Furkân Suresi 50. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

50. Ayet

وَلَقَدْ صَرَّفْنَاهُ بَيْنَهُمْ لِيَذَّكَّرُواۘ فَاَبٰٓى اَكْثَرُ النَّاسِ اِلَّا كُفُورًا

Andolsun, biz bunu insanlar arasında, düşünüp ibret alsınlar diye tekrar tekrar açıkladık. Fakat insanların çoğu nankörlükte direttiler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve andolsun ki biz onu, bulundukları yerlere akıttık düşünüp ibret alsınlar diye, fakat insanların çoğu, ibret almaya yanaşmadı, nankör olup gitti.

Besim Atalay (1965)

«Öğüt alsınlar diye, aralarında onu gerçekten dağıtmışız, insanların pek çoğu kâfir olmaktan başka bir şey yapmamışlardır

Cemal Külünkoğlu

Andolsun ki, o (yağmur)u, memleketler arasında taksim ettik ki, (insanlar) düşünüp ders alsınlar. Ama insanların çoğu nankörlükte direndiler.

Cemil Said (1924)

Yağmurı her tarafda ihsân idiyoruz. Tâ ki bizi zikr iylesünler lâkin insânların ekserîsi küfürden başka bir şey yapmıyor.

Diyanet Vakfı

Andolsun bunu, insanların öğüt almaları için, aralarında çeşitli şekillerde anlatmışızdır; ama insanların çoğu ille nankörlük edip diretmiştir.

Edip Yüksel

Öğüt almaları için onu aralarında dağıtıp çevirdik. Ne var ki insanların çoğunluğu nankörlükte diretmektedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celâlım hakkı için onu aranızda evirip çevirmekteyiz düşünsünler ıbret alsınlar diye yine de nâsın ekserîsi dayatmakta nankörlükten başkasına yanaşmamakta

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Andolsun bunu, insanların öğüt almaları için, aralarında çeşit çeşit şekillerde anlatmışızdır; ama insanların çoğu ille nankörlük edip diretmiştir.

Emrah Demiryent

Kasem olsun ki, öğüt (ibret) almanız için onu (yağmuru yeryüzünün farklı bölgelerine farklı miktarlarda yağdırarak) aranızda evirip çevirmekteyiz. Buna rağmen insanların çoğu (bize şükretmeyerek) nankörlükte direnmektedir.

Abdullah-Ahmet Akgül

Andolsun bunu (Kur’an’ı), onların arasında, öğüt alıp-düşünsünler diye çeşitli biçimlerde (Resulün diliyle ve bilimsel gelişmelerle) açıkladık. Ama insanların çoğu nankörlük ederek (bile bile) ayak diretip (karşı çıkmışlardır).

Erhan Aktaş

Ant olsun ki Biz, öğüt almaları için onu, onların aralarında paylaştırdık. Ancak insanların çoğu nankörlük etmekte direttiler.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ ŧaġıdduķ anı aralarında tā endįşe eyleyeler pes onamadı ādemįlerüñ eyregi illā inanmamaķlıġa.

Hasan Basri Çantay

Andolsun bunu, (insanların) ibret almaları için, aralarında çeşid çeşid suretlerde anlatmışızdır (yahud bu suyu evirib çevirmişizdir). Fakat insanların çoğu, ille nankörlük olmak üzere, dayatdılar (inâdlarından dönmediler).

Hayrat Neşriyat

Celâlim hakkı için, ibret alsınlar diye bunu aralarında çeşitli şekillerde açıkladık;(1)fakat insanların çoğu nankörlükten başka bir şeye yanaşmamaktadır.

İhsan Aktaş

Gerçekten, düşünüp öğüt almaları için onu (yağmuru), onların aralarında (ülkeler, bölgeler arasında bir düzen ve ölçüye göre) dağıtmaktayız. Ama (buna rağmen yine) insanların çoğu nankörlükte diretmektedir. *

İlyas Yorulmaz

İnsanlar aralarında düşünsünler diye o hatırlatmayı biz kullanıyoruz, fakat insanların çoğu kabul etmemekte direniyorlar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz o suyu her yanlarına dağıttık ki öğütlensinler diye.ancak insanların pek çoğu iyilik nedir bilmediler, yalnız dayattılar.

İsmail Hakkı İzmirli

* Biz onların nimetimizi hatırlamaları için yağmuru aralarında [⁵] dolandırdık [⁶]. Halbuki nâs/ın pek çoğu nankörlükten başka bir şey yapmadılar.

İsmail Yakıt

Andolsun Biz bunu insanlar arasında, düşünüp ibret alsınlar diye tekrar tekrar anlatıyoruz. Buna rağmen insanların çoğu yine de nankörlük etmekte ayak dirediler [ebâ].

Kadri Çelik

Şüphesiz bunu, onların arasında hatırlayıp kendilerine gelsinler diye çeşitli biçimlerde açıkladık. Ama insanların çoğu nankörlükte direnmiştir.

Abdullah Parlıyan

Gerçek şu ki biz, bütün bu tabiat olaylarını insanların gözü önünde, türlü türlü şekillerde tekrar ettik ki, belki ders alıp akıllarında tutarlar. Ama insanların çoğu inat edip dayattılar ve nankörlükten vazgeçmediler.

Kuran Yolu

Gerçek şu ki, biz bütün bunları, insanlar doğru dürüst düşünüp ders çıkarsınlar diye kendilerine tekrar tekrar anlatmışızdır; buna rağmen insanların çoğu nankörlükte direnip durmuşlardır.

Mahmut Kısa

Gerçekten Biz, insanı hakîkate ulaştıracak delilleri ortaya seren muhteşem bir kitap indirdik ve onu türlü misallerle ve tüm yönleriyle açıkladık ki, bu ayetleri düşünüp ibret alsınlar fakat insanların çoğu, bunca öğütlerden yüz çevirerek nankörlükte diretiyor.

Mahmut Özdemir

And olsun düşünüp öğüt almaları için aralarında onu evire çevire açıkladık! İnsanlar’ın en çoğu ancak nankörlükte / inkârda diretti.

Mehmet Çakır

hatta düşünmeleri için biz, bu su konusunu sık sık gündeme getiriyoruz. Buna rağmen çokları nankörlükte diretiyor...

Mehmet Çoban

Öğüt alsınlar diye her şeyi etraflıca anlattık! Ancak insanların çoğu inkârda diretir.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki (gerçeği) hatırlasınlar diye bu (gibi gerçekleri) aralarında etraflı bir şekilde anlattık. İnsanların çoğu küfürden başka (bir karşılık vermemekte) direttiler.

Mehmet Türk

Yemin olsun Biz, bu (Kur’an’ı),¹ insanların öğüt almaları için, (tekrar tekrar) anlattık ama yine de insanların çoğu inkârdan başkasına yanaşmadılar.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, Biz bütün bunları insanların gözü önüne hep seregelmişizdir ³⁹ ki, belki ders alıp akıllarında tutarlar; ama insanların çoğu, nankörlükte direnmektedir.

Mustafa Çavdar

Biz, bu konuları düşünüp öğüt alsınlar diye onlara tekrar tekrar anlatıyoruz ama gel gör ki insanların çoğu nankörlükten başka bir şey yapmıyorlar. 41/39, 5/9...11, 14/52, 29/51

Ahmet Tekin

Andolsun, yağmuru, ibret almaları, şükretmeleri için, insanlar arasında, yeryüzünün değişik bölgelerinde bölüştürdük. Ama, insanların çoğu ille de nankörlük edip diretmiştir.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz, onu (ve bütün bu örnekleri)[³¹³⁸] ayrıntılı bir biçimde açıklayarak insanların önüne koyduk ki düşünüp ders alsınlar… Hal böyleyken insanların çoğu yine de yüz çevirmekte, nankörlükte direnmekteler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Zât-ı akdesim hakkı için onu (o yağmur nîmetini) tefekkür etsinler için aralarında türlü türlü sûretlerde bulundurmaktayız. Halbuki nâsın ekserisi ancak nankörlükte bulunmuştur.

Orhan Kuntman

And olsun ki, düşünüp ibret alsınlar diye o yağmuru, aralarında evirip çevirmekteyiz. (Bir yere yağmur yağdırıp, diğer bir yöreye yağdırmamaktayız) Buna rağmen insanların çoğu, nankörlükte direnirler.

Osman Fırat

Andolsun, biz bunu insanlar arasında, hatırlayıp ibret alsınlar diye tekrar tekrar açıkladık. Fakat insanların çoğu nankörlükte direttiler.

Şaban Piriş

Düşünsünler, öğüt alsınlar diye, onu aralarında evirip çevirdik. Yine de insanların çoğu nankörlükten vazgeçmez.

Satıraltı Meal (1534)

Biz ṭaġıtduḳ anları aralarında anlar ögütlenmeg‐içün. Pes uymadı ḫalḳuñçoġı, illā kāfirlıġa.

Suat Yıldırım

Bu gerçeği, insanların iyice düşünmeleri için Biz, farklı üsluplarla anlatsak da onların çoğu nankörlükten başka bir şey yapmıyorlar.

Süleyman Ateş

Andolsun biz, bu sözü onların aralarında çevirip çevirip anlattık ki öğüt alsınlar. Ama insanların çoğu, nankörlükte direnmektedir.

Süleyman Tevfik (1927)

Biz yağmurı, tezekkür itmeleri ve düşünmeleri içün aralarında sarf iyledik (gâh üzerine gâh buraya yağdırdık) Nâsın ekserîsi şükrümüzden imtinâ' idüb ni'metimize küfrân iylediler.

Süleymaniye Vakfı

Biz o suyu, bilgi sahibi olsunlar(ve bilgilerini kullansınlar) diye halden hale çevirdik[*]. Ama insanların nankörlüğü bir türlü bırakmaz.

Ahmet Varol

Andolsun ki öğüt alsınlar diye onu aralarında dağıttık. [6] Ancak insanların çoğu nankörlükten başka bir şeye yanaşmadılar.

Ümit Şimşek

Doğrusu, öğüt alsınlar diye Biz onu aralarında çeşitli şekillere çevirip durmaktayız.(6) Yine de insanların birçoğu nankörlükten geri durmuyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, onu aralarında çeşitli biçimlerde ifade ettik ki öğüt alabilsinler. Ama insanların çoğu sadece nankörlükte ısrar etmektedir.

Ali Bulaç

Andolsun bunu, onların arasında öğüt alıp-düşünsünler diye çeşitli biçimlerde açıkladık. Ama insanların çoğu nankörlük edip ayak direttiler.

Ali Fikri Yavuz

Doğrusu, yağmuru, memleketler arasında taksim ettik ki, ibret alsınlar (şükretsinler). Yine de insanların çoğu yüz çevirdiler, ancak nimeti inkâr ettiler.

Bahaeddin Sağlam

Andolsun! Biz, mesaj alsınlar diye, o suyu aralarında kullandık. Fakat insanların çoğu nankörlük yapmaktan başka hiçbir nimete şükretmediler.

Bayraktar Bayraklı

Gerçek şu ki, düşünüp öğüt almaları için suyu, ülkeler arasında bir nizama göre dağıtmışızdır. Buna rağmen insanların çoğu nankörlükte direnmiştir.