126. Ayet
فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ
“Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ
“Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
Artık Allah'tan çekinin ve itaat edin bana.
Allahtan korkasınız, bana başeğesiz
Öyle ise Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
124-135. Birâderleri Hûd ânlara: "Allâh’dan korkmıyacak mısınız? Ben size emîn bir rasûl olarak geliyorum. Allâh’dan korkınız ve bana itâ’at idiniz ben sizden hiç bir ücret istemem benim ücretimi rabbu’l ’âlemîn virir. Zevkiniz içün her tepede köşkler mi inşâ ideceksiniz? İktidâr elinize geçdiği vakit cabbârlık mı ideceksiniz? Allâh’dan korkınız ve bana itâ’at idiniz. Bildiklerinizi (envâ-’ı ni’metleri) bol bol ihsân idenden, size bol bol süriler ve zürriyet bahş idenden, sizi bağçelere ve çeşmelere nâil iyleyenden korkınız, korkarım o ’azîm günde ’azâba dûçâr olacaksınız." didi.
Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
"ALLAH'ı dinleyip bana uyun."
Gelin Allahdan korkun ve bana itaat edin
"Gelin artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin."
Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!
"Artık Allah’tan korkup (itiraz ve isyandan) sakının ve bana itaat edin" (diye öğüt vermişti).
“Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana tabi olun.”
“pes ķorķuñ Tañrı’dan daħı muŧį' oluñ baña boyun.'y
«Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin».
“Artık, Allah'dan sakının ve bana itâat edin!”
Artık Allah’a (Allah’ın emirlerine) karşı gelmekten sakının ve (tebliğ etmekte olduğum Allah’ın mesajları hususunda) bana uyun.
“Allah’dan korunun ve bana itaat edin.”
Artık Allah’tan sakının, bana boyun eğin.
125, 127. «— Ben, sizin için emin bir peygamberim. Artık Allah/tan sakının, bana da itaat edin. Ben risaletime karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnız âlemlerin Rabbine düşer»;
“Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olunuz ve bana itaat ediniz.”
“Artık Allah'tan korkup sakının ve bana itaat edin.”
Öyleyse, artık yolunuzu Allah'ın kitabıyla bulmaya çalışarak, bana itaat edin.
Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
“Öyleyse, Allah’tan gelen ilkeler doğrultusunda hayatınıza yön vererek, kötü davranışlardan sakının ve Allah’a kulluk konusunda beni model kabul ederek bana itaat edin!”
“Allah’tan sakınıp korunun! Bana itaat edin!”.
Eğer Allah'a karşı kendinizi sağlama almak istiyorsanız bana itaat edin.
"Beni dinleyin! Dediklerime uyun! Allah’tan korkun!"
Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun ve bana itaat edin!
“(Allah’tan) hakkıyla sakının ve bana itaat edin.”¹
öyleyse, artık Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyın ve bana itaat edin!
Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin. 6/42...44
“Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun ve bana itaat edin, benim sünnetimi uygulayın.”
Şu halde, Allah’a karşı sorumlu davranın ve beni izleyin![³²³⁸]
«Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin.»
"Artık, Allah’tan korkun da bana itaat edin."
Allah’tan sakının ve bana itâ’at edin.
Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
Pes Tañrı Ta‘ālādan ḳorḳuñuz ve baña uyuñuz.
124, 125, 126, 127. Kardeşleri Hûd onlara şöyle dedi: “Hâlâ inkâr ve isyandan sakınmayacak mısınız? Bilin ki ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Öyleyse Allah'a karşı gelmekten sakının da bana itaat edin! Bu hizmetten ötürü sizden hiç bir ücret istemiyorum. Benim ücretimi verecek olan ancak Rabbülâlemin'dir. [25, 4-5; 16, 24]
Allah'tan korkun ve bana ita'at edin.
"İmdi Allâh'dan sakının ve bana itâ'at idin."
Artık Allah’tan çekinin ve sözümü dinleyin.
Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin.
“Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."
'Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.'
Artık Allah'dan korkun ve bana itaat edin.
Artık, Allah’ın yasalarını çiğnemekten sakının. (Yani) bana itaat edin.”
“Allah'tan sakının ve bana itaat edin!”