21. Ayet
فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ ل۪ي رَبّ۪ي حُكْمًا وَجَعَلَن۪ي مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ
“Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı.”[397]
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ ل۪ي رَبّ۪ي حُكْمًا وَجَعَلَن۪ي مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ
“Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı.”[397]
Korktuğumdan da hemen kaçtım sizden, derken Rabbim bana peygamberlik verdi ve beni, peygamberler zümresine aldı.
Sizden korkarak kaçtım, Tanrım bana hüküm verdi, peygamberler arasında yer verdi
Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni resullerden biri yaptı.
20,21,22. Mûsâ: "Evet bu fi’ili îkâ’ itdim, fakat o vakit dalâletde idim. Sizin içinizden korkudan kaçdım ândan sonra rabbim bana kuvvet virdi ve rasûli yapdı. Sen bana yapdığın iyilikleri söylüyorsın, halbuki İsrâîl’in evlâdını esîr itdin" cevâbını virdi.
Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet bahşetti ve beni peygamberlerden kıldı.
"Sonra, sizden korktuğum için sizden kaçtım ve Rabbim bana bilgelik verip beni elçilikle görevlendirdi."
Onun üzerine vaktâki sizden korktum, içinizden kaçtım, derken rabbım bana huküm ihsan buyurdu ve beni mürselinden kıldı
"Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet bahşetti ve beni peygamberlerden kıldı."
(Olayı, anlayıp dinlemeden beni oracıkta katledersiniz, diye) sizden korkunca, hemen aranızdan ayrıldım (ve Mısır’ı terk ettim. Yıllar) sonra Rabbim bana hüküm (isabetli anlayış ve ilim) bahşetti ve beni peygamberlerden kıldı.
(Ardından) "Sizden korkunca (bana katil cezası vereceğinizden kuşku duyunca) da hemen aranızdan kaçtım; sonra Rabbim bana hüküm (ve hikmet) verdi ve beni gönderilen (elçilerden) kıldı."
Sizden korktuğum için de hemen kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet¹ bağışladı ve beni resûllerden kıldı.
“pes ķaçdum sizden ol vaķt kim ķorķdum sizden pes baġışladı baña çalabum ḥikmet daħı ilm daħı eyledi beni vaḥy gelinmiş peyġamberlerden.”
«Sizden korkunca da hemen içinizden (bırakıb) kaçdım. Nihayet Rabbim bana bir hüküm verdi ve beni peygamberlerden yapdı».
“Sizden korkunca hemen içinizden kaçtım; sonra Rabbim bana hikmet verdi ve beni peygamberlerden kıldı.”
Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım. Neticede Rabbim bana her konuda doğru hüküm verme (doğru ile yanlışı ayırabilme) kabiliyeti bahşetti ve beni elçilerinden kıldı.
“Sonra korkuya kapılarak sizden kaçtım. Ancak Rabbim bana insanlara hüküm vermeyi bağışladı ve beni elçilerden birisi yaptı.
Sonra sizden korktum, kaçtım. Bunun üzerine çalabım bana doğrunun bilgisini verdi, hem de beni elçi yaptı.
Sizden korktum da kaçtım. Rabbim bana hikmet [²] bahşetti, beni peygamberlerden kıldı.
“Sizden korktuğum için de hemen kaçtım. Bunun üzerine Rabbim bana hikmet bahşetti ve beni elçilerden kıldı.⁹
“Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım; sonra Rabbim bana hüküm verdi ve beni peygamberlerden kıldı.”
Sizden korkunca da, aranızdan hemen kaçtım, ama daha sonra bana Rabbim, doğruyla eğri arasında hüküm verebilme yeteneği bahşetti ve beni peygamberlerinden biri yaptı.
Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım. Sonra rabbim bana doğru karar vermeyi öğretti ve beni peygamberlerden biri yaptı.
“Sonra da, sizin âdaletle hüküm vermeyeceğinizden korktuğum için buralardan kaçıp gittim; derken Rabb’im bana ilim ve hikmet bahşetti ve beni Peygamberlerden kıldı.”
“Sizden korktuğumda kaçtım. Sonra rabbim bana hüküm / hikmet hibe etti. Beni Gönderilmiş (Rasûl)ler’den yaptı”.
Sizden de korktuğum için kaçtım. Şimdi ise Rabb'im bana maddi manevi güç yanı sıra elçilik görevi de verdi.
"Sizden korkunca aranızdan kaçtım! Sonra Rabbim bana gerçeği gösterdi. Ayetleriyle bana hikmeti, kavrayışı, doğru hüküm vermeyi öğretti. Beni elçilerinden yaptı."
Sizden korktuğum için de aranızdan kaçmıştım. Sonra Rabbim bana [hikmet] (doğru hüküm verme yeteneği) verdi ve beni elçilerden (biri olarak) görevlendirdi.
(Devamla): “Sizden korktuğum için de kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet¹ verdi² ve beni Peygamberlerden kıldı.”
“ve sizin yanınızdan kaçtım, çünkü sizden korkuyordum. Ama daha sonra bana Rabbim [doğruyla eğri arasında] ¹¹ hüküm verebilme yeteneği bahşetti; ve beni elçiler[in]den biri yaptı.
Sonra da sizden korktuğum için yanınızdan kaçtım ardından Rabbim bana doğruyu yanlıştan ayırt etme yeteneği verdi ve beni elçilikle görevlendirdi. 20/13
“Sizden korkunca aranızdan kaçtım. Rabbim bana hikmete dayalı hükümranlık, yargı ve icra yetkisi, şeriat bahşetti. Beni özgürce sorumluluklarımı yerine getirmek üzere peygamberlikle görevlendirilenler arasına dahil etti.”
ardından da, sizden korktuğum için yanınızdan kaçtım.[³¹⁸⁶] Daha sonra Rabbim bana doğru düşünme yeteneği bahşetti ve beni elçiler arasına kattı.
«Vaktâ ki sizden korktum, sizden firar ettim, imdi Rabbim bana hüküm verdi ve beni peygamberlerden kıldı.»
"Beni öldürmenizden korktuğum için kaçtım!.. Sonra Rabbim, bana hüküm ihsan etti ve beni peygamberlerden kıldı."
Sizden korkunca aranızdan kaçtım, sonra Rabbim bana hüküm verebilme yeteneği bahşetti ve beni Resulerden yaptı
Sizden koktuğum için de kaçtım. Sonra Rabbim bana gerçeği kavrama yetisi verdi ve beni bir elçi olarak görevlendirdi.
Pes ḳaçdum sizden, sizden ḳorḳduġum vaḳt. Pes Tañrı Ta‘ālā baña ḥikmetbaġışladı. Daḫı beni mürsel nebīlerden ḳıldı.
“Sizden korktuğum için de kaçmıştım. Ama Rabbim bana hüküm ve hikmet verdi ve beni peygamberler arasına dahil etti. ” [28, 21; 6, 89; 45, 16]
Sizden korkunca aranızdan kaçtım, sonra Rabbim bana hükümdarlık verdi ve beni elçilerden yaptı
"Ve korkumdan firâr itdim. Rabbim bana hüküm virdi ve beni mürselînden itdi."
Sizden korktuğum için de kaçtım. Rabbim şimdi bana hikmeti verdi ve beni elçilerinden biri yaptı.
Sizden korkunca da aranızdan kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet verdi ve beni peygamberlerden kıldı.
“Sonra da sizden korkup kaçtım. Fakat Rabbim bana hüküm(5) verdi ve beni peygamber yaptı.
"Sizden korkunca aranızdan kaçtım. Daha sonra Rabbim bana hükmetme gücü bağışladı ve beni peygamberlerden biri yaptı."
'Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım; sonra Rabbim bana hüküm (ve hikmet) verdi ve beni gönderilen (elçilerden) kıldı.'
Sizden korkunca da içinizden hemen kaçtım. Nihayet rabbim bana peygamberlik ihsan etti ve beni peygamberlerden (sana gönderilen biri) yaptı.
20, 21. Musa: “O işi yaparken ben yanlış yolda olanlardan idim. Korktuğumda, sizden firar ettim. Allah, bana ilim ve hikmet verdi. Ve beni peygamberlerden kıldı.”
20,21,22. Mûsâ, “O işi, daha ne yaptığımı bilmez biriyken işledim. Bu yüzden sizden korkup kaçtım; sonra, Rabbim bana ilim ve hikmet verip beni peygamberlerden kıldı. Başıma kaktığın bu nimet, İsrâiloğulları'nı kendine köle yapmandan dolayıdır” dedi.