Furkân Suresi 9. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

9. Ayet

اُنْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْاَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ سَب۪يلًا۟

(Ey Muhammed!) Senin hakkında bak nasıl da temsiller getirdiler de (haktan) saptılar. Artık onlar doğru yolu bulamazlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Bak da gör, senin için ne çeşit örnekler getirdi onlar da saptılar doğru yoldan ve artık gerçeğe varmak için hiçbir yol bulamaz onlar.

Besim Atalay (1965)

Bak senin hakkına neler diyorlar? Sapıtmışlardır, artık bir yol bulamazlar !

Cemal Külünkoğlu

(Ey Resul!) Senin hakkında nasıl misaller getirdiler de doğru yoldan saptılar. Artık onlar, (inatları ve eylemleri yüzünden doğru) yolu bulamazlar! ,

Cemil Said (1924)

Bak senin hakkında neler söylüyorlar, dalâlete sapmışlar hidâyete yol bulamazlar.

Diyanet Vakfı

(Resûlüm!) Senin hakkında bak ne biçim temsiller getirdiler! Artık onlar sapmışlardır ve (hidayete) hiçbir yol da bulamazlar.

Edip Yüksel

Bak, senin için ne örnekler verdiler de saptılar, yolu asla bulamıyacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bak senin hakkında ne kıyaslar, ne temsiller - yaptılar da çıkmaza saptılar, artık hiç bir yol bulamazlar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ey Muhammed! sana nasıl misaller getirdiklerine bir bak! Onlar sapmışlardır, yol bulamazlar.

Emrah Demiryent

(Resûlüm! O kâfirlerin) senin için ne türlü benzetmeler yaptıklarına (sana yakıştırdıkları kötü sıfatlara) bir bak. (Senin hakkında; “o bir sihirbazdır, kâhindir ya da mecnundur diyorlar.) Onlar (senin hakkında söyledikleri bu hadsiz sözler ile daha da) sapıttılar. Artık onlar (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri müddetçe, doğru) yolu bulamazlar.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey Nebim!) Hele bir bak; Senin için nasıl (bahaneler üretip geçersiz) örnekler getirdiler de böylece (Hakk’tan) sapıtıp gittiler. Artık onlar bir daha (hidayet ve Hakk) yolu bulamayacak haldedirler.

Erhan Aktaş

Senin için nasıl örnekler verdiklerine bir bak. Böylece saptılar, artık bir çıkış yolu bulamazlar.

Eski Anadolu Türkçesi

baķ nite urdılar senüñ içün meŝeller pes azdılar pes güçleri yitmez yola.

Hasan Basri Çantay

Bak, senin için ne misâller (kıyaslar) getirip sapdılar. Artık onlar (hidâyete) hiçbir yol bulamazlar.

Hayrat Neşriyat

Bak, senin hakkında nasıl misâller getirdiler de dalâlete düştüler; artık (onlar, hidâyete) hiçbir yol bulamazlar.

İhsan Aktaş

(Resulüm!) Bir bak! Onlar senin hakkında nasıl misaller getirdiler (sana ne kötü şeyler yakıştırdılar) de doğru yoldan saptılar. Artık onlar, (iftiraları, yalanları, inkârları ve inatları yüzünden doğru) yolu bulamazlar. *

İlyas Yorulmaz

Bak şimdi, sana neleri misal getiriyorlar, onlar doğru olandan tamamen sapmışlar ve asla doğru olana ulaşmaya da güçleri yetmez.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bak, senin için ne örnekler gösterdiler de sapıtıverdiler. Artık doğru yolu bulmak onların elinden gelmez.

İsmail Hakkı İzmirli

Baksana, sana nasıl misaller getirdiler [⁴] de sapıttılar. Artık yolu da bulamıyorlar [⁵].

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Bak! Sana nasıl örnekler getiriyorlar? Artık onlar sapıtmışlardır. Doğru yolu da bulamazlar.

Kadri Çelik

Bir bakıver; senin için nasıl örnekler verdiler de böylece saptılar. Artık onlar hiç bir yol da bulamazlar.

Abdullah Parlıyan

Ey Rasûl! Seni benzettikleri şeye bak! Zaten onlar, bir kere yoldan çıkmış bulunuyorlar ve bir daha da doğru yolu bulamayacaklar.

Kuran Yolu

Gör işte, senin hakkında ne tür yakıştırmalarda bulundular! Bu şekilde yoldan çıkmış bulunuyorlar, artık bir daha da doğru yolu bulamayacaklar.

Mahmut Kısa

Ey Muhammed! Bak; zâlimler, gerçeği çarpıtmak için senin hakkında kimi zaman büyücü, kimi zaman büyülenmiş, bazan zeki bir düzenbaz, bazan deli, bazan da şâir diyerek nasıl saçma ve anlamsız örnekler getirdiler de doğru yoldan iyice saptılar; bu gidişle, bir daha da doğru yola gelemezler! Demek inkârcılar, mûcizevî bir bahçen olmadığı için sana iman etmiyorlar, öyle mi?

Mahmut Özdemir

Bir bak, sana nasıl Misâller verdiler? Derken sapıttılar. Artık bir yol bulamazlar.

Mehmet Çakır

Resulüm! Bak senin için neler söylüyorlar. Halbuki asıl yolunu şaşırıp da bir türlü çıkış bulamayan kendileri.

Mehmet Çoban

Bak! Senin için nasıl örnekler veriyorlar. İnkârlarını kabul ettirmek için nasıl muhakemeler kuruyorlar. Onlar kurdukları bu muhakemelerle, verdikleri bu örneklerle, gerçeğe giden yolun önünü tıkıyorlar. İnsanları gerçeklerden saptırıyorlar. Onlar böyle davrandıkları müddetçe gerçekleri göremez, hak yolu bulamazlar.

Mehmet Okuyan

Senin için bak ne biçim örnekler verdiler! Onlar zaten sapmışlardı ve (artık) gerçeğe giden yolu da bulamazlar.

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) Bak seni, nelerle mukayese ederek nasıl da sapkınlığa düştüler, artık onlar, hak yolu asla bulamazlar.¹

Muhammed Esed

[Ey Rasûl,] seni benzettikleri şeye bak! Zaten onlar bir kere yoldan çıkmış bulunuyorlar, bir daha da [doğru] yolu bulamayacaklar!

Mustafa Çavdar

Hele bir bak şunlara sana neler yakıştırıyorlar ve öyle bir sapıtıyorlar ki artık doğru yolu bulmalarına imkân yok. 7/101, 10/74, 12/103, 13/1

Ahmet Tekin

Yâ Muhammed, seninle ilgili yaptıkları benzetmelere ibret nazarıyla bak. Bu yüzden onlar hak yoldan uzaklaşarak, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ettiler. Senin peygamberliğine dil uzatacak, eksik gedik bir tarafını da bulamıyorlar.

Mustafa İslamoğlu

Şunların, seni neye benzettiklerine bir bak hele! Ve sonuçta öyle bir sapıtıyorlar ki, bir daha doğru yolu bulacak (muhakeme) gücünü asla kendilerinde bulamıyorlar.[³⁰⁹¹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Bak senin için nasıl misaller irâd ettiler, dalâlete düştüler, hiçbir yol bulmaya da muktedir olamazlar.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) Bak, sana nasıl iftira ediyorlar. (En aşağı derecede bir akıl ve anlayış sahibi olan herkes, onların söylediklerinin yalan olduğunu elbette bilir. Onlar haktan sapmış kimselerdir.) Artık onlar (hidayet için) hiçbir yol bulamazlar!.

Osman Fırat

Bak, senin için nasıl misaller veriyorlar. Ama artık doğru yolu bulmaya güç yitiremiyorlar.

Şaban Piriş

Bak, sana nasıl örnekler veriyorlar, sapıttılar da yolu bulamıyorlar.

Satıraltı Meal (1534)

Gör ki saña nice meẟeller urdılar. Pes doġru yoldan azışdılar. Pes hidāyeteirişmege yol bulmazlar.

Suat Yıldırım

İşte bak senin hakkında nasıl tutarsız misaller getiriyorlar. Doğrusu onlar saptılar, artık asla yol bulamazlar! .

Süleyman Ateş

Bak, senin için nasıl benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık bir daha yolu bulamazlar.

Süleyman Tevfik (1927)

Yâ Muhammed! Müşriklerin senin içün nasıl meseller darb iylediklerine ve dalâlete düşdüklerine nazar it. Onlar hidâyet yolunı bulamazlar.

Süleymaniye Vakfı

Baksana senin için ne kurgular kuruyorlar da sapıtıyorlar. Bir çıkış yolu da bulamıyorlar.

Ahmet Varol

Bak senin için nasıl örnekler verdiler de böylece saptılar. Onlar artık hiçbir yol bulamazlar.

Ümit Şimşek

Seni benzettikleri şeye bak! Onlar öyle bir saptılar ki, bir daha da yollarını bulamıyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Bak da gör! Nasıl da örnekler sunuyorlar sana. Sapıttılar, artık bir daha yol bulamazlar.

Ali Bulaç

Bir bak; senin için nasıl örnekler verdiler de böylece saptılar. Artık onlar hiç bir yol bulamazlar.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm) bak, senin hakkında ne temsiller yaptılar da haktan saptılar; artık hiç bir yol bulamazlar.

Bahaeddin Sağlam

İşte bak! Senin için nasıl benzetmeler yaptılar, sapıttılar, çıkış yolunu da bulamıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

“Ey Peygamber! Bak, nasıl böyle örnekler verip sapıttılar. Artık onlar hiçbir çıkış yolu bulamazlar.”