76. Ayet
اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمُ الْاَقْدَمُونَ
75,76. İbrahim, şöyle dedi: “Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمُ الْاَقْدَمُونَ
75,76. İbrahim, şöyle dedi: “Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?”
Siz ve çok daha önce gelip geçen atalarınız.
«Sizin de, eski atalarınızın da, neye taptıklarını görüyor musunuz?
75-76. (İbrahim:) “Şimdi gördünüz mü, siz ve geçmişteki atalarınız neye kulluk ediyormuşsunuz?” dedi.
75-82. İbrâhîm "Biliyor mısınız ki sizin sizin tapdıklarınız ve âbâ ve ecdâdınızın tapmış oldukları putlar benim düşmanlarımdır kâinâtın sâhibi yalnız bir Allâh vardır. O Allâh beni yaratdı hidâyete sevk itdi, benim rızkımı ve içeceğimi virdi, hasta oldığım vakit bana şifâ virir, beni öldürecek ve tekrâr diriltecekdir ve ümîd iderim ki dîn gününde günâhlarımı ’afv idecekdir." didi.
75, 76. İbrahim dedi ki: İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın; neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?
"Siz ve geçmiş atalarınız?"
76,77. Hep onlar benim düşmanım ancak o rabbül'âlemîn başka
75,76. İbrahim dedi ki: "İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?"
75-76. (İbrâhîm’in soruları karşısında, putlar hakkında, gerçekleri itiraf etmek zorunda kalanlara, İbrâhîm) dedi ki: “Şimdi, sizin ve atalarınızın neye tapmakta olduğunuzu gördünüz mü?
"Hem siz, hem de eski atalarınız (aklını ve vicdanını kullanmayan bir topluluksunuz!)"
“Siz ve geçmiş atalarınız.”
75-76. eyitti ibrāhįm “ay gördüñüz mi anı kim olduñuz ŧaparsız siz daħı atalarımız ilerügiler?”
75,76. (İbrâhîm): «Şimdi gördünüz mü, dedi, gerek sizin, gerek daha evvelki atalarınızın neye tapmakda olduğunuzu»?
75,76. (İbrâhîm) dedi ki: “Siz ve önceki atalarınız, artık nelere tapmakta olduğunuzu gördünüz mü?”
Sizler ve daha önce gelip geçen atalarınız?
“Siz ve daha önceki atalarınızın taptıklarını?”
sizden önce atalarınızın taptıkları da,
75, 76. İbrahim dedi ki: Sizlerin ve evvelki babalarınızın neye taptıklarınızı düşündünüz, taşındınız da gereği gibi bildiniz mi?
“Sizin ve geçmişteki babalarınızın/atalarınızın.”
“Hem siz, hem de önceki babalarınız?”
sizler ve daha önce gelip geçen atalarınız?
75-76. İbrâhim dedi ki: “İyi de sizin ve önceki atalarınızın neye taptığınızı hiç düşündünüz mü?
“Yani, sizin ve önceki atalarınızın tapındığı şu sözde ilâhları.”
“Sizin ve Önce Geçmiş atalarınızın?”.
75,76. İbrahim: " Bana bakın! sizin ve atalarınızın kulu kölesi olup tapındığınız bu putlar, bundan böyle
"Siz ve eski atalarınız."
75,76. (İbrahim) şöyle demişti: “Siz ve önceki atalarınız neye taptığınızı hiç düşündünüz mü?
75,76. İbrahim: “Hem siz, hem de eski atalarınız nelere kulluk ettiğinizi hiç düşündünüz mü?” dedi.
“Sizler ve sizden önceki atalarınız?
Hem sizin hem de önceki atalarınızın. 37/68...71
“Siz ve geçmiş atalarınız düşündünüz mü?”
(yani) hem siz, hem de önden giden atalarınız?”[³²¹⁴]
«Sizin ve eski atalarınızın?»
75,76. İbrahim; "Şimdi anladınız mı; gerek sizin, gerek atalarınızın -hiç bir işe yaramayan nesnelere- tapmakta olduğunuzu!..
Sizler ve sizden önceki atalarınız,
Sizin ve önceki atalarınızın..
siz daḫı, ilerüki ata‐ laruñuz daḫı?
75, 76. İbrahim dedi ki: “Peki, gerek sizin taptığınız, gerek gelip geçmiş babalarınızın taptığı şeyler hakkında biraz olsun düşünmediniz mi?
Siz ve eski atalarınız?
75,76. İbrâhîm "Biliyor mısınız sizin ve sizden evvel geçen babalarınızın 'ibâdet iyledikleri şeyler"
Sizi ve gelmiş geçmiş babalarınızı sorguladınız mı?
Siz ve geçmiş atalarınız.
“Sizin de, geçmiş atalarınızın da taptığınız şeyleri?
"Siz ve o eski atalarınız!"
'Hem siz, hem de eski atalarınız?'
75,76. İbrahim şöyle dedi: “- Şimdi gördünüz mü, o sizin ve geçen atalarınızın taptıklarını?
75, 76. İbrahim: “Sizin ve önceki atalarınızın taptıklarını gördünüz mü?!
75,76,77,78,80,81,82,83. İbrâhim şöyle demişti: “Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum, ancak âlemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Âhiret gününde, yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana ilim ve egemenlik ver ve beni iyiler arasına kat!”