Şuarâ Suresi 13. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

13. Ayet

وَيَض۪يقُ صَدْر۪ي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَان۪ي فَاَرْسِلْ اِلٰى هٰرُونَ

“Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Hârûn’a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap).”[396]

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Gönlüm daralır, dilim açılmaz, sen Harun'u gönder.

Besim Atalay (1965)

Canım sıkılır, dilim tutulur, kardeşim Harun'u benimle gönder

Cemal Külünkoğlu

(Bundan dolayı) içim daralır, akıcı konuşamam. Onun için, Harun'a da resullük ver (ve onu bana yardımcı yap)!

Cemil Said (1924)

12,13,14. Mûsâ: "Korkarım beni yalancılıkla ithâm iderler, kalbim endîşe-nâk ve lisânım nâtıkasızdır. Birâderim Hârûn’ı gönder, bana mu’âvin olsun bana işlediğim bir günâhın cezâsını çekdirecekler, korkarım beni katl iderler" cevâbını virdi.

Diyanet Vakfı

(Bu durumda) içim daralır, dilim dönmez; onun için Harun'a da elçilik ver.

Edip Yüksel

"Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor; kardeşim Harun'u gönder."

Elmalılı Hamdi Yazır

ve Göğsüm daralır, dilim açılmaz, onun için Harûna da risalet ver

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Ve göğsüm daralır, dilim dönmez, onun için Harun'a da elçilik ver."

Emrah Demiryent

(Hakkı inkâr etmeleri sebebi ile) göğsüm daralır da akıcı konuşamam. Onun için (kardeşim) Hârûn’a da peygamberlik ver (erek onu bana yardımcı kıl).

Abdullah-Ahmet Akgül

"Göğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor; bundan dolayı (kardeşim) Harun’a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril’i) gönder (ki bana yardımcı olsun", dileğini iletmişti.)

Erhan Aktaş

“Göğsüm daralır, dilim dönmez;¹ onun için Hârûn'u gönder.”

Eski Anadolu Türkçesi

“daħı ŧar ola gögsüm daħı açılmaya dilüm. pes viribi ya'nį cebreyil’i hārūn’a.”

Hasan Basri Çantay

«Benim de göğsüm daralır, dilim açılmaz. Onun için Hâruuna (Cebrâili) gönder (ona da peygamberlik ver)».

Hayrat Neşriyat

“Ve göğsüm daralır, dilim açılmaz; onun için (bana yardımcı olmak üzere)Hârûn'a da peygamberlik ver!”

İhsan Aktaş

Ve (bundan dolayı) göğsüm (içim) daralabilir, dilim dönmeyebilir. Ve onun için (bana yardımcı olsun diye) Harun’a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril´i) gönder (ona da elçilik görevini ver).*

İlyas Yorulmaz

“Göğsüm daralır ve dilim konuşmaz olur. Harun’u benimle beraber gönder.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

göğsüm daralacak, dilim tutulacak. Onun için Harun’a elçilik ver.

İsmail Hakkı İzmirli

12, 14. Musa özüre başladı da dedi ki «— Yâ Rab! Korkarım ki onlar beni yalana çıkarırlar. Bundan içim darlaşır, dilim söylemez olur. Artık Harun/a Cibril/i gönder [⁷]. Onlarca benim bir kabahatim [⁸] vardır, korkarım ki ona bedel beni öldürürler.

İsmail Yakıt

“Göğsüm daralıyor, dilim dönmüyor/konuşmuyor. Bunun için Harun’a da elçilik ver.”⁵

Kadri Çelik

“Göğsüm sıkışmakta, dilim dönmemektedir; bundan dolayı Harun'a da (vahiy) gönder.”

Abdullah Parlıyan

ve göğsüm daralıyor ve dilim dönmüyor. Kardeşim Harûn'a da peygamberlik vererek bana yardımcı kıl.

Kuran Yolu

Göğsüm daralıyor, dilim dolaşıyor; onun için bu elçilik görevini Hârûn’a yükle.

Mahmut Kısa

“Öfke ve heyecandan yüreğim daralır; üstelik dilimde tutukluk var. Güzel ve etkili konuşamıyorum. Bunun için, bana yardımcı olarak ağabeyimHârûn’a da elçilik görevi ver yâ Rab!”

Mahmut Özdemir

“Göğsüm daralıyor; dilim de açılmaz. Onun için Harun’a da risalet / elçilik ver!”.

Mehmet Çakır

içim daralıyor, dilim kımıldamıyor, n'olur Hârûn’a da görev ver. "

Mehmet Çoban

"Onların karşısında göğsüm sıkışır. Rahat konuşamam! Dilim dolanır. Geçmişte onlarla birlikte yaşadım! Onların arasında büyüdüm! Aramızda sorunlar var. Biliyorum! Onlar hemen beni suçlayacaklar! Onların suçlamalarına karşılık ne söyleyeceğimi şaşırabilirim! Onun için kardeşim Harun’a da elçilik görevi ver! Bana destek çıksın! Sıkıştığım her yerde bana yardım etsin!"

Mehmet Okuyan

İçim daralabilir, dilim dönmeyebilir; (bu nedenle) Harun’a da elçilik ver! [*]

Mehmet Türk

(Ve devamla): “(Sonra) içim daralır, dilim dönmez, onun için Hârûn’a da elçilik ver.”¹

Muhammed Esed

ve göğsümün daralacağından ve dilimin dolaşacağından (korkuyorum); bu yüzden, [bu emri] Harun’a ⁸ tevdî et.

Mustafa Çavdar

Ayrıca yüreğim daralır dilim dolaşır diye korkuyorum, onun için Harun’a da elçilik görevi ver. 20/23...28, 43/52

Ahmet Tekin

“Göğsüm daralıyor, dilim dönmüyor. Hârûn'a da, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamberlik, elçilik görevi ver.”

Mustafa İslamoğlu

Bundan dolayı göğsüm daralacak, dilim dolaşacaktır: işte bu yüzden Harun’a (da) elçilik ver![³¹⁷⁹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve göğsüm daralır ve dilim açılmaz, artık Harun'a da risâlet ver.»

Orhan Kuntman

"Göğsüm daralıyor, dilim tutukluk yapıyor. (Rahat konuşamıyorum) Onun için Harun’a da peygamberlik görevi ver,"

Osman Fırat

Göğsüm daralıyor, dilim tutuk onun için (bana olan emrini) Hârûn’a da gönder.

Şaban Piriş

Göğsüm daralır, dilim açılmaz. Onun için Harun'a da peygamberlik ver.

Satıraltı Meal (1534)

Yüregüm daḫı ṭar ola, dilüm daḫı dutula, söylemeye. Pes benümle ḳarın‐daşum Hārūnı gönder.

Suat Yıldırım

12, 13. “Ya Rabbî” dedi, “Korkarım ki beni yalancı sayarlar, benim de göğsüm daralır, dilim tutulur. Onun için Harun'a da risalet ver! ” [28, 34; 20, 29] {KM, Çıkış 4, 10-14}

Süleyman Ateş

Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor (tutukluk yapıyor), onun için Harun'a da elçilik ver."

Süleyman Tevfik (1927)

"Bundan kalbim sıkılır ve lisânım söylemez olur (rekâketim hasebiyle) Hârûn'a nübüvvet gönder."

Süleymaniye Vakfı

Benim göksüm daralır, dilim tutulur; sen Harun’u elçi yap.

Ahmet Varol

Ayrıca göğsüm daralıyor ve dilim açılmıyor. Bundan dolayı Harun'a (da Cebrail'i) gönder.

Ümit Şimşek

“Göğsüm daralır, dilim tutulur. Onun için Harun'a da peygamberlik ver.

Yaşar Nuri Öztürk

"Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Görev emrini Hârun'a gönder."

Ali Bulaç

'Göğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor; bundan dolayı Harun'a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril'i) gönder.'

Ali Fikri Yavuz

Hem (beni tekzib etmelerinden) canım sıkılır, dilim açılmaz. Onun için Hârun'a da peygamberlik ver (ve onu tebliğ için bana arkadaş yap).

Bahaeddin Sağlam

“Gönlüm daralıyor, dilim açılmıyor. Sen bu görevi Harun’a ver.”

Bayraktar Bayraklı

“Bu durumda içim daralır, dilim dönmez. Onun için Hârûn'a da peygamberlik ver!”