51. Ayet
وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا ف۪ي كُلِّ قَرْيَةٍ نَذ۪يرًاۘ
Dileseydik her memlekete bir uyarıcı gönderirdik.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا ف۪ي كُلِّ قَرْيَةٍ نَذ۪يرًاۘ
Dileseydik her memlekete bir uyarıcı gönderirdik.
Ve dileseydik her şehre, bir korkutucu gönderirdik.
Eğer biz isteseydik, her kente ayrı bir kocunduran gönderirdik
(Ey Resul!) Dileseydik her memlekete/kasabaya bir uyarıcı gönderirdik (ve böylece yükünü hafifletirdik).
Eğer istese idik her karyeye bir rasûl gönderir idik.
(Resûlüm!) Şayet dileseydik, elbet her ülkeye bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik.
Dileseydik her kente bir uyarıcı gönderirdik
Dilese idik elbet her köyde bir nezîr gönderiridik
(Habibim!) Şayet dileseydik elbette her köye bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik.
(Resûlüm!) dileseydik, (geçmişte olduğu gibi, senin yaşadığın dönemde de) her memlekete/her topluma bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik. (Fakat hikmetine binâen, seni son peygamber olarak seçtik ve kıyamete kadar seni tüm insanlığın ve cinlerin peygamberi yaptık.)
Eğer dilemiş olsaydık, her kasabaya (ayrı) bir uyarıcı (nebi ve elçi) gönderirdik (ama yine de dinleyip uymazlardı).
Eğer dileseydik, elbette her beldeden bir uyarıcı çıkarırdık.
daħı eger dilesedük viribiye-y-idük her bir köyde ķorķudıcı.
Eğer dileseydik muhakkak ki her kasabaya (fenalıkların aakıbetinden) korkutucu birer (peygamber) gönderirdik.
Hâlbuki dileseydik, elbette her şehre (âkıbetlerinden haber veren) bir korkutucu(peygamber) gönderirdik.
(Ey Resulüm!) Eğer biz dilemiş olsaydık, (seni elçi olarak gönderdiğimiz gibi senin yükünü hafifletmek için) her memleket halkına da (ayrı) bir elçi gönderirdik (fakat evrensel uyarıcılık görevini sana verdiğimizden dolayı buna gerek kalmadı).
Biz dileseydik her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik.
Biz dilemiş olsaydık besbelli ki her ile bir uyarıcı gönderirdik.
Biz, dileseydik her bir kasabaya Allah azabıyle korkutucu peygamber gönderirdik [⁷].
(Ey Peygamber!) Eğer Biz isteseydik her beldeye (senin yükünü hafifletmek için) bir uyarıcı gönderirdik.
Eğer dilemiş olsaydık, her ülkeye bir uyarıp korkutucu (peygamber) gönderirdik.
Eğer dileseydik, her kasabaya bir uyarıcı peygamber gönderirdik.
Eğer isteseydik her yerleşik topluluğa bir uyarıcı gönderirdik.
Eğer dileseydik, her şehre ayrı bir uyarıcı Peygamber gönderirdik. Fakat hikmetimiz gereğince, yalnızca seni elçi olarak seçtik ve kıyâmete kadar tüm insanlığın önderi ve rehberi kıldık.
Dileseydik, her bir şehirde bir uyarıcı seçip gönderirdik.
Resulüm! Biz isteseydik, her kente bir uyarıcı gönderebilirdik.
Dileseydik her ülkeye, her kente bir uyarıcı gönderirdik!
Dileseydik elbette her şehre bir uyarıcı gönderirdik.
Eğer dileseydik, elbette her köye bir Peygamber gönderirdik.
Eğer dileseydik, [önceki çağlarda olduğu gibi] her topluma [ayrı] bir uyarıcı gönderirdik; ⁴⁰
Eğer biz dileseydik her beldeye ayrı bir uyarıcı gönderirdik. 13/7, 16/36, 17/15, 35/24
Şâyet sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olsaydı her ülkede-her beldede sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere bir uyarıcı, bir peygamber görevlendirirdik.
Hem eğer tercih etmiş olsaydık, (geçmişte olduğu gibi) elbette her topluma (ayrı) bir uyarıcı gönderirdik.[³¹³⁹]
Ve eğer dilemiş olsa idik elbette her karyeye de bir korkutucu gönderirdik.
(Gökten tertemiz saf bir su indirdiğimiz gibi) Dileseydik her beldeye bir peygamber gönderirdik.
Eğer biz dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik.
İsteseydik her kasabaya uyarıcı gönderirdik.
Eger biz dilese‐y‐dük gönderürdük her şehr ehline bir ḳorḳudıcı.
Eğer isteseydik her şehre bir uyarıcı peygamber gönderirdik. [6, 19-92; 11, 17; 7, 158]
Eğer biz dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik.
Eğer istese idik her karyeye bir peygamber gönderirdik.
Tercihi farklı yapsaydık (her topluluk yerine[*]) her beldeden bir uyarıcı çıkarırdık.
Eğer dileseydik her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik.
Dileseydik, Biz her beldeye bir uyarıcı gönderirdik.
Eğer dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik.
Eğer dilemiş olsaydık, her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik.
Eğer dileseydik, her memleket halkına bir peygamber gönderirdik (ve böylece senin yükünü hafifletirdik).
Eğer dileseydik, her şehre bir uyarıcı peygamber gönderirdik. [O kâfirler; “Her şehre ayrı bir peygamber gelmeli değil mi idi?” diyorlar.]
Biz, her ülkeye bir uyarıcı göndermeyi diledik.