Şuarâ Suresi 173. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

173. Ayet

وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًاۚ فَسَٓاءَ مَطَرُ الْمُنْذَر۪ينَ

Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi![400]

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Üstlerine öylesine bir yağmur yağdırdık ki, ne de kötüdür korkutulanlara yağdırılan yağmur.

Besim Atalay (1965)

Biz onlara sağanaklar yağdırdık, ne kötüdür kocundurulmuş olanların yağmuru

Cemal Külünkoğlu

Üzerlerine (dehşetli) bir yağmur yağdırdık. Uyarıldığı halde yola gelmeyenlerin yağmuru ne kötüdür.

Cemil Said (1924)

Ânların üzerlerine müdhîş bir taş yağmurı yağdırdık. Bu nush ve pend itdiğimiz âdemlerin üzerine yağan yağmur ne fenâ idi!

Diyanet Vakfı

Üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki... Uyarılanların (fakat yola gelmeyenlerin) yağmuru ne de kötü!

Edip Yüksel

Üzerlerine bir çeşit yağmur yağdırdık; uyarılanların yağmuru ne felaketli bir yağmurdur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki ne fena idi o münzerin yağmuru

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ve üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki, (uyarılanların) o yağmuru ne kötü bir yağmurdu!

Emrah Demiryent

172-173. Sonra (Lût’un hanımı ile birlikte) ötekileri (küfürde ısrar etmekle birlikte, iğrenç ve lânete mucip bir amelin de sahibi olan kâfirleri,) üzerlerine (taştan) yağmur (lar) yağdırmak sûretiyle helâk ettik. (Başlarına gelecek olan azap hususunda) uyarılanların (fakat küfür ve isyanda ısrar edenlerin) yağmuru ne kadar da kötüdür.

Abdullah-Ahmet Akgül

Ve üzerlerine (öylesine şiddetli ve dehşetli) bir (felaket) yağmur(u) yağdırdık; ki uyarılıp-korkutulanların (ama bu uyarıları dikkate almayanların azap) yağmuru(nun) ne kötü (olduğunu sonunda görmüşlerdi).

Erhan Aktaş

Ve üzerlerine taştan¹ yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür!

Eski Anadolu Türkçesi

daħı yaġdurduķ anlaruñ üzere yaġmur ya'nį ŧaş pes yavuz oldı ķorķıdnılmaşlaruñ yaġmurı!

Hasan Basri Çantay

Üstlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki. (Bak) inzâr edilenlerin yağmuru ne kötüdür!

Hayrat Neşriyat

Üzerlerine (taştan) bir yağmur yağdırdık! Artık o korkutulanların (Lût kavminin)yağmuru ne kötüdür!

İhsan Aktaş

Üzerlerine de (kızgın lavlardan ve taşlardan ibaret) bir yağmur yağdırdık. İşte ne kötü bir yağmurdu, o uyarılanların yağmuru!*

İlyas Yorulmaz

Üzerlerine yağmur yağdırdık, ama uyarılanlar için ne kötü yağmur.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Üzerlerine yağmur yağdırdı. Uyanılanların üzerine yağan yağmur ne kötü bir yağmurdu.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara taş yağmuru yağdırdık, Allah azabıyle korkuya uğrayanların yağmuru ne yaman yağmurdur.

İsmail Yakıt

Üzerlerine öyle bir (taş) yağmuru yağdırdık ki²⁹, uyarılanların (ama uslanmayanların) yağmuru ne kötüdür!

Kadri Çelik

Ve üzerlerine özel bir yağmur yağdırdık; uyarılıp korkutulanların yağmuru pek de kötü idi!

Abdullah Parlıyan

Üzerlerine pişirilmiş taşlardan, felaket yağmuru yağdırdık. Uyarıldıkları halde, uslanmayanların maruz kaldığı yağmur, gerçekten de ne kötüydü.

Kuran Yolu

Üzerlerine de görülmemiş bir yağmur yağdırdık, sonunda önceden uyarılmış olanların yağmuru korkunç oldu.

Mahmut Kısa

Öyle ki, üzerlerine sağanak sağanak taş yağmuru yağdırdık; zamanında uyarılan, fakat yine de azgınlıktan vazgeçmeyen bu inkârcılara yağdırılan yağmur, gerçekten ne kötü bir yağmurdur!”

Mahmut Özdemir

Üzerlerine şiddetli bir yağmur yağdırdık. Uyarılmışlar’ın yağmuru kötü oldu.

Mehmet Çakır

172,173. Diğerlerini ise önce topa tuttuk, // Ardından da tam bir felaket yağmuru indirdik. Yağmur da ne yağmurdu hani.

Mehmet Çoban

Üzerlerine beklemedikleri değişik bir yağmur yağdırdık! Uyarılıp da yola gelmeyenlerin yağmuru hakikaten çok kötü oldu.

Mehmet Okuyan

Üzerlerine büyük bir bela yağmuru yağdırmıştık. Uyarılanların (ama yola gelmeyenlerin) bela yağmuru ne de kötü (olmuştu)!

Mehmet Türk

Ve üzerlerine çok şiddetli bir (azap) yağmuru yağdırdık. (Uyarılanların) yağmuru gerçekten ne kötü bir yağmurdur!¹

Muhammed Esed

üzerlerine [helak edici] yağmurlar yağdırdık; ⁷² uyarıl[dıkları halde uslanmay]anların maruz kaldığı yağmur, gerçekten, ne korkunçtur! ⁷³

Mustafa Çavdar

Üzerlerine de yağmur gibi taş yağdırdık. Uyarıldıkları halde kulak asmayanların yağmuru ne kötüdür. 37/133...138

Ahmet Tekin

Üzerlerine dehşetli bir yağmur, taş yağdırdık. Sorumluluk hesap ve ceza hatırlatılarak uyarılanların yağmuru ne berbat bir yağmurdu.

Mustafa İslamoğlu

sonunda (bela) sağanağını üzerlerine boca ettik: gör ki, uyarılan (fakat uslanmayan) kimselerin maruz kaldığı sağanak ne berbattır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onların üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Artık ne fena oldu o korkutulmuşların yağmuru!

Orhan Kuntman

Üzerlerine de, (ateş ile taş parçalarından) bir yağmur indirdik. (Peygamberi tarafından) Uyarılanların sonu ne kadar feci oldu.

Osman Fırat

Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık, uyarıl(ıp da yola gelmey)enlerin yağmuru hakikaten çok kötü oldu!

Şaban Piriş

Üzerlerine şiddetli bir yağmur yağdırdık. Uyarılmışların yağmuru ne kötüdür..

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı üstlerine yaġmur gibi ṭaş yaġdurduḳ. Ne ḳatı yaman yaġmur yaġmaḳ‐ıdı anlar üstine.

Suat Yıldırım

Üzerlerine öyle helâk eden bir yağmur yağdırdık ki sorma! Uyarılanların başına yağan musîbet ne fena idi!

Süleyman Ateş

Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık, uyarıl(ıp da yola gelmey)enlerin yağmuru hakikaten çok kötü oldu!

Süleyman Tevfik (1927)

Onların üzerine öyle bir yağmur yağdırdık ki o, inzâr olundukları halde îmâna gelmeyenlerin ne fenâ yağmurı idi.

Süleymaniye Vakfı

Üzerlerine bir yağmur (taş yağmuru[*]) yağdırdık; uyarılmış kişilerin yağmuru ne kötüydü.

Ahmet Varol

Üzerlerine de bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların [4] yağmurları ne kötü idi!

Ümit Şimşek

Üzerlerine bir azap yağmuru indirdik. Uyarılmış olanlar için ne kötü bir yağmurdu o!

Yaşar Nuri Öztürk

Üzerlerine bir de yağmur yağdırdık. Ne de kötüymüş uyarılanların yağmuru!

Ali Bulaç

Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık; uyarılıp-korkutulanların yağmuru ne kötü.

Ali Fikri Yavuz

Üzerlerine (kızgın lâvlardan ibaret) taş yağmuru yağdırdık. İşte bak, azabla korkutulanların yağmuru ne kötüdür!...

Bahaeddin Sağlam

Ve onların başına (bir bela) yağdırdık. İşte, uyarılanlara yağan bela ne kötü bir şeydir!

Bayraktar Bayraklı

172,173. Sonra diğerlerini yerle bir ettik. Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Ne kötü bir yağmurdu, o uyarılanların yağmuru!