67. Ayet
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ
Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ
Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi.
Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.
Sonra suya batırdık öbürlerini!
Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de insanların çoğu inanmamakta diretiyor.
Şübhesiz bu vak’ada bir ’alâmet vardır fakat Fir’avn kavminin ekserîsi îmân itmediler.
Şüphesiz bunda bir ibret vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.
Elbette bunda bir ders vardır; ama çokları inanmazlar.
Şübhesiz bunda mutlak bir âyet var, öyle iken ekserîsi mü'min olmadı
Şüphesiz bunda bir âyet (ibret) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.
Şüphesiz bunda (insanlar için alınacak nice) ibret (ler) vardır, ama (bunca hakikatlere rağmen, insanların) çoğu îmân etmezler.
Şüphesiz bunda (bu olayda) bir ayet (büyük ibret) vardır. Ama buna rağmen onların çoğu iman eder olmamıştı.
Kuşkusuz bunda bir ayet¹ vardır. Buna rağmen onların çokları inanmamaktadır.
bayıķ anuñ içinde nişāndur daħı olmadı eyregi anlaruñ inanıcılar.
Bunda elbette bir ibret vardı. (Fakat) onların çoğu îman etmiş değillerdi.
Şübhesiz ki bunda, elbette bir ibret vardır. Fakat onların çoğu îmân etmiş kimseler değildir.
Kuşku yok ki, bu olayda alınması gereken bir ayet (bir ders) vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu iman etmiş olmadı.
Elbette bu olayda alınacak bir ders var ama onların pek çoğu inanmış değiller.
İşte bu olayda kesin bir belge vardır. Ancak, onların pek çoğu inanmış kimseler değildirler.
İşte bunda bir ibret vardır. Halbuki Firavuncuların pek çoğu Musa/ya iman etmemişlerdi.
Şüphesiz bunda, bir ibret [âyet] vardır fakat onların pek çoğu inanmamaktadır.
Şüphesiz bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu iman etmiş değillerdir.
Bu olayda şüphesiz bütün insanlar için, bir ders ve ibret vardır. Ama insanların pek çoğu yine de inanmazlar.
Şüphesiz bunda inandırıcı işaretler vardır; ama çokları imana gelmiş değildir.
Hiç kuşkusuz bu anlatılanlarda, ilâhî adâleti gözler önüne seren apaçık bir delil, bir işâret vardır, fakat insanların çoğu, yine de inanmamakta diretiyor.
Şüphesiz ki, bunda bir âyet vardır. Yine de onların çoğu mümin olmadı.
Resulüm! Çokları inanmasa da bu toplu telef olayında şuna işaret vardır:
Şüphesiz bütün bunlarda Rabbinizin kudretine işaretler vardır. Ancak çokları inanmazlar.
Çoğu inanmamış olsa da şüphesiz ki bunda bir ders vardır.
Şüphesiz bunda, (insanlar için) bir ibret vardır; ama onların çoğu (hâlâ) inanmadılar.
Bu [kıssada], şüphesiz, [bütün insanlar için] bir ders vardır; velev ki onlardan çoğu inanmasa da.
Elbet bunda alınacak bir ders mutlaka vardır, fakat insanların çoğu yine de iman etmediler. 7/103...145
Bunlarda Allah'ın kudretine, ilmine, hikmet sahibi olduğuna işaretler, insanlar için ibretler vardır. Fakat onların çoğu iman edecek değildir.
Elbet bu (Musa kıssası)nda da alınacak bir mesaj mutlaka vardır; fakat insanların çoğu yine de inanmayacaklardır.[³²¹¹]
Şüphe yok ki, bunda elbette bir ibret vardır. Halbuki, onların ekserisi imân etmiş kimseler olmalı.
Şüphe yok ki bunda (Hak daveti kabul etmeyen kavimlerin helâke uğradıkları hususunda) ders alınması gereken büyük bir ibret vardır. (Fakat ne yazık ki geride kalanlar ve sonra gelenlerden) çoğu iman etmediler.
Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi.
Şüphesiz bunda bir “ayet/işaret” vardır. Yine de onların çoğu iman etmezler.
Taḥḳīḳ anda ‘ibretler vardur. Daḫı anlaruñ çoġı mü’minler degüldür.
Elbette bunda alınacak ibret vardır, fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.
Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama çokları inanmazlar.
Bunda kudretimize delâlet ider âyât vardı. Halbuki onların ekserîsi mü'min değildiler.
İşte bu olayda kesin bir belge vardır. Ama onların çoğu inanacak değillerdi.
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmemişti.
İşte bunda bir âyet vardır. Fakat onların çoğu yine iman etmez.
Bunda elbette bir ibret vardır ama onların çoğu inanmış kimseler değildi.
Şüphesiz, bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu iman etmiş değildirler.
Elbette bunda bir ibret var, böyle iken (geri kalanlardan) çoğu imana gelmedi.
Şüphesiz bunda önemli bir delil vardır. Fakat çokları inanmadılar.
Şüphesiz bunda bir ders vardır, ama çokları inanmamaktadır.