82. Ayet
وَالَّذ۪ٓي اَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ ل۪ي خَط۪ٓيـَٔت۪ي يَوْمَ الدّ۪ينِۜ
“O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَالَّذ۪ٓي اَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ ل۪ي خَط۪ٓيـَٔت۪ي يَوْمَ الدّ۪ينِۜ
“O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur.”
Ve öyle bir mabuttur ki kıyamet gününde umarım, hatamı da yarlıgar.
Ceza günü günahımı bağışlamasını umduğum da o»
“Büyük hesap günü günahlarımı bağışlayacağını umduğum yine O'dur.”
75-82. İbrâhîm "Biliyor mısınız ki sizin sizin tapdıklarınız ve âbâ ve ecdâdınızın tapmış oldukları putlar benim düşmanlarımdır kâinâtın sâhibi yalnız bir Allâh vardır. O Allâh beni yaratdı hidâyete sevk itdi, benim rızkımı ve içeceğimi virdi, hasta oldığım vakit bana şifâ virir, beni öldürecek ve tekrâr diriltecekdir ve ümîd iderim ki dîn gününde günâhlarımı ’afv idecekdir." didi.
Ve hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum O'dur.
" Yargı gününde, kusurlarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur."
Ve o ki ceza günü ben onun günahımı afivbuyurmasını niyaz ederim
"Ve hesap günü, hatamı bağışlayacağını umduğumdur."
Ve hesap gününde, *zellemi bağışlayacağını umduğum da Odur.”
"(Ahirette) Din (hesap ve ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O’dur;"
“Ve din günü¹ hatamı bağışlayacağını umduğum O'dur.”
“daħı ol kim ŧama' dutarın kim yarlıġaya baña yazuġumı yanud güni” ya'nį ķıyāmet.
«Ceza gününde kusurlarımı yarlığayacağını umduğum da Odur».
“Dîn (hesab) günü hatâlarımı benim için bağışlayacağını umduğum O'dur!”
Ve O ki, hesap gününde günahlarımı bağışlamasını ümit ederim.*
“Din gününde hatalarımı bana bağışlamasını umduğum, yalnızca O dur” dedi.
Yargı günü yanlış davranışlarımı yarlıgıyacağını umduğum da Odur.
Ceza gününde hatalarımın yarlıganmasını umduğum Zat, yine O/dur.
“Hesap/din gününde hatalarımı bağışlayacağını umduğum O’dur.”
“Din (ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını ummakta olduğum da O'dur.”
Ve hesap gününde hatalarımı bağışlamasını umduğum kimse de O'dur.”
Hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum yine O’dur.
“Ve Yargı Gününde günahlarımı bağışlayacağını umduğum da, ancak Odur!”
“Umarım ki Din günü bana yanlışlarımı (günahlarımı) bağışlar”.
Kıyamet günü kusurlarımı bağışlamasını umduğum da odur.
"Ceza günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da odur."
Hesap gününde benim için hatalarımı bağışlayacağını umduğum [*] O’dur.
“Ve din günü günâhlarımı bağışlamasını umduğum da O (Allah)’tır.” dedi.
Ve Hesap Günü’nde hatalarımı bağışlamasını umduğum kimse de O’dur.
Ve O’dur hesapların görüleceği günde günahlarımı bağışlamasını ümit ettiğim. 39/53
“Herkesin, vahyedilen dinin, şeriatın, İslâmî sorumluluğun hesabını vereceği, yalnız ilâhi mevzuatın yürürlükte olduğu gün, hatalarımı bağışlamasını umduğumdur.”
Hesap Günü’nde, hatalarımı benden yana bağışlayacağını umduğum (tek) zât da O’dur.”
«Ve O'dur ki, cem gününde benim için kusurumu af ve setretmesini umarım (niyaz ederim.)»
Ve; din günü, günahlarımı bağışlamasını umduğum da O'dur" dedi. (Böylece onları bir kez daha uyardı. Fakat onların bu uyarılardan hiçbir ders almadıklarını görünce Rabbine yöneldi ve)
"O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur. "
Kıyamet günü günahlarımı bağışlamasını ümit ettiğim de O'dur.
Daḫı ol kim umaram kim baña benüm günāhum baġışlaya ḳıyāmet günin‐de.
Büyük hesap günü günahlarımı bağışlayacağını umduğum ulu Rabbim de yine O'dur. [4, 48]
Ceza günü hatamı bağışlayacağını umduğum da O'dur.
"Ve kıyâmet gününde benin hatâlarımı mağfiret itmesini O'ndan tama' iderim" didi.
Hesap günü yanlış davranışlarımı bağışlamasını beklediğim de odur.
Kendisinden din günü kusurlarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur.
“Hesap gününde hatâlarımı bağışlayacağını umduğum da Odur.
"Din gününde hatalarımı affetmesini umup durduğum da O'dur."
'Din (ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur;'
O'dur ki, hesab gününde günahımın bağışlanmasını kendisinden umarım.
Ahiret günü hatalarımı affedeceğini umduğum O’dur.
75,76,77,78,80,81,82,83. İbrâhim şöyle demişti: “Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum, ancak âlemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Âhiret gününde, yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana ilim ve egemenlik ver ve beni iyiler arasına kat!”