlyas Yorulmaz

Ayetlerimizi yalanlayan bir topluluğa ikiniz beraber mucizelerimizle gidin demiştik. Sonra o kavmi yerle bir etmiştik.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunu üzerine onlara: " Bizim ayetlerimizi yalan sayan o ulusa gidin" dedik. Sonunda da onları ortadan kaldırdık.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara «— Âyetlerimizi yalan sayan kavme gidin» demiştik. Bunlar tezkiplerinde ısrar ettiler. Biz de onları yaman bir tarzda yok ettik.

İsmail Yakıt

Onlara, “İkiniz ayetlerimizi yalanlayan topluluğa [kavm] gidin” dedik. Sonunda onları yerle bir ettik.¹²

Kadri Çelik

Böylece onlara, “Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin” dedik. Sonunda onları (düşmanları) kökünden darmadağın ettik.

Abdullah Parlıyan

Ve onlara: “Siz ikiniz, mesajlarımızı yalan sayan şu toplumu uyarmaya gidin” dedik. Onlar da mesajlarımızı kabul etmeyince, o günahkar toplumun insanlarını kırıp geçirdik.

Kuran Yolu

Onlara, “Âyetlerimizi yalan sayan topluluğun yanına gidin” dedik. Ama sonunda o (söz dinlemeyen) topluluğu yıkıp yok ettik.

Mahmut Kısa

Ve onlara, “Âyetlerimizi inkâr eden Firavunun önderlik ettiği şu topluma gidin ve onları hakka dâvet edin!” dedik. Fakat Firavun ve halkı, inatla karşı koydular ve sonunda, onları tamamen kırıp geçirdik!

Mahmut Özdemir

-“Âyetlerimizi yalanlamış Kavm’e gidin!” dedik. Onları yerle bir helâk ettik.

Mehmet Çakır

" bizim harikalarımızı inkar eden Fıravunlara gidin " dedik. Ardından hepsini kökten yok ettik.

Mehmet Çoban

Onlara: "Ayetlerimizi yalanlayan topluma gidin!" dedik! Onlar iki kişi olup birbirine kuvvet vermişken bile yalanlandılar. Biz de yalanlayanları yok ettik!

Mehmet Okuyan

(Onlara) “Ayetlerimizi yalanlayan o kavme gidin!” demiştik. Sonunda (inkârcıları) yerle bir etmiştik.

Mehmet Türk

(Ve o ikisine): “Âyetlerimizi yalanlayan topluma gidin.” dedik. Sonunda, onları da (inkârları sebebiyle) toptan yok ettik.

Muhammed Esed

ve onlara: “Siz ikiniz mesajlarımızı yalanlayan (şu toplumu uyarmay)a gidin!” dedik. Ama sonunda, o [günahkar toplumun] insanlarını kırıp geçirdik.

Mustafa Çavdar

Ve onlara: “Ayetlerimiz karşısında yalana sarılan o malum topluma gidin, demiş,” sonra da o toplumu yerle bir etmiştik. 7/104...110, 10/88...93, 23/45…47, 26/29...35

Ahmet Tekin

Onlara: “Âyetlerimizi, mucizelerimizi yalanlayan kavme gidin.” dedik. Sonunda, yola gelmedikleri için onları yerle bir ettik.

Mustafa İslamoğlu

Ve “Siz ikiniz, âyetlerimizi yalanlayan malum topluluğa gidiniz!” dedik. Ancak bundan sonra(dır ki) onları yerle bir ettik.[³¹²²]

Ömer Nasuhi Bilmen

O vakit dedik ki: «Bizim âyetlerimizi tekzîp etmiş olan kavme gidin.» Sonra o kavmi tam bir helâk ile helâk ediverdik.

Orhan Kuntman

"Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin" dedik. (Firavun ile hanedanı, gönderdiğimiz Elçileri yalanladıkları için) Sonunda o kavmi yerle bir ettik.

Osman Fırat

(Musa Ve Haruna) dedik ki: "Siz ikiniz ayetlerimizi yalanlayan O kavme gidin!". Nihayet o kavmi yerle bir ettik.

Şaban Piriş

-Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin, demiştik; sonra da o kavmi yerle bir etmiştik.

Satıraltı Meal (1534)

Eyitdük: Varuñuz, gidüñüz ol ḳavme ki yalanladılar bizüm āyetlerümüzi. Pesanları helāk itdük, ṭaġıtduḳ, birisi ḳalmadı.

Suat Yıldırım

“Haydi âyetlerimizi yalan sayan o halka gidiniz! ” dedik. Sonunda o toplumu yerle bir ettik.

Süleyman Ateş

Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin, dedik. (Onlara gittiler. Onlar, kendilerine gelen bu elçilerimizi kabul etmeyince biz) de onları yıkıp yok ettik.

Süleyman Tevfik (1927)

Ve "Âyetlerimizi tekzîb iden kavme gidin" didik. Sonra o kavmi (küfürde ısrârlarından) müdhîş sûretde helâk ve mahv itdik.

Süleymaniye Vakfı

“Ayetlerimiz karşısında yalan söyleyen şu topluma gidin” dedik. İşin sonunda o toplumu yerle bir ettik.

Ahmet Varol

Böylece onlara: "Ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin" dedik. Sonuçta onları temelli bir yıkıma uğrattık.

Ümit Şimşek

Onlara “Âyetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin” dedik. Sonra da o topluluğu yerle bir ettik.

Yaşar Nuri Öztürk

Ardından şöyle dedik: "Ayetlerimizi yalanlayan topluluğa gidin." Biraz sonra da o topluluğu yerle bir ettik.

Ali Bulaç

Böylece onlara: 'Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin' dedik; sonunda onları (Firavun ve çevresini) kökünden darmadağın ettik.

Ali Fikri Yavuz

“-Haydi âyetlerimizi yalanlıyan o kavme (Firavun'a ve kavmine) gidin.” dedik, (onlarda gittiler, tebliğ ettiler; fakat tekzip edildiler) nihayet onları, (Firavun ve kavmini) tamamen (boğarak) helâk ettik.

Bahaeddin Sağlam

Onlara: Ayetlerimizi yalanlayan o kâfir topluma gidin!” dedik. (Gittiler, tebliğ ettiler. Yola gelmeyince,) Biz onları yerle bir ettik.

Bayraktar Bayraklı

Demiştik ki: “Âyetlerimizi yalanlayan o topluma gidiniz!” Sonunda biz onları yerle bir ettik.